T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Davalı tarafın taraflarınca ilamsız takip yoluyla başlatılan Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamındaki takibe itiraz ettiğini ve bunun üzerine icra takibi durduğunu, ancak davalı tarafın yapmış olduğu itiraz hukuki ve kanunu mesnetten yoksun olduğunu; iptali gerektiğini, davacı müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek için borçlu aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine giriştiğini, borçlu borca itiraz ettiğini ve bunun üzerine icra takibi durduğunu, iş bu hukuki mesnetten yoksun itirazın iptali amacıyla bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, müvekkilin haklı alacağını almak için icra takibi başlatması üzerine davalı kötü niyetli bir şekilde borcun tamamına itiraz ettiğini, borçlu davalı taraf, itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında gerçekleşen yük taşımacılığı (fide nakliyesi) hizmetine dayanan ticari iş karşılığında ekte sunmuş oldukları 03.07.2025 tarihli e-faturaya göre müvekkilinin davalı taraftan 26.680,00-TL tutarında alacağı bulunduğunu, ödeme için davalıya her türlü ihbar ve bilgilendirme yapılmış olmasına rağmen davalı kötü niyetli olarak dava konusu borcu ödemediğini, işbu sebeple Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, ancak davalı kötü niyetli olarak bu takibe itiraz ettiğini ve takip durduğunu, taraflarınca davaya konu itirazın iptali için arabuluculuğa başvurulduğunu, taraflar arasında bu arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşma sağlanamadığını, görüşme sonrasında tanzim edilen arabuluculuk tutanağına istinaden işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası kapsamındaki borcuna ilişkin yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli olarak yaptığı itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte icra takibinin devamına, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz edildiğinden alacağımızın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı olduğu anlaşılmıştır.
Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosya kapsamına alınmıştır.
Davacının yerleşim yerindeki Ticaret Sicili Müdürlüğüne, davacının yerleşim yerindeki Esnaf Ve Sanatkârlar Odaları Birliği Esnaf Ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak davacının kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığının sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davacının yerleşim yerindeki Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; tarafların vergi mükellefi olup olmadığının bildirilmesi, vergi mükellefi ise bilanço usulüne göre mi yoksa götürü usulde mi vergi mükellefi olduğu hususunda araştırma yapılması istenilmiş, ve ve ayrıca davacının 2025 yılında vermiş olduğu gelir beyannamesi suretinin ve eklerinin gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İlgi Vergi Dairesine müzekkere yazılarak tarafların 2025 yılı BA ve BS formlarının Mahkememize gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin 12/02/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacı 2025 yılı Ticari Defter v Belgelerinin İncelenmesi Neticesinde; davacı ... işletmesine ait incelemesi yapılan 2025 yılı Yevmiye, Envanter ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2025 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop”a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, 2025 yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.680,00 TL alacağının olduğu tespit edildiği rapor edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı olduğu
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E.... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki davacının defterlerinde takip konusu faturanın yer aldığı, davalının da BA bildiriminin olduğu, bu durumda ticari defter kayıtları ve diğer kayıtlar ile takibe konu alacağın ispatlandığı değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle Davanın kabulüne karar verilmiştir.
Asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile;
-Davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 26.680,00 TL üzerinden aynı hal ve şartlarla DEVAMINA,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 26.680,00TL'nin %20'si olan 5.336,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.822,51 -TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 1.207,11-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40- TL peşin harç, 960,00-TL posta ve tebligat gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 6.278,30-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 26.680,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 26/03/2026
Katip ... Hakim ...