T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
MÜTEVEFFA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA
İHBAR OLUNAN :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili 18.10.2023 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı ...'nun davalı sigorta şirketinin lehtarı olan dava dışı ... Tic. A.Ş.'ye ait iş yerinde teneke makine teknisyeni olarak çalıştığını,davacı ...'nun dava dışı ... ... Tic. A.Ş'de iş sözleşmesi ile çalışmakta iken 21.04.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davacının iş kazası sonucunda çok ciddi şekilde zarar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, kaza nedeniyle davacının ayak parmaklarının koptuğunu, sağ elinin bilekten kırıldığını ve ameliyat olduğunu, sağ el bileğinde kazadansonra duyu ve güç kaybı meydana geldiğini, davacının makine teknisyeni olarak çalışamayacağının açık olduğunu, davacının geçirmiş olduğu iş kazası sonrasında uzun süreli bir tedavi süreci geçireceğini ve söz konusu iş göremezlik döneminde gelir kaybı nedeniyle uğradığı zararlar dışında yaptığı ilave masraf nedeniyle iki yönlü zarara uğrayacağını, davacının kazadan sonra bakıma muhtaç hale geldiğini,davacının maddi zararı hesaplanırken çalışma gücünü yitirilmesinden ya da azalmasından kaynaklanan maddi zararlarının, tüm tedavi giderlerinin, kazanç kaybının, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan kayıpların ve geçici iş göremezlik süresi içindeki tedavi masrafları ile diğer gelir kayıplarının, bakıcı giderlerinin eksiksiz olarak dikkate alınması gerektiğini, davacının manevi olarak da tüm hayatı boyunca etkileneceğini, dava dışı ... ... A.Ş. firması tarafından iş yerinde doğabilecek risklere karşı davalı ... Sigorta A.Ş. firmasının keşideci olduğu ... numaralı poliçeli ile işveren mali mesuliyet sigortası sözleşmesi yaptırdığını, kazanın dava dışı ... ... A.Ş. firmasına ait iş yerinde meydana gelmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin 6098 sayılı Kanun ve 6102 sayılı Kanuna göre sigortalısının verdiği zarardan sözleşme poliçe limitleri kadar sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin iş kazası sonucunda müvekkilin uğradığı ve iş bu dava konusu zararlardan sorumlu olduğunu, sigorta poliçeleri incelendiğinde işveren mali mesuliyet sorumluluk teminatı kapsamında iş kazası neden açılan davalar kapsamındaki ödemelerin teminata dahil olduğunu ifade ederek davacının gerçek maddi zararının belirlenmesi sonrasında artırılmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile davalıdan tahsiline, davacının manevi zararının karşılanması için 100.000 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.ş. Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Dava konusu olayın 5510 sayılı kanun Madde 13 anlamında iş kazası olup olmadığının bilinmemekte olduğunu, mezkur olay iş kazası niteliğinde değil ise davalı şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, Davacı yan iş kazasının tespiti için henüz dava açmadığını ve SGK tarafından tahkikat yapılıp yapılmadığının da bilinmediğini, öncelikle olayın iş kazası olup olmadığının tespitinin gerektiğini, dosyanın ... .... A.Ş.'ye ihbar ını talep ettiklerini, 31.12.2014-2015 vadeli ... nolu İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesinde sigortalının ... ... A.Ş olduğunu, poliçede sigortalı şirketin poliçede bildirilen faaliyet adresinde SGK'ya tabi olarak çalışan 260 işçisi için ve poliçede bildirilen faaliyet adresinde meydana gelecek olaylar yönünden kişi başı 200.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı teminat bulunduğunu, davalı şirket tarafından poliçe limiti kapsamında SGK mosip ekranına 76.590,67 TL ödemenin 19.11.2021 tarihinde yapıldığını, bakiye poliçe limitinin 123.409,33 TL olduğunu, sorumluluğun poliçe üst limiti ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından SGK'ya veya başkaca hak sahiplerine poliçe limitini teşkil eden miktar ödenmiş olduğundan davalı şirketin ödediği miktar kadar sorumlu tutulamayacağını, İşveren Sorumluluk Sigortasının; bir iş yerinde işverene bir hizmet sözleşmesi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa tabi çalışanların yükümlülüklerini yerine getirmesi esnasında uğrayacağı zararlar için işverene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına alan bir sigorta türü olduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen poliçenin sigortalıya yöneltilebilecek iş kazasından doğan taleplerin poliçe teminatları kapsamında kalmak kaydı ile poliçe limitleri ile sınırlı olarak sadece sigortalının poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan ve SGK hizmet döküm cetvelinde