T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2026/688
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, söz konusu ilişki kapsamında davalıya faturalar düzenlendiğini ve malların teslim edildiğini, davalının tacir olduğunu ve faturalara itirazının olmadığını, davacının davalıdan olan alacağı için Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2024/39075 E sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın zaman kazanmak açısından itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/39075 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, toplam alacak tutarının 79.760,00-TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 19/12/2024 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararında; İstanbul Anadolu Nöbetçi ATM'ye talimat yazılarak; resen bir mali bilirkişiye dosyanın tevdi ile davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malların davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; davalı tarafından ticari defterler incelemeye sunulmadığından, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığını, dava dosyasına sunulan BA- BS formu incelemelerinden, davacı ile davalı taraf arasında 2024 yılında ticari mal alım-satım ilişkisi olduğunu, dava dosyasında Pendik Vergi Dairesi Müdürlüğünü 16/10/2024 tarihli, E-93536498-250.02.01[...]-1446278 nolu yazı ekinde, davalı tarafa ait 2024 yılı BA-BS formları sunulduğunu, davalı tarafın 2024 yılı Nisan ayı BA formunda, davacı taraftan 3 adet 69.000,00 TL KDV hariç fatura ile mal alımı bildirimi yapıldığı, davacı taraftan Mayıs ayında 1 adet 14.000,00 TL KDV hariç fatura ile mal alımı bildirimi yapıldığını, davacı taraftan Haziran ayında ise 1 adet 40.000,00 TL KDV hariç fatura ile mal alımı bildirimi yapıldığının tespit edildiğini, dava konusu faturalar KDV hariç aşağıdaki gibi olup, davalı tarafından BA formunda bildirilen KDV hariç fatura tutarları ile aynı olduğunun tespit edildiğini, 20.04.2024 tarihli NZR2024000000688 nolu fatura KDV hariç 32.000,00 TL -24.04.2024 tarihli NZR2024000000719 nolu fatura KDV hariç 17.000,00 TL -30.04.2024 tarihli NZR2024000000772 nolu fatura KDV hariç 20.000,00 TL -14.05.2024 tarihli NZR2024000000852 nolu fatura KDV hariç 14.000,00 TL -12.06.2024 tarihli NZR2024000001027 nolu fatura KDV hariç 40.000,00 TL'dir.
Mahkememizin 10/04/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir mali bilirkişi vasıtasıyla 17/06/2025 günü, saat 10:00'da bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malların davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıya alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu takipte davalıdan cari hesap ve faturalardan kaynaklanan bakiye alacağı talep ettiğini, davacı tarafça davalıya 6 adet fatura düzenlendiğini ve tutarının 147.480 TL olduğunu, rapor ekindeki fatura suretlerinden ve muavin defter kaydından tespit edildiğini, ancak faturalara dayalı hizmetin sunulup sunulmadığına ilişkin bir tespit yapılamadığını, davacı tarafça sunulan CD içindeki veriler incelendiğinde davalının 62.920 TL ödemesi ve 4.800 TL davacıya düzenlediği fatura olmak üzere toplam 67.720 TL davalı borcundan mahsubu gereken tutar tespit edildiğini, mahkemece faturaların tamamının ispatlandığı kabul edilirse davacının bakiye 147.480 TL – 67.720 TL = 79.760 TL bakiye alacağı hesaplanacağı bildirilmiştir.
Mahkememizin 13/11/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; Davacı vekiline e defter dataları ve envanter defteri ibrazı için 2 haftalık kesin süre verilmesine verilen süre içerisinde istenilen belgeleri sunmaması durumunda defter onayları incelenemediği için defterlerin lehe delil oluşturmayacağının ihtarına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan ek raporda özetle; davacı tarafça dosyaya sunulan flash bellek içindeki e-defter dataları incelendiğinde beratların zamanında alındığı; envanter defterinin süresinde tasdik edildiğini ve yazılı olduğu tespit edildiğini, davacıya ait ticari defterler tasdik yönünden usulüne uygun olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizin 13/11/2025 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararında; Davalı tarafa ticari defter incelemesi için gerekli ihtaratın talimat mahkemesince yapılmadığı, görülerek yeniden talimat yazılmasına, talimatın ihtar ve tebliği ile ticari defter ibrazı için 2 haftalık kesin süre verilerek ikmalinin istenilmesine, verilen kesin süre içerisinde ticari belge ve defterlerini sunmadığı taktirde HMK 220 ihtaratının yapılmasına karar verildiği, ancak davalı tarafından ticari defter ve belge sunulmadığından bila ikmal iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkilinin davalıya mal ve hizmet sağladığını, takip konusu faturaya dair davalı tarafından ödeme yapılmadığını, başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini beyan etmiştir.
Somut olayda davacının, davalıya karşı, fatura alacağından bahisle icra takibi başlattığı görülmüştür. Davalı takibe itiraz etmiş ve takip durmuştur. Kanuni ihtaratlarla tarafların ticari defterleri incelemeye alınmıştır. Davalının, yazılan iki adet talimattaki ihtarata rağmen süresinde defterlerini ibraz etmediği görülmüştür. Davacının defterlerinde yapılan incelemede, muhasebeci bilirkişinin raporuna göre dava konusu faturaların davacı taraf ticari defterinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalının yapmış olduğu bir ödemenin bulunmadığı davacının ticari defterlerinde bu şekilde kayıtlı olduğu, defterlerin usulüne uygun tutularak lehe delil niteliği kazanmasının yolu açıldığı görülmüştür. Davalı defter ibraz etmediğinden HMK 220 vd maddeleri gereğince davacının defterlerindeki kayıtlar lehe de olsa hükümde baz alınmıştır. Neticede defteri ibraz eden davacı taraf tacirin leh ve aleyhlerine olan kayıtlar tetkik edildiğinde, sonuç itibariyle davacının davalıdan 79.760,00-TL alacağının bulunduğu görülmüştür. Söz konusu rapor hükme esas alınmıştır.
Sonuç olarak davacının faturaya konu hizmet ve buna dayalı alacak vakıalarını defter kaydı ve bilirkişi delili ile ispat ettiği; buna karşılık davalı tarafın HMK 190-191 maddesi gereğince karşı ispatı sağlayamadığı görülmekle sübut bulan davanın kabulüne, fatura miktarı likit olduğundan icra inkar tazminatının kabulüne, asıl alacak üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜ ile, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2024/39075 esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, alacağın (79.760,00-TL) %20'si tutarında olmak üzere 15.952,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 5.448,40-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 963,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.485,09-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 1.451,71-TL, posta ve tebligat masrafı 885,00-TL, bilirkişi ücreti 10.000,00-TL olmak üzere toplam 12.336,71-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.09/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır