T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/443 Esas
KARAR NO : 2023/1130
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/06/2019
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili derneğin cami müştemilatında iştigal ettiğini, davaya konu çekte keşideci sıfatıyla derneği temsilen imzası bulunan ..., mevcut yönetim tarafından görevine son verildiği 14.05.2018 tarihine kadar münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğu, ancak 2018 Nisan ayı başlarında ardarda gelen ödeme emirleriyle belirtilen dernek yöneticisinin mevcut yetkilerini kötüye kullanmak ve bir takım hilelerle(evrakta sahtecilik) değişik bankalardan onlarca çek koçanı aldığı, bunları dernek kayıtlarına geçirmeden uhdesinde tuttuğu, işbirliği yaptığı kişi ve kurumlar üzerinden bazen sahte içerikli faturalar da kullanarak piyasaya sürdüğünü, 14.05.2018 tarihinde dernek başkanı ....'nin yetkilerine son verilerek uhdesinde tuttuğu boş çekleri iade etmesi için Büyükçekmece .... Noterliği 14.05.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname gönderilmiş, akabinde hakkında suç duyurusunda bulunulduğu(Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E.), ancak yönetici çek koçanlarını iade etmediği gibi, o günden sonra kayıplara karıştığını, yöneticinin haksız olarak uhdesinde bulundurduğu boş çeklerin iptali için Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .. Esas sayılı dosya ile dava ikame edildiğini, mahkeme, boş çek yaprakları kıymetli evrak hükmü kazanmadığından davanın reddine karar verdiğini, dernek yönetimi tarafından mevcut durumun belgeleriyle birlikte ilgili bankalara bildirildiğini, eski yönetim kurulu başkanı ...'nin işbu davanın ikame edildiği tarih itibariyle muttali olunan hileli yollarla piyasaya sürmüş olduğu dernek çekleri nedeniyle verdiği zararın 5.000.000,00 TL civarı olduğunu, tuttuğu çek yapraklarının bir kısmını yetkilerinin elinden alınmasından sonra da keşide ederek piyasaya vermeye devam ettiği, bu şekilde keşide etmiş olduğu çekleri danışıklı olduğu tefecilere veya kriminal geçmişe sahip kişilere veren bu şahsın, genellikle kurumsal finans kurumlarının kapısından geri çevrildiğini, davalının bankaya ibraz ettiği çekte lehtar olarak gözüken ...'nin ...'nin gelini olduğu, lehtar ile vekil eden dernek arasında hiçbir mal veya hizmet ilişkisi bulunmadığını, ...'nin çekleri doğrudan davalıya vermeyerek gelini ve diğer şahıslar üzerinden aktarmasının nedeninin davalıya 3. Kişi sıfatı kazandırarak iyi niyet karinesinden faydalanmasını sağlamak olduğu, bu işlemde davalı ile danışıklı hareket ettiği, hatta çek karşılığında bir bedel alınmayarak işbu davanın sonucuna göre paylaşımda bulunacakları değerlendirildiğini, dernek aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, haksız bir şekilde başlatılan icra takibi ile müvekkillerin ticari ve sosyal itibarları bitme noktasına getirildiğini, davalı eski dernek başkanıyla danışıklı olarak dolandırıcılık suçuna da vücut verdiği, dayanak takipte davalıların kötü niyetli olduğu, izah olunan nedenlerle müvekkillerinin nakde çevirip borçlarını ödeyebilecekleri bazı malvarlıklarına ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına hacizler konulduğunu, bu nedenle dava ve takip konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, takibe konu çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında takibe konu, davacının keşidecisi olduğu ... .... Şubesine ait ... seri nolu 30/04/2018 keşide tarihli 49.000,00TL bedelli çek ile, aynı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu 25/04/2018 keşide tarihli 47.400,00TL bedelli çeklerin bedelsiz olup olmadığı ile ciranta konumunda olan davalının iyi niyetli 3. kişi kabul edilip edilmeyeceği bu kişinin iktisabında ağır kusur veya kötü niyetli olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660; 18.02.2015 gün ve E:2013/19-1362, K:2005/826 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır.
Diğer yandan 6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Somut davada, çeki elinde bulunduran davalı hamil, çekin altında yatan temel ilişkiyi ispatlamak zorunda olmadığı gibi, taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması, çekler nedeniyle doğan alacağın talep edilebilmesine engel değildir. Aksine düşünce kambiyo senedinin mücerretliği ilkesini ortadan kaldırmaktadır.
Ceza dosyası içeriği incelendiğinde; sanık ve keşideci olan .... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan "... sanığın kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf, tahrif veya tağyir ettiğinin, üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluştuğu ve suçu işlediği sabit görülmekle..." gerekçesiyle ceza verildiği görülmüştür.
Ceza dosyasında, mahkememiz dosyasında ve dinlenen tanık beyanlarında davalı ...'ın bu eyleme ilişkin bir bağlantısı tespit edilememiştir.
Diğer çekler incelendiğinde de çeklerdeki cirantaların genel itibariyle ..,..,..,... ve ... olduğu, ...'ın başka bir çekte hamil veya ciranta olduğunun tespit edilemediği, hamilin kötüniyet veya ağır kusuruna ilişkin bir delilin dosyada bulunmadığı, ceza dosyası incelendiğinde de ... ile dava konusu çekteki lehtar ve cirantaların bir bağlantısının tespit edilemediği, ceza dosyasında ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği, ceza dosya kapsamına göre bu kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı, beraat kararı verilse de mahkememizce edinilen kanaatin değişmeyeceği değerlendirilmiştir.
Buna göre; kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, kötüniyet ve ağır kusur yönünden ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, bu hususun dinlenen tanık beyanı, ceza dosya içeriği ve tüm dosya kapsamına göre ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85TL ilam harcından peşin alınan 1.618,95TL harcın mahsubu ile bakiye 1.349,10TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır