T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/598
KARAR NO : 2024/1471
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2020 (Dava) - 07/12/2021 (Karar)
NUMARASI : 2020/570 Esas- 2021/1021 Karar
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı )
BAM KARAR TARİHİ : 17/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarihli 2020/570 Esas ve 2021/1021 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın 26.01.2019 tarihinde, maliki müvekkilinin olduğu ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araçta maddi hasar oluştuğunu, kazada kusurlu olan ... plakalı aracın davalı ... nezdinde ZMMS sigortalısı olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin hasar ve değer kaybı için haksız olarak ödeme yapmadığını, sigortanın gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, ispat yükünün sigortaya ait olduğunu belirterek, açıklanan gerekçelerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL bakiye değer kaybı bedeli ve 50,00 TL hasar miktarı olmak üzere toplam 100,00 TL’nin temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 11/10/2021 tarihli dilekçe ile hasar bedeline ilişkin talebini 16.520,00 TL'ye, değer kaybına ilişkin talebini 6.000,00 TL'ye yükseltmiş ve harcını aynı tarihte yatırmıştır.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz dava olarak açılamayacağını, yetki itirazları olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 30.06.2018-2019 vadeli ve poliçe limiti ile ZMMS Sigortalısı olduğunu, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, kusur oranlarının ve gerçek zararın tespiti gerektiğini, değer kaybının genel şartlara hesaplanması gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Mahkemece, ''....Davacının davasının KABULÜ ile; 16.520,00TL hasar bedeli, 6.000,00TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 22.520,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 13/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine....'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı yedek parça bedellerine iskonto uygulanması ve değer kaybının eksik hesaplanması suretiyle gerçek zararın çok azının hüküm altına alınması yönünden usul ve yasaya aykırı olup müvekkilinin gerçek zararının tamamının hüküm altına alınmasını istediklerini, hükme esas alınan ATK Raporunda "Ekspert ... tarafından 20.05.2019 tarihli rapor, ... Müdürlüğü'ne hitaben ... tarafından hazırlanan 18.03.2019 tarihli belge, 02.03.2021 tarihli bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı, kaza sonrası olay mahallinde çekilmiş fotoğraflar, piyasa şartları dikkate alındığında 16.520,00 TL (KDV Dahil)" denilerek sigorta eksperince yedek parça bedellerinin 18.722,67 TL tespit edilmesinin ardından 7.591,94 TL iskonto indirimi yapılarak 11.130,73 TL yedek parça ve 2.869,26 TL işçilik olmak üzere 14.000,00 TL hasar bedeli hesabının esas alındığını, değer kaybı yönünden ise 02.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın kaza öncesi ve kaza sonrası emsalleri ve fiyat teklifleri ile birlikte ayrıntılı olarak karşılaştırılarak 9.000,00 TL değer kaybı oluştuğu tespit edilmesine rağmen, ATK Raporunda bu tespit ve karşılaştırmalara hiç yer verilmediği gibi başkaca bir veri veya hangi sebeple bilirkişi raporuna katılmadıkları açıklanmaksızın değer kaybının 6.000,00 TL olduğunun iddia edildiğini, taraflarınca sunulan rapora itirazlar ile Adli Tıp Kurumundan ek rapor alınması talep edilmiş ise de talepleri reddedilerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı hüküm tesis edildiğini, gerek mevzuat gerekse Yargıtay içtihatlarına göre gerçek zarar belirlenirken yedek parça bedellerinden ıskonto bedellerinin düşülmemesi gerekmekte olup gerçek zararın orjinal yedek parça bedellerinin ıskontosuz hali olduğunu, yerel mahkemece değer kaybına ilişkin iki rapor arasındaki çelişki giderilmeksizin ayrıntılı, açıklamalı, karşılaştırmalı ve denetime elverişli ilk rapor yerine ATK raporu ile tespit edilen gerekçesiz değer kaybı miktarının hükme esas alındığını belirterek müvekkilinin gerçek zararının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece maddi meselenin takdirinde hata yapıldığını ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete beyan edilen hasar ile kazanın oluş şeklinin uyumsuz olduğunu, bu husus araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mağdur ve sigortalı kasten doğru olarak beyan vermediklerinden sigortacının tazminatı ödememe haklı olduğunu, davacı tarafın dava öncesinde müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuru kara taşıtları trafik sigorta poliçesi genel ve özel şartlara göre aykırılık teşkil ettiğinden haklı olarak reddedildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere iskontosuz ve kdv dahil şekilde hesaplama yapılmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmetinin de anılan yasa gereğince KDV'ye tabi olması nedeniyle mağdur tarafından KDV’nin ödendiğinin yahut ödeneceğinin kanıtlanması gerektiğini, bu ispatın da, ancak fatura ibrazı ile mümkün olacağını, fatura ibraz edilmeden aracın onarılacağı/onarıldığı, KDV ödendiği dahi anlaşılamadığından KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumlululuğunun Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. Ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hükme esas alınan raporda; sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının fahiş olduğunu, davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, aksi düşünülse dahi hesaplamanın genel şartlar uyarınca yapılması gerektiğini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden önce faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, kararın tehir-i icra talebiyle istinaf edildiğine ilişkin derkenarın İzmir 23. İcra Dairesi 2022/808 E. Sayılı dosyasına UYAP Sistemi Üzerinden Gönderilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı aracında meydana gelen hasar zararı, değer kaybı bedelinin karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Mahkemece, ''...16520 TL(KDV Dahil) tutarında hasarın oluştuğu, bu duruma göre aracın onarımının uygun olacağı, davaya konu ... plakalı 2012 Model ... Marka ... Tipindeki hususi otomobilin yaşı(7 Yaş), kullanılmışlık düzeyi (86683 Km), hasar miktarı (16520 TL KDV Dahil), hasar durumu, değişen ve onarılan parçalar, hasar geçmişi(25.10.2016) ile piyasa şartları birlikte değerlendirildiğinde ise araçta 6000 TL’lik değer kaybının olduğu, Toplam Hasar Tutarının 16520,00 TL, değer kaybı 6000,00 TL Toplam 22520 TL Hasar ve Değer Kaybı oluştuğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar ve değer kaybı zararından sorumlu olduğu...'' gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında otomotiv bilirkişisi ... tarafından düzenlenen raporda ... plaka sayılı davacı aracının 26/01/2019 tarihli kazasının hasarla uyumsuz olduğu kanaatine varıldığı; Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda "...kazanın hasar ile uyumlu olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılabileceği" belirtilmiş olduğu"; davalı şirkete yapılan hasar ihbarına istinaden yapılan ekspertiz incelemesinde, "Söz konusu aracın tarafımıza iletilen fotoğrafları ve olay yerinde çekilen fotoğraflarının uyumsuz olduğu ön tampon ve farların olay yeri fotoğraflarında değişik olduğu,
" şeklinde değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; mahkemece tramerden ve ilgili sigorta şirketlerinden kazaya karışan araçların önceki kaza ve hasar durumlarına ilişkin bilgi belge ve hasar dosyalarının celbi ile mahkemece takdir edilen eksik belge var ise dosyaya istendikten sonra, dosyanın İTÜ Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosyadaki ekspertiz raporu, araştırma raporu ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında belirtilen tespitlerin, tarafların iddia ve savunmaları, davaya konu kazaya ait hasar dosyaları göz önünde bulundurularak, araçların çarpma noktaları, hasar durumları, dosya kapsamında alınan tüm raporlar, bilgi ve belgeler ile, dosyada mevcut otomotiv bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapor ile ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunun içerikleri da birlikte incelenip değerlendirilerek, davacı ve davalının itirazlarının da karşılandığı, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumu, dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı ve oluşan hasar bedelinin, meydana gelen kazanın oluş şekli ile araçlarda oluşan hasar durumunun birlikte değerlendirilerek, kazanın ve hasarın iddia edilen yer ve şekilde meydana gelip gelemeyeceği, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı hususlarının ayrıntılı olarak değerlendirildiği, bilirkişi raporları arasında meydana gelen çelişkileri giderecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık yeni bir rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına; davalı sigorta vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2021 tarihli 2020/570 Esas ve 2021/1021 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin, bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4- Davacı vekilinin istinaf itirazlarının kararın kaldırılması sebep ve şekline göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
5-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı ve davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
6-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf eden ilgilisine iadesine,
9-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024