yer alan 260 işçisi için ve sadece poliçede bildirilen faaliyet adresinde meydana gelecek olaylar yönünden sigortalı şirketin varsa kusuru oranında teminat altına alındığını, sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedebilmek için gerekli olan ilk şartın olayın iş kazası olması gerektiğini, iş yerinde meydana gelen iş kazaları nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğunun öncelikle kusura dayandığını, kusurun yanında işvereni sorumluluğuna gidilebilmesi için iş yeri koşullarından kaynaklanan tehlike ile ortaya çıkan zarar arasında uygun nedensellik bağının da bulunması gerektiğini, aksi takdirde işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, nedensellik bağının ise; mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru nedenleri ile kesilebileceğini, işveren sorumluluk sigorta poliçesinin ancak iş yerinde meydana gelen iş kazaları yönünden işverene iş akdinden kaynaklı kusur "yönünden teminatı havi ihtiyari - isteğe bağlı poliçeler olduğunu, davaya konu olayda sigortalı şirkete iş güvenliği anlamında kusur izafe edilememesi halinde tarafları açısından sorumluluğun doğmayacağını, kazalı işçinin sigortalının poliçede bildirilen faaliyet adresinde çalışan ve SGK hizmet döküm cetvelinde yer alan 260 işçisinden biri olmaması ve/veya mezkur olayın poliçede bildirilen faaliyet adresinde gerçekleşmemiş olması halinde sorumluluğun doğmayacağını ve/veya kaza tarihi/anı itibariyle sigortalı şirkette çalışan işçi sayısının 260'ın üzerinde olması halinde eksik sigorta hükümlerinin uygulanacağını da bu aşamada bildirdiklerini ve davanın reddini talep etmiştir.
... hakkında mali durum tespiti için kolluk araştırması yaptırılmış, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiş, Dava konusu kaza ile ilgili Konya CBS Karar Masası'nın ... sor. sayılı takipsizlik kararı dosya içine alınmış, SGK Konya İl Müdürlüğünden davacıya ait Sgk hizmet döküm cetveli alınmıştır.
Mahkememizce alınan 29/04/2024 tarihli kusur raporunda; Davacı, ...'nun İşvereni olan ... Tic, A.ş.'nin; yerine getirmediği yükümlülüklerinin, davaya konu iş kazasının yaşanmasında %80 (YÜZDE SEKSEN) oranında etkisi olduğu,Davacı Kazazede ...”nun; çalışma yaparken gösterdiği davranışlarının ve yerine getirmediği yükümlülüklerinin, davaya konu iş kazasının yaşanmasında %20 (YÜZDE YİRMİ) oranında etkisi olduğu yönünde kusur raporu düzenlenmiştir.
Bu aşamada davacının yaralanmasının kalıcı sakatlık niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu belirlemenin ise kaldırma kararına istinaden Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerine göre yapılması gerekir. Bu yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan, dosya kapsamına göre 22/03/2024 tarihli NEÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan alınan maluliyet raporu ile davacının yaralanmasının % 16,2 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan 26/08/2024 tarihli raporunda da davacının yaralanmasından dolayı %16 oranında malul kaldığı buna göre sürekli iş göremezlik oranının da%16.2 olduğu, iyileşme süresinin 12 ayı bulabileceği, bu sürenin 4 ayında bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı, tedavi giderlerinin 9.000,00 TL olarak belirlendiğine dair rapor düzenlenmiştir.
08/10/2024 tarihli aktüerya raporunda Hesap tarihi olan 08.10.2024 tarihi itibari ile hesaplanan tazminat tutarları Trh 2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak Davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı alacağı bulunmadığı, kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 951.430,41 TL, geçici bakıcı gideri olarak 3.941,00TL, tedavi gideri olarak 7.200,00TL olmak üzere toplamda 962.571,41TL tazminat hesap edilmiştir.
Davacı vekili, 11/10/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik maddi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 123.350,00 TL artırılarak 123.400,00 TL'ye çıkarmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, iş kazasından Kaynaklanan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, dava konusu iş kazasının oluşmasında kimlerin hangi oranda kusurlu olduğu, davacının bu iş kazası nedeniyle maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı, oluşan zarardan davalının sorumlu olup olmadığı, varsa davalının sorumlu olduğu tutarın ne kadar olduğu, davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin gerekip gerekmediği, gerekir ise tutarının ne kadar olması gerektiği, davacı lehine tazminata hükmedilirse faiz başlangıç ve türünün ne olması gerektiği, Mahkememizin görevli olup olmadığı, davada zamanaşımı süresinin geçip geçmediği hususlarından ibarettir.
Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı definde bulunulmuş ise de; davaya konu iş kazasının 21.04.2015 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 18.10.2023 tarihinde açıldığı, dolayısıyla haksız fiillerde uygulanması gereken zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı sonucuna varıldığından zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davaya konu 21.04.2015 tarihli iş kazasının davacının çalışma esnasında kalıbı, prese makinesine taşıma arabası ile götürürken düşmesi neticesinde meydana geldiği ve kazanın iş kazası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Kazanın iş kazası niteliğinde olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
''Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı; '' ... Somut olayda, davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, eldeki davada işverene karşı dava açılmadığı, doğrudan iş kazasından kaynaklı olarak sigorta şirketinin davalı olarak gösterildiği , işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında açılmış dava olduğu anlaşılmakla İş Mahkemelerinin dava konusu uyuşmazlığa bakmakla görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu bu durumda mahkeme kararında isabetsizlik olmadığı görülmüştür. ...''
Anılan emsal nitelikteki içtihat dikkate alındığında eldeki davada işveren davanın tarafı olmadığından ve davanın sigorta hukukuna ilişkin olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Davalı dava dışı işveren ... ... A.Ş.'nin işveren mali mesuliyet sigortacısı olup, poliçe vade tarihlerinde meydana gelen rizikolara karşı dava dışı işverenin hukuki sorumluluğunu limit dahilinde üstlenmiştir. Poliçe vade tarihi 31/12/2014-31/12/2015, kaza tarihi ise 21/04/2015 olup, rizikonun vade içinde gerçekleştiği açıktır. Dolayısıyla davacının zararın oluşmasında işverenin kusurlu olduğunu ispatlaması kaydıyla zararın giderilmesi amacıyla davalı sigortacıya yönelmesi mümkündür.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile iş kazasının oluşmasında davacının % 20, dava dışı işverenin ise % 80 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Bu aşamada davacının zarar iddiasını da usulünce ispatlaması gerekir. Davaya konu iş kazası 21/04/2015 tarihinde meydana geldiğinden davacının maluliyetinin ''11/10/2008 tarih, 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği'' hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Bu yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiğinden hükme esas alınan 22/03/2024 tarihli maluliyet raporu ile davacının yaralanmasının %16 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının iyileşme süresinin 12 ay olduğu, bu sürenin 4 ayında başkasının yardımına muhtaç olmadığı ve tedavi gideri zararının 9.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Bu yaşam tablosuna göre tanzim edildiğinden ve mevcut dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 08/10/2024 tarihli hesap raporu ile davacının sürekli iş göremezlik zararının 951.430,41 TL olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu iş kazasının oluşmasında dava dışı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu, davacının bu kaza nedeniyle % 16 oranında iş göremez hale geldiği, davacının kalıcı sakatlıktan doğan zararının 951.430,41 TL olduğu, davalının oluşan bu zarar nedeniyle poliçe limiti olan 123.400,00 TL'ye kadar davacıya karşı sorumlu olduğu, davacının geçici iş görememezlik tazminatının olmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının manevi tazminat talebine yönelik yapılan incelemede;
"6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56.maddesi gereğince ; cismani zarara uğrayana, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hakkaniyete uygun bir miktar paraya hükmetmesi gerekir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde, takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir." .HD.kararları
Somut olayımızda dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre davacının %20 kusurlu olduğu, olay nedeni ile davacının sürekli maluliyetinin %16 oranında olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacının yaralanması nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde değerlendirme yapılmış, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 123.400,00 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının davalıdan olay tarihi itibariyle geçerli kişi başı sakatlık teminat klozu limitiyle sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, davacının geçici işgöremezlik talebinin REDDİNE,
2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihi itibariyle geçerli kişi başı sakatlık teminat klozu limitiyle sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Alınması gereken 13.894,25 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 3.394,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.499,58 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan 3.394,67 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL harç gideri, 4.672,75 TL yargılama gideri, 4.470,00 TL N.Ü. Meram Tıp Fakültesi ve 4.392,16 TL maluliyet raporu masrafı olmak üzere toplam 13.804,76 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 12.566,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının Maddi Tazminat davasında;
a-)Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-)Kendisini vekille temsil eden davalı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacının manevi tazminat davasında;
a-)Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
b-)Kendisini vekille temsil eden davalı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 20.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024
Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.