T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/03/2026
DAVANIN KONUSU:Sözleşmenin İptali
KARAR TARİHİ:16/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH:16/07/2026
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası üzerinden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize intikal eden dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili dernek ile davalı şirket arasında Antalya/Muratpaşa ... Mah. ... ada ... parselde bulunan restoran işletmesi ile Antalya/Muratpaşa ... Mah. ... Ada ... parselde bulann büfe ve ön bahçe işletmesine yönelik olarak işletme hizmet sözleşmesinin akdedildiğini, derneğin sözleşmenin konusu oluşturan taşınmazların maliki olmadığını, taşınmazların ilk olarak ... Belediyesinden kiralandığını, sonra sözleşmenin yenilenmediğini, derneğin şuanda taşınmazlar için ... Müdürlüğüne ecrimisil ödemek suretiyle zilyet sıfatına haiz bulunmadığını, sözleşmede müvekkili derneğin yazılı onayı olmaksızın devredilmesinin açıkça yasaklandığını, şirket ortaklarının müvekkilinin onayı olmaksızın hisselerini üçüncü kişilere devrettiklerini, davalıya çıkartılan ihtarnameye rağmen taşınmazın terkedilmediğini, davalının işletmeci konumundan işgalci konumuna geçtiğini belirterek davanın kabulüne, işletme hizmet sözleşmesinin feshine, davalının tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusunun kira sözleşmesi olması sebebiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, dava konusu sözleşmede davalı şirketin ortaklık yapısının değişmesi sebebiyle yasağı konulan hükmün geçersiz olduğunu, davacı tarafın hisse devrinden uzun süredir haberdar olduğunu belirterek görev itirazının kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA KONU KARAR: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin, taraflar arasındaki sözleşmeyi şekli unsurları (süre ve bedel) üzerinden değerlendirerek hatalı bir şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 299 kapsamında kira sözleşmesi olarak nitelendirmiş olduğunu, oysa uyuşmazlığa konu sözleşmenin, başlığından da anlaşılacağı üzere bir "İşletme Hizmet Sözleşmesi" olduğunu, davaya konu taşınmazın mülkiyetinin de Hazineye ait olup vekil edenin bahsi geçen yerde malik dahi olmadığını, vasıflandırmada hataya düşülerek kira sözleşmesi olduğu kanaatiyle görevsizlik kararı verilmesinin usul ve esasa tamamen aykırı olduğunu, vekil edenin davaya konu dernek mekanın kullanımını tamamen davalıya bırakmamış olduğunu, yalnızca bir kısmını kullanımına vermiş olduğunu fakat kendisinin de aynı taşınmazda varlığını ve faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, lokal ve dernek merkezi olarak kullanmakta olduklarını, Yerel mahkemenin kararında göz ardı ettiği en temel hukuki olgulardan birinin, müvekkil derneğin sözleşmeye konu taşınmazların maliki olmaması olduğunu, Müvekkil derneğin, ... Müdürlüğüne ecrimisil ödemek suretiyle zilyet sıfatına haiz olduğunu, Sözleşmenin 5.3. maddesinde de davalının bu ecrimisil bedellerini karşılayacağının düzenlenmiş olduğunu, yerel mahkemenin sözleşmedeki aylık ödemeleri kira bedeli olarak nitelemesinin, yerleşik istinaf içtihatlarına aykırı olduğunu, müvekkilin ecrimisil ödediği bir yerde davalı ile kurduğu ilişkinin TBK kapsamında bir kira ilişkisi doğurmayacağının açık olduğunu, Ayrıca vekil eden derneğin davaya konu taşınmazı terk etmediği gibi aksine hala içerisinde faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, Kararda belirtilen gibi hakimiyetine terk unsuru oluşmayan somut olayın kira sözleşmesi olarak yorumlanabilmesinin mümkün olmadığını, Dolayısıyla uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmesinin hukuken mümkün olmadığını, Dava konusunun, belirlenen ecrimisile katkı payıyla, bu payın ödenmemesiyle ilgili değil; işletmeden kaynaklı sözleşmede belirlenen ticari bir şartın (hisse devri) ihlalinden kaynaklanan feshin tespitine ilişkin olduğunu, arz ve izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle;
istinaf başvurularının KABULÜNE,
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/03/2026 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı hatalı görevsizlik kararının HMK m. 353/1-a-3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,
Davanın esası hakkında yargılama yapılarak karar verilmek üzere dosyanın görevli ve yetkili Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine İADESİNE,
İstinaf yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile davalının tahliyesi istemine ilişkin olup, mahkemece dava dilekçesinin görev nedeni ile reddine, görevli mahkemenin Antalya Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince; İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.
Olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise, HMK'nin 25, 26, 31 ve 33. maddeleri (1086 sayılı HUMK'un 74, 75 ve 76. maddeleri) gereğince, hakime aittir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; "Kira sözleşmesi, kiraya verenin birşeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Sözleşmenin farklı isimlerle adlandırılması taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olması hususunu değiştirmez.
Dava dilekçesinde olayın ileri sürülüş biçimi, davaya dayanak sözleşmenin kira sözleşmesi niteliğinde olması ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasında kira ilişkisi kurulduğu sabittir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulur. Bu durumda davacının iddiaları ve olayların ileri sürülüş biçimine göre uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığından görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi yerindedir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı vekilinin Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı ve 24/03/2026 tarihli kararına yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1. maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732,00-TL maktu harç peşin alındığından başkaca bir harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İstinafa ilişkin yapılan giderlerin istinaf yasa yoluna başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,
Kararın kesin olduğu dikkate alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi ile aynı kanunun 302/5. ve 359/4. maddeleri uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, harç, gider avansı, teminat iadesi ve diğer işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine GETİRİLMESİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda duruşmasız ve yine HMK'nun 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 16/07/2026
...