1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/425 E., 2023/805 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 21.12.2023 Sayı: 2022/425 E. - 2023/805 K. Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/425 Esas - 2023/805

T.C.

ANKARA

14. ASLİYE TİCARET

MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"

KARAR

ESAS NO : 2022/425 Esas

KARAR NO : 2023/805

DAVA : İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/06/2022

KARAR TARİHİ : 21/12/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 10/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 01/12/2016 tarihli “Gönderilerin Toplanması, Yüklenmesi, Boşaltılması, Ayrımı Sevki ve İşlenmesi Hizmetlerinin Yürütülmesi Doğrudan Temin ” işi kapsamında 01/ 12/2016 tarihli 6. Grup Bursa, 01/12/2016 tarihli 10. GRUP Adana, 01/12/2016 tarihli 12. Grup Gaziantep bölgeleri için sözleşmemeler akdedildiğini, müvekkili şirketçe 3065 sayılı KDV Kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (V/C.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden davalı şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamının davalı şirkete ödediğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek durumunda kaldığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi üzerine, davalı şirkete yazılan 25/2/2021 tarihli ve 5918 ve 6060 sayılı yazılarla, davalı şirket tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yüklenici şirkete (davalıya) KDV'nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle müvekkili şirket üzerinde kaldığını, bu nedenle, davalı şirkette sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında müvekkili şirketçe, davalı şirket adına vergi dairesine yatırılan 586.118,95 TL'nin işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline iade edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak davalı şirketin bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, akdedilmiş sözleşmelerden kaynaklı olarak yerine getirilmesi gereken edimini bugüne kadar yerine getirmediği gibi, müvekkili şirketçe ödenen ve borcun kaynağı olan paranın talep edilmiş olmasına rağmen geri ödenmediğini belirterek 586.118,95 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddiaların asılsız ve sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek vaziyette olduğunu, müvekkili şirketin yapılan KDV ödemesini farklı tarihler aralığında fatura edilerek vergi dairesine ödediğini, davacı kurumun müvekkiline karşı açmış olduğu davanın hukuki bir dayanağının bulunmadığını, davacı kurumca kesilen faturaların KDV tevkifatını göstermeksizin düzenlendiğini ve KDV Genel Uygulama Tebliğine göre beyan ve ödeme yükümlüklüğüne aykırı davrandığını ve ayrıca sözleşme/şartnameye göre mevzuattan kaynaklı yükümlülüğünü ihlal ettiğini beyan edilmiş ise de bu beyanların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Dava, 01.12.2016 tarihli 6.Grup Bursa, 10. Grup Adana ve 12.Grup Gaziantep Hizmet Sözleşmeleri nedeniyle hakediş ödemelerinden sehven KDV tevkifatı yapılmaması sonucu gerçekleşen fazla ödemenin istirdatı istemine ilişkindir.

Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 19/04/2023 tarihli raporda özetle; davacı ile davalı şirket arasında yapılan işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde KDV tevkifatına tabi işlemlerden olduğu, davalı şirketin düzenlediği faturalarda KDV tevkifat oranını belirtmediği, böylece ilgili mevzuat hükümleri kapsamında belge düzenine uymadığı, davacı...A.Ş.'nin vergi sorumlusu sıfatıyla tevkifatı yapması gereken taraf olduğu, iki şirketin aralarında yapmış olduğu sözleşmenin niteliği gereği tevkifat oranının 9/10 oranında olduğu, vergi sorumluluğu sıfatının karşı tarafın vergisel yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı, davalı şirketin yükümlülüklerini ihmal edebileceğinden, davacı şirket tarafından KDV yükümlülükleri ve aralarında akdedilen sözleşme gereği yasal mevzuat çerçevesinde ilgili hatırlatmaların yapıldığı; bu kapsamda...A.Ş. nin yükleniciye yazılan 26/02/2021 tarihli ve 6385 sayılı yazılarında kendilerine fuzuli ve fazladan ödenen tutarları iade etmesi ihtar edilmiş ve bunu müteakip KDV beyanlarını düzeltebileceği ve bu suretle vergi dairesine ödediği bir KDV varsa da iade konusu edebileceği hususunu hatırlatılmış olmasına rağmen buna müteakip davalı şirketin ödeme yapmadığı, ... A.Ş.'nin davacı şirkete yapılan hakkediş ödemelerinde tevkif edilmesi gereken KDV tutarına yönelik yapılan işlemlerde kanuna aykırılığın fark etmesiyle birlikte pişmanlıkla beyanname vermek ve ödemesini yapmak suretiyle yapmış olduğu düzeltme işlemlerinin mevzuata uygun olduğu, dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde, davacı...A.Ş.'nin faturalara ilişkin beyanların gerçeği yansıttığı ve fazlaya ilişkin yapılan ödemenin davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiği, ... A.Ş.'nin talebinin kanuna uygun olduğu, davacı şirketçe talep edilen tutarın...A.Ş.'ye ödenmesi durumunda kendi vergi dairelerine verdikleri beyannamelerini düzeltme hakkı bulunduğu, düzeltmenin yapılması halinde davalı şirket üzerinde vergi yükü kalmayacağı, davalı firma tarafından düzenlenmiş olan faturalarda hesaplanan KDV tutarından toplam 695.670,46 TL tevkifat edilmesi gerekirken edilmemiş olduğu, davacı vekilinin 586.118,95 TL talep etmiş olup, bu talebe ilişkin detaylar dosya kapsamında bulunmadığından oluşan farkın neden kaynaklandığı tespit edilemediği bildirilmiştir.

Tarafların beyan ve itirazları ile dosyaya sunulan kararlar düzenlenen kararlar sonrasında gerçeğin daha ziyade tezahürü için bilirkişiler tarafından düzenlenen 17/08/202 tarihli ek raporda özetle; ...5. Vergi Mahkemesi'ne konu olan olayda davacı şirket PT T A.Ş. ile yapılan sözleşmenin iş gücü temin hizmeti kapsamında olmadığı iddiasında bulunarak 9/10 oranında tevkifata tabi olmadığı iddiasında bulunmuş ve ilgili talep hakkında yürütmeyi durdurma kararı verilmiş olmasına karşılık, dava konusu hakkında kesinleşmiş bir karar mevcut olmadığı, bununla birlikte ilgili dava kesinleşmiş olsa dahi sadece davanın taraflarını bağlayıcı nitelikte bir karar olacağı, bunlar değerlendirildiğinde ...3. Vergi Mahkemesindeki olayla ilgili verilen kararın işbu davayı etkilemeyeceği, ...3. Vergi Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararına dayanak olarak gösterdiği “işçilerin...A.Ş. nin sevk, idare ve kontrolünde olmadığı”na yönelik görüşünün aksine davacı...A.Ş ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme ve ekleri kapsamında gönderilerin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı sevki ve işlenmesi hizmetlerinin yürütülmesi ve şehirlerarası posta- taşıttırılması hizmetlerini yapmak üzere davalı şirketin vermeyi kabul ettiği 133 yaya ve 21 motorsikletli dağıtıcı ve 2 engelli yaya dağıtım işçisinin...A.Ş.'ye ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmadığı ve...A.Ş.'nin ana faaliyet konusu kapsamında işleri yapmış olmalarından dolayı işçilerin sevk idare ve kontrolünün...A.Ş'de olduğu, konuyla ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığının verdiği 2017, 2018 ve 2021 tarihlerinde verdiği özelgelerde de...A.Ş. nin ana faaliyet konusu kapsamındaki gönderilerin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı sevki ve işlenmesi hizmetlerinin yürütülmesi ve şehirler arası posta taşıttırılmasının sağlanması için farklı şirketlerle yaya, motorsikletli ve/veya engelli dağıtıcı işçi tahsisine yönelik olarak yaptığı sözleşmelerin iş gücü temin hizmeti kapsamında olmasında dolayı 9/10 oranında tevkifata tabi olduğunun belirtildiği bildirilmiştir.

Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen faturalarda KDV tutarının tevkif edilmeksizin hesaplandığı, tevkifat oranının ayrıca belirtilmediği, davacının, davalı şirket yaptığı ödemelerden KDV oranının 9/10'unu tevkif edip kendi vergi dairesine ödemesi gerekirken KDV tutarının tamamını davalı şirkete ödediği, akabinde KDV mevzuatından kaynaklanan zorunluluklar gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371.maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek durumunda kaldığı, davalı şirket tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hakediş ödemelerinin KDV'nin 9/10 tevkifat yapılmaksızın ödenmiş olması nedeniyle...AŞ üzerinde kaldığı, iade edilmesi gerektiği, davalının vergi dairelerine verdikleri beyannameleri düzeltme hakkının da bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Davanın KABULÜ ile,

586.118,95 TL'nin 31/03/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 40.037,79 TL harçtan, peşin alınan 10.009,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.028,34‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davacı yararına AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 88.056,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Davacının yaptığı 80,70 TL başvurma harcı, 10.009,45 TL peşin harç, 101,50 TL tebligat gideri ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.191,65‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekili Av. ... [e-duruşma sistemi bağlantısı ile] yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.21/12/2023

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı