1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2025/23 E., 2025/355 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 31.12.2025 Sayı: 2025/23 E. - 2025/355 K. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.

BURSA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

.. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : .

KARAR NO :

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARAR : Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi.. K.

DAVACI : ... -...

...

VEKİLİ : Av. ....

DAVALI : ...

İHBAR OLUNANLAR :

DAVA : Tazminat

KARAR TARİHİ :

KARAR YAZIM TARİHİ :

İstinaf Öncesi Sürecin Özeti:

Davacının Talebi : Davacı taraf üyesi olduğu kooperatifin 2017 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kentsel dönüşüm ve mevcut binaların yıkım kararına ilişkin 8. maddeye karşı iptal davası açtığını, bu davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görüldüğünü ve davacı lehine sonuçlanarak sekizinci maddenin iptaline karar verildigini, bu dava sürerken kooperatife ait bağımsız bölümlerin yıkıldığını ve yerine herhangi bir bina tesis edilmediğini, kooperatif yönetiminin kötü niyetle hareket ettiğini, yıkım sebebiyle zarara uğradığını ileri sürerek yıkılan dairesinin aynı iadesini, bu mümkün değilse fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 300.000 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalının Cevabı: Davalı kooperatif davanın reddini istemiş, açılan davanın kooperatifi zarara uğratmak amacı güttüğünü, 2017 tarihinde yapılan genel kurulda alınan sekiz numaralı kararın mahkemece iptal edilmesinin herhangi bir hak kaybı yaratmadığını, genel kurulda üyelere verilen yetki kapsamında kentsel dönüşüm, yeni ruhsat, proje gibi işlemlerin yürütüldüğünü, dava acının yıkılan binanın yerine yapılacak bağımsız bölümlerin daha küçük olacağı iddiasıyla kentsel donusume karşı çıktığını kooperatife karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen davacının bu davayı açmakta haksız olduğunu yeni projeye ilişkin ruhsatlar alınmış ve kat irtifakı tapuları hazırlanmış olmasına rağmen genel kurulun sekizinci madde hükmü iptal edildiğinden tapuların hak sahiplerine devrini yapamadıklarını bunun için genel kurulda yeni bir karar alınacağını iddia etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin Kararı: İlk derece mahkemesi tanık dinlemiş, keşif yaparak bilirkişi raporu almış, defter ve belgeleri inceledikten sonra davanın reddine karar vermiştir. Gerekçede, davalı kooperatif tarafından yapılan bağımsız bölümlerin kentsel dönüşüm kapsamında yıkıldığı, yıkım öncesinde taşınmazın arsa vasıfında olduğu, kat irtifakı ve kat mülkiyeti bulunmadığı, taşınmaza ait tapu kayıtlarında davacı adına kayıt bulunmadığı gibi Bursa Çevre ve şehircilik İl Müdürlüğü’nün riskli yapı tespitine istinaden yıkım yapıldığı ve yeni inşaatın halen devam ettiği belirtilmiş, inşaatlar tamamlandığında davacıya önerilen bağımsız bölümün teslim edilebileceğini, yeni yapılan bağımsız bölümün değerinin yıkılan bağımsız bölüme göre yüksek olduğunu, kooperatife halen borçlu bulunan davacının tazminat taleplerinin haklı olmadığını belirtmiştir.

İstinaf Sebepleri: Karara karşı davacı taraf istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde esas olarak dava dilekçesinde zikredilen hususlar tekrar edilmiş, kooperatif yönetiminin davacının dairesini elinden almak için olumsuz algı oluşturduğunu, yıkımın haksız olduğunu, genel kurullarda riskli yapı konusunun gündeme gelmediğini, kendisine yeni inşaattan teklif edilen dairenin daha küçük olduğunu, arsa ve bağımsız bölüm değer tespitlerinin hatalı olduğunu, davacının kendi dairesine yaptığı masrafların doğru hesaplanmadığını, kooperatif yönetiminin projesiz ve riskli yapı inşa etmekte kusurlu olduğunu, altı dairenin müteahhit firmaya satılmasının hukuka aykırı olduğunu, kooperatife yaptığı ödemeler ve iadelere ilişkin bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, yeni dairenin arsa payının düşük olduğunu, tapu vermeyen kooperatifin kusurlu olduğunu ve mahsuplaşmayı kabul etmediğini, kooperatifin kendisine bir daire ile arsa payı ve kira kaybı ödemek zorunda olduğunu izah etmiştir.

Sonuç olarak dairesini geri istediğini, hakkaniyetli bir mahsuplaşma için yeni bilirkişi raporu alınmasını istemiştir.

İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi:

Dairemizce yapılan değerlendirmede davacı tarafın istinaf sebeplerinin haklı olmadığı, ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçelerinin kısmen yerinde olduğu, bilirkişi raporlarında kısmen değerlendirme hataları olsa bile bunun sonuca tesir etmeyeceği sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesinin gerekçesindeki eleştiri konusu hususları aşağıda açıklayacağız. Ancak öncelikle belirtmek gerekir ki davacının dairesinin de içinde bulunduğu yapının riskli yapı kapsamında olduğu tartışmasızdır. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 19.11.2020 tarihli yazısı bunu teyit etmektedir. Dolayısıyla eldeki davada ne daha önce iptal edilen genel kurul 8. maddesinin ne de kooperatif yönetiminin hataları önemlidir. Binalar kooperatif yönetiminin tek taraflı iradesiyle değil, 6306 sayılı kanun kapsamında yıkılmıştır. Dolayısıyla başka hiç bir araştırmaya gerek kalmadan, tek başına bu husus dahi davanın red sebebidir.

Kooperatifin zamanında eksik, projeye aykırı ve hatalı inşaat yapmasının bir ehemmiyeti yoktur. Netice itibariyle kooperatif yönetiminin sorumluluğuna ilişkin bir karar olmadıkça taşınmazı bu haliyle teslim alan davacı sonucuna katlanacaktır. Zaten dikkat edilirse her üye aynı durumdadır.

Kentsel dönüşüm hem bir zorunluluk hem de kazançtır. davacının tapusu bile olmayan eski/riskli dairesinin yerine tapulu bir daire alması her zaman lehinedir. Yıkımı çoktan tamamlanmış bir yapıda “yıkılan dairenin aynen iadesini” istemenin olur veya kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Davacı bu dairenin bedelini istiyorsa yeni yapılacak sitedeki bağımsız bölümdeki hakkından feragat edip üyelikten de çıkması gerekir.

Unutmamak gerekir ki kooperatif, dayanışma demektir. Çoğunluğun rıza gösterdiği bir çözümün önünü tıkamak bu ruha aykırıdır. Her bir üyenin menfaatinden çok üyelerin ortak menfaati önemlidir.

İlk derece mahkemesinde toplanan deliler, dinlenen tanıklar, yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri davacının haksız olduğunu daha net biçimde ortaya çıkarmış olsa da çoğu gereksizdir. Davacının kooperatife ne ödediği, ne aldığı, dairesine ne kadar masraf ettiği bu davanın esasına tesir etmez. Binalar riskli yapı olduğu için kamu otoritelerinin gücüyle yıkılmıştır. Tüm ortaklar da bundan etkilenmiş, kooperatif herkese nasıl davrandıysa davacıya da öyle davranmıştır. 6306 sayılı kanun gereğince yapılan işlemler karşısında davacının açtığı iptal davasını kazanmasının hiç bir ehemmiyeti kalmamıştır. Bilakis bu dava isleri geciktirdiği için kooperatifin dolayısıyla diğer üyelerin zararına bile sebep olabilir. Kısaca tekrar etmek gerekirse ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporlarına dayanarak, ödenen, iade edilen, iadesi gereken bedelleri nazara alarak, eski dairenin bedeli, yeni dairenin bedeli gibi kıyaslamalara girerek davayı reddetmesi sadece zaman kaybıdır.

Davacı yıkım nedeniyle zarara uğramış olabilir. Ancak her üye aynı durumdadır. Herkes böyle bir dava ve taleple kooperatife dava açarsa, kooperatif bu zararları gidermek için yine üyelerden aidat toplamak zorunda kalır. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını öderken dürüstlük kuralına uygun davranmalıdır. Eldeki davadaki talepler dürüstlük kurallarına da aykırıdır. Bu nedenle istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

İstinaf eden davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.31/12/2025

...

Başkan ...

¸(e-imzalıdır)

...

Üye ...

¸(e-imzalıdır)

...

Üye ...

¸(e-imzalıdır)

...

Katip ...

¸(e-imzalıdır)

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı