T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/531 Esas - 2026/450
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/531 Esas
KARAR NO : 2026/450
HAKİM :...
KATİP :....
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av....
DAVALI :....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2025
KARAR TARİHİ : 09/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı sigorta şirketi ile davalı arasında sigorta poliçeleri düzenlendiğini, poliçeler kapsamında davalının sigorta primi ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, davalının poliçelerden kaynaklanan bakiye borcunu ödememesi üzerine, davacı şirket tarafından Gölbaşı İcra Dairesinin 2025/1155 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının, herhangi bir hukuki dayanağı olmaksızın haksız bir şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, anlaşma sağlanamadığından dolayı da mahkemeye başvuru zorunluluğu doğduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla davalının haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalının kötü niyetli olduğu değerlendirilerek alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Gölbaşı İcra Dairesinin 2025/1155 sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinde takip dayanağı " Poliçeden Kaynaklanan Borç" olarak gösterildiğini, ancak, davacı şirket tarafından dava dilekçesinin deliller kısmında ve yine dilekçenin eklerinde davacı şirketin alacaklı olduğunu iddia ettiği poliçeler delil olarak gösterilmediğini, davacı şirket tarafından deliller arasında sadece tek taraflı oluşturulan cari hesap gösterildiğini, alacak iddiasının hangi tarihli poliçe veya poliçelerden kaynaklandığına ilişkin hiç bir açıklama yapılmadığını, davacı şirketin acentas olan ... . ile müvekkili şirketin yetkilisi .. .... geçmiş dönemlerde bir kısım sigorta poliçeleri düzenlediğini, müvekkili şirketin bu poliçelerden haberdar edildiğini, poliçe bedellerini de davacı şirkete eksiksiz olarak ödediğini, ancak, dava konusu sigorta poliçeleri kapsamında müvekkil şirketin poliçe düzenlenmesi gibi bir talebi olmadığı gibi düzenlendiği iddia edilen sigorta poliçelerinden haberdar dahi edilmediğini, öncelikle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi kanaatte maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine takip toplamının % 20 ( yüzde yirmisi) sinden aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Takip dosyası
-Ticari defter ve kayıtlar
-Poliçeler
-Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; sigorta poliçesinden kaynaklanan prim alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu takibin 35.425,77 TL asıl alacak ve 6.088,38 işlemiş faiz olmakla toplam 41.514,15 alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip usulünce başlatıldığı, takipte borcun sebebinin "poliçeden kaynaklanan bakiye borç 35.425,77 TL" olarak gösterildiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, taraflar arasında davalının işyerleri için 08/2022-08/2023 başlangıç vade tarihli poliçelerin tanzim edildiği ve bedelinin ödendiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın 10/08/2024-10/082025 vade tarihli 497913268 nolu ve 10/08/2024-10/08/2025 vade tarihli 497913200 nolu yenileme poliçelerinin düzenlenmesi ve poliçe prim ödemesinden kaynaklandığı, buna göre taraflar arasında uyuşmazlığın; takibe konu alacak iddiasına dayanak poliçelerin davalının bilgisi dahilinde tanzim edilip edilmediği, poliçeler nedeniyle davalının bakiye prim borcunun bulunup bulunmadığı konusunda toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce deliller toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
12/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2023, 2024 ve 2025 (Ocak-Eylül) yıllarına ait ticari defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanununun
Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, Davalı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2023, 2024 ve 2025 (Ocak-Eylül) yıllarına ait ticari defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanununun
Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, Tarafların ticari defterlerinde kayıtlı hareketler üzerinden yapılmış olan dava konusu ile ilgili inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde;
Davacı şirketin dava konusu döneme ilişkin olarak elektronik ticari defterleri incelenmiş olup,
dava konusu .... numaralı ve ... numaralı sigorta poliçeleri, sigorta poliçelerinin sigortalı isteği ile iptal ek belgeleri ve davacı şirketle ilgili herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, Davacı şirketin inceleme esnasında sunmuş olduğu ve işbu rapor ekinde görüntüleri bulunan,
dava konusu ... numaralı ve ... numaralı sigorta poliçelerinin ve sigortalı isteği ile iptal ek belgelerinin düzenleme dönemlerine ilişkin e-Sigorta Komisyonu Gider Belgelerinin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Dava dilekçesi ekinde görüntüleri bulunan sigorta poliçelerinin 10.08.2024 tarihli 497913200 numaralı 52.387,46.-TL ve 10.08.2024 tarihli .... numaralı 42.774,01.-TL olmak üzere toplamda (52.387,46+42.774,01=) 95.161,47.-TL tutarında olduğu, bu sigorta poliçelerinin inceleme esnasında sunulmuş olan sigortalı isteği ile iptal ek belgelerinin 24.12.2024 tarihli 497913200-1 numaralı 32.867,67.-TL ve 24.12.2024 tarihli 497913268 -1 numaralı 26.836,30.-TL olmak üzere toplamda (32.867,67+26.836,30=) 59.703,97.-TL tutarında olduğu, toplam poliçe tutarından iptal poliçe tutarlarının mahsup edilmesi halinde toplamda (95.161,47 - 59.703,97=) 35.457,50.-TL tutarında poliçe bakiyesi hesap edildiği, Davalı şirketin dava konusu döneme ilişkin olarak elektronik ticari defterleri incelenmiş olup, dava konusu ... numaralı ve .... numaralı sigorta poliçeleri, sigorta poliçelerinin sigortalı isteği ile iptal ek belgeleri ve davalı şirketle ilgili herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı,
Dava konusu iş bu hasar dosyasında, uyuşmazlığa konu hususlar detaylı olarak tetkik edilmiş,
gerekli olan evrakların varlığının dava konusu iş bu dosya eklerinde yer almaması ve sunulamaması nedeni ile İspat yükümlülüğü sigortacı-davacı tarafta olmak üzere, davalı tarafın kabul etmediği poliçelere istinaden, davacı/sigortacı tarafın poliçe kaynaklı prim borcu talebinin ve davalının temerrütünün mevcut dosyadaki belgeler çerçevesinde oluşmadığı değerlendirildiği,
" hususları belirtilmiştir.
Raporun denetime elverişli hazırlandığı ve dosya kapsamına uygun düştüğü görülmekle rapro hükme esas alınmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; Tarafların dava konusu döneme ilişkin elektronik ticari defterleri kapsamında, gerek davacı yan defterlerinde gerekse davalı yan defterlerinde dava konusu ... numaralı ve .... numaralı sigorta poliçeleri, sigorta poliçelerinin sigortalı isteği ile iptal ek belgeleri ve davacı şirketle ilgili herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, davacı defter kayıtlarında sigorta poliçelerinin ve iptal ek belgelerinin düzenleme dönemlerine ilişkin e-Sigorta Komisyonu Gider Belgelerinin kayıtlı olduğu görülmüştür.
Diğer yandan, davacı tarafça dava konusu yenileme poliçelerinin davalıya e-mail olarak iletildiği belirtilmesine rağmen bahse konu mail kaydı doysaya sunulmamış ve bilirkişi incelemesinde de incelenen kayıtlar içerisinde rastlanılmamış, yine poliçelerin davalıya teslim edildiğine dair herhangi bir delile/kayda da rastlanılmamıştır. Poliçelerde sadece Davacı/Acente yetkili imzasının bulunduğu, sigorta ettiren imzasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Yine bilirkişi incelemesi neticesinde, düzenlenen poliçeler için ödenmesi gereken prim tutarının, ilk taksitinin davacı nezdinde ödendiği, davalı yan nezdinde herhangi bir ödeme yapılmadığı belirlenmiştir. Poliçelerden kaynaklı olarak davalıya herhangi bir fatura gönderildiğine dair de bir evraka rastlanmamıştır. İlk taksitin davalı tarafından ödenmemesine rağmen, prim borcu yükümlülüğünün davalı tarafından kabul edilmemesi ve primlerin ödenmemesi akabinde, davacı tarafından poliçenin fesh edilmesi yoluna gidilmediği ve poliçe iptaline değin geçen süre zarfında ödenmeyen primlerden doğan zararın artış gösterdiği, Poliçe iptalinin, prim ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi kaynaklı olarak sigortacı tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmış olup, fesih/iptal işleminin davalı taraf talebi üzerine yapılmadığı anlaşılmıştır.
