1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2023/1170 E., 2024/1712 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 28.11.2024 Sayı: 2023/1170 E. - 2024/1712 K. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1170

KARAR NO : 2024/1712

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 21/03/2023

NUMARASI : 2022/678 Esas - 2023/165 Karar

DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 08/04/2022

KARAR TARİHİ : 28/11/2024

KR. YAZIM TARİHİ : 02/12/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Uzerman Mühendislik isimli firmanın kurucusu ve tek yetkilisi sıfatıyla 2015'ten beri ısıtma ve soğutma ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, firma ısıtma ve soğutma ürünlerinin satışı ile satılan ürünlerin montajı, doğalgaz tesisatı, kalorifer tesisatı, yangın tesisatı ve tüm uygulamalarını yaparak uzman kadrosu ile ulusal ve uluslararası çapta hizmet verdiğini, davalı ..., müvekkiline ait uzerman mühendislik isimli firmanın mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini ve ticari işlerini gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlarda bulunmak suretiyle kötüleyerek müvekkiline ait firma hakkında ticari çevreler nezdinde olumsuz intiba yarattığını, davalı ..., evinde yapılacak doğalgaz tesisatı işi için müvekkiline ait uzerman mühendislik isimli firma ile anlaştığını, müvekkili firma taraflar arasında yapılan anlaşmaya uygun olarak işi zamanında ve eksiksiz şekilde yaparak teslim ettiğini, davalı internet üzerinden çeşitli platformlarda müvekkiline ait uzerman mühendislik firmasının mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini ve ticari işlerini gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlarda bulunarak kötülediğini, davalı, "google benim işletmem" merkezi üzerinden yapmış olduğu yorumlarda her ne kadar evindeki tesisat borularının patladığını ve meydana gelen zarardan müvekkili firmanın sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, müvekkili firma doğacak zararlardan yalnızca faturada düzenlenen mal ve hizmet kalemleri kadarıyla sorumlu olduğu, fatura detayında tesisat borularına yönelik herhangi bir mal veya hizmet alımı söz konusu olmadığından tesisat borularının patlaması sonucu meydana gelen zararın giderilmesi istemiyle müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, davalının bu gibi birçok girişimde bulunarak müvekkilini internet ortamında kötüleyici birçok yorum ve yazılı ifadelerde bulunduğunu, bu nedenlerle davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, ve ilgili linklerdeki yorumunun kaldırılmasını, müvekkilinin yaşamış olduğu manevi zararın tazmini amacıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın 15.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, bu nedenle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacı tarafça üstlenilen işin hatalı eksik ve ayıplı bir şekilde yapması nedeniyle müvekkilinin büyük zarara uğradığını, taraflar, 2021 yılı ocak ayında davalının konutunda yapılacak doğalgaz kombi ısıtma sistemi ve güneş enerjili sıcak su sistemi yapılması konusunda anlaştıklarını, davacı tarafça yapılan anlaşma ile uyumlu olmasa da ilgili işlem yapıldığını ancak yapılan işlem ve takılan ürünler bir türlü verim sağlamadığını ve uzman olmayan personel ile yapılan hatalı uygulama nedeniyle davalının konutunda hasar meydana geldiğini, montaj sonrasında güneş enerji paneline çıkan borunun patlaması sonucu tüm çatı ve evin üst katını su basmış, çatıya döşenen taşyünleri ıslandığını, bundan kaynaklı olarak taşyünlerinin yenilenmesi ve boya işlemi yapılması gereği doğduğu, aynı zamanda borunun değişmesi için farklı birinden hizmet alındığı, ve 1.180,00 TL ödeme yapıldığı, bunun yanı sıra eksik ve hatalı uygulamaların düzeltilmesi için başkaca hizmetler de alındığını, davacının haksız rekabet nitelendirmesi hatalı olduğunu, sonuç olarak somut olayda iddia olunduğu üzere haksız rekabetten söz etmek mümkün bulunmayıp davanın reddine karar verilmesi gerektiği, aksi düşünüldüğünde e-ticaretin temel alışveriş ve hizmet alma sektörü haline geldiği günümüzde yapılan yorum ve değerlendirmeler önem arz ettiğini, her hizmet sağlayıcısı hakkında değişik platformlarda binlerce yorum yapılmakta olduğunu, bu nedenle davacı da dahil olmak üzere hizmet sağlayıcılar "google, şikayetvar, yemeksepeti, trendyol, hepsiburada, gittigidiyor" gibi platformlarda yer alarak faaliyet gösterdiğini, yapılan her olumsuz yorumun haksız rekabet olarak nitelendirilmesi günümüz koşulları ile bağdaşmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle yerel mahkemenin davacı tarafından yapılan işin ayıplı olduğu ve ayıbın giderilmesi hususunda müvekkilin gereği gibi hareket etmediği şeklindeki görüşünün hukuki, teknik veya fiili dayanağı bulunmadığını, tesisat borularının patlaması sonucu meydana gelen zararın giderilmesi istemiyle ya da mevcut sistemin beklenen performansı karşılamadığı iddiasıyla müvekkilin sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, müvekkil firmanın davalı taraf nezdinde gerçekleştirdiği iş ile meydana geldiği iddia olunan zarar kalemleri arasında hukuki, teknik veya fiili hiçbir bağlantı bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabeti düzenleyen hükümleri son derece açık olduğunu, huzurdaki yargılama bakımından davalının çeşitli internet platformlarında yayınlamış olduğu içerikler de doğruluğu ispat edilemediği için TTK 55/1/a/1 düzenlemesi uyarınca kötüleme niteliğinde bulunduğunu, yerel mahkemenin sunmuş olduğu gerekçeler hukuken hatalı olduğunu, davalının amacının eleştiri olmadığı, amacın müvekkilin ticari ismine zarar vermek olduğunu anlamak için de davalının yorumları ayrıca İngilizce dilinde yazdığına bakmak yeterli olacağını, müvekkilin yurt dışında da ticaret yaptığını ve Türkiye'de de yabancı müşterileri olduğunu bilen davalı, salt zarar vermek maksadıyla ilgili yorumları yazdığını, beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça üstlenilen iş hatalı ve eksik şekilde yapılmış olup, davalı büyük zarara uğradığını, davacının haksız rekabet nitelendirmesi hatalı olduğunu, somut olayda iddia olunduğu üzere haksız rekabetten söz etmek mümkün bulunmayıp davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğunu beyan ederek, davacı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2023 tarih, 2022/678 Esas - 2023/165 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; kişilik haklarının ihlali ve haksız rekabet hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasında davalının evinde kombi ısıtma ve sıcak su sistemi kurulmasına yönelik eser sözleşmesi yapıldığı, davacının edimini ifa ettikten sonra davalının internet sitelerinde davacı hakkında olumsuz yorumlar yaparak haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle haksız rekabetin önlenmesi, yorumların kaldırılması ve manevi tazminat istemli eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği görülmektedir.

Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54/2 maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, TTK m.55 ise dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin başlıcaları sayılmıştır. TTK m.55/1-(a)'da, dürüstlük kuralına aykırı reklamlar satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar başlığı altında başlıca haksız rekabet hallerine yer verilmiştir. Bunlar arasında birinci bentteki, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek hali de yer almaktadır. Aynı yasanın 56. maddesi ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir.

Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türleri için ise kusur aranmaz. Yine tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir. Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d).

Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise; ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

Haksız rekabet nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesinin temel şartı haksız rekabet fiilinin davacının kişilik haklarına zarar vermiş olmasıdır.

Kötüleme, genel bir ifade ile bir kişi hakkında olumsuz intiba yaratılmasıdır. Ancak yaratılan olumsuz intibanın kişinin ticari hayatını da etkilemesi halinde haksız rekabet söz konusu olur. Kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için, bir açıklamanın mevcut olması, bu açıklamanın başkalarının şahsı, malları, iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri ve ticari işleri hakkında olması, bu açıklamanın yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması gerekmektedir. TTK m.55/1-(a)-(1)'in gerekçesinde "Kötüleme soyut olaya göre karalamayı, perdelemeyi, değerini küçümsetmeyi ve düşürtmeyi kapsar... Kötüleme iki eylemle ifade edilmiştir: yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar. Bu iki eylemin de nesnel bir değerlendirme ile gerçek olmaması gerekir; yani kötülemede bulunanın açıklamaları gerçekse haksız rekabet oluşmaz ... “yanıltıcı” kavramı; iş ürününe, faaliyete ... ilişkin açıklamanın veya nitelendirmenin, ... hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenimle, bunların açıklama konusunu olduğundan değişik ve olumsuz algılaması" şeklinde ifade edilmiştir. “Yanıltıcı” ibaresi, hedef kitle veya farklı bir deyişle muhatapla birlikte değerlendirilmelidir. Gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargılarıdır; amacın aşılmasıyla yargılar (eleştiri de denilebilir), gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmiştir. Ölçüsüzlük ve üslup gerçek payının mevcudiyetine rağmen eleştiri kavramı ile uyuşmuyorsa, eleştiri (beyan) inciticidir. Ölçüsüzlük hatta gerçeğe uygunluk sınırını zorluyorsa, gene gereksiz yere inciticilikten söz edilir." açıklamaları yer almıştır.

Şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkı anayasal haklardan olup, Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik hakkına saldırı bulunmuyorsa bu hakkın kullanılması engellenemeyecektir.

Somut olay incelendiğinde, davalı tarafından davacıdan kombi ve sıcak su ısı tesisatı kurulumu için hizmet aldığı, davalının evini su basması nedeniyle evinde hasar oluştuğu, davalının bu zararı gidermek için başka bir servisten hizmet aldığı, buna ilişkin faturanın ve dava dışı firma tarafından davalıya verilen ihtiyaç listesinin dosyaya sunulduğu, davalı tarafından "şikayetvar" isimli sitede yapılan yorumları içerisinde bulunduğu durum itibariyle yapmasını gerektirir yeterli emarelerin bulunduğu, davalı tarafından sebepsiz yere davacı ve ürünlerinin kötülendiğinden bahsedilemeyeceği, bu durumda davalının yorumlarının yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere salt kötüleme amacıyla yapıldığının kabul edilemeyeceği, bu durumda davalının yasal şikayet ve ifade özgürlüğü hakkını kullanmış olduğunun kabulünün gerektiği, Mahkemenin davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile kalan 247,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/11/2024

...

Başkan ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Üye ...

¸e-imzalıdır

...

Katip ...

¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı