T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 17/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2026
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av... Av...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU : Sıra Cetveline İtiraz ve Kayıt Kabul
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 17/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ......'nin ......'nden alacağı olması sebebiyle icra takibine girişildiğini, alacağın ödenmemesi sebebiyle ......'nin iflasının talep edildiğini, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ......'nin 14.07.2021 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflas kararının 08.03.2022 tarihinde kesinleştiğini, İflas kararı sonrasında Konya .... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında iflas masasının oluşturulduğunu, İflas İdaresi tarafından yapılan sıra cetvelinin 24.03.2022 tarihinde Konya .... İcra Müdürlüğü'ne sunulduğunu, İflas kararı kesinleşmiş olduğundan, ikinci alacaklılar toplantısının 17.05.2022 günü yapılmasına, iflas idare memurlarınca oluşturulan sıra cetvelinin ilgililere tebliğine karar verildiğini, sıra cetvelinin taraflarına da 30.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının alacaklarının 24.03.2022 tarihinde Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına sunulan sıra cetvelinde 1.sıraya kaydedilmesinin isabetli olmayıp, bu alacakların 1.sıradan terkini ile 4.sıraya kaydedilmesinin gerektiğinden bahisle; Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında yapılan sıra cetveline itirazlarının kabulüne, sıra cetvelinin 138.sıradaki davalı alacakları yönünden iptaline, sıra cetvelinin 138.sıradaki davalı alacaklarının 1.sıraya kaydının usul ve yasaya aykırı olduğunun tespiti ile bu alacakların 1.sıradan terkin edilerek 4.sıraya kaydının gerektiğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafından Konya .... İcra Müdürlüğü ... İflas sayılı dosyasından sıra cetveline itiraz edilerek sıra cetvelinin 138. sırasındaki müvekkili alacağının 1. Sıradan (dereceden) terkinine karar verilmesinin talep ettiğini, açılan davanın reddinin gerektiğini, öncelikle işbu davanın iflas idaresine karşı açılmasının gerektiğini, bu sebeple davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın, davasını kanunda ifade edilen hak düşürücü sürede açmadığındın, davanın süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, iş kazasından kaynaklı tazminat alacaklarının işçi alacağı niteliğinde olup İİK m. 206 gereğince birinci sırada olmasının gerektiğini, haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın reddinin gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere Mahkememizin aksi kanaatte olması ve davanın kabulüne karar vermesi halinde ise derece kararı iflas idaresi tarafından yapılarak taraflara tebliğ edildiği için davalı müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın açılmasında kusuru bulunmayan ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalı müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin gerektiğinden bahisle; Davacı tarafın açmış olduğu haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine, Mahkeme masraflarının ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline, Mahkememizin aksi kanaatte olması halinde ise; dava açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "Sonuç olarak, takibe konu işçi alacağının kaza tarihi 28/10/2014 tarihinde tahakkuk ettiği, Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat alacağının İİK'nın 206. maddesi kapsamındaki işçi alacaklarından olduğu kanaatine varılmıştır.(YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/2458 KARAR NO:2018/2088 ).(İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/286 KARAR NO : 2021/576, KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2464 KARAR NO : 2023/426)
Ancak iş kazası nedeni ile açılan maddi ve manevi tazminat davasınında kaza tarihi olan 28/10/2014 itibarıyla İİK'nin 206. madde de belirtildiği üzere iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde doğmadığı. İİK'nın 206. Maddesinde tahdidi olarak sayılan müddetlerin hesaplanmasında sürelerin hesaba katılmayacağı durumlardan olmadığı konkondato süresi bulunmadığı müflis aleyhine doğrudan iflas davası açıldığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü gerekmiştir.
Davacının kendi alacağının davalıların sırasına kaydı yönünde bir talebi bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmamıştır.