Konuya ilişkin yasal düzenlemeler ele alındığında;
Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir.(TTK m. 1401)
Sigortacı ile sigorta sözleşmesi yapmak isteyen kişinin, sözleşmenin yapılması için verdiği teklifname, teklifname tarihinden itibaren otuz gün içinde reddedilmemişse sigorta sözleşmesi kurulmuş sayılır. (TTK 1405/1) Değinilen 1405. Maddenin uygulanması bakımından maddenin üçüncü fıkrasında TTK'nın 1483 üncü madde hükmü saklı tutulmuştur. Anılı 1483. Madde uyarınca ise Sigortacılar, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar.
Diğer yandan TTK'nın 1423. Maddesi uyarınca;
Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar.
Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.
Yine aynı Kanun'un Sigorta poliçesi verme yükümlülüğü başlıklı 1424. Maddesi uyarınca,
Sigortacı; sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmidört saat, diğer hâllerde onbeş gün içinde, yetkililerce imzalanmış bir poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlüdür. Sigortacı poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumludur. Sigorta ettiren poliçesini kaybederse, gideri kendisine ait olmak üzere, yeni bir poliçe verilmesini sigortacıdan isteyebilir. Poliçenin verilmediği hâllerde, sözleşmenin ispatı genel hükümlere tabidir.
Anlatılanlar çerçevesinde somut olay ele alındığında; somut olayda dava konusu poliçelerin zorunlu sigortalardan olmadığı dolayısıyla 1483. Maddenin uygulama alanı bulunmadığı, 1401 ve 1405. Maddeler çerçevesinde, sözleşmenin yapılması için yazılı bir teklifnameye rastlanılmadığı, yine sigortacı tarafından aydınlatma açıklaması verildiğine veya poliçenin davalıya teslimine dair delil bulunmadığı, poliçede davalı sigortalı/sigorta ettiren imzası bulunmadığı, poliçenin sigorta sözleşmelerinde bilgilendirmeye ilişkin yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği konusunda sigortalı ve sigorta ettirenin imzalarını içeren bilgilendirme formu da ibraz edilmediği, bu durumda sözleşmenin ispatının genel hükümlere tabi olup ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca dosya kapsamınca yapılan değerlendirmede, davalı davaya konu akdi ilişkiyi inkar etmiş olup, düzenlenen yenileme poliçelerinin davalı-sigortalı tarafın talebi doğrultusunda, bilgisi ve onayı dahilinde düzenlendiğine ilişkin yazılı delil bulunmadığı, davalının poliçeye yönelik prim ödemesi yapmadığı, taraflar arasında 10/08/2024 sonrası farklı poliçe yapımına ilişkin talep ve ödeme yazışmaları bulunduğu ancak ihtilafa konu poliçelere ilişkin sözleşmenin ispatına yarar belge sunulmadığı görülmüştür.
Yapılan açıklamalar kapsamında, davaya konu alacak iddiasının sigorta sözleşmesinden kaynaklanan prim alacağına dayandırılmakla birlikte, davalı tarafça sözleşme varlığı kabul edilmemiş, davalıya poliçenin verildiği olgusu sübut bulmadığından, sözleşmenin ispatının genel hükümlere tabi olduğu ve ispat külfetinin davacı üzerinde bulunduğu nazara alınarak yapılan değerlendirmede, ispat külfeti kendi üzerinde bulunan davacı sigortacının taraflar arasında dava konusu poliçeler bakımından sözleşmeyi ispat edemediği anlaşıldığından ispatlanmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davanın reddine karar verilmekle birlikte, dosya kapsamınca davacı yanın takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının 615,40 TL peşin harç, 692,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.307,40 TL harçtan mahsubu ile fazla 575,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 41.514,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/06/2026
Katip ... Hakim ...
E-İmzalıdır E-İmzalıdır