T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/131 Esas
KARAR NO : 2019/741
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2018
KARAR TARİHİ : 27/06/2019
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, İzmir ... ATM ye verdiği 31/10/2018 tarihli dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 21/03/2017 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme ile İzmir İli, Bornova İlçesi,... Mahallesi’nde bulunan tapuda...parsel numaralı taşınmaz üzerinde inşaat yapılmasının kararlaştırıldığını, tarafların ayrıca Beyoğlu... Noterliği’nde 15/03/2017 tarihinde ... yevmiye numaralı ortak girişim (adi ortaklık) sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmenin imzalanmasından önce...Yapı İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile davalı şirket arasında dava konuşu taşınmazda yapılacak inşaat projesi işlerinin birlikte üstlenilip işin başından kesin hesabın yapılmasına kadar her türlü işlerin icrası gibi konuların düzenlenmesi amacıyla Beyoğlu... Noterliği’nin 15/03/2017 tarihli, ... yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesinin imzalandığını, davalı şirketin dava konusu arazinin hem sahibi hem de adi ortaklığın belli bir oranda ortağı olduğunu, yani davalının sahibi olduğu arsa üzerinde ... Yapı İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile birlikte belli oranda ortaklaşa kurulmuş adi ortaklık marifetiyle inşaat yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmeler gereğince üzerine düşen tüm yükümlükleri eksiksiz şekilde yerine getirmekte olduğunu, davalı şirketin ise yükümlüklerini yerine getirmediğini, arada imzalanan inşaat ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin 5. maddesinde; “davalı tarafından dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin en geç 30/06/2018 tarihine kadar fek edileceğinin” düzenlendiğini, “aksi halde sözleşmenin 5.1.maddesinde yer alan fek işleminin gerçekleştirilmemesi nedeniyle davalı tarafından, fekkin gerçekleştiği tarihe kadar müvekkiline bağımsız bölüm başına günlük 1.000,00-TL gecikme bedeli ödeneceğinin” kararlaştırıldığını, müvekkilinin toplam 397 adet bağımsız bölümünün bulunduğu göz önüne alındığında müvekkili lehine her bir bağımsız bölüm başına günlük 1.000,00-TL gecikme bedeli alacağının doğduğunu, 30/06/2018 tarihinin üzerinden yaklaşık 4 aya yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen ipotek fek işleminin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle de inşaatta gecikmeler yaşandığını, değişen piyasa şartları nedeniyle maliyet kalemlerinin arttığını, sözleşmede “ipoteğin her halde yüklenici mülkiyetindeki bağımsız bölümlerin tamamından en geç 30/06/2018 tarihinde fek edileceğinin” kararlaştırıldığını, davalıya Beşiktaş... Noterliği’nden 06/06/2018 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini ve “ipoteğin fek işlemlerinin yapılması, aksi halde her türlü zararın tazmini için hukuki yollara başvurulacağı” hususunun bildirildiğini, ihtarnameye herhangi bir dönüş yapılmadığını, davalıya ikinci olarak Beşiktaş ... Noterliği’nden 03/07/2018 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, ancak davalının ihtarname gereğini yerine getirmediğini, adi ortaklık yönetim kurulu toplantısının düzenlendiğini ve 21/09/2018 tarihinde adi ortaklık merkezinde yapılacak toplantıya dahil gündem ile birlikte toplantı çağrısının yapıldığını, ancak davalının toplantıya katılmadığını, ipotek fek sorununun aşılması amacıyla adi ortaklık yönetim kurulunun 21/09/2018 tarihinde “taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek işlemlerinin yapılması için adi ortaklık tarafından daha önce yetki verilen hukuk bürosu ile gerekli görüşme ve anlaşmanın sağlanarak yasal yollara başvurulması” konusunda (4) numaralı kararın alındığını, alınan bu kararın gerek arsa sahibi gerekse adi ortaklık bünyesinde bulunan davalı şirkete Beşiktaş... Noterliği’nin 5/10/2018 tarihli,... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, en son Beşiktaş... Noterliği’nin 18/10/2018 tarihli,... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, bu ihtarname ile de “mevcut ipoteğin derhal fek edilmesinin, 43.670.000-TL gecikme bedeli alacağının tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesinin” istendiğini, bu aşamalarda arsa sahibi davalı ile ipotek fek işlemlerinin gerçekleştirilmesi konusunda yapılan görüşmeler sırasında davalı tarafından “dava dışı bankaya olan ipotek borcunun ödeneceği” belirtilerek müvekkilinden ödeme isteğinde bulunulduğunu, müvekkili ortak girişim tarafından dava dışı bankaya olan borca mahsuben dava dışı banka lehine ipotek tutarının düşürülmesinde kullanılması amacıyla davalı şirkete 08/01/2018 tarihinde 1.000.000,00-TL ve 12/01/2018 tarihinde 1.410.000,00-TL olmak üzere toplam 11.410.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalının bu ödemeyi ipoteğin fekki amaçlı borç ödemesi yerine başka amaçlarda kullandığını belirtmiş , 397 adet bağımsız bölüm için günlüğü 1.000,00-TL’den hesap edilmesi kaydı ile şimdilik 5.000.000,00-TL gecikme bedelinin işleyen her günden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının banka hesapları, taşınır taşınmaz malları ile her türlü mal varlığı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili İzmir.. . ATM ye verdiği 15/11/2018 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında 15//03/2017 tarihli Ortak Girişim Sözleşmesinin ve arsa sahibi olan müvekkili ile yüklenici adi ortaklık arasında ise 21/03/2017 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşme gereğince davacı tarafça müvekkiline sözleşmenin 4.3. maddesi gereğince ödenmesi gereken bedellerin ödenmediğini, davacının ihtarname ile temerrüte düşürüldüğünü, sonrasında müvekkili tarafından 21/03/2017 tarihli sözleşmenin sona erdirilmesi iradesinin ortaya konularak İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın açıldığını, her iki davanın taraflarının aynı olduğunu, uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklandığını, neden-sonuç ilişkisinin İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasında yargılama konusu olacağını, davaların gerek bu yönden gerekse usul ekonomisi yönünden birleştirilmesi gerektiğini, davacının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uymadığı gibi müvekkilini mağdur ettiğini, ödeme yapmayarak ağır kusurlu davrandığını, adi ortaklığın tacir olmadığını, adi ortaklığa ilişkin hükümlerin TTK’da değil TBK’da düzenlendiğini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacı tarafından ödeme yükümlülüğü yerine getirilmediği için ipoteğin fekkinin istenemeyeceğini, müvekkilinin haklı sebeple ipoteği fek etmediğini, ihtiyati haczin koşullarının bulunmadığını belirtmiş , ihtiyati haciz isteğinin reddine, davanın görev ve aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, her iki dava dosyasının aradaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birleştirilmesine, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İzmir.... ATM ce dosyanın aradaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle mahkememizin...ayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, dosya mahkememizin... esas sayılı dosyası içerisine gönderilmiş, mahkememizin ... esas sayılı dosyasının 25/04/2019 tarihli ön inceleme duruşması sırasında birleşen dosyanın dosyamızdan tefrikinin gerektiği anlaşıldığından bahisle tefrik kararı verilerek dosya mahkememiz esasına kaydedilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça, taraflar arasında İzmir İli, Bornova İlçesi,... Mahallesi... sayılı taşınmaz üzerine yapılacak inşaat projesi işleri ile ilgili 21/03/2017 tarih... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Ve Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin 5.1 maddesi gereğince...in sözleşmeye uygun şekilde kararlaştırılmış süre içerisinde fek edilmemesi nedeniyle oluşan gecikme bedelinin tahsiline yönelik olarak davalı hakkında dava açılmış ise de; davanın yasal dayanağının 6098 sayılı TBK' da düzenlenen Arsa Payı Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi hükümleri olduğu dolayısıyla mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapıldığı, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, davacı adi ortaklığın dolayısı ile davanın taraflarından birinin tacir sıfatına haiz olmadığı bu hususlar göz önüne alındığında davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine,
3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ....'in yüzlerine karşı açıkça okunup, anlatıldı. 27/06/2019
Başkan ...
E imza
Üye ...
eimza
Üye ...
eimza
Katip ...
eimza