T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılmış bulunan "Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 11.01.2024 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ile 5 kardeşi davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin 1996 yılında kurulmuş olup sözleşmede yazılı faaliyetlerine devam ettiğini, davacı şirketin %8 payına sahip olduğunu, ortakların kardeş olması sebebi ile akrabalık ilişkisi çerçevesinde şirket faaliyetlerine başladığını, davalı şirketin kuruluşundan sonra uzun yıllar faaliyetine devam ettiğini, ancak 2011 yılında ortaklar(kardeşler) arasında yaşanan bir uyuşmazlık sonucu davacı ortağın özellikle şirketin %60 hissesine sahip ... başta olmak üzere diğer ortaklarla arası bozulduğunu, 2011 yılından sonra dava şirket ortaklarıyla iletişim kuramadığını, şirket faaliyetlerine katılamadığını, şirketi denetleyemediğini, bununla birlikte şirket faaliyetlerine devam etmesine rağmen şirket davacı ortağa herhangi bir kar payı(temettü) ödemesinde bulunmadığını, davalı şirketin karını davacı ortakla paylaşmadığı gibi sermaye artırımı da yapmadığını, başta şirket müdürü olmak üzere diğer ortakların yetkisini kötüye kullanması ortaklar arasından yaşanan aile sorunları ve şirket yönetimi sebebiyle oluşan güvensizliğin davacının ortak olarak kalmasını çekilmez hale getirdiğini, davacının şirket ortaklığını devam ettirmesinin kendisi için çekilmez hale geldiğinin aşikar olduğunu, davacının ortaklıktan ayrılma için haklı sebeplerin bulunduğundan bahisle; Davanın kabulüne, davacının TTK m.638/2 gereği davalı şirket ortaklığından ayrılmasına, HMK m.107 hükmü gereği şimdilik 1.000,00 TL ayrılma akçesinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunulan 05.02.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesi ile ileri sürdüğü iddiaların ve taleplerin haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davalı müvekkili şirketin 1996 yılında 6 kardeş tarafından kurulmuştur.Şirket yetkilisi olarak ... şirket müdürü olarak atandığını, şirketin kardeşler arasında yıllarca güvene dayalı olarak devam ettiğini ve hiçbir sorun yaşamadan taki 2011 yılına kadar devam ettiğini, davacının şirkette hissesi karşılığı şirket sermayesi olarak satış tarihine kadar bir adet kamyonu bulunduğunu, davacının 2021 yılında davalı müvekkili şirket ortaklarına, şirketten ayrılacağını bildirdiğini, davacının 2021 yılında şirkette bulunan ... plakalı aracını ... isimli şahsa sattığını ve karşılığında ... oğlu ... adına ... plakalı araç ve ... plakalı dorseyi aldığını, bu araçların alım satımından banka hesaplarına giriş çıkış olmadığını, müvekkili şirketin davacıya güvenerek aracın devrini verdiğini, bunun karşılığı fatura çıkışı yapıldığını, davacının, oğlu üzerine aldığı araçların fiyatının satmış oluğu aracın fiyatından pahalı olup, davacının bu fiyat farkını 2016-2021 yılları arasında çalıştığından kazanarak elde ettiğini, davacının, müvekkil şirkette bulunan aracını almasına rağmen kötü niyetli olarak şirketteki hissesini devretmediğini, şirketin, kardeşler arasında kurulduğundan güven ilişkisi nedeniyle şirket müdürü ve diğer şirket ortaklarının hiçbir zaman davacıyı göz ardı etmediklerini, her zaman koruyup kolladıklarını, davacının, aracını almasına rağmen şirket hissesini sonradan devretmeyeceğini beyan ettiğini, bunun sonucunda şirket hissesini aracı satarak karşılığını aldığını, buna rağmen hissesini devretmeyerek dava yoluna gittiğinden, davacının davasını kabul etmediklerinden bahisle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiyeler tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Taraflarca bildirilen deliller ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiştir.
Davacı vekilinin 13.02.2026 tarihinde Mahkememiz dosyasına UYAP sistemi üzerinden sunmuş olduğu dilekçeleri ile; HMK. M.307 vd.gereği davadan kayıtsız şartsız olarak feragat ettiklerini, işbu dava konusu uyuşmazlık nedeniyle tarafların karşılıklı olarak herhangi bir hak ve alacak taleplerinin bulunmadığını, dosya kapsamında yapılan feragat nedeniyle dosyanın duruşma günü beklenmeksizin karara çıkarılmasını talep ettiği, dava dilekçesinin ekindeki vekaletnamede davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldı.
Davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 20.02.2026 tarihli dilekçesi ile; Davacı vekilinin feragat dilekçesini kabul ettiklerini ve yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, her ne kadar ileri tarihe bir duruşma günü verilmiş ise de; Duruşma günü beklenmeksizin karara çıkarılmasını talep ve beyan ettiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın davadan feragat ettiğini bildirdiği, davadan feragatın 6100 sayılı HMK.307 ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, 6100 sayılı HMK.nun 310.maddesi gereğince davadan feragatın hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, HMK.309/2.maddesi gereğince davadan feragatın hüküm ifade etmesi için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, HMK.30.maddesi gereğince hakimin yargılamayı makul süre içerisinde ve düzenli bir biçimde yürütmek ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu anlaşılmakla feragat nedeni ile davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 22.maddesi gereğince alınması gereken 488,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça dava başında yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 60,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23.02.2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.