1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Diyarbakır 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/66 E., 2026/80 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 24.09.2026 Sayı: 2026/66 E. - 2026/80 K. Diyarbakır 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALILAR :

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 01/06/2026

KARAR TARİHİ : 24/09/2026

GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile SGK Başkanlığı tarafından müvekkil şirkete alacak davası açılmıştır. Müvekkil şirket de SGK başkanlığı aleyhine alacak davası açıldığını, yargılamanın derdest olduğunu, gelinen aşamada şirket terkin edildiğinden herhangi bir tüzel kişiliği kalmadığını, dolayısıyla taraf olabilme ehliyetinin de bulunmadığını, bu nedenle Diyarbakır ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının ...tarihli duruşmasında tarafımıza İhya Davası açmak için süre ve yetki verildiğini, ...Ürünleri Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ...tarihinde tasfiyeye girmiş ve ...tarihinde kaydı terkin edilmiştir. Şirketin sicil numarası ...olup Diyarbakır Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; ...tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden resen terkin olunan ...Ticaret Limited Şirketinin ihyasına ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :

Davalı tarafa usulüne uygun tebligat çıkartıldığı ancak cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

GEREKÇE VE KANAAT:

Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.

Mahkememiz dava dosyası kapsamında getirtilen ticaret sicil kayıtlarından,Tasfiye Halinde ...Ürünleri Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ...tarihinde tasfiyeye girdiği ve ...tarihinde terkin olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyamız davacısı Tasfiye Halinde ...Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili , davacı şirketin Diyarbakır ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile SGK Başkanlığı ile karşılıklı dava açtıklarını, açılan dava dosyasında dava konusu şirketin ihyası için süre verilmesi üzerine bu davayı açtıklarını ifade etmiştir.

Diyarbakır ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası celp edilmiş olup dosyanın incelenmesinde: davalı karşı davacının Tasfiye Halinde ...Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi, davalının SGK Başkanlığı ile bir kısım dava dışı şirketler olduğu ve davanın alacak davası olarak açıldığı, dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.

TTK 547. maddesinde "Ek tasfiye , (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." düzenlemesi mevcuttur.

Bilindiği üzere taraf sıfatı bir başka deyişle husumet ehliyeti ise, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece resen nazara alınmasıdır.

HMK 114/1-d maddesinde tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları gerektiği hükmü mevcuttur. HMK 115. madde uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

Yukarıda değinilen düzenlemeler ve tüm dosya kapsamı uyarınca ; Görüldüğü üzere ek tasfiye için ihya davası açabileceklerin kimler olduğu TTK 547. maddesinde düzenlenmiş olup, davayı son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların açması mümkündür. Dosyamıza konu dava ise, TTK 547. maddesinde tanımlanan kişilerce açılmamış olup, tasfiye olunmuş şirket tarafından verilmiş vekalete dayanılarak şirket vekili tarafından açılmıştır. Tasfiye edilerek hükmü varlığı sona eren şirketin dava açma hakkı ve davacı sıfatı mevcut değildir. Bu nedenle dosyamızdaki davacının dava açma ehliyeti ile davacı sıfatı olmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (Emsalen İstanbul BAM. 13.H.D. 2019/554 E. 2019/1263 K. sayılı ilamı)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı nedenlerle;

1-Davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİ İLE USULDEN REDDİNE ,

2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4-Yargılama sonucunda ve resen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse resen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.

Başkan Üye Üye Katip

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı