T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/552 Esas
KARAR NO:2024/904
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/08/2023
KARAR TARİHİ: 21/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ticari faaliyetleri kapsamında müvekkili şirket nezdinde ---- tarihleri arasında ---- poliçe numaralı tekne inşaat sigorta poliçe vade uzatma zeyli ile sigorta yaptırdığını, anılan tekne inşaat sigorta poliçesi uyarınca sigortalı davalının ödeyeceği toplam prim miktarın ------ tarihinde --- peşinat, ----- tarihinde ----- 1.taksit,---- tarihinde 1.815,88 USD 2.taksit olmak üzere belirlendiğini, davalı sigortalı tarafından sadece peşinatın ödendiğini 1.taksit ve 2.taksit miktarının ödenmediğini, davalıya 04.01.2018 tarihli ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen davalı borçlu tarafından prim borçları ödenmediğini, bakiye prim borcunun tahsili amacıyla müvekkili şirket tarafında -------- sayısı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe davalı haksız olarak itiraz ettiğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibin başlatılmasının akabinde taraflar arasında yapılan görüşmede borcun 3.500 Amerikan Doları olarak iki taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete ------- tarihlerinde, 3.500 Amerikan Doları karşılığında ödeme yapıldığını, davacının söz konusu ödemeleri dikkate almaksızın, huzurdaki davayı ikame ettiğini, tüm bu sebeplerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı----nezdinde tekne inşaat sigorta poliçesi ile sigortalanan poliçe kapsamında davalının ödemediği pirim borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmış, bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle sonuca gidilmiştir. ------- üzerinden celp edilmiş olup, yapılan incelemede; takip alacaklısı davacının takip borçlusu davalı aleyhine -----tarihinde 5.722,00 USD asıl alacak, 53,41 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.775,41 USD = 23.565,39 TL alacak için ilamsız icra takibi başlattığı, takip borçlusu davalının süresi içerisinde icra takibine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğu görülmüştür.Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak taşımacılık uzmanı bilirkişisinden alınan ----- tarihli raporda özetle; Davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinin 6762 sayılı ETTK ve 6102 Sayılı Ticaret Kanunun 64 ve 213 sayılı V.U.K. ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinin TTK 85 md ve HMK 222. maddesi uyarınca sahipleri lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalının---- tarihli tahsilatlar ile ödeme yaptığı ve davacı şirketin davalı şirketten borç alacak bakiyesinin olmadığı, davalının incelenen defter ve kayıtlarına göre de davalı şirketin davacıya borcu görünmediği tespit ve rapor edilmiştir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir.
Somut olayda; Davalı şirketin ticari faaliyetleri kapsamında davacı ---- nezdinde ---- tarihleri arasında ---------- tekne inşaat sigorta poliçe vade uzatma zeyli ile sigorta yaptırdığı, mahkememizce yaptırılan ticari defter incelemesi neticesinde ticari defterlerin HMK m.222 gereğince sahipleri lehine delil niteliğini haiz olduğu, ticari defter incelemesinde poliçe bedeli olarak davalının davacı şirketin acentesi ------ 2 adet toplamda 16.577,00 TL tutarında ödeme yaptığı, davacı şirketin davalı şirketten 19.09.2016 tarihinde 11.592,23 TL karşılığı 3.906$ poliçenin peşinat ödemesini aldığı, kalan 9.627,88$ - 3.906$ = 5.721,88$ kalanı icra takip alacağını ise 01.05.2018 tarihinde 16.981,40 TL karşılığı 5.721,88 olarak alarak cari hesap bakiyesini kapattığı, davacı şirketin icra takibine konu alacak tutarı kadar ticari defterlerinde bir alacağının bulunmadığı, davacının davalıdan peşinat dışında olan 5.721,88 USD alacağını 01.05.2018 tarihinde tahsil ettiğine dair kayıt atmak suretiyle bakiye alacağının tamamını kapattığı, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun ve birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının takip tarihi itibariyle davacı şirkete borcu bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiği ıspatlanamadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.801,16-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 2.373,56-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ------ Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/11/2024