DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 03/09/2021
KARAR TARİHİ : 03/11/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/11/2022
Davacı tarafından Mahkememizde açılan Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılma Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA :
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 06/09/2021 havale tarihli dilekçesinde; Müvekkilinin 09/11/2016 tarihinden bu tarafa ... Tic.Ltd.Şti'nin yüzde on hisse ile ortağı olduğunu, şirketin müdürü ve yüzde seksen hisse sahibi olan ...'nin müvekkili ile yaptığı görüşmede, "kendisini işe alması için görünüşte şirket ortağı olmasını; bu durumun kendisine maddi veya cezai herhangi bir yükümlülük doğurmayacağını" söylediğini, müvekkilinin para kazanmak zorunda olduğundan ve ... Tic.Ltd.Şti'nin yüzde seksen hisse sahibi olan ...'nin sözlerine güvenerek resmiyette ortak olarak yer aldığını, gerçekte davalı şirkette asgari ücretle çalıştığını, ücretini elden aldığını, 9. ayda şirketi kuran ve patronu olan ...'nin kaçmış olduğunu öğrenince farklı bir iş yerinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin Suriye'deki iç karışıklıklar sebebiyle ülkemize geldiğini, annesine bakmak zorunda olduğunu, müvekkilinin annesinin durumundan ötürü Kızılay'dan yardım aldığını, yardım almak amacıyla kuruma gittiğinde, kendisine şirket ortağı olması nedeniyle yardım ödeneği verilmeyeceğini öğrendiğini, bunun üzerine vergi dairesine giderek şirketin re'sen terk olduğunu öğrendiğini, şirketin 2019 yılına kadar vergi borcu olduğunu, ortak statüsünde olduğundan SGK'ya bağkur prim borcu olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin, şirketin asıl kurucusu ve patronu olan ...'nin, şirketi batırınca Suudi Arabistan’a, siyasi sebeplerden ötürü de ordan İngiltereye kaçtığını sosyal medya ve televizyon aracılığıyla öğrendiğini, dava dışı ... ile herhangi bir irtibat kuramadığını, müvekkilinin, şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde olmadığını taraflarına bildirdiğini, bu nedenlerle dava açmak zorunda kaldıklarını, davalarının kabulü ile TTK hükümleri uyarınca müvekkilinin şirket ortaklığından çıkmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesindeki taleplerini yinelemiştir.
SAVUNMA :
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği anlaşılmakla duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRMESİ:
İlk tensip ara kararları gereğince; Trabzon Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Trabzon Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne ve Trabzon Vergi Dairesi Başkanlığına yazılan müzekkere cevapları celp edilmiştir.
Davacı vekili 06/01/2022 havale tarihli; bildirmiş oldukları tanıklara davetiye çıkartılması için talep dilekçesi sunmuş, davacı tanıklarından ... ve ...'na usulüne uygun olarak duruşma gün ve saatinin tebliğ edilmiş olduğu, tanık ... adına çıkartılan davetiye parçasının ise adreste tanınmaması nedeni ile iade edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan 24/02/2022 tarihli celsede davacı tanığı ...; "... Ben davalı şirkette 2017-2018 yıllarında 2-3 ay kadar işçi olarak çalıştım. Davalı şirketi bu sebeple bilirim. Davacı ise hem arkadaşım olur, hem de davacının ağabeyi teyzemin kızının kocası olur. Bu sebeple davacıyı da bilirim. Davacı, davalı şirkette hissedar yani patron değil, benim gibi ücretli işçi olarak çalışırdı. Davacı da ben de davalı şirketin Arap müşterilerine rehberlik ve tercümanlık yapardı. Davacının davalı şirkette neden hissedar göründüğünü bilmiyorum. Ben davalı şirkette hissedar değilim dedi. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir..." diyerek beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce yapılan 21/04/2022 tarihli celse 1 nolu ara kararı gereğince; Trabzon İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı celp edilmiş, davalı şirkete ait sadece ... Esas sayılı İcra Takip dosyasının bulunduğunun, bu dosyanın UYAP suretini ise yazıları ekinde gönderdikleri anlaşılmıştır.
Trabzon ilinde şubesi bulunan bankalara müzekkere yazılmış olup, müzekkere cevapları celp edilmiştir.
Davalı şirkete ait TAKBİS ve POLNET sorgularının UYAP üzerinden yapılmış olup, çıktıları dosya arasına alınmıştır.
Davacı vekili 07/03/2022 havale tarihli beyan dilekçesi sunmuştur.
Davacı vekili 20/04/2022 havale tarihli; beyan dilekçesi sunmuştur.
Davacı vekili 20/04/2022 havale tarihli; kısmen ıslah dilekçesi sunmuştur.
Dosya incelendiğinde; davalı şirket adına kayıtlı 13 adet kamyonet, otomobil ve motor bisikletten oluşan araç kaydı olduğu POLNET sorgusundan anlaşılmıştır.
