T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ... Esas
KARAR NO : ...
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ...
2-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ...'e mukim bir işyerini kiraladığını, ancak davalının, müvekkili davacıya işyerini kiraladıktan sonra işlerin iyi gittiğini görünce sürekli müvekkilinin kirasını artırmak, müvekkilinin kazancına ve şirketine ortak olmak için taleplerde bulunduğunu, müvekkili davacının, davalının isteğini kabul etmeyince müvekkiline zorluk çıkardığını, hatta müvekkilinin işyerinden çıkmasını dahi istediğini, davalının, müvekkiline ait imzayı taklit ederek aynı zamanda müvekkili şirkete ait kaşeyi kullanarak gerçekleştirdiği eylemler sebebiyle müvekkili şirketin itibar kaybettiğini, icra dosyaları sebebiyle müvekkilinin kredi notunun düştüğünü, davalılar tarafından müvekkili şirkete ait ticari defterin işyerinden çalınmasının müvekkili şirketin ticaret hayatına darbe vurulmasına sebep olduğunu, aynı zamanda müvekkilini vergi borcuna ittiğini, müvekkili şirketin iş yapmakta zorlandığını, olayların pandemi döneminin üzerine yaşanmasının müvekkilini sarstığını, kişiye ait malvarlığı değerlerinin de hayati değerleri kadar önemli olduğunu, müvekkilinin manevi zararının da giderilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yüklenen vergi borçları sebebiyle neredeyse batık duruma geldiğini, zarar görene manevi tazminat ödenmekle, onun "öç alma duygusu"nun yatıştırıldığını, zarar verenin malvarlığının (tazminat ödemesi nedeniyle) azalması, zarar göreni ruhsal yönden rahatlattığını, buna göre manevi tazminatın cezalandırıcı ve önleyici bir niteliğe sahip olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle hüküm altına alınacak manevi tazminat miktarı belirlenirken iş bu yukarıda bahsedilen hususların tüm bilgi ve belgelerin bir bütün halinde nazara alınması gerektiğini belirterek davanın kabulüne, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin 26/06/2026 tarihli dilekçe ile özetle; "... davadan tarafımıza yapılacak ödeme nedeniyle feragat ediyoruz. Vaki feragatımız nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, bakiye harç ve gider avansının tarafımıza iadesine karar verilmesini saygı ile vekaleten arz ve talep ederiz" şeklinde talepte bulunmuştur.
Davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 307. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan yasa hükmüne göre feragat; davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Bilindiği gibi, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan feragat neticesinde feragate konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz.
Hiçbir kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Usul hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar her davadan feragat edilebilir (HMK. m.310). Ancak bazı istisnai hallerde feragat davayı sona erdirmez (Örn: Hizmet tespiti davaları).
Bir usul hukuku kavramı olarak davadan feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, yasa gereğidir.
6100 Sayılı HMK’nın 309. maddesi aynen;
“(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır” şeklindedir.
Davadan feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması nedeniyle bütün bu özellikleri içermesi zorunludur.
Aynı yasanın 311. maddesi hükmü uyarınca feragat ve kabul; kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur ve irade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Feragatin davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi olması nedeniyle feragatten dönülmesi olanaksız ise de, davacı taraf feragatin hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt V, s.3646 vd).
Bu gibi durumlarda yapılması gereken, feragatin geçersizliği iddiasının hadise olarak aynı mahkemede görülüp, sonuçlandırılmasıdır. Feragatin iptali davasının başka bir mahkemede açıldığı durumda ise, asıl davayla birleştirilerek görülmesi gerekmektedir (HGK, 29.04.2009 gün ve 2009/13-76 E., 2009/120 K. sayılı kararı).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin açmış olduğu davadan kesin ve şarta bağlı olmaksızın feragat ettiği, vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca feragat ilk celseden önce vuku bulduğundan, alınması gerekli (732,00-TL/3) 244,00-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 732,00-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 488,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraflarca yapılan yargılama giderleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi....
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye...
E-imzalıdır
Üye...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır