1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2026/58 E., 2026/1354 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 08.06.2026 Sayı: 2026/58 E. - 2026/1354 K. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

37. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/58

KARAR NO: 2026/1354

KARAR TARİHİ: 08/06/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/11/2025

NUMARASI: 2025/721 2025/1088

DAVANIN KONUSU: Alacak

Taraflar arasındaki davada Bakırköy7. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...Davacının dosyaya yansıyan sadece bir işinin bile esnaf sayılma parasal sınırının çok üstünde olduğu anlaşılmaktadır. Ticaret siciline kayıtlı olmak tacir sayılmanın koşulu değildir. Davacı, koşulları bulunduğu halde kendisini ticaret siciline kayıt ettirmemiş olsa bile yukarıdaki hükümlerin sonucu olarak tacir sıfatını taşıdığı açıktır. Bu nedenle her iki taraf da tacir olup dava konusu ticari işletmeleriyle de ilgili olduğundan davaya bakmaya asliye ticaret mahkemesi görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığından, uyuşmazlık mahkememizin görev alanına girmemektedir. uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.

Türk Ticaret Kanununun 11/1.maddesinde, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.(2)Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmünü amirdir.

Cumhurbaşkanı kararı yayınlanmadığından ötürü halen geçerli olan, Bakanlar Kurulu'nun Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin 21/07/2007 tarihli kararı ile esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup dekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Buna göre, bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Tarafların esnaf sayılabilmesi için iktirasdi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olması gerekmekte ve ayrıca işletme hesabına göre defter tutamakla birlikte bunlardan Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmaması gerekmektedir.

İddianın ileri sürülmüş biçimine göre, taraflar arasında münakid olduğu iddia olunan Cezayir ülkesinde yapılan bir inşaat işine dair mermer işlerine ilişkin taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı hak edişlerin talep edildiği eldeki davada, ispatı lazım gelen maddi vakıalara göre davacı tarafından taahhüt edilen işin davacı bakımından ticari işletme faaliyetini gerektirir nitelikte olduğu, keza dava dilekçesine ekli 2019 yılı kesin hesap hak ediş no 21 başlıklı belgede yazılı toplam cezayir dinarı hak ediş parasının, 2020 yılı başında belirlenen VUK 177. Madde 1. fıkra 2. bendinde yazılı tutarın çok üzerinde olduğu ve bu nedenle davalının iktisadi faaliyetinin esnaflık düzeyini aşar nitelikte olduğu nazara alınıdğında uyuşmazlık tarafların ticari işletmelerine ilişkin olup davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 08/06/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

KANUN YOLU: Kesin olmak üzere

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı