T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/776
KARAR NO : 2026/1140
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2025
NUMARASI : 2024/663 Esas 2025/1149 Karar
DAVA : KONKORDATO
BAM KARAR TARİHİ : 30/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2026
Asli müdahiller ... Şirketi, ... AŞ, ... A.Ş, ... A.Ş, ...,A.Ş vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... Davacılar vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, davacı ....Şti.'nin oluklu kağıt ve oluklu mukavva imalatı alanında faaliyet gösterdiğini, davacı gerçek şahısların şirket ortağı olduğunu, davacı .... Şti.'nin ambalaj ve danışmanlık alanlarında faaliyet gösterdiğini, gerçek şahıslardan ... ve ...'ın şirket ortağı olduğunu, davacı şirketlerin kağıt ve ambalaj sektöründe önemli hizmetler verdiğini, sürekli büyüyerek sektöründe saygın firmalar arasında yerlerini aldığını, ancak 2020 yılında başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci, kur ve faiz tarafından yaşanan olumsuzluklar, iç talepteki daralma ve halkın alım gücünün zayıflamasının ciroların düşmesine neden olduğunu ve davacı şirketlerin son derece olumsuz etkilendiğini, yeni krediye ulaşılamaması davacıların nakit sıkıntısı yaşamasına neden olduğunu, tüm bu nedenlerle davacıların ödeme güçlüğüne düştüğünü, davacıların borçlarını ödeyemez duruma gelecek olma riski ve icra tehdidi altına kalacağını, davacı gerçek şahısların şirketlerin kullandığı tüm kredilerde şahsi kefaletlerinin bulunduğunu, davacıların bu süreçte zar görmemesi ve şirketlerin devamlılığını sağlayabilmek için konkordato talep etmek zorunda kalındığını ileri sürerek, davacılar hakkında İİK 285 ve devamı maddeleri uyarınca vade konkordatosu talep ettiklerini, konkordato tasdik kararından itibaren, % 12 faiz ile 3 yılda ödemeyi teklif ettiğini, önce geçici mühlet kararı ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ardından bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekindeki belgeler incelenmiş, mahkememizin 01.10.2024 tarihli ara kararı ile 7101 sayılı yasa ile değişik, İİK'nun 286. Maddesindeki belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespit edilmekle, İİK 287/1 Maddesi uyarınca 01.10.2024 tarih, saat 14.00'dan itibaren davacı şirketler ve davacı gerçek şahıslar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, davacı şirketler ile davacı gerçek şahıslara Bağımsız Denetçi Mali Müşavir...'ın geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmesine, ihtiyati tedbire, İİK 288 maddesi uyarınca geçici mühlet verildiğinin ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen müdahiller ayrı ayrı katılma taleplerini ve itirazlarını bildirmiş, harcı yatırılan katılma taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı şirketler ile davacı gerçek şahıslar yönünden Geçici Konkordato Komiseri mahkememize sunduğu 09.12.2024 havale tarihli raporunda, davacı .... şirketinin TTK 376. Maddesi kapsamında borca batık olmadığını, şirketin faliyetini sürdürdüğünü, şirketin adi borcunun toplam 189.521.895,68-TL olduğunu, davacı... şirketinin TTK 376. Maddesi kapsamında borca batık olmadığını, şirketin faliyetini sürdürdüğünü, şirketin adi borcunun toplam 22.945.403,63-TL olduğunu, her iki şirketin nakit akım projesinde ulaşılabilir hedefler konulduğunu, elde edilecek gelirler ile yapılacak giderlerin gerçeğe yakın olduğunu, her iki şirketin de konkordatosunun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunu, davacı gerçek şahısların davacı şirketlere kefalet borçları olduğunu, davacı şirketlerin borçlarını ödediğinde, gerçek şahısların borç ödeme sorumluluğunun ortadan kalkacağını, gerçek şahısların konkordato projesinin gerçekleşebilirliliğinin davacı şirketler ile doğru orantıda olduğunu bildirmiştir.
20.12.2024 tarihinde yapılan duruşmada; davacılar tarafından dosyaya sunulan belgeler, geçici konkordato komiseri raporları, müdahillerin itirazları değerlendirilmiş, İİK 289 maddesi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu değerlendirilmekle, borçlu davacı . .... Şti., ..., ... ... ve.... hakkında 20.12.2024 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin sonuçlarının uygulanmasına ve ihtiyati tedbirlerin devamına, kesin mühlet içerisinde davacı şirketler ile davacı gerçek şahıslar yönünden komiser Bağımsız Denetçi Mali Müşavir...'ın görevinin devamına, davacı şirketler yönünden ayrıca Hukukçu ....'ın kesin mühlet döneminde konkordato komiseri olarak görevlendirilmesine, davacı .... Şti. yönünden alacaklılar kurulu oluşturulmasına, diğer şirket ve gerçek şahıslar yönünden alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alındığında, alacaklılar kurulu oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı şirketler ile davacı gerçek şahıslar yönünden kesin mühlet verildiğine ilişkin yasal ilanlar yapılmış, ilgili kurumlara yazılar yazılmıştır.
Davacı şirketler yönünden konkordato komiser heyeti, davacı gerçek şahıslar yönünden konkordato komiseri kesin mühlet içerisinde 3'er aylık dönemler halinde konkordatonun gidişatı hakkındaki görüşlerini içerir raporlarını sunmuşlardır.
Davacı şirketler yönünden konkordato komiser heyeti, davacı gerçek şahıslar yönünden konkordato komiseri tarafından 17.11.2025 havale tarihli, konkordatonun akıbeti ve oylama sonuçları ile ilgili tasdik duruşmasına esas rapor mahkememize sunulmuş, dosya iade olunmuştur. Mahkememizce 18.11.2025 tarihli tensip tutanağı ile konkordato hakkında karar verilmek üzere duruşma günü belirlenmiş, konkordato tasdik harcının yatırılması için davacılar vekiline süre verilmiş, usuli işlemler tamamlanmıştır.
Konkordato komiser heyetince sunulan 17.11.2025 tarihli raporda, davacı ... şirketinin 06.11.2025 tarihinde yapılan adi alacaklılar toplantısında davacının revize ettiği ödeme teklifi kapsamında borçlarını ilk taksidi tasdik tarihinden itibaren başlamak üzere 36 eşit taksit halinde yıllık % 30 faizle ödemeyi teklif eden konkordato projesinin alacaklıların onayına sunulduğu, finansal kiralama konusu makinelerin üçüncü kişilere devredildiği, bu suretle artık alacaklı olmayan .... A.Ş.'nin nisap hesabına dahil edilmediği, böylece nisaba esas alacaklıların konkordato tabi alacağının 83.741.488,56-TL olduğu, davacı şirketin toplam 100 adi alacaklısı bulunduğu, toplantıya katılan alacaklılardan 38 adet alacaklının kabul oyu kullandığı, toplantının bitiminden itibaren 7 günlük iltihak süresi içinde de kullanılan oylar dikkate alındığında sonuç olarak 100 alacaklıdan 68 adedinin yani % 68'inin ve 83.741.488,56-TL alacak tutarının 50.280.683,28-TL 'sinin yani % 60,04'ünün kabul oyu kullandığı, İİK'nun 302. Maddesinde belirtilen kabul oranının sağlandığı, davacı .... şirketinin 06.11.2025 tarihinde yapılan adi alacaklılar toplantısında davacının revize ettiği ödeme teklifi kapsamında borçlarını ilk taksidi tasdik tarihinden itibaren başlamak üzere 36 eşit taksit halinde yıllık % 30 faizle ödemeyi teklif eden konkordato projesinin alacaklıların onayına sunulduğu, alacaklı olarak görünen ... A.Ş. ile .... A.Ş.'nin artık alacaklı olmadığını beyan etmesi üzerine nisap alacağına dahil edilmediği, nisaba esas alacaklıların konkordato tabi alacağının 21.000.797,87-TL olduğu, davacı şirketin toplam 13 adi alacaklısı bulunduğu, toplantıya katılan alacaklılardan 7 adet alacaklının kabul oyu kullandığı, toplantının bitiminden itibaren 7 günlük iltihak süresi içinde de kullanılan oylar dikkate alındığında sonuç olarak 13 alacaklıdan 7 adedinin yani % 53,84'ünün ve 21.000.797,87-TL alacak tutarının 10.503.495,26-TL 'sinin yani % 50,01'inin kabul oyu kullandığı, İİK'nun 302. Maddesinde belirtilen kabul oranının sağlandığı, davacı şirketlerin 30.09.2025 tarihi itibariyle borca batık olmadığı, adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlu her iki şirketin de iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, teklif edilen tutarın her iki borçlunun da kaynakları ile orantılı olduğu, davacı şirketlerin İİK'nun 206. Maddesinin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklılar olan işçilere vadeci geçmiş borcunun bulunmadığı ve teminata bağlanması gereken bir borcun bulunmadığı belirtilmiş, dolayısı ile konkordato tasdik şartlarının gerçekleştiğini belirtmişlerdir.
Davacı gerçek şahıslar yönünden konkordato komiserince sunulan 17.11.2025 tarihli raporda, davacı ...'ın alacaklı bankalar tarafından borcun mahsup edildiği, adi borcunun kalmadığı bu nedenle ... için alacaklılar toplantısı yapılmadığı, davacı ... ... 'ın 6 adi alacaklısı ve toplam 654.370,00-TL adi borcunun bulunduğu, davacı ... .'in 4 adi alacaklısı ve toplam 776.059,00-TL adi borcunun bulunduğu, davacı ... ... ve .... yönünden 06.11.2025 tarihinde yapılan adi alacaklılar toplantısında, her iki davacı yönünden de gerek alacaklılar toplantısında gerekse iltihak süresi içinde herhangi bir kabul oyunun komiserliğe ulaşmadığı, dolayısı ile tüm alacaklıların davacı şahısların projelerini ret ettiği, sonuç olarak kabul oyu kullanan olmadığı, İİK'nun 302. Maddesinde belirtilen kabul oranının sağlanmadığı, dolayısı ile konkordato tasdik şartının gerçekleşmediğini belirtmiştir.
Konkordatonun yargılamasına başlandığının ve itiraz edeceklerin itirazlarını bildirmelerine ilişkin Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu Portalında gerekli ilanlar yapılmış, duruşma günü davacılar vekili ile komiserlere tebliğ edilmiş, davacılar vekilince .... şirketi için belirlenen 349.296,22-TL Konkordato Tasdik Harcı ile.... şirketi için belirlenen 87.597,00-TL Konkordato Tasdik Harcı mahkemeler veznesine yatırılmıştır.
Davacıların adi konkordato teklifi ve süreç İİK 305 maddesi kapsamında değerlendirilmiştir. Konkordatonun Tasdiki Şartları başlıklı İİK'nun Madde 305. Maddesinde, ''302. Madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması. d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dosya kapsamından davacı şirketler ile davacı gerçek şahıslar hakkında 20.12.2024 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet verildiği anlaşılmaktadır. Kesin mühlet içinde 06.11.2025 tarihinde konkordato komiser heyeti tarafından alacaklılar toplantısı yapılmış, davacıların teklif ettiği konkordato ön projesi alacaklıların onayına sunulmuştur. Davacı ... Şti.'nin konkordato kapsamındaki ödenecek adi borcunun 83.741.488,56-TL olduğu, 100 adet adi alacaklısının bulunduğu, toplantıya katılan alacaklılardan 38 adet alacaklının kabul oyu kullandığı, toplantının bitiminden itibaren 7 günlük iltihak süresi içinde de kullanılan oylar dikkate alındığında sonuç olarak 100 alacaklıdan 68 adedinin yani % 68'inin ve 83.741.488,56-TL alacak tutarının 50.280.683,28-TL 'sinin yani % 60,04'ünün kabul oyu kullandığı, böylece davacı .... şirketi yönünden gerek alacaklı sayısı yönünden, gerekse alacak miktarı yönünden yasada aranan alacak miktarına ulaşıldığı, davacı ... şirketi yönünden yasada aranan nisap sağlanmıştır. Bu durumda davacı .... şirketi yönünden nisabın sağlandığı ve davacı .... şirketinin konkordato talebinin İİK 302/a-b maddelerinde belirlenen çoğunlukla kabul edildiğinden, davacı .... şirketinin konkordatosunun İİK'nun 305/1-c maddesindeki tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Davacı .... Şti.'nin konkordato kapsamındaki ödenecek adi borcunun 21.000.797,87-TL olduğu, 13 adet adi alacaklısının bulunduğu, toplantıya katılan alacaklılardan 7 adet alacaklının kabul oyu kullandığı, toplantının bitiminden itibaren 7 günlük iltihak süresi içinde de kullanılan oylar dikkate alındığında sonuç olarak 13 alacaklıdan 7 adedinin yani % 53,84'ünün ve 21.000.797,87-TL alacak tutarının 10.503.495,26-TL'sinin yani % 50,01'inin kabul oyu kullandığı, böylece davacı.... şirketi yönünden gerek alacaklı sayısı yönünden, gerekse alacak miktarı yönünden yasada aranan alacak miktarına ulaşıldığı, ancak davacı .... şirketinin nisabının, gerek alacaklı sayısı yönünden gerekse oy kullanan alacaklıların alacak tutarları yönünden oldukça düşük bir oranla sağlandığı görüldüğünden, nisaba ilişkin alacaklılar ve alacak miktarları mahkememize incelenmiş, davacı şirketlerin birbirlerinden olan alacakları için oy kullandıkları anlaşılmakla, özellikle davacı .... şirketinin alacağının nisap sağlanması için yaratılıp yaratılmadığı, fiktif kayıt olup olmadığının tespiti yönünden, komiser heyetinden davacı şirketlerin ticari ilişkilerinin ve alacağın kaynağının bildirilmesi istenmiş, komiser heyetince sunulan 19.12.2025 tarihli ek rapor ve ekleri doğrultusunda, davacı şirketlerin ortaklarının aynı olduğu, fakat her iki şirket arasında süreklilik arz eden ticari mal ve hizmet alışverişinin bulunduğu, alacağın nisap yaratmak için değil, davacıların süre gelen ticari ilişkisinden kaynaklanan gerçek bir alacak olduğu, davacı .... şirketinin alacağı yönünden kullanılan kabul oyunun da nisaba dahil edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, sonuç olarak davacı .... şirketi yönünden de yasada aranan nisap sağlanmıştır. Bu durumda davacı ... şirketi yönünden nisabın sağlandığı ve davacı... şirketinin konkordato talebinin İİK 302/a-b maddelerinde belirlenen çoğunlukla kabul edildiğinden, davacı ... şirketinin konkordatosunun İİK'nun 305/1-c maddesindeki tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Davacı ...'ın konkordato projesi kapsamındaki borcunun alacaklı bankalar tarafından mahsup edildiği, davacı ...'ın adi borcu kalmadığından, ... için alacaklılar toplantısı dahi yapılmamıştır. Davacılardan ... ... 'ın 6 adi alacaklısı ve toplam 654.370,00-TL adi borcunun bulunduğu, davacı ...'in 4 adi alacaklısı ve toplam 776.059,00-TL adi borcunun bulunduğu, davacı ... ... ve .... yönünden 06.11.2025 tarihinde yapılan adi alacaklılar toplantısında, her iki davacı yönünden de gerek alacaklılar toplantısında gerekse iltihak süresi içinde kabul oyu kullanan olmadığı, dolayısı ile tüm alacaklıların davacı şahısların projelerini ret ettiği, İİK'nun 302. Maddesinde belirtilen kabul oranının sağlanmadığı, dolayısı ile davacı ....ın konkordatoya tabi borcunun kalmadığı, davacı ... ... ve ....'in konkordato projesinin alacaklılar tarafından reddedildiği, davacıların konkordato projesi İİK 302/a-b maddelerinde belirlenen çoğunlukla kabul edilmediğinden, davacı gerçek şahısların konkordatosunun İİK'nun 305/1-c maddesindeki tasdik şartının sağlanmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı şirketlerin konkordato komiserliğinin 17.11.2025 tarihli nihai rapor tarihi itibarı ile işçilere vadesi geçmiş ücret borcunun bulunmadığı, imtiyazlı alacaklardan olan işçilik alacaklarının ödenmesi veya teminatlandırılması da konkordatonun tasdik şartlarından sayıldığından, konkordato komiser heyetinin nihai raporuna göre davacı şirketlerin bu kapsamda borcu bulunmadığı tespit edildiğinden, davacı şirketlerin konkordatosunun İİK 305/1-d maddesindeki tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır. İİK'nun 305/1-e Maddesi uyarınca konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordato tasdik harcının yatırıldığı anlaşılmakla, bu kapsamda da tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Davacı .... şirketinin aktif değerinin 262.898.187,21-TL olduğu, iflas halinde alacaklıların eline geçecek bedelin bu bedelin % 50'sine takabül eden 131.449.093,60-TL alacaktan, alacaklarının alacağına kavuşma oranı hesaplandığında, iflas halinde alacaklıların ana para alacağına kavuşabileceği ancak, tasdik halinde ise ana para + faiz alacağına tam olarak kavuşabileceği, böylece adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlu... şirketinin iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek miktardan fazla olduğu, davacı.... şirketinin aktif değerinin 28.510.811,43-TL olduğu, iflas halinde alacaklıların eline geçecek bedelin bu bedelin % 50'sine takabül eden 14.255.405,71-TL alacaktan, alacaklarının alacağına kavuşma oranı hesaplandığında, iflas halinde alacaklıların ana para alacağına dahi kavuşamayacağı gibi tasdik halinde ise ana para + faiz alacağına tam olarak kavuşabileceği, böylece adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlu .... şirketinin iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek miktardan daha fazla olduğu, sonuç itibarı ile her iki davacı şirket için de İİK 305/a maddesine göre bu konudaki tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Davacı .... şirketinin 30.09.2025 tarihli rayiç bilançoya göre aktif toplamının 262.898.187,21-TL olduğu, davacı şirketin konkordatoya tabi adi rehinli olmak üzere tüm borcunun 85.345.488,56-TL olduğu, davacı şirketin teklifinin ana para artı % 30 faiz ile ödemeyi taahhüt etmiş olması, davacı şirketin ödemeyi teklif ettiği borç toplamının komiser raporunda da belirtildiği üzere kaynakları ile orantılı olduğu, İİK'nun 305/b maddesindeki tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır. Davacı .... şirketinin 30.09.2025 tarihli rayiç bilançoya göre aktif toplamının 28.510.811,43-TL olduğu, davacı şirketin konkordatoya tabi adi rehinli olmak üzere tüm borcunun 21.000.797,87-TL olduğu, davacı şirketin teklifinin ana para artı % 30 faiz ile ödemeyi taahhüt etmiş olması, davacı şirketin ödemeyi teklif ettiği borç toplamının komiser raporunda da belirtildiği üzere kaynakları ile orantılı olduğu, İİK'nun 305/b maddesindeki tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Toplanan tüm deliller karşısında davacı şirketlerin ödeme güçlüğü içerisine girdiği, davacı gerçek şahıs ortakların da kefalet sorumluluğu bulunduğu bildirilerek, davacıların vade konkordatosu talebinde bulunmaları üzerine haklarında önce geçici mühlet sonra kesin mühlet verilmiş, kesin mühlet içerisinde konkordato komiser heyeti tarafından gerekli iş ve işlemler yürütülerek alacaklılar toplantısı yapılmıştır. Komiser heyeti tarafından iltihak süresi de dolduktan sonra konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli rapor mahkememize sunulmuştur. Yapılan alacaklılar toplantısında davacı şirketler tarafından teklif edilen konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edildiği, davacı gerçek şahıslar tarafından teklif edilen konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmediği belirlenmiştir. Bu durumda davacı gerçek şahısların konkordatosunun İİK'nun 305/1-c maddesindeki tasdik şartının sağlanmadığı kanaatine varılarak davacı gerçek şahıslar ... ..., ... ve...'in konkordato tasdiki talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı ... Şti.'nin ve .... Şti.'nin revize ettiği konkordato projesinin İİK 302/a-b maddelerinde belirlenen çoğunlukla kabul edildiğinden, davacı şirketlerin konkordatosunun İİK'nun 305/1-c maddesindeki tasdik şartının sağlandığı, yine davacı şirketler tarafından adi konkordatoda teklif edilen tutarların borçluların iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, İİK 305/a maddesine göre bu konudaki tasdik şartının sağlandığı, teklif edilen tutarların borçluların kaynakları ile orantılı olduğu İİK'nun 305/b maddesindeki tasdik şartının sağlandığı, İİK 305/1-d maddesi kapsamında teminatlandırması gereken işçi alacağının bulunmadığı, işçi alacakları dışında mühlet içersinde komiser onayı ile akdedilmiş sözleşmeden kaynaklı teminatlandırması gereken borcun bulunmadığı, davacı şirketlerin konkordatosunun İİK 305/1-d maddesindeki tasdik şartının sağlandığı, konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken konkordato tasdik harçlarının yatırıldığı, konkordato tasdikinin gerektirdiği yargılama giderinin gider avansı olarak mevcut olduğu, 305/1-e maddesi uyarınca tasdik şartının sağlandığı, sonuç olarak davacı şirketler yönünden İİK'nun 305. Maddesine göre tasdik şartlarının sağlandığı, teklif edilen ve revize edilen projenin alacaklılar lehine yeterli olduğu kanaatine varılarak davacı şirketlerin konkordato talebinin kabulüne ve revize projede ve 17.11.2025 tarihli konkordato komiseri nihai raporunda belirtilen şekilde tasdik karar tarihinden itibaren başlayarak 36 ayda eşit taksitler halinde 01.10.2024 tarihinden itibaren yıllık %30 faizi ile ödenmesine yönelik her iki davacı şirketin konkordatosunun İİK'nun 306. Maddesi uyarınca tasdikine karar vermek gerekmiştir.
Davacı .... şirketinin itiraz ettiği nizalı hale gelen ....'nin 12.272.872,35-TL,.... A.Ş.'nin 14.187,50-TL, .... A.Ş.'nin 8.548.373,40-TL, ... A.Ş.'nin 765.481,81-TL, ... A.Ş.'nin 3.836.090,54-TL, ....A.Ş.(temlik alan ... A.Ş.)'nin 3.455.975,57-TL, ... A.Ş.'nin 10.612.508,10-TL, ... A.Ş.'nin 3.161.858,42-TL, .... A.Ş.'nin 2.997.915,23-TL, ....'nın 194.369,78-TL, .... A.Ş.'nin 6.703.317,66-TL, .... A.Ş.'nin 676.976,21-TL'lik alacak tutarının ve davacı ....şirketinin itiraz ettiği nizalı hale gelen ... A.Ş.'nin 41.187,37-TL, ...'nın 1.327.381,80-TL, .... A.Ş.'nin 455.240,54-TL'lik alacak tutarının İİK 308/b maddesi uyarınca konkordatonun tasdikinin ilanından itibaren 1 ay içerisinde alacak davası açılması halinde davanın kesinleşmesine kadar mahkememiz emrine .... Şubesine tasdik kararındaki ödeme projesi kapsamında yatırılmasına, 1 aylık süre içerisinde söz konusu çekişmeli alacak için dava açılmaması halinde davacı borçlu tarafından yatırılan payın, yatıran borçluya iadesine karar verilmiştir.
Alacaklılardan... Şti. vekili tarafından mahkememize sunulan 20.12.2025 tarihli dilekçe ile hükmün taraflara tebliğ edilmeden önce dosya üzerinde inceleme yapılarak 19.12.2025 tarihli karar hükmünün 1-e) bendindeki borçlunun reddettiği nizalı alacaklar arasında, müvekkilinin de ticari unvanı ve 9.980,00-USD alacak tutarıyla yazılıp borçlunun yatıracağı hesap payına dahil edilerek bu açık hatanın tashihine karar verilmesi talep edilmiş ise de, konkordato komiserlerinin 17.11.2025 tarihli nihai raporunda, talep eden ... Şti.'nin gerek .... şirketinin gerekse .... şirketinin alacaklılar toplantısına esas nisaba ilişkin alacaklılar listesinde yer almadığı gibi, borçlu şirketler tarafından alacaklara yapılan itirazlar üzerine çekişmeli hale gelen alacaklılar ve alacak tutarları arasında da talep eden şirketinin unvanına yer verilmediği, böylece mahkemece karara eklenecek bir husus bulunmadığı gibi tashih gerektiren bir husus da bulunmadığından, ... Şti. vekilinin hükmün tashih edilmesi gerektiği...'' gerekçesi ile; Davacı ... ŞİRKETİ'nin konkordato talebine ilişkin davasının kabulüne, konkordatosunun İİK 306. Maddesi uyarınca TASDİKİNE, Davacı borçlunun konkordatoya tabi borçlarını, konkordato revize projesi gereğince, iş bu tasdik kararı tarihinden itibaren başlayarak, 36 ayda eşit taksitlerle geçici mühlet tarihi olan 01.10.2024 tarihinden itibaren yıllık % 30 faizi ile ÖDENMESİNE, İİK 308/c maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı bağlayıcı hale geldiğinden ve bundan böyle konkordato tasdik hükümleri uygulanacağından TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA, Konkordato komiserlerinin GÖREVİNE SON VERİLMESİNE, İİK 306/2 maddesi uyarınca konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli kayyım tayinine, KAYYIM OLARAK ....'ın ATANMASINA, kayyımın görevinin konkordatoya tabi borcun ödenmesi süresince devamına, Kayyımın görevine başlamasından sonra borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir mahkememize rapor vermesine, Kayyıma aylık net 20.000,00-TL ücret takdirine, söz konusu ücretin şirket tarafından her ayın son günü olmak üzere kayyıma ödenmesine, İİK'nun 308/b Maddesi uyarınca borçlu şirket tarafından reddedilen, ....'nin 12.272.872,35-TL, ... A.Ş.'nin 14.187,50-TL,.... A.Ş.'nin 8.548.373,40-TL, ... A.Ş.'nin 765.481,81-TL, ... A.Ş.'nin 3.836.090,54-TL, .... A.Ş.(temlik alan...A.Ş.)'nin 3.455.975,57-TL, ... A.Ş.'nin 10.612.508,10-TL, ... A.Ş.'nin 3.161.858,42-TL, ... A.Ş.'nin 2.997.915,23-TL, ....'nın 194.369,78-TL, ... .. A.Ş.'nin 6.703.317,66-TL, .... A.Ş.'nin 676.976,21-TL'lik alacak talebinin nizalı alacak olarak kabulüne, İİK 308/b-1 maddesi uyarınca konkordato tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde alacak davası açılması halinde, tasdik kararının kesinleşmesine kadar .... Şubesine mahkememiz emrine açılacak bir hesaba proje kapsamında yatırılmasına, hesap cüzdanının davacı borçlu tarafından mahkememize ibraz edilmesine, alacak iddiasında bulunan tarafından 1 ay içinde söz konusu çekişmeli alacak davası açılmaması halinde ve aynı sürede dava açıldığının mahkemeye bildirilmemesi halinde yatırılan paranın BORÇLUYA İADESİNE, Davacı şirketin finansal kiralamaya konu araçların ve makinelerin İİK 307 maddesi uyarınca satışının bir yıl süre ile ertelenmesi talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı ... ŞTİ'nin konkordato talebine ilişkin davasının kabulüne, konkordatosunun İİK 306. Maddesi uyarınca TASDİKİNE, Davacı borçlunun konkordatoya tabi borçlarını, konkordato revize projesi gereğince, iş bu tasdik kararı tarihinden itibaren başlayarak, 36 ayda eşit taksitlerle geçici mühlet tarihi olan 01.10.2024 tarihinden itibaren yıllık % 30 faizi ile ÖDENMESİNE, İİK 308/c maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı bağlayıcı hale geldiğinden ve bundan böyle konkordato tasdik hükümleri uygulanacağından TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA, Konkordato komiserlerinin GÖREVİNE SON VERİLMESİNE, İİK 306/2 maddesi uyarınca konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli kayyım tayinine, KAYYIM OLARAK ...'ın ATANMASINA, kayyımın görevinin konkordatoya tabi borcun ödenmesi süresince devamına, Kayyımın görevine başlamasından sonra borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir mahkememize rapor vermesine, Kayyıma aylık net 20.000,00-TL ücret takdirine, söz konusu ücretin şirket tarafından her ayın son günü olmak üzere kayyıma ödenmesine, İİK'nun 308/b Maddesi uyarınca borçlu şirket tarafından reddedilen, ... A.Ş.'nin 41.187,37-TL, .... ....'nın 1.327.381,80-TL, ... A.