1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/84 E., 2026/771 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 09.07.2026 Sayı: 2026/84 E. - 2026/771 K. Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO:

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

KARAR YAZMA TARİHİ :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkili şirketinin, ticari faaliyeti kapsamında otelcilik, konaklama, restoran ve sair hizmetler sunmakta olup davalı şirket ile ticari ilişki içerisinde olduklarını, davalı şirket yetkilileri tarafından müvekkiline ait işletmede konaklama, oda, restoran ve VIP hizmetler alınmış; sunulan bu hizmetler karşılığında 17.05.2025 tarihli, ... numaralı e-fatura düzenlendiğini, anılan fatura, Vergi Usul Kanunu ve ilgili mevzuata uygun şekilde elektronik ortamda düzenlenmiş, davalı tarafa iletilmiş ve itiraz edilmeksizin ticari kayıtlara yansıdığını, söz konusu fatura bedeli 43.325,00 TL olup, fatura içeriğinde sunulan hizmet kalemleri, miktarları ve KDV oranları açıkça gösterildiğini, davalı şirket, faturaya konu hizmetleri fiilen almasına ve faturanın usulüne uygun düzenlenmesine rağmen bedeli ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından alacağın tahsili amacıyla Konya . İcra Müdürlüğü nezdinde ilamsız icra takibi başlatılmış, takip talebinde alacağın dayanağı olan fatura açıkça belirtilmiş, fatura icra dosyasına eklendiğini, ancak davalı şirket, herhangi bir somut gerekçe ortaya koymaksızın, borca, faize ve takibin tüm fer’ilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, bu nedenlerle; davalının Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile icra takibinin alacak, faiz ve fer’ileri üzerinden devamına, alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya dava dilekçesi, tensip zaptı ve duruşma gününü bildirir tebligat usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara da katılmamıştır.

ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2025 yılına ait BA ve BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin 29/04/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ... Ticaret Limited Şirketi'nin 2025 Yılı Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiğini, TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiğini, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği, 2025 Yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğunu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığını, 2025 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiğini, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğunu, davacı ... Ticaret Limited Şirketi'nin 2025 Yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğunu, Vergi Dairelerinden gelen Müzekkere eklerinde, taraflar arasındaki alış/satış işlemlerine ait BA/BS formlarının olduğunu, Davacı Ticari Defterlerinde, Davalı ... nolu hesapta izlendiğini, Davacının düzenlediği ve takibe konu Faturanın 17.05.2025 tarihli 43.325,00 TL bedelli olarak kayıtlı olduğunu, Davalının Fatura bedelini ödemediği, hesabın 43.325,00 TL Borç Bakiyesi verdiğini, takip tarihi itibariyle Davacı Şirketin 43.325,00 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı olduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.

6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).

" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)

Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasındaki alış/satış işlemlerine ait BA/BS formlarının olduğu, davacının defterlerinde ticari ilişkiye dair kayıtların yer aldığı, bu durumda ticari defter kayıtları ve diğer kayıtlar ile alacağın ispatlandığı değerlendirilmiştir.

Bu nedenlerle Davanın KABULÜ ile; Davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 43.325,00-TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.

Asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Davanın KABULÜ ile;

-Davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 43.325,00 TL asıl alacak üzerinden aynı hal ve şartlarla DEVAMINA,

2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 43.325,00 TL'nin %20'si olan 8.665,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.959,53-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 732,00 -TL peşin harç ve 216,63-TL icra harcının mahsubu ile bakiye 2.010,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafından yapılan 732,00-TL başvurma harcı, 732,00-TL peşin harç, 216,63-TL icra harcı, 90,00-TL posta tebligat gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 104,00-TL vekalet harcı olmak üzere toplamda 6.874,63-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 43.325,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 09/07/2026

Katip Hakim

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı