1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/1208 E., 2026/570 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 10.09.2026 Sayı: 2026/1208 E. - 2026/570 K. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1208 Esas

KARAR NO : 2026/570

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 17/07/2026

KARAR TARİHİ : 10/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... şirketinin ... cerrahi sonrası gıda takviyeleri alanında faaliyet gösterdiğini, Kasım 2026 tarihinde düzenlenecek ... ... için ... Organizasyon Turizm Ticaret Limited Şirketi ile 22.01.2026 tarihinde sözleşme imzaladığını, bu sözleşme kapsamında avans olarak ... ... Şubesi'ne ait, 19.07.2026 vade tarihli, ... numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çekin davalı şirkete teslim edildiğini, ancak ... Cerrahi Derneği tarafından gönderilen .... Noterliği'nin 09.07.2026 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirket ile dernek arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığının ve davalının yetkisiz şekilde tahsilat yaptığının bildirildiğini, davalı şirketin otel ödemelerini yapmaması nedeniyle organizasyonun iptal edildiğini, davalının organizasyonun imkansızlaştığını bilmesine rağmen kötü niyetli şekilde çekleri piyasada bozdurduğunu, davaya konu çekin tamamen bedelsiz kaldığını, davalının 20.07.2026 tarihinde çeki tahsil etme hazırlığında olduğunu, bu durumun müvekkil şirketi telafisi imkansız zararlara uğratacağını ve ticari itibarını zedeleyeceğini belirterek, ... ... Şubesi'ne ait, 19.07.2026 vade tarihli, ... numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çek üzerine ihtiyati tedbir (ödeme yasağı) konulmasına, muhatap bankaya ivedilikle müzekkere yazılmasına, davalının müvekkile hiçbir hizmet sunmadığı ve sözleşmenin feshedildiği gözetilerek çekin bedelsiz kaldığının tespiti ile müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Davanın; ... ... Şubesi'ne ait, 19.07.2026 vade tarihli, ... numaralı ve 500.000,00 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizin 2026/1208 esas sayılı dosyasında 20/07/2026 tarihli arabuluculuk tensip tutanağı ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, tensip tutanağının davacı vekiline e-tebligat ile 26/07/2026 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı suretinin sunulmadığı, davacı tarafça dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmadığı ve zorunlu dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmıştır.

HMK 138(1) madde; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir...'' şeklinde düzenlenmiştir.

Arabuluculuk 6325 sayılı Yasa ile hukukumuza giren “ Mahkeme dışı “ çözüm yollarından birisidir.

19.12.2018 tarihli 30630 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı kanun MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“3. Dava şartı olarak arabuluculuk

''MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' hükmü ile 01.01.2019 tarihi itibariyle ''konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için'' dava şartı olarak arabuluculuk getirilmiş olup,

6325 sayılı yasanın 18/A Maddesi- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.)

''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

(2) ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.hukuk Dairesi 26.09.2019 tarih, 2019/2175 Es. ve 2019/3426 K. sayılı ilamında "....Davacı ZMSS sigortacısı, poliçe kapsamında zarar gören araç için hasar bedelini ödemiş, sigortalı araç sürücüsünün araç sürücüsü kaza yerini terk etmesinin ZMSS poliçe şartlarına aykırılık teşkil ettiğini iddia ederek ödediği bedelin tahsili amacı ile davalı sigortalı araç işleteni aleyhine icra takibi başlatmış, ödeme emrine itiraz üzerine de eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Eldeki dava da taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, davanın 04/02/2019 tarihinde açıldığı, dava dilekçesi ve istinaf dilekçesi içeriğinden davacının dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığı çözmekle görevli olan mahkemenin tüketici mahkemesi olması hususunun davanın "ticari dava" niteliğini değiştirmeyeceğine, dava bir miktar para alacağına ilişkin olup ticari dava olduğu ve 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, davacı dava tarihinden sonra arabulucuya başvurmuş olsa dahi zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre İlk Derece Mahkemesince zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden usulden red kararı verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur." yönünde karar vermiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 20.06.2019 tarih, 2019/1038 Es. ve 2019/869 K. sayılı ilamında "...Anılan düzenlemeler karşısında somut olayda uyuşmazlığın haksız rekabetten kaynaklı tazminat davası olduğu, TTK 5/A maddesi 1. fıkrasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve arabulucuya başvuru şartı mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı usul ve yasaya uygun olmakla yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " yönünde karar vermiştir.

Somut olayda Mahkememizde iş bu dava 17/07/2026 tarihinde açılmış olup dava açıldıktan sonra davacı tarafından arabuluculuk sürecinin başlatılmadığı, yukarıda belirtilen istinaf kararlarında da belirtildiği üzere dava bir miktar para alacağına ilişkin olup 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, davacı dava tarihinden sonra arabulucuya başvurmuş olsa dahi zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.

Bu itibarla;

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-)Mahkememize açılan işbu davanın başlangıçta arabuluculuğa başvurulmadığından TTK 5/A-(1) ve 6325 sayılı ''Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'' nun 18/A(2) maddeleri uyarınca HMK 114(2) ve 115(2) maddesi gereği dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,

2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 732,00 - TL red karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 8.538,75 -TL harçtan mahsubu ile 7.806,75- TL nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine,

Dair, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2026

Katip ...

E-İMZA

Hakim ...

E-İMZA

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı