1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/706 E., 2024/916 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 21.11.2024 Sayı: 2023/706 E. - 2024/916 K. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/706 Esas

KARAR NO: 2024/916

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 07/10/2023

KARAR TARİHİ: 21/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin ----icra dosyası ile takibe dayanak teşkil eden ekte sunulan faturaların düzenlendiği, davalı şirket tarafından dava ve icra konusu edilen faturaya ilişkin ödeme yapılmamış olup, şirketin ödeme yapmayacağını söylemesi üzerine alacağın tahsili amacı ile------ icra dosyası ile icra takibine geçildiği, ödeme emrinin davalıya 28.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğu, 31.07.2023 tarihinde anlaşamama tutanağının düzenlendiği, davalı tarafından müvekkil şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturalara itiraz edilmemiş olup, İcra dosyasına konu edilen alacağın likit ve muayyen olduğu, bu nedenle dava açıldığı, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun mal kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile tebligat ve duruşma yapılmaksızın tensiben davalı /borçlunun taşınır taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya Mahkemenin takdir edeceği teminat mukabili ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalı aleyhine alacağın % 20sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında uzun zamandır süregelen ve mal alımına dayanan ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki son cari ilişkide yaşanan bir ihtilaftan ötürü davacı şirket yetkilisinin müvekkil şirkete teslim etmiş olduğu ürünleri ve bu ürünler dışında kalan bazı eşyaları müvekkil şirket yetkilisinin izni ve bilgisi dışında müvekkil şirkete ait adresten ( zor kullanmak pahasına ) keyfi bir biçimde iade aldığı, davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkil şirketten zorla geri alınan ürünler müvekkil şirkete iade edilmediği için davacı aleyhine iade faturası düzenlendiği, iş bu iade faturalarının e - arşiv fatura olarak davacıya usulüne uygun bir biçimde iade edilip, kayıtlara da bu şekilde işlendiği, iade faturalarına karşın davacı tarafından süresi İçerisinde bir itiraz olmadığı, bu nedenlerle; öncelikle mal kaçırma ihtimali bulunduğundan bahisle davacı şirket tarafından talep edilen ve yaklaşık ispat kuralı ile bile ispat olunamayan ihtiyati haciz talebinin gerçeği yansıtmaması ve soyut beyanlar nedeniyle haksız talepler içermesi nedeniyle reddini istemiştir. Mahkememizce ------ sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 330.680,38 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Yine mahkememizce uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişiden alınan raporda özetle; davacı tarafın davalıdan dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre, özellikle tarafların------ bildirimlerine göre, davalı taraftan alacak talebinde bulunamayacağı yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinden; taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davaya konu ----sayılı takip dosyasına konu edilen alacak yönünden tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre;Tarafların ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre davalı şirketten ----- takip tarihi itibariyle 299.328,18 TL tutarınca alacağının raporlandığı ancak fatura üzerinde yazılı ödeme tarihlerine göre, --- takip tarihine kadar faturaların toplamı ( 90.159,08 4 28.732,10 4 377,60 4 708,00 ) - 119.,976,78 TL olup, takipten önceki ödemeler toplamı ( 9.000,00 4 2.000,00 * 14.000,00 ) - 25.000,00 TL olduğundan ve aradaki farkın ( 119.976,78 - 25.000,00 ) — 94.976,78 TL olduğu, davalı şirketin defterlerine göre, davacı şirkete 22.06.2023 takip tarihi itibariyle 294.,797,13 TL tutarınca borcunun raporlandığı, ancak incelenen ------ formlarına göre; davacı şirketin incelenen 2023 yılı------ Mal ve hizmet satışı ) bildirimine göre, davalı şirkete 22 adet fatura karşılığı KDV hariç 274.900,16 TL ( KDV dahil 324.382,18 TL ) tutarınca satışın raporlandığı, 2023 yılı ------- ( Mal ve hizmet alışı ) bildirimine göre, davalı şirketten 7 adet fatura karşılığı KDV hariç 274.900,34 TL tutarınca iade faturasının raporlandığı; davalı şirketin incelenen 2023 yılı BA ( Mal ve hizmet alışı ) bildirimine göre, davacı şirketten 18 adet fatura karşılığı KDV hariç 173.179,16 TL ( KDV dahil 204.351,40 TL ) tutarınca mal alışının raporlandığı, 2023 yılı ----- ( Mal ve hizmet alışı ) bildirimine göre, davacı şirketten 18 adet fatura karşılığı KDV hariç 173.179,16 TL ( KDV dahil 204.351,40 TL ) tutarınca mal alışının raporlandığı anlaşılmıştır.Davacı şirketin incelenen --- bildirimlerine göre, davalı şirkete 2023 yılında 274.900,16 TL KDV hariç mal ve hizmet satışı ile 2023 yılında 274.900,16 TL tutarınca iade faturasını raporladığı ve resmi kurumlara yapılan bildirimlerin tarafları bağlayacağından davacının mal ve hizmet alışı ile mal ve hizmet satışı birlikte değerlendirildiğinde bakiyenin olmadığı dolayısıyla davacı tarafın davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

DAVANIN REDDİNE,

Karar harcı olan 427,60 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 3.993,80 TL'den mahsubu ile bakiye kalan ‭3.566,2‬0 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama gideri masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 52.908,93 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,

Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,

Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı