1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/2538 E., 2026/1920 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 04.09.2026 Sayı: 2026/2538 E. - 2026/1920 K. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...

KARAR NO : ...

KARAR TARİHİ: 04/09/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ..... (...)

ÜYE : ..... (...)

ÜYE : ..... (...)

KATİP : ..... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 16.06.2026

NUMARASI : ... Esas ... Karar

DAVACI : ........

VEKİLİ : Av.....

DAVALI : ........

VEKİLİ : Av.....

DAVA : Konkordatonun Feshi

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 04/09/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 04/09/2026

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkememizin 17.01.2025 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davalı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, müvekkillerinin faiz ve fer'ilerden feragat ederek bu projeyi kabul ettiğini, tasdik edilen proje uyarınca ........ adına Mart 2025 taksiti olarak ödenmesi gereken 840.625,00 TL'nin doğrudan banka hesabı yerine tedbiren durdurulan icra dosyalarına yatırıldığını, bu nedenle kesilen resmi harçlar sebebiyle müvekkiline 755.590,81 TL ulaştığını ve 85.034,19 TL bakiye alacağın eksik kaldığını, gönderilen ihtarname üzerine davalının bu bakiyeyi ödemiş olmasına rağmen ödemeleri icra dosyasına yapmaya devam edeceğini bildirerek projeyi haksız ve kötü niyetli olarak ihlal ettiğini; ayrıca müvekkillerine yapılması gereken 2025 yılı Eylül ayı taksit ödemesinin ise davalı borçlu tarafından hiçbir şekilde yerine getirilmediğini ve temerrüde düşüldüğünü ileri sürerek, konkordatonun feshine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili 10.11.2025 tarihli dilekçesinde özetle; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı konkordatonun tasdiki dosyasının hali hazırda istinaf aşamasında olduğunu, kararın kesinleşmediğini, bu aşamada tasdik edilen projenin feshini talep etmekte davacının hukuki yararının bulunmadığını; davanın ticari alacak iddiasına dayanması sebebiyle zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek davanın usulden reddini talep ettiğini, davacının icra dosyası üzerinden müvekkili şirkete ait rayiç değeri en az 3,5 - 4 Milyon TL olan bir kamyonu haczettirerek icra kanalıyla satış işlemlerine devam ettiğini, dolayısıyla davacının taleplerinin mükerrerlik arz ettiğini, konkordatonun feshi isteminin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla, davanın usulden ve esastan reddine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalı şirket hakkında 17/01/2025 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, davacı tarafından, konkordato talebinde bulunan ........ Şirketinden davacı şirkete alacaklı olduğunu, İİK.M.299 gereğince dosyaya alacak kayıtlarının yapıldığını, alacak kayıtlarının herhangi bir itiraza uğramadığını, Kayıt altına alınmış adi alacak niteliğindeki borçların tamamı için; konkordato komiserinin son raporuna ekli ödeme planında (Konkordato Komiserinin 15/01/2025 tarihli son raporunun 44-49. Sayfalarında "........ Konkordato Projesi Taksit Ödeme Tablosu" başlıklı tabloda ) yazıldığı şekilde 2025/Ocak ayından itibaren her yıl 4 eşit taksitte olmak üzere Mart/2025, Temmuz/2025, Eylül/2025, Aralık/2025, Mart/2026, Temmuz/2026, Eylül/2026, Aralık/2026, Mart/2027, Temmuz/2027, Eylül/2027, Aralık/2027, Mart/2028, Temmuz/2028, Eylül/2028, Aralık/2028 tarihlerinde yapılacak ödemelerle toplam 4(dört) yılda (48 ayda) belirlenen ayların 21. gününden 25. gününe kadar bu tarihler dahil 5 gün içerisinde (ayın 25. gününün resmi tatile gelmesi halinde takip eden ilk iş gününde) davacı tarafından tamamen ÖDENMESİ kararlaştırıldığını, bu sebeple de projenin kabul edilmediğini, ancak bu hali ile tasdik edilmiş projeye dahi uygun davranılmadığını ve davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını, konkordato borçlusu şirketin ödeme projesinde bulunan vadelerde taksitlerinin yatırmadığını, bu sebeple İİK.M.308/e.uyarınca konkordatonun kısmi feshini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğundan bahisle; Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen konkordato projesinin tasdiki kararının, konkordato şartları dahilinde müvekkili bankaya ödeme yapılmaması sebebi ile İİK.M.308/e uyarınca konkordatonun tüm sonuçları ile birlikte feshine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, 2004 s. İİK'nın 308/e maddesinin; "Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir."şeklinde düzenlendiği,

Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin17/01/2025 tarih ve ... Esas ... Karar ile konkordato davasının davacı ........'nin konkordato projesinin tasdikine, tasdik kararının gerekçeli kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin derhal (17/01/2025 tarihi itibariyle) bağlayıcı hale gelmesine karar verildiği belirlenmiş, verilen hüküm gereğince tasdik kararının, dolayısıyla konkordato ödeme planının derhal bağlayıcı hale geldiği,

Konkordato davasına ilişkin tasdik edilen proje (ödeme planı) dosyamıza getirtilmiş, buna göre;Tablonun (listenin) 168. sırasındaki ........'nin mutabık kalınan alacak tutarının 1.000.000,00 TL olduğu, ödemenin 2025/Mart dönemi itibariyle her yılın Mart-Temmuz-Eylül-Aralık aylarının 21. ile 25. günleri arasında bu tarihler dahil 16 eşit taksitte (her bir taksit tutarı 62.500,00 TL olmak üzere) ödenecek olduğunun kararlaştırılmış olduğu, hususları tespit edilmiştir.

Davalı tarafa, ilk ödeme tarihinden dava tarihine kadar davacıya yaptığı ödemeler var ise bildirmesi ve ödemelere ilişkin makbuz veya dekontları sunması için süre verilerek bilirkişi raporu alınmıştır.

2004 Sayılı İİK'nun 285/1. Maddesi gereğince; Konkordato davalarının amacının, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluların, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmesini veya muhtemel bir iflâstan kurtulmasını sağlamak olduğu, davalının konkordato davasında da, konkordato projesi, davalının ödeme acziyeti ve konkordato şartları değerlendirilerek konkordato projesi(ödeme planı)'nin tasdik edildiği, konkordatoya ilişkin yasal düzenlemelerin ve konkordato kararı verilmesi usulünün dışına çıkacak ve konkordato davasında verilen kararı (ödeme planını) işlevsiz hale getirecek şekilde hakkaniyet gerekçesiyle davanın reddedilmesi talebinin yerinde görülmediği, ödemeyi ispat yükünün davalıda olduğu,​Borçlu, mahkemece tasdik edilen konkordato projesine uygun olarak taksit miktarını icra dosyasına tam ve eksiksiz olarak yatırmakla yasal yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu . İcra dairesinin mevzuat gereği bu paradan tahsil harcı veya cezaevi harcı kesintisi yapması borçlunun sorumluluğunda olmaması . Harç kesintisi nedeniyle alacaklının eline geçen paranın azalması konkordatonun ihlali olarak kabul edilemez ve konkordatonun kısmen feshi sebebi yapılamaz.

Sonuç olarak;​Davalı borçlunun tasdik edilen projedeki taksit miktarlarını tam ve zamanında icra dosyasına depo ettiği, borcunu konkordato hukukuna uygun olarak ifa ettiği sabittir. Davacının iddia ettiği kesinti ve masraf uyuşmazlıkları projenin ihlali niteliğinde olmadığından, İİK m. 308/e maddesindeki şartların oluşmadığı anlaşılarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

​Davacı tarafından açılan Konkordatonun Kısmen Feshi davasının REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin tefrik edilen işbu davada davacı müvekkili şirket yönünden icra dosyasına yatırılan ve harç kesintisi yapılan bir durum olmamasına rağmen eksik inceleme ile asıl dosyadaki gerekçenin aynısını kopyala yapıştır yaparak dosya özelinde müvekkili şirket yönünden hiçbir detaylı inceleme yapmadığını, yerel mahkemenin yapmış olduğu eksik inceleme neticesinde davanın reddine karar verdiğini, kararın gerekçesinde davanın esas konusu olan eylül 2025 taksitinin temerrüdünün hiç tartışılmadığını, dava tarihi itibariyle eylül ayı için yapılacak ödeme yönünden vade geçtiğini ve tam temerrüdün gerçekleştiğini, davadan sonra yapılan geç ödemenin, vade günündeki ihlali geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmayacağını, mahkemenin bu hususu gerekçede tamamen göz ardı etmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, dava tarihi ve sonrasında eylül ve aralık 2025 taksitlerinin süresinde ödenmemesi dolayısıyla projenin kesin olarak ihlal edildiği gözetilerek davanın kabulü ile konkordatonun müvekkil yönünden kısmen feshine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava konkordatonun kısmen feshine ilişkindir

Konkordatonun kısmen feshi 2004 sayılı İİK'ya 28/2/2018 tarihinde 7101 sayılı Yasa'nın 37. Maddesiyle eklenen 308/e maddesinde "Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir. Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren İki Hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren İki Hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir." biçiminde,

Konkordatonun tamamen feshi ise 2004 sayılı İİK'ya 28/2/2018 tarihinde 7101 sayılı Yasa'nın 37. Maddesiyle eklenen 308/f maddesinde "Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir. Konkordatonun tamamen feshi kararı kesinleştiğinde durum 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.308 inci madde hükmü bu hâlde de uygulanır." biçiminde düzenlenmiştir.

Kısmen Feshi Talep Edebilmek İçin Gereken Şartlar ;

Konkordatonun bir alacaklısınca (yani kısmen) feshinden söz edebilmek için öncelikle tasdik edilmiş bir konkordatonun (projesinin) bulunması gerektiğinde tereddüt edilemez. Mademki, proje gereğince ifada bulunulmamıştır, şu hâlde evvela elde davacı alacaklı için mecburi bir proje olmalıdır. Eş deyişle konkordato projesi, tasdik edilmiş bulunmalıdır. Proje, tasdik kararıyla birlikte, alacaklılarını (ve doğal olarak borçlusunu) -aksi alacaklılarınca oylanıp kabul edilen projede öngörülmediği sürece- derhâl bağlamaktadır. (YENİ KONKORDATO HUKUKU 7100 ve 7155 Sayılı Kanunlarla Değişik İcra ve İflas Kanunu m.285-309 Şerhi sayfa 636 )

Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2025 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile konkordato davasının davacısı ........'nin konkordato projesinin tasdikine, tasdik kararının gerekçeli kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin Derhal bağlayıcı hale gelmesine,15/01/2025 tarihi itibariyle kayıt altına alınmış adi alacak niteliğindeki anapara borçları için her yıl 4 taksit olmak üzere toplamda 4 yılda 16 taksit halinde ödenmesine karar verildiği belirlenmiştir.

Dosya kapsamından davacının konkordato ödeme planı çerçevesinde ödemelerde bulunduğu hususu itilaflı olmayıp ödemelerin icra dosyasına yapılmak suretiyle taraflarından tahsil harcı ve cezaevi harçları kesilmek suretiyle ödemelerin tam yapılmadığından bahisle kısmen fesih talebinde bulunulmuştur.

CEZAEVİ HARÇLARI KESİNTİSİ YÖNÜNDEN:

2548 sayılı Cezaevleri ile Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1.maddesi uyarınca icra dairelerince miktar ve kıymeti belirli olan ilamlı ve ilamsız alacaklardan tahsil olunan paranın %2’si oranında harç alınır. Cezaevi harcı bakımından ise cezaevi harcının sorumlusu alacaklı olup, bunun da alacak miktarı içerisinden kesilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

TAHSİL HARCI KESİNTİSİ YÖNÜNDEN;

Öncelikle belirtilmelidir ki; Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak Devletin aldığı paradır. Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi, İcra Hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir.

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/b maddesine göre, Tahsil Harcı alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesi ise, kanunda tersine hüküm bunmadıkça, bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu, bunların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunacağını öngörmektedir.

Harçlar Kanunu’nun 32. maddesine göre, ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf ödeyebilir ve ödenen bu para sonuçta ayrıca bir isteğe gerek olmaksızın hükümde nazara alınır.

Değinilen bu kanun hükümlerine göre, tahsil harcının sorumlusu daima borçludur (İcra ve İflas Kanunu, md.15). Bu harcın, Kanun (492 sayılı Harçlar Kanunu, md.28/b) gereği İcra Dairesince alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilmesi, sorumlusunun borçlu olduğu yönündeki düzenleme bakımından sonuca etkili değildir; borçlunun söz konusu sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İcra ve İflas Kanunu’nun 12. maddesi hükmü de gözetildiğinde, borçlunun borcu, yatırılan paradan kesilerek ödenen tahsil harcı kadar devam edeceğinden, alacaklının ödediğini zannettiği harç miktarı kadar takibe devam hakkı vardır. Yani, alacaklı, gerçekte borçlunun sorumluluğu altında bulunan ve ancak yatırılan paradan kesilen tahsil harcını borçludan alma hakkına sahiptir. Zaten alacağın tamamı karşılanana kadar tahsilata devam edilir.

Bu düzenlemelere paralel olarak; Hukuk Genel Kurulunun 22.9.2004 tarih ve E:2004/12-491 K:2004/413 sayılı kararında da, paranın tahsili anında Devletin harçla ilgili kaybını önlemek ve Harçlar Kanunu’nun 128. maddesindeki memur mesuliyetini azaltmak amacı ile ilerde borçludan alınmak üzere, tahsil harcının, alacaklıya ödeme yapıldığı sırada alacaklıdan alınacağı belirtilmiştir.

2004 s. İİK'nun 285/1. maddesine göre, konkordato davalarının amacının, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluların, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmesini veya muhtemel bir iflâstan kurtulmasını sağlamak olduğu, Davalının konkordato davasında da, konkordato projesi, davalının ödeme acziyeti ve konkordato şartları değerlendirilerek konkordato projesinin tasdik edildiği, konkordatoya ilişkin yasal düzenlemelerin ve konkordato kararı verilmesi usulünün dışına çıkacak ve konkordato davasında verilen kararı işlevsiz hale getirecek şekilde hakkaniyet gerekçesiyle Davacının, konkordatonun kendileri yönünden feshini isteme koşullarının OLUŞMADIĞI anlaşıldığından, red kararı verilmesi doğru olup , davacının istinafı yersizdir.

Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazların esastan reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE , kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 04/09/2026

.....

Başkan

...

e-imzalı

.....

Üye

...

e-imzalı

.....

Üye

...

e-imzalı

.....

Katip

...

e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı