T.C.
İSTANBUL
10.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/470 Esas
KARAR NO : 2026/521
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 03/07/2025
KARAR TARİHİ : 06/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Vergi Dairesine ... vergi kimlik numarası ile kayıtlı ..., 2020 dönemi defteri kebir ile yevmiye ve envanter defterinin taşınma esnasında kaybetmiş olduklarını belirterek haklı davanın kabulüne 01.01.2020 - 31.12.2020 dönemi defteri kebir ile yevmiye ve envanter defterleri için zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; zayi belgesi verilmesi davasıdır.
Davacının ticaret sicil kayıtları ve vergi kayıtları, yevmiye defterine ait föy suretleri dosyamız içerisine alınmıştır.
Davacı vekili 16/07/2025 tarihli beyan dilekçesi ile 09.07.2025 tarihli tensip tutanağının 6 numaralı ara kararı gereğince zayi edilen pay defterinin ... 47. Noterliği tarafından tasdik edildiğini, müvekkil şirketin ... Vergi Dairesi'ne bağlı olduğunu, aynı tutanağın 8 numaralı ara kararı uyarınca muhasebe kayıtlarını tutan mali müşavirin ... olduğunu, bu kişinin... numaralı telefondan ulaşılabileceğini, ara kararlar gereğince istenen bilgilerin dosyaya sunulduğunu, mahkemece gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir.
Dosyaya celp edilen ... Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabında;" Dairemizin ... vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi ...ŞİRKETİ' nin tarh dosyasının ve bilgisayar kayıtların tetkikinde; 01.11.2013 tarihinde ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden nakil geldiği, 12.04.2022 tarihinde ... Vergi Dairesi Müdürlüğü' ne nakil gittiği, dairemizce 2020 dönemi defteri kebir ile yevmiye ve envanter defterleri ile ilgili bir işlem yapılmadığı, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ...Daire Başkanlığı' ndan gelen ... tarih ve ... sayılı yazıda mükellefin 2020,2021 yılları için vergi incelemesine başlanıldığı bildirildiği, mükellef tarafından defterlerin zayiine ilişkin bilgi veya karar dairemize ibraz edilmediği görülmüş olup, mükellefin vergi kayıtları ekte gönderilmiştir." şeklinde bilgi verildiği anlaşılmıştır.
... 47. Noterliğinin ...tarihli yazı cevabında;" İlgi sayılı yazınız ile Noterliğimizin 01.01.2020 - 31.12.2020 dönemini ilgilendiren ...'ne ait defteri kebir, yevmiye, envanter , pay defterlerinin açılış kapanış onaylarına ilişkin tasdikli suretleri istenmiş ise de yapılan araştırma ve incelemede adı geçen şirketin işlem kaydına rastlanmamıştır."şeklinde bilgi verilmiştir.
Davacı şirketin muhasebesini tutan ...'a Mahkememizce yazılan müzekkereye ilişkin sunmuş olduğu 24/12/2025 tarihli dilekçesi ile mali müşavirliğini yaptığı ... Şti'nin ... vergi kimlik numarasına sahip olduğunu, ilgili defterlerin 09.09.2021 tarihinde teslim tutanağı ile davacı şirkete imza karşılığı teslim edildiğini, davacı şirketin 08.04.2022 tarihinde adres değişikliği yaptığının bilindiğini, taşınma esnasında ticari defter ve belgelerin zayi olduğunun düşünüldüğünü, dilekçe ekinde defterlerin teslim edildiğine dair tutanağın sunulduğunu, ayrıca adres değişikliğine ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kaydının dosyaya eklendiğini, beyan etmiştir.
Davacı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde şirket adresinin 08/04/2022 tarihinde değiştirilerek güncel adresinin ...olarak tescil ve ilan edildiği anlaşılmıştır.
Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 10/02/2026 tarihli raporda; inceleme ve değerlendirme bölümünde anlatıldığı üzere davanın kanunda belirtilen süre içinde açıldığı konusunun takdirinin Mahkemenin yetkisinde olduğu, 2020 yılına ait noter tasdikine havi ticari defterlerin varlığına ilişkin ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediği, zayi belgesinin talep edilmesi için kanunda yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebeplerinin bulunması ve saklama süresi içinde zıyaa uğraması şartı bulunmakta olup, huzurdaki davada bu şartların oluştuğuna dair bir belge bulunmadığı, bu çerçevede; yukarıda belirtilen 3 adet husus çerçevesinde zayi belgesi verilip verilemeyeceği hususunun Mahkeme'nin takdiri olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 13/03/2026 tarihli ek raporda;Davacı vekili tarafından sunulan dilekçede hak düşürücü süre yönünden yapılan tespitin hatalı olduğu ve Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesinin 7. fıkrası uyarınca zayi belgesi dava açma süresinin olay tarihine değil zıyaın öğrenildiği tarihe göre belirlenmesi gerektiği belirtildiğini, bilirkişi tarafından kök raporda defterlerin kaybolduğu yılın 2022 yılı olduğunun ve zayi belgesi talebinin 2025 yılında yapıldığının tespit edildiğini, vergi müfettişi tarafından defterlerin 2024 yılında talep edilmiş olması gerektiği hususunun değerlendirildiği ve zıyaın öğrenildiği tarihin tespiti konusunda mahkemenin takdirine başvurulduğunu, davacı vekili tarafından defterlerin varlığı ve tasdiki konusunda eksik inceleme yapıldığı ve ... 47. Noterliği kayıtlarında işlem bulunmadığı gerekçesiyle ticari defterlerin varlığının ispatlanamadığı yönündeki tespitin dosya içeriğindeki mali müşavirin 09.09.2021 tarihli teslim tutanağı ile çeliştiği iddia edildiğini, bilirkişi tarafından ise mali müşavirin teslim tutanağının kök rapora dahil edildiğini ancak Noter ifadesi ile mali müşavir beyanı arasında hangisine itibar edileceğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı vekilinin raporun dayanağının sadece ... 47. Noterliğinden gelen yazı ile sınırlı tutulmasının hatalı olduğunu savunduğunu, bilirkişi tarafından ise davacı firmanın tasdik makamı olarak ... 47. Noterliğini bildirdiği ve mahkemenin bu bilgi doğrultusunda müzekkere yazdığı, bilirkişinin başka noterlikler nezdinde inceleme yetkisinin bulunmadığı ifade edildiğini, davacı vekilinin mücbir sebep kavramının dar yorumlandığını ve tacirin elinde olmayan nedenlerle defterlerini kaybetmesi durumunda korunması gerektiğini ileri sürdüğünü, bilirkişi tarafından ise zayi belgesi isteme nedeninin kanunda belirtilen mücbir sebepler kapsamında olup olmadığının tespiti yapılmış olup kanunun yorumlanmasının mahkemenin takdirinde olduğu belirtildiğini, davacı vekilinin bilirkişinin hukuki nitelendirme yaparak görevini aştığını iddia ettiğini, bilirkişi tarafından ise yapılan işlemlerin sadece tespit niteliğinde olduğu ve ispat yükümlülüğünün kimde olduğu konusunda kesin bir görüş belirtilmeyerek hususların mahkemenin takdirine sunulduğunu, davacı tarafından 03.03.2026 tarihinde defter tasdiklerinin ... 44. Noterliğine... tarihinde yaptırıldığına dair beyanda bulunulduğunu ancak yazı ekinde herhangi bir belge sunulmadığını, bu çerçevede davacı vekilinin beyanları doğrultusunda kök rapordaki tespitlerde bir değişiklik yapılmasını gerektirecek yeni bir evrak bulunmadığı ve zayi belgesinin verilip verilmeyeceği hususunun mahkemenin takdirine bırakıldığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 25/06/2026 tarihli 2.ek raporda:İstanbul adliyeleri ve deprem bölgesindeki mahkemelerde zayi belgesi taleplerine ilişkin çok sayıda rapor hazırlandığı, bu raporlarda zayi belgesi istenen belgelerin mevcut olup olmadığının, talebin süresinde yapılıp yapılmadığının ve olayın kanuni nedenlere dayanıp dayanmadığının tespit edildiği, davacının 2020 yılı yevmiye, kebir ve envanter defterleri için zayi belgesi talep ettiği, başlangıçta ... 