T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1708 - 2026/728
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2025/1708 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
KARAR NO : 2026/728 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2025 tarihli ek karar
ESAS NO : 2025/168 E 2025/168 K
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 18/05/2026
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ... Şubesi'ne ait, 2016350 seri numaralı, 26/08/2025 keşide tarihli ve 3.500.000 TL tutarındaki çekin yetkili hamili konumunda bulunduğunu, ancak çekin vadesinin gelmesine karşın borcun ödenmediğini, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını, çek bedelinin tahsili amacıyla borçlu taraf hakkında icra takibi başlatılacağını, ne var ki icra takibinin karşı tarafça öğrenilmesi durumunda mal kaçırma ihtimalinin ortaya çıkacağını belirterek, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece 02/09/2025 tarihli değişik iş kararı ile, çek borcunun vadesinin geldiği, söz konusu borcun rehinle temin edilmediği ve borcun vadesinde ödenmediği, İİK'nın 257. maddesindeki yasal şartların gerçekleştiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Verilen ihtiyati haciz kabul kararına ... Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılarak inceleme yapılmış, 18/09/2025 tarihli ek karar ile; İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz nedenlerinin tahdidi olarak sayıldığı, borçlunun, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itirazda bulunabileceği, itiraz eden tarafın itirazının bu kapsamda ihtiyati haciz aşamasında dikkate alınabilecek nitelikte bir itiraz olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz kararına itiraz eden ... Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 02/09/2025 tarihli değişik iş sayılı karar ile müvekkil şirket aleyhine 7.500,00 TL vekalet ücreti verildiğini, ancak ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine ilişkin 18/09/2025 tarihli ek karar neticesinde müvekkil şirket aleyhine ikinci kez vekalet ücretine hükmedildiğini, HMK'nın 323. maddesinin açık olduğunu, tek yargılama giderine ve vekalet ücretine karar verilebileceğini belirterek, ilk derece mahkemesinin ek kararının vekalet ücretine hükmedilen kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz kabul kararına yapılan itiraz neticesi verilen red kararı ile birlikte yeniden aleyhe vekalet ücretine hükmedilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan delillere göre, mahkemece 02/09/2025 tarihli değişik iş kararı ile, ihtiyati haczin kabulüne hükmedildiği ve alacaklı lehine 7.500,00 TL vekalet ücreti verildiği, devam eden süreçte ihtiyati haciz kabul kararına karşı ... Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından itiraz edildiği ve gerçekleştirilen değerlendirme neticesinde 18/09/2025 tarihli ek karar ile, itirazın reddedildiği, ancak söz konusu red kararının yanı sıra ikinci kez aleyhe vekalet ücretine hükmedildiği tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun "İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz" başlıklı 265. maddesi, "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir." hükmüne haizdir.
Söz konusu maddenin 4. fıkrasından da anlaşılacağı gibi, ihtiyati haciz kabul kararına karşı yapılacak itiraz üzerine karar verilmeden önce duruşma açılması esas olup, söz konusu bu durum Kanundan kaynaklanmaktadır. Diğer bir anlatımla, ihtiyati haczin değerlendirilmesi esnasında duruşma açılma mecburiyeti bulunmamakla ve duruşma açılması hususu ihtiyari olmakla birlikte, itiraz üzerine her iki tarafın dinlenmesinin sağlanması amacıyla duruşma sürecinin işletilmesi zorunluluk arz etmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece, ihtiyati haciz kabul kararına yapılan itiraz üzerine duruşma açılmasının Kanun gereği olduğu ve zorunluluk teşkil ettiği dikkate alınarak, itiraz eden aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, değişik iş kararı ile aleyhe verilen vekalet ücretinin yanı sıra aynı zamanda ek karar ile birlikte ikinci kez aleyhe vekalet ücretine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden ... Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati hacze itiraz eden ... Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/168 Değişik İş Esas, 2025/168 Karar sayılı ve 18/09/2025 tarihli ek kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
3-a)... Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi tarafından ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın REDDİNE,
b)Yargılama giderlerin itiraz eden ... Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi üzerinde bırakılmasına,
c)HMK'nın 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
4-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan herhangi bir istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7- HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere, 18/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."