T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Borçlu ... TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, müvekkil alacaklı şirketten KDV dahil fiyatı 4.274.205,20 TL olan damla sulama sistemine ilişkin davalı tarafından 4.065.144 TL ödeme yapıldığını, davalıya ... numaralı, 09-07-2024 tarihli, müvekkiline yapılan ödemelerin düşülerek 209.061,20 TL bakiye alacak kaldığı kayıtlı fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin, davalı şirkete bir çok hatırlatma, yazılı ve sözlü ihtaratlara rağmen davalı tarafından bakiye borcu olan 209.061,20 TL ödenmediğini, müvekkilinin alacaklı şirket tarafından düzenlenen faturanın açıklama kısmında "bu faturanın 714.144 liralık kısmı ali coşkun adına bulunan üç adet k.k ile ödenmiştir. Şirketimize yapmış olduğunuz avans ödemelerini düştükten sonraki kalan bakiyeniz 209.061,20 TL dir. fatura sadece sulama malzemelerini ve nakliye bedellerini kapsar.
" kaydı düşerek fatura tanzim ettiğini, borçlunun davalı bakımından iş bu faturaya itiraz edilmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından Ereğli (Konya) İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında genel haciz yolu ile davalıya icra takibi açılmış davalı borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz edilmiş ve takibin durdurulduğunu, ... numaralı, 09-07-2024 tarihli faturaya ilişkin müvekkilinin bakiye alacağı olan 209.061,20 TL asıl alacak ve hakkın doğumundan başlayacak ticari faiz ile ... Esas numaralı Ereğli (Konya) İcra Dairesi dosyasının fer'ileriylee beraber alacağa ilişkin olarak genel haciz yoluyla yapılan takibe vaki itirazın iptali ve davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama devam ederken davalının taşınır ve taşınmaz mallarına, banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesine, borçlunun icra takibine yaptığı haksız itirazının iptali ile, borçlunun takip konusu borcunun ticari faiz ile tahsiline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin 22/12/2025 tarihli tensip zaptıyla dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 04/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı firmanın davaya konu faturayı usullüne uygun düzenlediği, davaya konu faturayı ilgili yıla ilişkin yasal defterine kayıt altına aldığı, faturalarının toplam bedelinin 4.274.205,20 TL olduğu ve karşılığında 3.351,000 TL banka aracılığı ile nakit, 714.144,00 TL kredi kartından tahsil edildiği, davacı firmanın davalı firmadan 209.061,20 TL alacak bakiyesinin olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı bakiye ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı olduğu
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki davacının defterlerinde takip konusu faturanın ve kısmi ödemelerin yer aldığı, bu durumda ticari defter kayıtları ve diğer kayıtlar ile bakiye alacağın ispatlandığı değerlendirilmiştir.
Bu nedenlerle Davanın kabulü ile; Davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 209.061,20 TL üzerinden aynı şekilde devamına dair karar verilmiştir.
Asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile;
-Davalının Ereğli (Konya) İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 209.061,20 TL üzerinden aynı hal ve şartlarla DEVAMINA,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 209.061,20 TL'nin %20'si olan 41.812,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı vekilinin yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunduğu ancak gerekli harcı yatırmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 14.280,97 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 3.570,25 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.710,72 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvurma harcı, 3.570,25-TL peşin harç, 120,00-TL posta ve tebligat gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.393,15-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 26/03/2026
Katip Hakim