Ş.'nin 455.240,54-TL'lik alacak talebinin nizalı alacak olarak kabulüne, İİK 308/b-1 maddesi uyarınca konkordato tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde alacak davası açılması halinde, tasdik kararının kesinleşmesine kadar... Şubesine mahkememiz emrine açılacak bir hesaba proje kapsamında yatırılmasına, hesap cüzdanının davacı borçlu tarafından mahkememize ibraz edilmesine, alacak iddiasında bulunan tarafından 1 ay içinde söz konusu çekişmeli alacak davası açılmaması halinde ve aynı sürede dava açıldığının mahkemeye bildirilmemesi halinde yatırılan paranın BORÇLUYA İADESİNE, Davacı şirketin finansal kiralamaya konu araçların ve makinelerin İİK 307 maddesi uyarınca satışının bir yıl süre ile ertelenmesi talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Davacılar ... ..., ... ve ....'in konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine, Davacılar hakkında mahkememizce verilen ihtiyati tedbirlerin derhal kaldırılmasına, Davacılar için görevlendirilen konkordato komiserinin görevine derhal son verilmesine, Davacı şirketler yönünden İİK 306/son maddesi uyarınca konkordatonun tasdik kararının İİK 288 maddesi uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, Davacı gerçek şahıslar yönünden konkordato tasdik talebinin reddedildiğinin ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı Asli müdahiller ... Şirketi, ... AŞ, ... A.Ş, ... A.Ş, ..., ... A.Ş vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Müdahil ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; .... Şti'den alacakları yönünden müvekkili bankanın, konkordato talep eden .... Şti'nden bankalarının ... Şti'nden asaleten 7.215.103,48 TL, kefaleten 788.157,92 TL nakit olmak üzere toplam 8.003.261,40 TL alacağı bulunduğunu, ayrıca davacıdan 7.018.693,48 TL nakit alacakları bulunduğunu, davacı şirketten 196.410,00 TL gayrinakit alacaklarının mevcut olduğunu, borçlu... Şti'nin diğer davacı .... Şti'ne müteselsil kefaleti bulunmadığını, bankalarının ... Şti'nin diğer davacı ... ... Şti'ne kefaleti nedeniyle 788.157,92 TL nakit kefaleten alacağı bulunduğunu, bankalarının ... Şti'den asaleten 788.157,92 TL nakit, kefaleten 7.215.103,48 TL olmak üzere toplam 8.003.261,40 TL alacakları bulunduğunu, bankalarının ... ...'dan diğer davacılar .... Şti ve .... Şti'ne müteselsil kefaleti nedeniyle 8.003.261,40 TL alacağı bulunduğunu, bankalarının ...'dan diğer davacılar .... Şti ve .... Şti'ne müteselsil kefaleti nedeniyle 8.003.261,40 TL alacağı bulunduğunu, bankalarının ....'den diğer davacı .... Şti'ne müteselsil kefaleti nedeniyle 7.215.103,48 TL alacağı bulunduğunu, konkordato talep eden davacılar haksız ve mesnetsiz şekilde alacak taleplerini kabul etmediğini, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/663 Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu, mahkemece 19.12.2025 tarihli duruşmada borçluların konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, davacı şirketin talebinin, müvekkil bankanın da dahil olduğu adi alacaklılarla ilgili olarak 36 ay eşit taksitli, %30 yıllık faizi ile ve faiz 01.10.2024 tarihinden hesaplatılarak ödemek olup, bu projenin yerel mahkemece tasdik edildiğini, bu proje alacaklı müvekkili banka açısından son derece hakkaniyetsiz olduğunu, davacıların borçlarını kabul etmemeleri üzerine dosyaya itiraz edildiğini ancak itirazlarının dikkate alındığını, davacıların konkordato sürecini kötü niyetli olarak kullandığını ve alacaklıları zarara uğrattığını, komiserler kurulu tarafından sorca batık olmadığı tespit edilen .... Şti.'nin, şirket atkif değerinin 230.343.554,09-TL olduğu ve 83.741.488,56-TL borcu bulunduğu hususu göz önüne alındığında, konkordato talep eden borçlu firmanın aslında borcunu çok rahat bir şekilde ödeyebileceği veya konkordato projesinde öngörülen süreden daha kısa bir sürede de ödeyebileceğinin izahtan vareste olduğunu, İİK M. 305'te düzenlenen konkordato tasdik şartlarının oluşmadığını, bu yöndeki komiser raporlarının hatalı ve hukuka aykırı olarak düzenlendiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Müdahil alacaklı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacak bildiriminde bulunulmuş ise de, davacıların bildirilen alacaklara yapmış olduğu itiraz sebebiyle müvekkili bankanın alacağının nizalı alacak haline geldiğini, davacıların bu itirazı üzerine, bu hususta inceleme yapılmak üzere rapor alınması gerekirken salt davacıların soyut beyanları ile bu yönde bir karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, kaldı ki alacak miktarlarındaki bu çelişkinin yapılacak olan oylamada alacaklı ve alacak miktarlarının nisaplarını da doğrudan etkilediğini, mahkeme tarafından isabetsiz bir şekilde tespit edilen alacak tutarlarına istinaden alacaklıları zarara uğratacağı aşikar olan konkordato projesinin tasdikine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, konkordato komiserler kurulunun raporu incelendiğinde görüleceği üzere alacak nisabı oluşmasındaki temel etkenin yüksek tutarlı alacaklıların nisaba dahil edilmemesi sebebiyle diğer alacaklıların kabul oyu kullanması ve neticesinde nisabın sağlanması olduğunu, alacakları nizalı kabul edilen müvekkil bankanın ve diğer alacaklıların kabul oyu kullanması ve neticesinde nisabın sağlanması olduğunu, alacaklarının nizalı kabul edilen müvekkili banka ve diğer alacaklıların konkordato tasdikine kabul oyu kullanmadığının aşikar olduğunu, ayrıca konkordato projesi ile 36 ay eşit taksitli ve yıllık %30 faiz ile alacakların ödeneceğinin öngörüldüğünü ve bu projenin mahkemece tasdiklenmiş ise de öngörülen vadenin uzunluğunun, halihazırda ödemelerin yapılmaması, sürecin uzatılarak enflasyon karşısında paranın değerinin azaltılmaya çalışıldığının açıkça ortada olduğunu, davacıların iyi niyetli olmadığının aşikar olduğunu, dosyadan da anlaşılacağı üzere konkordato talebinin kabul gören davacıların aktif mal varlığının pasifinin kat be kat fazlası olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Müdahil alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında sundukları beyan ve itirazları dikkate alınmaksızın verilen bu kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, ....Şti'nin konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, büyük tutarlı alacaklıların nizalı alacak olarak kabul edilmek suretiyle suni şekilde alacak nisabı oluşturulmasının hukuka aykırı olduğunu, alacağı nizalı olarak kabul edilen müvekkil bankanın da dahil olduğu alacaklılardan hiçbiri konkordatonun tasdiki hususunda kabul oyu kullanmadığını, mahkeme tarafından belirlenen alacak tutarının isabetsiz olduğu gibi daha önce dosya kapsamına sundukları beyan ve itirazlarının dikkate alınmaksızın alacaklıları zarara uğratmaya yönelik konkondato projesinin tasdikine karar verilebilmesinin mümkün olmadığını, kesin mühlet tarihi olan 20/12/2024 tarihine kadar işletilen faiz ve ferilerinin de alacak hesabına dahil edilmesi gerekirken konkordato komiserler kurulu tarafından kesin mühlet tarihinin dikkate alınmaksızın geçici mühlet tarihi itibariyle alacak bildirilmesi istenmesi ve geçici mühlet tarihi olan 01/10/2024 tarihi itibariyle mevcut alacakları dikkate alınarak rapor tanzim edilerek konkordatonun tasdikine karar verilmesinin kanuna aykırılık teşkil ettiğini, İİK 305 maddesince düzenlenen konkordato tasdik şartlarının oluşmadığını, bu yöndeki komiser raporlarının hatalı ve hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, borçlunun teklifinden çok daha fazla malvarlığının mevcut olduğunu, tasdik kararının bu sebeple kaldırılması gerektiğini, konkordato talep edilen şirketin hem büyük alacakların çoğunu kabul etmeyerek hem de ödemelerini uzun vadeye yayarak kendisi için maliyetsiz uygun kredi imkanı yarattığını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Müdahil alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato talep eden borçlu ... .. Şti'nin 23.09.2025 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne dayanarak müvekkili bankadan kredi kullandığını, diğer davalılar ... .. Şti., ... ..., . ... ve ...'ın ise Genel Kredi Sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığını, konkordato talep eden borçlunun müvekkili bankanın alacağına haksız şekilde itiraz ettiğini, bu sebeple İİK 308/b-2 uyarınca çekişmeli alacak davası açtıklarını, ancak konkordato projesi ile 36 ay eşit taksitli ve 01/10/2024 tarihi itibariyle %30 yıllık faizi ile ödeneceğinin öngörüldüğünü ve mahkemece de konkordato projesinin tasdik edildiğini, öngörülen vadenin çok uzun olduğunu, halihazırda ödemelerini zaten yapmayan borçlunun süreci uzatarak borcunu erteleyip enflasyon karşısında paranın değerini eritmeye çalıştığını, bu davranışın da iyi niyetli olduğunun söylenemeyeceğini, somut olayda konkordato talep eden davacı borçlu .... Şti.'nin aktifinin, pasifinin üç katı olduğu komiser raporları ile sabit olduğunu, Yargıtay'ın bir kararında aktifinin pasifinin üç katı olan bir borçlunun teklif ettiği konkordatonun reddedilmesi gerektiğine hükmettiğini, mal varlığının aktif kesiminin, pasif kesimini birkaç kez katlayacak derecede yüksek olduğu böyle durumlarda borçluya uzun süre faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde vade konkordatosu yoluyla da olsa konkordato yapma imkânı verilmeyeceği, giderek artan enflasyona rağmen faizsiz ya da düşük faizle ödenen borç nedeniyle alacaklıların zarara uğramasının önlenmesi gerektiğinin vurgulandığını, netice itibariyle, borca batık olmadığı tespit edilen davacının düşük faiz ödeme gayretinde olduğunu ve borç ödeme yükümlülüğünü konkordato kalkanından yararlanarak öteleme niyetinde olduğunu, davacının iyi niyetli olmadığını, konkordato tasdik şartlarının oluşmadığı hususları göz önüne alınarak yerel mahkeme hükmünün kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Müdahil alacaklı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato talebinde bulunan davacılardan ...'nin müvekkili banka .... Şubesi kredili müşterisi olduğunu, diğer davacının da .... firmasının kullandığı kredilerin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, kredi alacaklarının teminatında menkul ve gayrimenkul rehninin mevcut olmadığını, davacılar ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve görülen lüzum üzerine Kemalpaşa 2. Noterliği'nin 06697 yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ile hesaplarının kat edildiğini ve borcun ödenmesinin talep edildiğini, ancak borçlu ve kefilinin keşide edilen ihtarnameye rağmen borcunu ödemediğini, davacı şirketin talebinin, müvekkili bankanın da dahil olduğu adi alacaklılarla ilgili olarak 36 ay eşit taksitli, %30 yıllık faizi ile ve faizin 01/10/2024 tarihinden hesaplatılarak ödemek olduğunu, bu projenin yerel mahkemece tasdik edildiğini ancak bu projenin müvekkili banka açısından son derece hakkaniyetsiz olduğunu, mahkeme kararında ödemenin ne zaman başlayacağının belirtilmediğini, ödemenin kararın verilmesi ile başlaması gerektiğini, bunun belirtilmemesinin doğru olmadığını, davacı tarafın borçlarını ödeyebilecek durumda olmasına rağmen konkordato başvurusunu kötü niyetle zaman kazanmak ve kredi sözleşmelerinde yer alan faizleri ödememek amacıyla yaptığını, davacı şirketlerin iyi niyetli olsalar Bankacılık Kanunu gereğince veya Finansal Sektöre olan Borçların Yeniden Yapılandırılması yönündeki mevzuat uyarınca, son derece uygun şartlarda bankalara olan borçlarını ödeyebileceğini, ancak davacıların amacının borçlarını ödemek olmadığını, kesin mühlet süresi içerisindeyken konkordato komiserliği tarafından alacaklıların alacaklarını bildirmeye davet mektubu gönderildiğini, 20/06/2025 tarihinde konkordato komiserliğine 12.272.872,35 TL nakdi, 50.600,00 TL gayri nakdi olarak alacak bildiriminde bulunulduğunu, konkordato projesine bu şekilde tasdik edilmesinin talep edildiğini, alacaklarının sadece şirket yetkilileri beyanları ile konkordato projesine dahil edilmediğini, taraflarınca alacaklarının reddedilen miktarına yönelik olarak bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin de dikkate alınmadığını, müvekkili bankanın 12 milyon liralık alacağının kabul edilmeyerek ve oylamaya katılmaları da engellenerek konkordato projesinin onaylandığını, konkordatonun başarıya ulaşmasının iki şekilde mümkün olacağını, birincisinin şirketin mali durumunu düzelterek borca batıklıktan çıkması, ikincisinin ise konkordato projesine göre ödemelerin yapılarak borçların sona erdirilmesi olduğunu, konkordato talebinde bulunurken bu amaçla dürüstçe hareket etmek ve kötü niyetli olmamak kanunun aradığı şartlardan olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Müdahil alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın ... ..., ... ve .... yönünden konkordato tasdik talebinin reddine ilişkin kısmına bir diyecekleri bulunmadığını, konkordato tasdiki şartlarının oluşmadığını, konkordato projesinin uygulanabilir olmadığını, konkordato komiserleri tarafından konkordato projesinin uygulanabilir olduğu belirtilmiş ise de bu projenin uygulanamaz olduğunun açık olduğunu, zira komiser raporunda nakit akışlarının proje kapsamındaki ödemeleri sağlayabileceğinden bahsedildiğini, nakit akışında aksamalar olması durumunda nasıl bir çözüm yolu bulunacağından bahsedilmediğini, nakit akışının sağlanmasının mümkün görünmediğini, mahkeme sunulan 17.11.2025 tarihli komiser raporunda özetle; ....ŞTİ.'nin faaliyetlerine devam ettiği ve şirket aktif değerlerinin 230.343.554,09-TL olduğunun belirtildiğini, yine 17.11.2025 tarihli komiser raporu uyarınca da ....ŞTİ.'nin 83.741.488,56-TL toplam borcu bulunduğunu, firmaların borçlarını 36 ay vade ile %30 faizle ödemeyi teklif ettiğini, firmalardan ....ŞTİ.'nin aktifinin 230.343.554,09-TL, borçlarının ise 83.741.488,56-TL olduğu, ....ŞTİ.'nin aktifinin 25.577.399,35-TL borçlarının ise 21.000.797,87-TL olduğu dikkate alındığında, firmaların borçlarını kısa bir vadede ödeyebilecek ya da uzun vadede daha yüksek faizli olarak ödeyebilecek durumda iken, 36 ay vadeli faiz oranı %30 olan projenin tasdik olması durumunda, konkordato talep edenin borçlarını enflasyon karşısında eritmesi, bir başka anlatımla 3 yıl içerisinde kendi aktifi değer kazanırken borçlarını enflasyon karşısında tenzilatlı anlama gelecek şekilde düşük faizle ödeyerek alacaklarını zarara uğratacağının açık olduğunu, komiser raporlarında açıkça ödeme gücü olduğu izah edilen firmanın borçlulara sunduğu konkordato projesinin, İİK'nın 305/1-b hükmüne net bir şekilde aykırılık teşkil ettiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Dairemizin 24/03/2026 tarih ve 2026/189 Esas, 2026/738 Karar sayılı kararı ile; ''...Dava, konkordato davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
6100 Sayılı Kanunun 7251 Sayılı Kanunla değişik 310/2 maddesine göre "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmış ise taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir."
Aynı maddeye eklenen 3. Fıkraya göre de "...feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sorna yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.
2.fıkradaki "...Bölge Adliye Mahkemesinin ek karar vermesi "kuralı, sadece istinaf başvurusu ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmiş ise sonrasında henüz hüküm kesinleşmeden yapılacak feragat ve kabul hallerini içermektedir. Bu hali ile kanun koyucu, feragat ya da kabul hakkında ek karar verme görev ve yetkisini feragat yada kabule konu hükmü veren yargı mercine vermiştir.
İstinaf formunda da belirtildiği üzere davacılar vekili tarafından dosyaya 30/01/2026 tarihli davadan feragat dilekçesi sunulmuş olup, ibraz edilen davadan feragat dilekçesi hakkında ek karar verme yetkisi ilk derece mahkemesine ait olduğundan, davacılar vekilinin davadan feragat beyanını içeren dilekçesi doğrultusunda ek karar verilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' şeklindeki gerekçe ile;
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-6100 Sayılı Kanunun 7251 Sayılı Kanunla değişik 310/2 maddesine göre davacılar vekilinin konkordato davasından feragat beyanını içeren dilekçesi doğrultusunda ek karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE'' karar verildiği görülmüştür.
Mahkemenin 10/04/2026 tarihli ek kararı ile;''... Mahkememizce davacıların konkordato talepleri üzerine, 7101 sayılı yasa ile değişik, İİK'nun 286. Maddesindeki belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespit edilmekle, İİK 287/1 Maddesi uyarınca 01.10.2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, 20.12.2024 tarihinde yapılan duruşmada davacılar tarafından dosyaya sunulan belgeler, geçici konkordato komiseri raporları, müdahillerin itirazları değerlendirilmiş, İİK 289 maddesi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu değerlendirilmekle, borçlu davacılar hakkında 20.12.2024 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet verilmiştir.
Kesin mühlet içinde konkordato komiserlerinin 3'er aylık dönemler halinde konkordatonun gidişatı hakkındaki görüşlerini içerir raporlarını dosyaya sunmuşlar, yine kesin mühlet içinde 06.11.2025 tarihinde konkordato komiser heyeti tarafından alacaklılar toplantısı yapılmış, davacıların teklif ettiği konkordato ön projesi alacaklıların onayına sunulmuştur. Konkordato komiserleri tarafından 17.11.2025 havale tarihli, konkordatonun akıbeti ve oylama sonuçları ile ilgili tasdik duruşmasına esas rapor mahkememize sunulmuş, dosya iade olunmuştur. Mahkememizce 18.11.2025 tarihli tensip tutanağı ile konkordato hakkında karar verilmek üzere duruşma günü belirlenmiş, konkordato tasdik harcının yatırılması için davacılar vekiline süre verilmiş, usuli işlemler tamamlanmıştır.
Mahkememizce konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlanmış olup, 19.12.2025 tarihli duruşmasında komiser heyetince yapılan alacaklılar toplantısında davacı şirketler tarafından teklif edilen konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edildiği, davacı gerçek şahıslar tarafından teklif edilen konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmediği belirlenmiştir. Bu durumda davacı gerçek şahısların konkordatosunun İİK'nun 305/1-c maddesindeki tasdik şartının sağlanmadığı kanaatine varılarak davacı gerçek şahıslar ... ..., ... ve ...'in konkordato tasdiki talebinin reddine karar verilmiş, davacı şirketler yönünden yasada aranan tasdik şartları sağlandığından, davacı şirketlerin konkordatosunun İİK 306. Maddesi uyarınca tasdikine ve davacı borçlu şirketlerin konkordatoya tabi borçlarını, konkordato revize projesi gereğince, iş bu tasdik kararı tarihinden itibaren başlayarak, 36 ayda eşit taksitlerle geçici mühlet tarihi olan 01.10.2024 tarihinden itibaren yıllık % 30 faizi ile ödenmesine karar verilmiş, ayrıca İİK'nun 308/b Maddesi uyarınca borçlu şirketler tarafından reddedilen alacakların nizalı alacak olarak kabulü ile İİK 308/b-1 maddesi uyarınca konkordato tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde alacak davası açılması halinde, tasdik kararının kesinleşmesine kadar .... Şubesine mahkememiz emrine açılacak bir hesaba proje kapsamında yatırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen 19.12.2025 tarihli tasdik kararı 02.01.2026 tarihinde ilan edilmiştir. İlan tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde davacı şirketler aleyhine çekişmeli alacak davası açan nizalı alacaklar yönünden talepleri gereğince depo kararı verilmiştir.
Yine mahkememizce verilen tasdik kararının 02.01.2026 tarihinde ilan edilmesi üzerine bir kısım alacaklılar tarafından 06.01.2026, 07.01.2026, 08.01.2026 tarihlerinde karar istinaf edilmiştir. Gerekçeli karar davacılar vekiline 02.02.2026 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Dosya alacaklılar tarafından istinaf edilmiş olup, 05.02.2026 tarihinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Davacılar vekili tarafından 30.01.2026 tarihinde davadan feragat edildiğine ilişkin dilekçe sunulduğu, feragat dilekçesi de dosya istinaf aşamasında olduğundan dosya ile birlikte İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2026/189 Esas 2026/738 Karar sayılı 24.03.2026 tarihli kararı ile ''6100 Sayılı Kanunun 7251 Sayılı Kanunla değişik 310/2 maddesine göre "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmış ise taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir." Aynı maddeye eklenen 3. Fıkraya göre de "...feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sorna yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir. 2.fıkradaki "...Bölge Adliye Mahkemesinin ek karar vermesi "kuralı, sadece istinaf başvurusu ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmiş ise sonrasında henüz hüküm kesinleşmeden yapılacak feragat ve kabul hallerini içermektedir. Bu hali ile kanun koyucu, feragat ya da kabul hakkında ek karar verme görev ve yetkisini feragat yada kabule konu hükmü veren yargı mercine vermiştir. İstinaf formunda da belirtildiği üzere davacılar vekili tarafından dosyaya 30/01/2026 tarihli davadan feragat dilekçesi sunulmuş olup, ibraz edilen davadan feragat dilekçesi hakkında ek karar verme yetkisi ilk derece mahkemesine ait olduğundan, davacılar vekilinin davadan feragat beyanını içeren dilekçesi doğrultusunda ek karar verilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile davacılar vekilinin konkordato davasından feragat beyanını içeren dilekçesi doğrultusunda ek karar verilmek üzere dosya mahkememize geri gönderilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davacı şirketin konkordato isteminin kabulüne ve revize proje gereğince konkordatoya tabi borçlarını 36 ayda eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar kesinleşmeden istinaf incelemesi aşamasında iken davacı tarafça davadan feragat edildiğine ilişkin dilekçe ibraz edilmiş ve bu nedenle dosya mahkememize geri gönderilmiştir.
HMK 310. Maddesine göre, ''(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
(2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.
(3) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.''
Dava, Adi Konkordato davası olup, HMK 'na göre açılan dava çekişmesiz yargı işlerindedir. çekişmesiz yargı işlerinde de davadan feragat mümkündür. Ancak, konkordato davasının niteliği gereği tasdik kararından öncesi ve tasdik kararı sonrasındaki durumun değerlendirilmesi gerekir. Bu konuda .... 'nin Ocak 2022 sayısında yayınlanan makalede bu husus ayrıntılı olarak incelenmiş ve yapılan değerlendirmede; '' Adi konkordato talebinden feragat açısından esas ve en önemli husus feragatin zamanlamasıdır. Konkordato sürecinin niteliği itibarı ile HMK m. 310. hükmünün tam olarak uygulanması söz konusu olmayacaktır. Feragat, yukarıda ifade ettiğimiz gibi borçlunun hem konkordatonun tasdik talebinden hem de geçici hukuki koruma kabul edilen mühletten vazgeçme iradesini ortaya koymaktadır. Bu itibarla her ne kadar İİK'nun m. 292/1-d hükmü kesin mühletin kaldırılmasından bahsetse de burada HMK m.310 hükmü dikkate alınmalı ve konkordato talebinden feragat adi konkordato başvurusundan itibaren gerçekleştirilebileceği kabul edilmelidir. Bu durum tasarruf ilkesinin gereğidir. Diğer taraftan konkordato talebinden feragatin henüz ilk derecedeki konkordato yargılaması içinde belirli bir aşamaya kadar gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu aşama ise tasdik kararıdır. Borçlunun feragat iradesinin tasdike ilişkin mahkemenin vereceği karara kadar ortaya koyması gerekir. Bunun başlıca sebebi, tasdik kararı ile konkordatonun bağlayıcı hale gelmesidir. (İİK m.308/c) Bu bağ ise ancak konkordatonun feshi ile kopabilmektedir. Hali ile borçlunun artık tek taraflı irade beyanı ile konkordatodan vazgeçmesi mümkün değildir. '' şeklindeki açıklama ile tasdik kararından sonra davacının tek taraflı irade beyanı ile konkordatodan feragat edemeyeceği ifade edilmiştir.
Bu açıklamalar kapsamında yapılan değerlendirmede, mahkememizce verilen tasdik kararından sonra istinaf incelemesi aşamasında sunulan feragat dilekçesinin değerlendirilmesi için her ne kadar dosya mahkememize geri gönderilmiş ise de, mahkememizce konkordatonun tasdikine karar verildiği, tasdik kararı ile konkordatonun alacaklı ve borçlular yönünden bağlayıcı hale geldiği, bu nedenle davacı borçlunun tek taraflı irade beyanı ile davadan feragat edemeyeceği...'' gerekçesi ile; Davadan feragat konkordatonun tasdikinden sonra yapıldığından, davacıların konkordato talebinden feragat istemlerinin reddine'' şeklinde ek karar verildiği görülmüştür.
İstinaf istemine konu dosyada ek kararın 27/04/2026 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edildiği, ancak kanun yollarına başvurma süresinin dolmasının beklenmeden dosyanın dairemize gönderildiği görülmüştür. Bu haliyle dosya üzerinde esastan inceleme yapılması olanaklı görülmediğinden, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yukarıda açıklanan eksiklikler giderildikten sonra dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalli mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE; yapılan ön inceleme neticesinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 30/04/2026