1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/154 E., 2022/1260 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 22.12.2022 Sayı: 2020/154 E. - 2022/1260 K. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/154 Esas

KARAR NO : 2022/1260

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 19/02/2020

KARAR TARİHİ : 22/12/2022

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2023

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP: davacı vekili özetle; müvekkilinin aile şirketi olan ....... İnşaat Taahhüt Ve Tic. A.ş.'nin % 16 hissesine sahip ortağı olduğunu, davalılardan ...'ün şirketin %28, ...'ün şirketin %28 ve ...'ün şirketin %28 hissesine sahip olduğunu, ....... İnş. A.Ş. nin, yapımını üstlendiği İstanbul , Beylikdüzü, ..... ada ..... parselde (eski .... parsel ) kayıtlı taşınmazda, “.....” isimli projede kayıtlı bulunan 23 adet bağımsız bölümü, düşük bedelle ve halen bedelini de tahsil edemeden ....... Gayrimenkul İç ve Dış Tic. A.Ş. Ye sattığını, ancak ....... İnşaat,...... Gayrimenkul ile akdetmiş olduğu istisna akdi uyarınca kendisine kalacak olan bağımsız bölümleri tapuda şirket adına devir ve tescil ettirmediğini, HMK 107 uyarınca fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik; 1. Davalı Yönetim Kurulu Üyelerinin hukuka aykırı ve kusurlu eylemleri neticesinde ....... İnşaat Taahhüt Ve Tic, A.ş.'ye vermiş oldukları 300.000,00 TL maddi zararın iş bu dava tarihi itibari ile işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ....... İnşaat Taahhüt Ve Tic, A.ş.'ye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, safahatta sunduğu 22/09/2022 tarihli bedel arttırım dilekçe ile, HMK. m. 107 uyarınca bedel arttırım dilekçesinin kabulü ile, davalı Yönetim Kurulu Üyelerinin hukuka aykırı ve kusurlu eylemleri neticesinde ....... İnşaat Taahhüt Ve Tic. A.ş.’ye vermiş oldukları 55.135.433,33 TL maddi zararın iş bu dava tarihinden itibari ile işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ....... İnşaat Taahhüt Ve Tic. A.ş.’ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 2018 yılı Nisan ve Mayıs aylarında yapılan genel kurul toplantılarına katılmadığını ve katılmayacağını beyan etmesi üzerinde 23.05.2018 tarih ve 2018 / 6 nolu kararla da yönetim dışında kalmış olduğunu, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .....

E. Sayılı dosyasıyla ....... İnş. A.Ş. ile ortakları aleyhine TTK.nın 531. Maddesi uyarınca Anonim

Şirketin haklı nedenle feshi , olmazsa davacının ortaklıktan çıkarılması davası açmış olduğunu, Dava konusu ....... İnş. A.Ş. kendi arsaları veya üçüncü şahısların arsaları üzerine inşaat yapan ve satan,

yani yap-satçı bir firma olduğunu, Davacının %16 payla, davalıların %28’er payla ortağı bulunduğu

....... İnş. A.Ş. (yüklenici) ile...... Gayrimenkul A.Ş. (arsa sahipleri) aralarında, Beylikdüzü’nde

..... ada ..... parselde kayıtlı arsa üzerine “..... ” isimli AVM+ Otel+ Rezidans ‘dan teşekkül eden projeyi gerçekleştirmek üzere Bakırköy ..... Noterliğinin 02.09.2016 tarih ve .... yevmiye nolu

“Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ” akdedilmiş olduğunu, Davacı , “.....” projesinde A Blok , D 1 Blok ve D 2 Blokta yer alan, dilekçe ekli tabloda görülen, 23 adet rezidans nitelikli bağımsız bölümü ...’ün kızı ......’ün ortağı olduğu ....... Gayrimenkul A.Ş. ne 04.09.2018 tarih ve ..... yevmiye ile hem düşük bedelle, hem de satış bedelinin tahsil edilmediğini, 480 hesapla muhasebeleştirildiğini beyan etmiş olduğunu, “..... ” projesinde yazılı bulunan 23 adet rezidans nitelikli bağımsız bölümleri, ....... Gayrimenkul

A.Ş. ye temlik eden dava dışı...... Gayrimenkul A.Ş. 02.09.2016 tarih ve ...... yevmiye sayılı arsa payı karşılığı kat karşılığı sözleşmenin tarafı olan arsa sahibi sıfatıyla 15.08.2018 tarihli inanç sözleşmesi; “Taraflar yukarıda belirtilen tablodaki bağımsız bölümlerin ....... Gayrimenkul A.Ş. ünvanlı şirkete satışı ve devri ile ilgili olarak, ....... Gayrimenkul A.Ş. ünvanlı şirketten her ne ad altında olursa olsun, satış ve devir ile ilgili olarak herhangi bir bedel talep etmeyecektir. Başka bir anlatımla taraflar,

....... Gayrimenkul A.Ş. ünvanlı şirkete yapılacak bağımsız bölüm satış ve devirler için herhangi bir bedel almayacaklardır. Taraflar ileride çıkabilecek herhangi bir ihtilafta , işbu inanç sözleşmesine konu bağımsız bölümlerin ....... Gayrimenkul A.Ş. ünvanlı şirkete bedelsiz olarak devir edildiğini ve devirlerle ilgili olarak, birbirlerinden herhangi bir şekilde alacak ve talep hakları olmadıklarını, geri dönülmez bir şekilde beyan, kabul ve taahhüt ederler.” hükmü uyarınca bağımsız bölümler ....... Gayrimenkul

A.Ş. ye bedel talep edilmeksizin, arsa sahibi ve yüklenici tarafından birlikte devir ve temlik edilmiş olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle yerinde olmayan haksız davanın reddini savunmuştur.

DELİLLER:Bakırköy .... Noterliğinin 02.09.2016 tarih ve .... yevmiye nolu “Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşme örneği, 15.08.2018 tarihli İnanç Sözleşme örneği, tapu kayıtları, ticaret sicil kayıtları, 19.09.2018 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşme örneği, genel kurul ve yönetim kurul karar örnekleri, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, davacının ortağı olduğu ....... İnş. A.ş. yöneticileri olan davalıların, şirkete vermiş oldukları zararların tespiti ile şirkete ödenmesi taleplerinden ibarettir.

Celp edilen tapu kayıtlarının tetkikinde, İstanbul ili Büyükçekmece ilçesi .... ada .... parsel sayılı taşınmaz A blok

...... nolu, ...., D2 blk .... nolu bağ. böl. ait takyidatlı aktif ve pasif tapu kayıtlarında, Büyükçekmece İlçesi, Büyükçekmece ..... Mahallesi, ... ada ..... parsel sayılı ana taşınmaz niteliği ‘’arsa’’ olan taşınmazın 30660,10m2 yüzölçümlü olduğu ve 27.07.2018 tarih ...... yevmiye ile Kat irtifakı tesis edilmiş olduğu, dava konusu taşınmazların tam hissesi...... Gayrimenkul Anonim Şirketi adına kayıtlıyken 04.09.2018 tarih ..... yevmiyeli Satış işlemi ile tamamının .......

Gayrimenkul İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi’ne toplam 3.696.000,00TL bedel ile satılmış olduğu anlaşılmıştır.

Düzenleme Şeklinde Satış vaadi ve Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi:

Bakırköy ..... Noterliği 02.09.2016 tarih ..... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Satış vaadi ve Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi tarafları; arsa sahibi .... Olduğu, Yüklenici

....... İnşaat Taahhüd Ve Ticaret A.ş. olduğu görülmüştür.

Davalı tarafça sunulan İnanç sözleşmeleri incelenmiş olup, taraflarının...... Gayrimenkul

Anonim Şirketi Ve ....... Gayrimenkul İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi olduğu,

Sözleşmeye göre; Taraflar Bakırköy ..... Noterliği 02.09.2016 tarih ..... yevmiye sayılı

Düzenleme Şeklinde Satış vaadi ve Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu projede yer alan A blok

...., D2 blok ...... nolu bağımsız bölümleri ....... Gayrimenkul İç Ve Dış Ticaret

Anonim Şirketi ünvanlı şirkete bedelsiz satışına ve devrine karar vermiştir.

Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, esas itibariyle kusura dayalı bir sorumluluktur. Bu nedenle kusursuzluğunu ispat eden üye sorumluluktan kurtulur (TTK. m. 553). Kusur sorumluluğunun esasları zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağıdır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğabilmesi için bu unsurların tümünün gerçekleşmesi gerekir (...., Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul 2008, s. 47). Genel kusur sorumluluğundan farklı olarak TTK. m. 553 hükmü, kusursuzluğun ispatını karşı tarafa (yönetim kurulu üyelerine) yüklemiştir. Ancak bu istisna dışında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk şartları ile genel kusur sorumluluğunun şartları arasında bir fark bulunmamaktadır. Bir başka deyişle iddia sahibinin, uğramış olduğu zararın miktarını, hukuka aykırılığı ve illiyet bağını ispatlaması gerekir. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu açısından kusur karinesinin öngörülmüş olması

(kusursuzluğun ispatının yönetim kurulu üyeleri üzerine bırakılması); iddia sahibinin, uğramış olduğu zararın miktarını, hukuka aykırılığı ve illiyet bağını ispatlama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Daha açık bir ifadeyle yönetim kurulu üyelerinin kusursuz olduklarını ispat edememeleri durumunda, onların mutlaka sorumlu olmaları gerektiği anlamına gelmez. Bunun için ortada bir zararın, hukuka aykırılığın ve zarar ile hukuka aykırılık arasında illiyet bağının bulunduğunun ayrıca ispatlanması gerekir. Bu unsurlardan birisinin gerçekleşmemesi (kanıtlanamaması) halinde, sorumluluk doğmaz. Gerçekten de Yargıtay vermiş olduğu bir kararında, “… mahkemece, davacı tarafın iddiaları ile davalıların kusurlu olmadıkları yönündeki savunmaları ayrı ayrı değerlendirilerek, bankanın bir zararının olup olmadığı, zarar varsa miktarı ile zararın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir…” ifadelerine yer vererek sorumluluk için zararın varlığını şart koşmuştur (11. HD., E. 2003/11546, K. 2004/8255 sayı ve 14.9.2004 tarihli karar).

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, yukarıdaki Yargıtay içtihadından da anlaşıldığı üzere, yapılan işlemler sonucunda bir zararın oluşması halinde, bu zarar nedeniyle yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için işlemi yapan yöneticilerin kusurlu olduklarının da ayrıca kanıtlanması gerekir. Bir başka deyişle, basiretli davranmakla yükümlü olan bir yöneticinin yapmaması gereken işlemlerin davalı tarafından yapılmış olduğunun ve bunun sonucunda da bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanmış olması gerekir. Aksi takdirde enflasyon ve kur farkı da dahil olmak üzere şirketin uğramış olduğu her türlü işletme zararının yöneticilerden tahsili imkanı doğmuş olur ki, böyle bir sonuç, yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümlerin düzenlenme amacıyla bağdaşmadığı gibi ticari işletmenin kar edebileceği gibi yapmış olduğu faaliyetin taşıdığı ticari riskler nedeniyle zarar etme ihtimalinin de bulunması, özelliğiyle de bağdaşmaz. Anonim şirketin yönetim kurulu üyelerinin devredilmez görev ve yetkileri arasında

“muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması … Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi…”

Hususları da girmektedir (TTK. m. 375). Bu görevler dikkate alındığında, uzun süreden beri şirket yöneticileri olan davalıların, şirketi yönettikleri dönemde, şirketin defter ve kayıtlarının tutulmasından ya da en azından şirket adına almış oldukları ödemeleri şirketin ticari defter ve kayıtlarına işlenmelerinden sorumlu olmaları gerektiği açıktır. Dolayısıyla bütün bu hususlar dikkate alınarak, davalıların görev yaptıkları dönem itibariyle şirketin elde etmiş olduğu gelirlerin ve şirkete ödenen paraların usulüne uygun olarak şirketin menfaatlerine harcanmış olduğunun davalılar tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde basiretli davranma yükümlülüğünü ve yukarıda anılan yasa hükümlerini ihlal eden davalıların makul bir harcama sebebi gösteremedikleri bedellerden sorumlu olmaları gerektiği açıktır. Bu konuda ispat yükü,

şirketin hesap ve kayıtlarını tutan ve şirketi basiretli yönetmekle yükümlü olan davalılardadır.

Dolayısıyla yapılması gereken husus, davalıların görev yapmış olduğu dönem esas alınarak,

şirkete yapılan ödemeler tespit edilerek, bu ödemelerden davalılar tarafından şirket lehine ödendiği ispat edilen veya ödendiği karine olarak kabul edilen (örneğin elektrik, su faturaları ile kira gibi) tutarların tenzil edilmesidir. Bu durumda çıkacak olan (davalılar tarafından şirket lehine kullanıldığı ispat edilemeyen) bakiyenin davalıların şirkete vermiş oldukları zarar tutarı olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, celp edilen bilgi ve belgeler, sözleşme örnekleri, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına binaen; dava konusu taşınmazların ...... Gayrimenkul Anonim Şirketi Tarafından yüklenici ....... İnşaat Taahhüd Ve Ticaret Anonim Şirketi adına devir ve tescil edilmesi gerekirken, 04.09.2018 tarih ..... yevmiyeli Satış işlemi ile taşınmazların tamamının .......

Gayrimenkul İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketine toplam 3.696.000,00 TL bedel karşılığında devredilmiş olduğu, dosya kapsamında satış bedelinin tahsiline ilişkin herhangi bir ticari kayıt ve belge bulunmadığı ve dava konusu taşınmazların satış bedellerinin ödenmediği konusunda bir ihtilaf olmadığı, dosyaya sunulan 15.08.2018 tarihli “İnanç Sözleşmesi” adlı sözleşmenin incelemesinde;

İnanç sözleşmesinin sebebinin ne olduğuna,

....... Gayrimenkul İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi’ nin hangi koşullar çerçevesinde taşınmazları kullanacağına,

hangi tarihte veya hangi amacın gerçekleşmesi sonucunda taşınmazların .......

İnşaat Taahhüd Ve Ticaret Anonim Şirketine iade edileceğine ilişkin bir hüküm olmadığı, bu sebeple 15.08.2018 tarihli “İnanç Sözleşmesi” adlı sözleşmenin

Yargıtayın ortaya koyduğu inanç sözleşmesi tanımına uygun olmadığı, ticari işletmenin temel amacının kar etmek olduğu gözetildiğinde ....... İnşaat

Taahhüd Ve Ticaret Anonim Şirketi’ nin 04.09.2018 tarih ...... yevmiyeli Satış işlemi ile aktifinde azalma meydana geldiği, şirket kasasında ise aynı oranda nakit artışı gerçekleşmediği, servetindeki artışın engellendiği bu yolla ....... İnşaat Taahhüd Ve Ticaret Anonim Şirketinin itibar edilen ve hükme esas alınan 27/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere devir tarihi itibari ile 40.568.401,23 TL zarara uğramış olduğu, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/1504 esas 2020/33 karar ) davalıların yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin hükümler uyarınca davalıların taşınmazın devrinden kaynaklanan hesaplanan bu zarardan sorumlu olmaları gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın kısmen kabulü ile devir tarihi itibariyle oluşan zarar olan 40.568.401,23 TL nin dava tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ....... İnşaat Taahhüt ve Tic. Aş.'ye ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.771.227,49 TL harçtan peşin alınan 6.831,00 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 934.745,00 TL harcın mahsubu ile eksik 1.829.651,49 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan 4.181,75 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul edilen kısımları dikkate alınarak takdiren 3.076,93 TL. yargılama gideri + 6.831,00 TL peşin harç + 934.745,00 TL tamamlama harcı + 54,40 TL başvuru harcı + 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 944.715,13 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 643.684,01 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 383.670,32 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,

8-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden toplam 2.640,00 TL (2 ayrı başvuru yapılmıştır) arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

22/12/2022

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı