T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1516 - 2026/1174
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1516
KARAR NO : 2026/1174
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10.07.2025
NUMARASI : 2024/407 Esas -2025/412 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : TLS LOJİSTİK ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVACI : ÇELİKEL OTOMOTİV HAYVANCILIK NAKLİYAT İNŞAAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİC LTD.ŞTİ.
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI : ...
DAVALI : MAPFRE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 29.07.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 26.09.2025
KARAR TARİHİ : 22.05.2026
YAZIM TARİHİ : 22.05.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.04.2024 olay tarihinde davalı sürücü ...'ın idaresindeki 41 ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken müvekkiline ait 41 ... plakalı duran halde bulunan aracına çarparak trafik kazası yaşanmasına sebebiyet verdiğini, davalının trafik kazasının yaşanmasında %100 kusurlu olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle aracında değer kaybının meydana geldiğini, hasara uğrayan aracın kaza tarihine kadar tüm bakımlarının zamanında yaptırdığını, kaza tarihine kadar aracın değişen herhangi bir parçasının bulunmadığını belirterek, 500,00 TL araç değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 500,00 TL araç mahrumiyet bedeli için kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mapfre Sigorta vekili cevap dilekçesinde; 41 ... plakalı aracın 02.01.2024 – 02.01.2025 tarihleri arasında ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile Tls Lojıstık Anonim Şirketi adına maddi hasarda kaza tarihi itibarıyla araç başına 200.000-TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktarının davalı müvekkil sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, davaya konu trafik kazası sebebiyle davacı vekilinin müvekkili şirkete başvurusu üzerinde hasar dosyası açıldığını, açılan dosya kapsamında müvekkili şirket tarafından davacının aracının tamir edildiğini, ekspertiz raporu doğrultusunda davacı vekiline 18.338,00 TL araç hasarı ödemesi yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı TLS Lojistik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının kaza sonrasında aracının işletmekten mahrum kaldığı hususunda bir somutluk olmadığını, davacının aracının aldığı hasarın araçtan mahrum kalacak şekilde ağır olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, araç değer kaybı bedeli talebinin değerlendirilmesinde ise aracın yaşı, bu zamana kadar tamir geçirip geçirmediği gibi hususların gözönüne alınması gerektiğini, aracın oldukça eski model bir kamyon olup yaptığı işin niteliği gereği yıpranma payı, daha önce kazaya karışma ve tamir görme ihtimalinin bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davacı vekili 20.06.2025 tarihli ıslah dilekçesinde; araç mahrumiyet bedeli taleplerini 52.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulüne, araç değer kaybı tazminatı davasının reddine, araç mahrumiyeti tazminatı talebinin kabulü ile 52.000,00TL araç ikame bedelinin 23.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar TLS Loj. AŞ ile sürücü ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davalı TLS Lojistik A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı TLS Lojistik A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme tarafından hüküm kurulurken davacının kaza sonrasında aracını işletmekten mahrum kalmış gibi hareket ettiğini, davacının bu iddiasını somutlaştırmadığı gibi bu hususta herhangi bir delil de sunmadığını, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ancak mahkemece itirazlarının karşılar şekilde yeniden rapor alınmadığını, davacının aracının aldığı hasarın araçtan mahrum kalacak şekilde ağır olmadığını, kazadan sonra aracını işletmeye devam ettiğini, mahkeme tarafından bilirkişi raporu üzerinden davacının 8 gün boyunca aracından mahrum kaldığı ve günlük araç kiralama bedelinin 6.500 TL olduğu varsayılarak hüküm kurulduğunu, davacının aracını ne amaçla ve hangi süreyle kullanamadığı, bu mahrumiyetin ekonomik zarara yol açtığı iddialarını destekler hiçbir somut delilin dosyaya sunulmadığını, bu haliyle ortada gerçek anlamda bir zararın oluştuğunun dahi ispatlanamadığını, davacıya ait aracın piyasada yaygın olarak bulunan, yedek parçası kolay temin edilebilen, tamir süreci hızlı olan bir araç olduğunu, bu model aracın onarımında özel koşullar veya sınırlı parça erişimini gerektiren herhangi bir durum bulunmadığını, bu nedenle bilirkişi tarafından farazi şekilde ileri sürülen 8 günlük onarım süresinin objektif ölçütlerle değerlendirildiğinde makul tamir süresi olarak kabul edilemeyeceğini, Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, onarım süresinde parça beklenmesi, servis yoğunluğu veya dış etkenler nedeniyle yaşanan gecikmelerin tazminat hesabında dikkate alınamayacağını, yine araç kiralama bedeli belirlenirken hangi araç, işi yapan kişi veya kuruluşlardan bu bilgilerin elde edildiğinin belirsiz olduğunu, davacı firmaya ait aracın park çizgisi içerisinde park halinde bulunmasının tüm kurallara uygun şekilde davranıldığını göstermeyeceğini, kazanın meydana geldiği alanın fabrika sahası olup, yoğun şekilde tır hareketliliğinin bulunduğu bir bölge olduğunu, davacıya ait aracın müvekkil firmanın arkasına park ederek tırın hareket kabiliyetini kısıtladığını, müvekkile ait aracın sürücüsünün hatalı olduğunun belirtilmesinin müvekkile sorumluluk atfedilebilmesi için yeterli olmadığını, zira sürücünün o an tır hareketliliğini engellememek adına alabileceği başka bir aksiyon bulunmadığından mevcut koşullar dahilinde en uygun şekilde hareket etmeye çalıştığını, bu nedenle kusur oranına ilişkin tespiti kabul etmediklerini, kazaya karışan araç sürücüsünün geçerli ve uygun sınıfta sürücü belgesinin bulunduğunu, araç kullanımında yasal yeterliliğe ve ehliyet süresine sahip olduğunu, daha önceki araç kullanım geçmişinde herhangi bir ağır ihlal veya riskli davranış kaydının bulunmadığını, şirketin bu hususları değerlendirerek aracı teslim ettiğini, bu nedenle TBK 66 ve KTK 85.madde anlamında objektif özen yükümlülüğünü ihmalden söz edilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin organizasyonel veya idari herhangi bir ihmalinin bulunmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ve mahrumiyet bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı, sürücüler arasında tanzim edilen kaza tespit tutanağı ve mahkemece adli trafik bilirkişisinden alınan kusur rapor içeriğinden, 23.04.2024 olay tarihinde davalı sürücü idaresindeki çekicinin davacının park halindeki kamyonetine çarpması ile sonuçlanan uyuşmazlık konusu kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinden davalı şirketin kusura ilişkin itirazının reddi gerekir.
Araç mahrumiyet bedeli, aracın hasara uğraması durumunda makul onarım süresine (zorunlu ya da kasko şirketlerinin anlaşmalı servisi olan işletmelerin eksikliğinden kaynaklanan veya geç ödeme vb. hususlar dikkate alınmadan) göre tespiti gerekir. Somut olayda, mahkemece bu yönde alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarında belirlenen makul süre ve bu süre zarfında hesaplanan araç mahrumiyet bedeli dosya kapsamına uygun düştüğünden, bahse konu raporlara itibarla kazaya sebebiyet veren aracın işleteni davalı TLS Lojistik A.'Şnin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesi uyarınca araç mahrumiyet bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması usul ve yasaya uygundur.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı TLS Lojistik A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli 2024/407 Esas 2025/412 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı TLS Lojistik A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı TLS Lojistik A.Ş'den alınması gereken 3.552,12 TL ilam harcından peşin alınan 888,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.664,09 TL harcın davalı TLS Lojistik A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine,
4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22.05.2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*