Davanın mahiyeti gereği, hem davacının şirket ortaklığından ayrılmak için haklı nedenlerinin bulunup bulunmadığının ve hem de davacının ayrılma akçesinin tespit ve hesaplanabilmesi için ve dahi davalı şirketin iflası için yasal şartların mevcut olup olmadığının anlaşılabilmesi için davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının getirtilerek incelenmesinin elzem olması sebebi ile, öncelikle ön inceleme duruşmasında davalı şirkete ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilerek tebligat gönderilmiş, yapılan tebliğe rağmen ticari defter ve kayıtların sunulmaması üzerine bu defa davacı vekiline davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya nerede olduğunu bildirmek üzere süre verilmiş, davacı vekilince ismi bildirilen SMMM ...'a müzekkere yazılarak ilgili defterlerin ibrazı istenilmiş, SMMM ... tarafından gönderilen cevabi yazıdan davalı şirketin 2019 yılında Gaziantep'e taşınacağından bahisle ticari defterlerini kendisinden iade aldığını kendilerinde davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının bulunmadığını bildirdiği anlaşılmış, bunun üzerine 08/09/2022 tarihli 4. duruşmada davacı vekiline davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların nereden temin edilebileceği hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilince takip eden 03/11/2022 tarihli duruşmada; "... Yargılamanın önceki aşamalarında müvekkil şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı araçlar müvekkil şirkete değil İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne kayıtlı aynı isimli farklı bir şirkete aittir. Mersis numarası üzerinden sorgulanması halinde bu durum ortaya çıkacaktır. Fakat davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına tüm çabamıza rağmen ulaşamadık. An itibari ile ulaşma imkanımızda yoktur. Takdir mahkemenindir..." diyerek beyanda bulunmuştur. Özetle davacının davasında haklılığının anlaşılabilmesi ve özellikle ayrılma akçesinin hesaplanabilmesi için Mahkememizce bilirkişi marifetiyle incelenmesi zorunlu olan davalı şirket ticari defter ve kayıtları ne davalı şirket tarafından sunulmuş ne de davacı tarafça bu defterlerin nerede olduğu bildirilebilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;
Dava konusu uyuşmazlığın; davacının, davalı şirket ortaklığından çıkması hususunda olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Öncelikle; görülmekte olan davada Mahkememizin yetkili olup olmadığına değinmek gerekmektedir. Zira ortaklıktan çıkma davasında yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemeleri olup, davalı şirketin bir dönem muhasebe kayıtlarını tutan SMMM ... tarafından sunulan cevabi yazıda, davalı şirketin merkezinin Gaziantep'e taşınacağı iddiası ile ticari defterlerin kendisinden teslim alındığı bildirilmiştir. Her ne kadar davalı şirketin bir dönem muhasebe kayıtlarını tutan SMMM ..., davalı şirketin merkezinin Gaziantep'e taşınacağı iddiası ile ticari defterlerin kendisinden teslim alındığını bildirmiş ise de, dosya arasında mübrez Trabzon Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabından davalı şirketin ticaret sicili kaydının Trabzon Ticaret Sicil Müdürlüğü bünyesinde halen devam ettiği anlaşıldığından yetkisizlik kararı verilmemiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Yukarıda da belirttiğimiz üzere; görülmekte olan dava şirket ortaklığından çıkma davası olup, davanın mahiyeti gereği davalı şirketin tüm ticari defter ve kayıtlarının Mahkememizce konusunda uzman bilirkişi marifeti ile incelenmesi zorunludur. Bu nedenle ön inceleme duruşmasından davanın sonuna kadar Mahkememizce davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına ulaşılmaya çalışılmış fakat bir türlü muvaffak olunamamıştır. En son 08/09/2022 tarihli 4. duruşmada davacı vekiline davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların nereden temin edilebileceği hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilince takip eden 03/11/2022 tarihli duruşmada; "... Yargılamanın önceki aşamalarında müvekkil şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...plakalı araçlar müvekkil şirkete değil İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne kayıtlı aynı isimli farklı bir şirkete aittir. Mersis numarası üzerinden sorgulanması halinde bu durum ortaya çıkacaktır. Fakat davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına tüm çabamıza rağmen ulaşamadık. An itibari ile ulaşma imkanımızda yoktur. Takdir mahkemenindir..." şeklindeki beyanından davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına mevcut şartlarda ulaşılamayacağı anlaşılmıştır. TMK 6 maddesi uyarınca herkes iddiasını ispat etmek zorunda olup somut olayda davacı tarafça iddiaları ispat edilememiştir. Davacının ileride davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtları temin ettiğinde tekrar dava açma hakkı bulunmakla davanın bu aşamada reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının dosyaya sunulamadığı gibi celp edilebileceği bir yer de bildirilememiş olmakla, ispat edilemeyen davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından IBAN numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, IBAN numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla DAVACIYA İADESİNE,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/11/2022