T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/3234
KARAR NO:2024/1933
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/05/2024 Tarihli Ara Karar
NUMARASI:2022/369 Esas (Derset)
DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/10/2024
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, 25/05/2022 tarihli dava dilekçesi ile, müvekkillerin davalılar ( adi ortaklık).... İşletmesi ile Kartal ... Noterliğinin 05/03/2021 tarihli ve ... yevmiye nolu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yaptığını, bununla İstanbul ili, Tuzla ilçesi, İstasyon mahallesi, ... nolu parselde ... nolu bağımsız bölümün satılmasının vaat edildiğini, müvekkillerin vadesi gelen alacakları ve peşinatı ödediğini, taşınmazın teslim alındığını, ancak taşınmaz tapusunun devrinin yapılmadığını, bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tescilinin gerektiğini, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin tahsilinin gerektiğini, bu sebeple iş bu davayı açtıklarını belirtmiştir.Davalı .... A.Ş vekili cevap dilekçesi ile, davacıların dava açmakta hukuki yararının olmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların yüklenici adi ortaklık ile sözleşme yaptığını, açılan davanın reddinin gerektiğini bildirmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, taşınmazda kat mülkiyeti kurulduğunu, bağımsız bölümün davacılara teslim edildiğini, açılan davanın reddinin gerektiğini bildirmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesi ile, taşınmaz satış vaadinin tapuya şerh edilmediğini, müvekkil bankanın iyi niyetli olduğunu, açılan davanın reddinin gerektiğini bildirmiştir. Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesi ile,taşınmaz satış vaadinin tapuya şerh edilmediğini, müvekkil bankanın iyi niyetli olduğunu, açılan davanın reddinin gerektiğini bildirmiştir.Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesi ile, taşınmaz satış vaadinin tapuya şerh edilmediğini, müvekkil bankanın iyi niyetli olduğunu, açılan davanın reddinin gerektiğini bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/369 esas sayılı 29/05/2024 tarihli kararı ile; davacıların ihtiyati tedbir kararına yaptıkları itirazın reddine karar verilmiştir. Gerekçeli karar taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar süresi içerisinde gerekli harçları yatırarak istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile, teminatsız şekilde tedbir kararı verilmesinin gerektiğini, mahkeme kararının hatalı olduğunu bildirmiştir. Davalı ... A.Ş vekili istinafa cevap dilekçesi ile, mahkeme kararının hukuk kurallarına uygun olduğunu, istinaf talebinin reddinin gerektiğini bildirmiştir.Davalı ....A.Ş vekili istinafa cevap dilekçesi ile, mahkeme kararının hukuk kurallarına uygun olduğunu, istinaf talebinin reddinin gerektiğini bildirmiştir.Diğer davalılar istinafa cevap dilekçesi bildirmemiştir.
DELİLLER: Tüm dosya kapsamı
GEREKÇE VE SONUÇ: HMK ' nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tüm takyidatlardan ari tescil istemine ilişkindir.Mahkeme 29/04/2022 tarihli gerekçeli ara kararı ile 50.000,00 TL teminat karşılığı ihtiyati tedbir konulmasına karar vermiştir. İtiraz incelemesini duruşmalı yapmış ve gerekçeli ara kararı oluşturmuştur.Davacılar taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve ödeme belgeleri sunmuştur. Mahkemece dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydı getirtilmiş, taşınmazda kat irtifakı kurulu olduğu ve bağımsız bölümün ...A.Ş adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyadi tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir. Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.HMK 392. madde uyarınca ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları olası zararları karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Ancak talebin resmi belgeye veya başkaca bir kesin delile dayanması veya durum ve koşulların gerektirdiği hallerde hakim teminat alınmamasına da karar verebilir. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının ilgili taşınmazın mülkiyetinin nakline ilişkin 1988/2 karar sayılı İBBK kararına uygun sözleşmeye dayandığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık taşınmazın aynına yönelik tapu iptali ve tüm takyidatlardan ari tescil istemine ilişkin olup davacı ile davalı adi ortaklık arasında dava konusu taşınmaza ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdedildiği, taşınmazın konut niteliği ile davalı ... A.Ş adına tapuda kayıtlı bulunduğu sabittir. Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu taşınmazın 3. kişilere satışının ve devrinin önlenmesi amacıyla verilmiş olup davadaki istemin niteliği dikkate alındığında davacı açısından geçici hukuki koruma sağlanmıştır. Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmemesi ve davalının ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin bu aşamada kabulü, taşınmazın 3.kişilere satış ve devri halinde telafisi imkansız ve giderilmesi güç zararların doğmasına, yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına ve hak kaybına sebebiyet verebilecek niteliktedir. Somut olayda ihtiyati tedbirin şartları oluştuğu ve yaklaşık ispat sağlandığı, davacıların taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayandıkları, takdiren teminatsız tedbir kararı verilmesinin gerektiği, bu sebeple İDM' nin itirazın reddine ilişkin kararının hatalı olduğu, itirazın kabulü ile teminatsız tedbir kararı verilmesinin gerektiği anlaşılmakla;Davacıların istinaf talebi hakkında HMK 353/1-b-2. Maddesi uyarınca duruşma yapmaksızın kesin olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere:1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/05/2024 tarih, 2022/369 esas sayılı davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının KALDIRILMASINA, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle;3-Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/27 D.İş Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 29/04/2022 tarihli ihtiyati tedbirin TAKDİREN TEMİNATSIZ OLARAK DEVAMINA, ihtiyati tedbir işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4-Davacılar tarafınan yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istem halinde davacıya iadesine, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararda değerlendirilmesine ve hükme bağlanmasına,6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2024