Davacının davasının KABULÜ İLE ,
1- Konya .... İcra Müdürlüğünün ... ESAS sayılı dosyasında yapılan SIRACETVELİNE İTİRAZIN KABULÜNE,
2- Sıra cetvelinin kayıt sıra no 138 deki davalı alacakları yönünden İPTALİNE,
3- Sıra cetvelinin kayıt sıra no 138 deki davalı alacaklarının sıra cetvelinde 1. Sıraya kaydının usul ve yasaya aykırı olduğunun tespiti ile bu alacaklını 1. Sıradan terkin edilerek 4.Sıraya KAYDINA" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince sıra cetveline itiraz davasında, davacının itirazının alacağın esasına veya miktarına değil yalnızca sırasına yönelik olmasına rağmen uyuşmazlığın şikâyet yolu ile icra hukuk mahkemesinde görülmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; ayrıca davacı tarafından aynı hukuki ilişkiye dayanılarak 150’den fazla seri dava açıldığını, bu nedenle vekâlet ücretinin seri dava niteliği gözetilerek düşük oranda takdir edilmesi gerektiğini, iş kazasından doğan alacağın işçilik alacağı niteliğinde olduğu ve bu sebeple birinci sırada değerlendirilmesi gerektiği yönündeki kabulün hatalı bulunduğunu, davacının alacağının Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla 2.450.701,18 TL olarak kesinleştiği halde bunun çok üzerinde taleplerle yaklaşık 30 milyon TL’lik sıra cetveli iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu sıra cetvelinin iflas dairesi tarafından resen düzenlenmiş olduğu ve müvekkillerin buna sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini, davacı lehine hükmedilen gider ve vekâlet ücretinin de hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi, aksi halde seri dava vekâlet ücretinin uygulanması veya yargılamaya sebebiyet vermeyen davalılar aleyhine gider ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
GÖREVLİ MAHKEMENİN NERESİ OLDUĞU VE HUSUMET YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE :
İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227; m.16). Şikayet sebeplerinden en önemlisi, bir alacaklının kendisine verilen sıraya itiraz etmesidir (m. 235, IV). Buna göre, alacağı sıra cetveline kabul edilen bir alacaklı, alacağının esas ve miktarına değil de, yalnız alacağına verilen sıraya itiraz ediyorsa, bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirir. Diğer şikayet sebeplerine örnek olarak; sıra cetvelinin açık olmaması, bu husustaki kanun hükümlerine (İİK'nın m.233-234) uyulmamış olması, sıra cetvelinin ilan edilmemiş olması, masaya yazdırılmış olan bir alacağın unutulmuş olması, masa alacaklarının da sıra cetvelinde gösterilmiş olması, reddedilen bir alacağın neden dolayı reddedildiğinin, yani red sebeplerinin gösterilmemiş olması gösterilebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1329)
Bir alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında verilen ve nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa Ticaret Mahkemesine dava açmalıdır.
Somut olayda bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz edildiğinden mahkemenin görevli olduğu anlaşılmıştır.
İİK'nun 235.maddesinde; "...İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur."
Alacağı, sıra cetveline kısmen de olsa kayıt edilen bir alacaklı, diğer bir alacaklının alacağına veya ona verilen sıraya itiraz için dava açabilir. Müflisin sıra cetvelinin kabul edilen alacağın miktar ve esasına itiraz hakkı yoktur. Bir kimsenin alacağının sıra cetveline kayıt talebi tamamen reddedilmişse; ancak kendi reddedilen alacağı hakkında, masaya karşı, kayıt kabul davası açabileceği gibi aynı dava ile birlikte kayıt terkin davası da açabilir. Sıra cetvelinin kayıt talebi tamamen reddedilmiş alacaklı, kayıt kabul davası açmadan kayıt terkin davası açmaz. (Mahmut COŞKUN, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 2.Baskı, S:1225)
Alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklı, ancak kendi (reddedilen) alacağı hakkında, masaya karşı, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açabilir (m.235,II c.1); alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan başka bir alacaklıya karşı sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (m.235,II c.2) açamaz. Fakat, alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklı, kendi (reddedilmiş olan) alacağı için iflas masasına karşı sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası (m.235,II c.1) açmış ise, alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan alacaklıya karşı da sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (m.235,II c.2) açabilir; her iki sıra cetveline itiraz davasını da, m.235,I'deki 15 gün içinde açmalıdır. Bu halde, ikinci davanın (kayıt terkini davasının), birinci davanın (kayıt kabul davasının) sonuçlanmasına kadar bekletilmesi (bekletici sorun yapılması) gerekir. Davacı, birinci davayı kaybederse, ikinci davada hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmış olacağından, ikinci dava (kayıt terkini davası) usulden reddedilecektir. Buna karşılık, davacı, birinci davayı kısmen dahi olsa kazanırsa o zaman, ikinci davada hukuki yararı bulunacağından ikinci davaya devam edilir.
Somut olayda, davacı başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz etmiş olup davasını o alacaklı aleyhine açar. Davacının müflisten alacaklı olduğu Konya ... ATM nin ... E ... K sayılı ilamının 06/10/2025 tarihinde dairemizin ... E., ... K. sayılı ilamı ile kesinleştiği, davacının dava açmakta hukuki yaranının bulunduğu anlaşılmıştır.
HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE YÖNÜNDEN RESEN YAPILAN İNCELEMEDE:
İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü içermektedir.
İflas idaresinin, sıra cetveli ile birlikte, sıra cetveli ile ilgili olan bütün bilgileri (deliller, diğer belgeler) de iflas idaresine vermesi gerekir. Bundan sonra, iflas idaresi, sıra cetvelinin iflas dairesine verildiğini ve orada alacaklıların ve (mülkiyet dışındaki) istihkak iddiası sahiplerinin incelemesine hazır olduğunu ilan eder.
Bu itibarla, yapılacak ilanda iflas sıra cetveline de yer verilmesine gerek bulunmayıp, iflas işlemlerinin yürütüldüğü iflas dairesi ve dosya numarası belirtilerek, sıra cetvelinin alacaklıların incelemesine hazır bulunduğunun belirtilmesi yeterlidir. İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup, dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır.
SOMUT OLAYDA ;
İflas Dairesi'nin 28/04/2022 havale tarihli yazısında, davacı alacaklı vekilinin, iflas sıra cetvelinin tebliği için adres bildirdiği, masrafı yatırdığı davacı tarafa 30/03/2022 tarihinde tebligat yapıldığı eldeki davanın ise 05/04/2022 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmakla esasa geçilmiştir.
İŞ KAZASINDAN KAYNAKLI TAZMİNAT ALACAĞININ İMTİYAZLI ALACAK OLUP OLMADIĞINA YÖNELİK ESAS YÖNDEN İNCELEME;
İİK'nun 206.maddesinin, dördüncü fıkrasının, "Birinci Sıra" başlıklı bendinin (A) alt bendine göre işçilerin, iş ilişkisine dayanan alacakları, haciz yolu ile takiplerde düzenlenecek sıra cetvellerinde, aynı yasanın 100 ve 140. maddelerinin göndermesiyle birinci sırada yer alırlar. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat alacağının İİK'nun 206. maddesinde düzenlenen işçi alacağı niteliğinde olduğu, bu nedenle de imtiyazlı alacak kapsamında, İİK.nun 100. maddesinde sayılan belgelere dayanarak, bu hükme göre iştirak edip bir derece meydana getireceği ve bu derece icindeki sıranın ise İİK.nun 206. maddesine gore belirlenmesi gerekir.( Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/8486 Esas, 2014/6821 Kararı sayılı ilamı)
İİK 206. maddesinin 1. sırasında yazılı olan imtiyazlı alacaklar arasında ilk sırada işçi alacaklarının yer aldığı, iş kazası nedeniyle tazminat alacağının da iş ilişkisine dayalı bir alacak olup, İİK 206 düzenlemesinde birinci sıra kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca alacağın iflasın açılmasından önceki bir yıl içesinde tahakkuk etmiş olması gerekmektedir.
İİK'nın 206. maddesi (A) bendi gereğince, işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, birinci sıradaki alacaklar içinde yer almaktadır. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat alacağının da anılan maddede sayılan imtiyazlı alacaklardan olduğunun kabulü gerekir.
Bu madde de yazılı bulunan "iflasın açılmasından önceki bir yıl" ifadesiyle belirlenen sürenin; iflasın açılması kararının verildiği tarihten önceki bir yıl olarak anlaşılması gerekir (Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/2200 Esas, 2022/1505 Karar sayılı ilamı )
İİK 206/SON FIKRASI
(Ek fıkra 17/07/2003 -4949/52 Md. Birinci ve ikinci sıradaki alacaklıların müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz:
1.İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.
2.İflâsın ertelenmesi süresi.
3.Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre.
4.Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen sürelerdir.
SOMUT DOSYAMIZDA:
Konya ....ATM nin ... E., ... K. sayılı ilamı ile 14/07/2021 tarihinde iflasın açılmasına karar verilmiş karar dairemizin ... E., ... K. sayılı ilamı ile 06/10/2025 tarihinde kesinleşmiştir.
Dolayısıyla İFLASIN AÇILMA TARİHİ:14/07/2021 TARİHİDİR.
Davaya konu işçi alacağının KAZA TARİHİ 28/10/2014 TARİHİ OLUP İŞ BU TARİH TAHAKKUK TARİHİDİR.
İş kazasına yönelik davalı işçi tarafından kaza tarihi olan ( tahakkuk)28/10/2014 tarihiden hemen sonra 11/12/2014 tarihinde Ermenek Asliye (İŞ) Mahkemesinde ... ve ... Esas saylı İKİ AYRI DOSYA İLE ile dava açıldığı, dosyanın karara çıktığı ve kararın 25/02/2020 TARİHİNDE KESİNLEŞMİŞ olduğu görülmüştür.
Sonuç itibarıyla işçi alacağının İİK 206 maddesi gereğince iflasın açılma tarihi olan 14/07/2021 tarihinden önceki 1 yıl olan 14/07/2020 tarihide TAHAKKUK etmiş olması gerekecektir ki imtiyazlı işçi alacağı kapsamında değerlendirilmiş olsun.
İİK 206/SON fıkrası gereğince 1 yıllık müddet hesaplamasında alacak hakkında açılmış olan davanın devamı müddeti hesaplamaya katılmayacaktır. İş kazası ile ilgili olarak Ermenek Asliye (İŞ) Mahkemesinde ... VE ... Esas saylı dosyası ile 11/12/2014 tarihinde alacak davası açılmıştır. Kural olarak ilam alacaklısı, hükmün henüz kesinleşmemesine rağmen ilamı icraya koyabilir. Ancak bazı ilamların icraya konulabilmesi için o ilamın kesinleşmesi gerekir.HMK.nın 367 maddesinin gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler ve taşınmazın aynına ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe takibe konu edilemezler.
İlk Derece Mahkemesince öncelikle Ermenek Asliye (İş) Mahkemesinde açılan dava ile ilgili olarak verilen kararın para alacağı olduğundan hükmün kesinleşmesini beklemeden icraya konulabileceğinden Ermenek Asliye (İŞ) Mahkemesinde ... VE ... Esas saylı dosyasında karar verildikten sonra TEHİRİ İCRA kararı alınıp alınmadığı araştırılıp
Tehiri icra kararı var ise iş kazası ile ilgili olarak Ermenek Asliye (İş) Mahkemesinde davanın açıldığı tarih ile bu mahkemenin verdiği bu ilamın kesinleşmesine kadar geçen süre yukarıda belirtilen 1 yıllık müddetin hesaplanmasında nazara alınmayacaktır.
Yok Tehiri İcra kararı alınmamış ise, iş kazası ile ilgili olarak Ermenek Asliye (İş) Mahkemesinde açtığı davanın açıldığı tarih ile bu mahkemenin karar verildiği tarih arasında geçen süre yine bu 1 yıllık müddetin hesaplanmasında nazara alınmayacaktır.
Tüm bu açıklamalar gereğince, işçi alacağının İİK 206 maddesi gereğince iflasın açılma tarihi olan 14/07/2021 tarihinden önceki 1 yıl olan 14/07/2020 tarihide TAHAKKUK etmiş olması gerekecektir ki imtiyazlı işçi alacağı kapsamında değerlendirilmiş olsun. İflasın açılma tarihi olan 14/07/2021 tarihinden önceki 1 yıl için Yukarıda yapılan araştırma gereğince bu iş kazası için açılan davanın devamı müddeti nazara alınmadan iş kazası bu 1 yıllık süre dahilinde kalması halinde İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat alacağının İİK'nın 206. MADDESİ KAPSAMINDAKİ İMTİYAZLI İŞCİ ALACAĞI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ,
YOK müddet hesaplamasında iş kazası 1 yıllık süre dahilinde kalmaması halinde İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat alacağı İİK nın 206 maddesi kapsamında İMTİYAZLI İŞCİ ALACAĞI OLMAYACAĞININ DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKECEKTİR.
KABULE GÖREDE;
DAVALININ VEKALET ÜCRETİNE YÖNELİK İTİRAZININ DEĞERLENDİRİLMESİNDE;
6100 sayılı HMK nun "yargılama giderlerinin kapsamı” başlığım taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk" başlığını taşıyan 326. maddede "kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği," "yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise "yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği," hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, gösterilen husumeti doğru olan, iflasta sıra cetveli davasında sırasına itiraz edilen davalının davayı kabul etmemiş bulunması da gözetilerek davalı aleyhine yargılama giderlerine ve bu arada vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla, buna yönelik itirazın yerinde olmadığı da görülmüştür. (Bkz. İflasta sıra cetveli davasında vekalet ücretine dair; Yargıtay 6.HD 2022/5371 Esas, 2023/2905 Karar sayılı ilamı)
Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine,davalının istinafının yerinde olduğu anlaşılarak aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden tarafca yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
4-İstinaf eden tarafca istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2026
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.