T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1154
KARAR NO: 2026/1277
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
EK KARAR TARİHİ: 15/04/2026
NUMARASI: 2026/1148 Esas - 2026/1178 Karar (Değişik İş)
DAVA: İhtiyati Haciz (Finans)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/06/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden...Anonim Şirketi tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; dilekçenin ekinde ... Şubesine ait ... seri no'lu 1.000.000,00-TL bedelli 19/03/2026 tarihli çekten kaynaklanan borcun vadesinde ödenmediğini, alacağın hiçbir teminata bağlı bulunmadığını ve bu çekten kaynaklı olarak müvekkile hiçbir ödemede bulunulmadığı, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali yüksek olduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
İhtiyati hacze itiraz eden...Anonim Şirketi vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı kapsamında banka hesaplarına haciz uygulandığı, ancak ihtiyati hacze dayanak çek hakkında Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2026 tarih ve 2026/173 D.İş sayılı kararı ile ödeme yasağı kararı verildiğini, hukuken tahsil kabiliyeti bulunmayan çeke dayanak alınarak ihtiyati haciz kararının mümkün olmadığını, menfi tespit davası açılmış olup halen devam ettiğini, hacizlerin devamında şirketin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İhtiyati haciz talep eden tarafından uyuşmazlık konusu çekin bankaya ibraz edildiği, ... A.Ş. tarafından ödeme yasağı kararı bulunduğundan işlem yapılmamıştır kaşesi vurulduğu, bunun üzerine Mahkememizce ihtiyati haciz kararı verildiği, itiraz eden ... Anonim Şirketi vekilince ihtiyati haciz kararına karşı itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır. İİK. 265/1. maddesine göre; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine, teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracatla itiraz edilebilir.” İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak sınırlandırılmıştır. Somut olayda, itiraz edenler tarafından ileri sürülen itiraza konu hususların İİK 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadığı, ödeme yasağı kararı verilmesinin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı ve dosyanın mahiyeti gereği de esas yönünden yargılama yapmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden...Anonim Şirketi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati hacze itiraz eden...Anonim Şirketi istinaf dilekçesinde özetle; ...'ın hukuki sıfatının bağımsız alacaklı olmadığını, tahsil yetkisine sahip aracı konumunda olduğunu, Bu nedenle çekten doğan alacağı kendi adına ileri sürmesinin bu alacağa dayanarak ihtiyati haciz talep etmesinin ve icra takibi başlatmasının hukuken mümkün olmadığını, uyuşmazlığın bölünerek değerlendirilmesinin maddi gerçeğin doğru tespitini engelleyecek nitelikte olduğunu, bankanın alacaklı sıfatını ispatlayamadığını, aksine bu sıfatın bulunmadığı yönündeki iddiaları güçlendirdiğini, bu nedenle bankanın alacağı kendi adına talep edemeyeceğini, en fazla tahsil yetkisi kapsamında hareket edebileceğini, taraflar arasındaki temel satış ilişkisi gerçekleşmediğinden çeklerin karşılıksız kaldığını, bu durumun temel ilişkiye dayalı def'i kapsamında ileri sürülmekte olduğunu, ortada kesinleşmiş, tartışmasız ve muaccel bir alacaktan söz etmenin mümkün olmadığını, ihtiyati haciz kararının hukuki dayanağını tamamen kaybettiğini, ödeme yasağı kararının, yalnızca teminat yatırılmaması gibi usuli bir nedenle kaldırılmış olmasına rağmen, bankanın bu durumu alacağın kesinleştiği şeklinde yorumlayarak derhal icra takibi başlattığını, tamamı ihtilaflı ve bloke durumda olan çekler arasından yalnızca belirli olanlar üzerinden ihtiyati haciz yoluna başvurulmasının, işlemin koruma amacıyla değil, borçlu üzerinde baskı kurma amacıyla gerçekleştirildiğini açıkça ortaya koyduğunu, İhtiyati haciz talebinin dayanağı olarak ileri sürülen "mal kaçırma ihtimalinin", somut verilerle bağdaşmadığını, bankanın 31.03.2026 tarihinde icra takibi başlatmasına rağmen, kendi nezdindeki çek hesabına 16.04.2026 tarihine kadar herhangi bir bloke uygulamadığını, bu süre zarfında hesapta gerçekleşen yüksek tutarlı hareketlere rağmen tahsil yoluna gitmediğini, bu durumun, alacağın tahsilinin değil, icra yoluyla baskı kurulmasının amaçlandığını açıkça gösterdiğini, Bankanın elinde güncel mersis adresleri olmasına rağmen (olmasa bile yasal yollardan temin edilebilir), icra dairelerine kasıtlı veya kasıtsız, hiçbir iş yerine ait olmayan bir adres yazdırılarak, "bu adreste bulamadık" bahanesi ile 3. kişilere hacze gidildiğini, aynı icra memurunun aynı taksi ile, 1 saat arayla iki ayrı adrese gittiğini, bunun planlı bir operasyon olduğunu, her iki haczin de istihkaklı olduğunu, yani haczedilen malların kime ait olduğunun tartışmalı olduğunu, bu durumun hacizlerin hukuki dayanağının zayıf olduğunu, aceleci ve dikkatsiz yapıldığını gösterdiğini, somut olayın yalnızca taraflar arasındaki bir uyuşmazlık olmadığını, ayrıca kamu düzenini ilgilendiren açık bir hukuka aykırılık niteliğinde olduğunu, haksız ve hukuka aykırı bir ihtiyati haciz sürecinde borçlu aleyhine vekalet ücreti ve gider yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bankanın tedbirin kaldırılmasını alacağın kesinleştiği şeklinde yorumlayarak icra takibine başladığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararının tüm sonuçlarıyla kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Talep, kambiyo senedine(çek) dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması istemidir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı borçlu tarafından çek hakkında Konya 2. ATM'nin 2026/173 D.iş dosyası ile ihtiyati tedbir kararı verildiği ve çek hakkında menfi tespit davası açıldığı gerekçeleri ile ihtiyati haczin şartlarına itiraz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda 15/04/2026 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş karara karşı borçlu vekilince istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).
Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir.
Somut olayda: İhtiyati hacze itiraz eden tarafından çek hakkında ihtiyati tedbir kararı bulunduğu iddia edilmiş ise de bahsi geçen kararın taraflarının tedbir isteyene...A.Ş. ve karşı taraf .... Şti olduğu, mahkeme kararının hüküm kısmında açıkça "çeklerin sadece karşı taraf/davalı tarafından bankaya ibrazı halinde kışılıklarının ödenmemesine ilişkin çek kayıtları üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına" şeklinde karar verildiği, kararın tarafları aynı olmayan eldeki uyuşmazlıkta herhangi bir etkisi bulunmadığı gibi ihtiyati haciz kararı verilmesine engel nitelikte de olmadığı, itiraz eden ile çeki düzenleyerek verdiği lehdar arasında temel ticari ilişkinin gerçekleşmediği iddialarının menfi tespit davasında incelenip değerlendirilecek iddialar olup ihtiyati hacze itiraz aşamasında değerlendirilmesi mümkün olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati hacze itiraz edenin başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026