47. Noterliğinde tasdik edildiği bildirilen defterler için Noter tarafından böyle bir onayın bulunmadığının belirtildiği, 2019 yılına ait defterlerin tasdik makbuzlarının davacıda bulunduğu ancak sunulmadığı, davacı vekilinin elindeki belgeleri sunmaması nedeniyle kök rapor haricinde iki adet ek rapor düzenlenmek zorunda kalındığı, ... 44. Noterliğine yazılan müzekkere neticesinde her üç defterin de açılış tasdiklerinin yapıldığının ve zayi belgesi istenebilecek belgeler listesinde bulunduğunun anlaşıldığı, defterlerin kayıp tarihinin 2022 yılı olduğu, zayi belgesi talebinin ise 2025 yılında yapıldığı, davacı firmanın vergi incelemesinin 14.11.2024 tarihinde başladığı, dava tarihinin 03.07.2025 olduğu ve inceleme başlangıcından 6 ay sonra dava açıldığı, bilirkişi tarafından sadece tespit yapıldığı, vergi müfettişi tarafından verilen sürenin değerlendirilmesinin hakim yetkisinde olduğu, olayın kanunda belirtilen nedenler çerçevesinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda herhangi bir yorum yapılmaksızın takdirin mahkemeye bırakıldığı, tespit edilen hiçbir konuda yorum yapılmadığı için objektifliğin yitirilmediği, defterlerin Noter tasdikinin yapılmış olduğunun belgelendiği, hak düşürücü süre ve kanun maddesine uygunluk konularındaki tespitlerin değerlendirilmesi ve kanun maddesinin kapsamının yorumlanması hususunda nihai kararın mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafın iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
6102 Sayılı Kanunun 82/7. maddesi "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği" şeklindedir.
Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir.
TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de; tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.
Dosya muhteviyatında bulunan Ticaret sicil kayıtlarının ve davacının SMMM'si ... tarafından sunulan beyan dilekçesi incelendiğinde, davacı firma tarafından 08.04.2022 tarihinde adres değişikliği yapıldığının anlaşıldığı, davacı tarafça taşınma esnasında defterlerin kaybolduğunun iddia edildiği, buna göre davacı beyanına göre kaybolma olayının 2022 yılında gerçekleştiğinin anlaşıldığı, dava tarihi olan 03.07.2025 itibarıyla yaklaşık 3 yıllık bir sürenin geçtiği, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından 14.11.2024 tarihinde 2020-2021 yılları için vergi incelemesi başlatıldığı, inceleme talebi ile dava tarihi arasında 6 aydan fazla süre bulunduğu, ... 44.Noterliği'nin yazı cevabından her üç defterin de açılış tasdiklerinin yaptırıldığı anlaşılmış olup;
Davacı vekili tarafından sunulan dilekçe ile, ... Vergi Dairesine ... vergi kimlik numarası ile kayıtlı ..., 2020 dönemi defteri kebir ile yevmiye ve envanter defterinin taşınma esnasında kaybetmiş olduklarını ileri sürmüş ise de; somut olayda, zayi olgusunun Kanun'un 82/7 maddesinde belirtilen yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık gibi bir nedenden dolayı gerçekleştiğine dair bir iddia ileri sürülmediği gibi tek başına soyut olarak kayıp iddiasının kanun maddesi kapsamında mücbir sebep teşkil etmediği ve davacı tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve davanın süresi içerisinde açılmadığı anlaşılmakla zayii belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığı anlaşılmıştır. (emsal ilamlar İstanbul BAM 12. HD. 23/10/2020 T.... E....K. , İstanbul BAM 12. HD. 30/05/2024 T. ... E. ... K. )
Açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın daha önceden yatırılan 615,40 TL haç düşüldükten sonra eksik kalan 116,6 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.06/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır