T.C.
İZMİR
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1342 Esas
KARAR NO : 2018/216ZMİR
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2013
KARAR TARİHİ : 09/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ün İzmir ....İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasıyla müvekkili ve diğer davalılar aleyhine toplam 230.133,91-TL yönünden icra takibi başlattığını, müvekkilinin borcunun 32.500,00-TL olduğunu, bunun 600,00-TL'lik kısmının da 28/01/2013 tarihinde bankadan tahsil edildiğini, bu nedenle 31.900,00-TL dışında talep edilen alacak yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini taleple müvekkiliyle davalılardan ... şirketi - Temsilen ... arasında Nisan 2011 yılında yapılan anlaşmayla ihracat amaçlı mal alım satımı hususunda bir adi ortaklık kurulduğunu ve her ortağın sermaye olarak 25.000,00-TL olmak üzere 50.000,00-TL koyduğunu, bu adi ortaklığın sürdürülebilmesi için ortaklığa mal temin eden dava dışı ... Tarım Gıda-İnş. Tur. Taş. Amb. Ve Paz. San.Ltd.Şti'ne teminat olarak müvekkili tarafından keşide edilen 200.000,00-TL bedelli, ... Ortaca Şubesine ait çekin verilerek mal alımının sağlandığını, çekin teminat çeki olduğunun hem dava dışı şirket hem de lehtar şirket tarafından onaylandığını, daha sonra ortaklığın zarar ettiği ve konulan sermayenin eriyerek ilaveten 65.000,00-TL daha zarar ettiğinden bunun 1/2 paylı 32.500,00-TL'sinin ödenmesinin ... Ltd Şti tarafından müvekkilinden istendiğini ve taraflar arasında 26/07/2012 tarihinde ödeme protokolü imzalandığını, buna göre 32.500,00-TL ödendiğinde ... Ltd Şti'ne teminat olarak verilen 200.000,00-TL bedelli çekin müvekkiline iade edileceğinin belirlendiğini, davalılardan ...'ün... Ltd Şti'ne teminat verilen söz konusu çeki müvekkiline verme bahanesiyle geri alarak müvekkiline teslim etmeden keşide tarihini doldurmak suretiyle önce kendi lehine ciro ederek yakını takip alacaklısı ...'e ciro ettiğini ve ...'ün de 600,00-TL banka sorumluluk tutarını tahsil ettikten sonra icra takibi başlattığını, alacaklı ile diğer borçlular arasında akrabalık ilişkisi mevcut olup çekin danışıklı olarak icraya konulduğunu, icra takibinde gönderilen ...'e ait ödeme emri tebligatının alacaklı tarafça tebliğ alındığını, bu durumun ...'ün kötü niyetini gösterdiğini bildirerek 31.900,00-TL haricinde kalan kısmı kabul etmediklerini bildirerek 31.900,00-TL dışında kalan bölüm yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiyle davalılardan ...'ün %20 tazminat ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalılar... İç ve Dış Tic Ltd Şti ve ... tarafından verilen cevap dilekçesinde davacıyla şirket arasındaki adi ortaklığın davacının şirkete olan borcunu ödememesi nedeniyle sona erdiğini ve 26/07/2012 tarihinde düzenlenen protokolde borç ödenmediği taktirde 20/12/2012 tarihinde 200.000,00-TL'lik çekten tahsil edileceğinin bildirildiğini, davacının söz konusu protokole imza attığını, adi ortaklık döneminde davacının müşteri, üretici ve firmalara yüklü borcu olduğunu öğrendiklerini ve davacının kapatmış oldukları borçlarına karşılık çeki kendilerine verdiğini ve çekin Emona Şirketi tarafından Mart Ltd Şti'ne verildiğini ve borç ödendikten sonra geri alındığını, çekin teminat olarak kabul edilemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin kesinleştiğini ve Ortaca İcra Müdürlüğünün... sayılı talimat dosyasıyla yapılan haciz sırasında davacının borcun ferileri ve masraflarıyla birlikte toplam 40.000,00-TL'yi kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunu, taahhüdün yerine getirilmesi halinde alacaklı tarafça alacağın geri kalan kısmından feragat edileceğinin bildirildiğini, davacının taahhüt taksitlerini ödememek için bu davayı açtığını, bu nedenle davanın dürüstlük kuralına uygun olmadığından reddi gerektiğini, kambiyo senetlerinin kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiğini, teminat kaydının geçerli olması için neyin teminatı olduğu hususunun yazılı sözleşmeden anlaşılması gerektiğini, teminat koşulunun usulüne uygun olmadığından kabul edilemeyeceğini, davacıyla davalı şirket arasındaki borç ilişkisine göre çekin verildiğini ve borç ödenmediği taktirde çekten tahsil edileceğinin belirlendiğini ve çekin davalı şirket tarafından dava dışı Mart şirketine teminat olarak verildiğini, davalı ...'ün diğer davalı ...'ün oğlu olmasının müvekkilinin kötü niyetli yapmayacağını, müvekkilinin çeki ciro yoluyla iktisaf ettiğini ve davacıyla davalı şirket arasındaki adi ortaklık sözleşmesi ve ödeme protokolünü bilmediğini, 15/05/2012 tarihinde meydana gelen haciz sırasında bu hususları öğrendiğini ve alacaklı tarafın iyi niyetli davranarak borçlunun 40.000,00-TL'nin taahhüdünü kabul ettiğini, bu nedenle kötü niyet iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin birbirine bağlı cirolarla yetkili hamil olduğunu bildirerek davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Yargıtay bozma kararından önce Mahkememizin ... Esasına kayıtlı işbu dosyada, dosyaya ibraz edilen deliller arasında bulunan Anlaşmadır başlıklı belgenin ... ile... İç ve Dış Tic Ltd Şti arasında düzenlendiği, 26/07/2012 tarihli protokol başlıklı belgenin yine aynı taraflar arasında düzenlendiği ve ...'ın Emona şirketine borcunun 32.500,00-TL olduğu ve borcun 12.500,00-TL ve 10.000,00'er TL'nin belirlenen tarihlerde ödenerek tasfiye edileceğini, ödendiği taktirde ...'a ait 200.000,00-TL'lik çekin iade edileceğini, ödenmediği taktirde borcun çekten tahsil edileceğinin belirlendiği, takip konusu çekin keşidecisinin ..., lehtarının ... İç ve Dış Tic Ltd Şti olduğu ve 200.000,00-TL bedelli olarak düzenlendiği, çekin arka yüzünde... İç ve Dış Tic Ltd Şti, ... ve ...'ün cirolarının bulunduğu belirlenmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava ve takip konusu çekin davacı tarafça davalı... İç ve Dış Ticaret Ltd Şti'ne taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi kapsamında keşide edilerek verildiği ve 26/07/2012 tarihinde düzenlenen protokol ile davacının davalı şirkete 32.500,00-TL borcunun bulunduğu hususunun taraflarca belirlendiği, bu miktarın davacı yanca da kabul edildiği, çekin davalı ... Ltd Şti ve ... tarafından cirolanarak ...'e devredildiği ve ... tarafından takip konusu yapıldığı, 15/05/2013 tarihli haciz sırasında taahhüt edilen 40.000,00-TL dışında kalan alacaktan feragat edildiği ve bu durumun davalı takip alacaklısı vekilince 24/12/2013 tarihli duruşmada beyan edildiği, davalı ...'ün ... Ltd Şti'de hissedar olmadığı dikkate alındığında,dava ve takip konusu 20/12/2012 tarihli 200.000,00-TL'lik çekin banka sorumluluk tutarı 600,00-TL'nin ödenmesi nedeniyle 199.400,00-TL asıl alacak ve 3.680,71-TL işlemiş faiz ki toplam 203.080,71-TL üzerinden icra takibine konu edildiği dava konusu 20/12/2012 tarihli... Ortaca şubesine ait 200.000,00-TL'lik çekle ilgili olarak davacı tarafın 31.900,00-TL asıl alacak ve bunun işlemiş faizi 1.249,27-TL dışında kalan 167.500,00-TL asıl alacak 2.385,81-TL işlemiş faiz yönünden davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalı takip alacaklısı ...'ün davacı ile diğer davalılar arasındaki anlaşma ve protokolde taraf olmaması ve davacı tarafça kabul edilen miktar dışında ki takip alacağından feragat beyanları dikkate alındığında kötü niyetin subut bulmadığı sonucuna ulaşılarak davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine, dava konusu çekin banka sorumluluk tutarı düşüldükten sonra 199.400,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibine konu edilmiş oluşuna göre davacı tarafın asıl alacak yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine dair 09/12/2014 tarihli... Sayılı karar Yargıtay...Hukuk Dairesinin... sayılı 22/03/2016 tarihli kararı ile "1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, icradaki haciz sırasında 40.000-TL borcu kabul ettiğini bildirmiştir. İhtiyati haciz sözkonusu olmadığı sürece haciz esnasındaki borç kabullerinde haciz baskısından sözedilemez. Mahkemece, davacının serbest iradesiyle bu borç kabulü de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozularak mahkememize iade edilmiştir.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen Yargıta...Hukuk Dairesinin...sayılı 22/03/2016 tarihli kararına uyulmuştur.
İncelenen İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasında takibin ... tarafından ..., ... ve... İç ve Dış Ltd Şti aleyhine 20/12/2012 keşide tarihli 200.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak 199.400,00-TL asıl alacak 3.680,71-TL işlemiş faiz ki toplam 203.080,71-TL üzerinden yapıldığı, ilgili dosya yönünden Ortaca...İcra Müdürlüğünün ...Talimat sayılı dosyasında 15/05/2013 tarihli haciz tutanağında ...'ın 40.000,00-TL yönünden borcu kabul ettiği, diğer bölümlerle ilgili taahhütte bulunduğu ve alacaklı tarafın taahhüdün yerine gelmesi halinde geri kalan alacaklarından feragat ettiklerini bildirdiği belirlenmiş, davalı ... vekili 24/12/2013 tarihli oturumda haciz tutanağında 40.000,00-TL dışında kalan alacak kısmından feragat ettiklerini, buna göre takip çıkış miktarına göre 163.080,71-TL alacaklarından feragat ettiklerini bildirmiş, beyanını imzasıyla onaylamıştır.
Bu hale göre tüm dosya kapsamı ve Yargıtay ...Hukuk Dairesinin ... sayılı bozma kararı kapsamında davanın davacı tarafça davalılar aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı takip dosyasıyla toplam 230.133,91TL tutarında davalı ... tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının borcunun 32.500,00TL olduğu bunun 600,00TL'lik kısmının 28/01/2013 tarihinde bankadan tahsil edildiği bu nedenle 31.900,00TL dışında kalan bölüm yönünden davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine yönelik olarak açıldığı, aşamada davacının 27/06/2013 tarihli dilekçesiyle yapılan 3.000,00TL ödeme nedeniyle davanın 28.900,00TL dışında borçlu bulunmadığı şeklinde düzeltildiği, takip ve dava konusu olan çekin davacı tarafça davalı şirkete taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi kapsamında verildiği ve 26/07/2012 tarihli protokol ile davacının davalı şirkete 32.500,00 TL borcunun bulunduğunun belirtildiği bu miktarın davacı tarafça kabul edildiği, çekin davalı şirket ve ... tarafından cirolanarak ...'e verildiği ve ... tarafından takibe konu edildiği ve Ortaca İcra Müdürlüğünün... Talimat sayılı dosyasında yapılan haciz sırasında davacının söz alarak borcun 40.000,00 TL'lik bölümünü kabul ettiğini bildirdiği, ihtiyati haczin söz konusu olmadığı ve ihtiyati haciz söz konusu olmadığı durumda haciz esnasındaki borç kabullerinde haciz baskısından söz edilemeyeceği, davacının serbest iradesiyle talimat yolu ile yapılan haciz sırasında borcun 40.000,00 TL'sini kabul ettiği ve taahhütte bulunduğu, alacaklı vekili tarafından da taahhüdün yerine getirilmesi halinde geri kalan alacaklarından feragat ettiklerini bildirdiği ve 24/12/2013 tarihli duruşmada alacaklı vekilinin beyanı ile 163.080,71 TL 'lik alacaktan feragat edildiği nazara alındığında takip çıkış miktarına göre davacının kabul ettiği 40.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 163.080,71 TL üzerinden davanın kabulü, fazlaya ilişkin talebin ve kötü niyet subut bulmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın kısmen kabulü ile İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasında takibe konu 163.080,71 TL yönünden davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine,
2-Takipten sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Yasal şartları bulunmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine,
5-Alınması gerekli 5.824,92 TL harç bulunduğundan ve Yargıtay Bozma Kararından önce 8.134,14 TL yönünden 13/04/2015 tarihli Harç Tahsil Müzekkeresi yazıldığından, 2.309,22-TL bakiye harcın iadesi gerektiğinden, tahsil edilmiş ise bakiye 2.309,22 TL 'nin talep halinde davalılara iadesi hususunda ilgili Mal Müdürlüğüne yazı yazılmasına,
6-Kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 15.735,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,
7-Reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiliyle davalı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafça Temyizden önce yapılan 475,05 TL yargılama gideri ile temyizden sonra yapılan 15 Tebligat gideri toplamı 159,50-TL, Yargıtay'a dosya gidiş dönüş masrafı toplamı 16,00 TL ki toplamı 650,55 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 520,40-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine,
İlişkin davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.09/03/2018
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza