T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/688
KARAR NO: 2026/976
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ: 01/07/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım ihalesi kapsamında sözleşmeler imzalandığını, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı şirketlerce istihdam edilen ve emeklilik talebi ile işten ayrılan dava dışı işçi ...'nın hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştığı firmalarda ki hizmet süresinin karşılığı kıdem tazminatının kendisine ödenmesi için müvekkil kuruma yazılı olarak başvuruda bulunması sonucunda kıdem tazminatının 22.06.2023 tarihinde kendisine ödendiğini, damga vergisi ile birlikte toplam 184.772,74 TL davalı şirketlere borç tahakkuk kaydı yapıldığını ve ilgili tutarın davalılardan rücusu için iş bu davanın açıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilerek, davalı şirketlerin işçisine ödenmiş olan 184.772,74 TL'nin müvekkili kurumun ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte çalıştırma sürelerine göre belirlenecek sorumlulukları oranında davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hukuki niteliği itibari ile dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebine ilişkin davada, davalının 13.10.2022 tarihinde iflasına karar verildiği, .... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasında işlem gördüğü, alacağın iflas alacağı mı yoksa iflas tarihinden sonra doğan genel nitelikte bir alacak mı olduğunun değerlendirmesi yönünden, rücu hakkını doğuran ödemelerin yapıldığı tarihin değil, asıl borcun doğduğu tarihin esas alınması gerektiğine işaret edildiği, bu durumda alacak iflas tarihinden önce doğduğu için iflas alacağı olduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2021/1594 esas 2025/686 karar), somut olayda her ne kadar dava dışı işçiye iflas tarihi sonrası olan 22.06.2023 tarihinde ödeme yapılmış ise de dava dışı işçinin 03.09.2015 tarihinden iş ilişkinin sona erdiği, kıdem tazminatı alacağının ise işbu tarihte doğduğu, yukarıdaki ilam dikkate alındığında alacağın doğum tarihinin 03.09.2015 tarihinde olduğunun kabulü gerektiği, iflas tarihinin ise 13.10.2022 tarihi olduğu dikkate alındığında alacağın iflas tarihi öncesinde doğduğu ve işbu davanın kayıt kabul davası olduğu anlaşıldığı, dava dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde Davalı müflis hakkında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/578 Esas sayılı dosyasında, 13.10.2022 tarihli kararı ile iflas kararı verildiği, kayıt kabul davası esasen sıra cetveline itiraz anlamını da taşıdığı,
Bu itibarla İİK'nın 235. maddesi gereğince bu tür davalara iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemesince karar verilmesi gerektiği, bu yetki kuralının kanundan doğan kesin yetki hali olduğu, bu sebeple Mahkememizin yetkisi kalktığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Kesin yetki nedeniyle davanın usulden reddine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/518 E. sayılı dosyasının 25.11.2025 tarihli duruşma zaptında açıkça davalı ... Limited Şirketi yönünden davanın tefrikine karar verilmesine rağmen tefrik edilen 2025/... E. sayılı dosyanın gerekçeli karar başlığında, tefrik kararı verilen ... şirketi yerine, dosyada taraf olan bir diğer şirket ... Limited Şirketi davalı olarak gösterildiğini, iflas halinde olan ve husumet yöneltilen şirket ... şirketi ve kısa kararda ... şirketi yönünden tefrik kararı verilmesine rağmen, gerekçeli kararın başlığında...şirketinin yazılarak hüküm kurulmasının açık bir hukuka aykırılık olduğunu, bu durumun HMK'nın 298. maddesinin 2. fıkrasında yer alan gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı kuralının açık bir ihlali olduğunu, mahkemenin tefhim ettiği ara kararlar ile yazılı gerekçeli kararı arasındaki bu çelişkinin kabul edilemeyeceğini, mahkemece davanın ... şirketi yönünden tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi ve kesin yetki nedeniyle davanın usulden reddine kararının rücu davalarının doğasına ve usul ekonomisine ve HMK'nın 166. ile 167. maddelerine aykırı olduğunu, Mahkemenin tüm davalıları bir arada tutarak esasa girmesi ve her birinin sorumluluğunu aynı yargılama içinde tespit etmesi gerektiğini, mahkemece esasa girilmesi gerekirken kesin yetki nedeniyle usulden red kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu, ödeme tarihinin şirketin iflas tarihinden sonra olması nedeniyle uyuşmazlığın kayıt kabul davası olarak nitelendirilip yetkisizlik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2004 sayılı İİK'nın 194. maddesindeki yasal prosedürü işletmeksizin tefrik ve akabinde kesin yetkisizlik kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında dava dışı işçiye yapılan ödemenin rücuen tazmini istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince 18.06.2025 tarihinde açılan davada 2025/518 E. sırasında yapılan yargılamadaki 25.11.2025 tarihli celse 1 nolu ara kararı ile "Davalı ... ... Şti yönünden davanın tefrikine," dair karar verilmiş olmasına rağmen uyap sistemi üzerinde yapılan tefrik işleminde davalı olarak ... Limited Şirketi'nin kaydının yapıldığı ve 25.11.2025 tarihli dosya üzerinden verilen kesin yetki nedeniyle davanın usulden reddine dair karar başlığında davalı olarak ... Limited Şirketi'nin gösterildiği, gerekçeli kararın da bu davalıya tebliğ edildiği, gerekçede hakkında iflas kararı verildiği belirtilen şirketin ismi açıkça zikredilmese de İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/578 E. sayılı dosyasında 13.10.2022 tarihinde iflas kararı verilen şirketin ise ... ... Limited Şirketi olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/518 E. sayılı dosyasında 25.11.2025 tarihinde yapılan tefrik işleminin hatalı olduğu farklı davalı yönünden tefrik edilen dosya ile uyap sistemi kayıtlarının oluşturulduğu, bu durum sonrası istinafa konu olarak verilen usulden ret kararı dikkate alındığında bu aşamada yapılan işlemlerin düzeltilebilir maddi hata olarak nitelendirilemeyeceği, hatalı tefrik işlemi sonrası verilen kesin yetki nedeniyle usulden red kararındaki davalı ile gerekçede anlatımı yapılan iflas kararı nedeniyle davanın kayıt kabule dönüştüğü şeklindeki gerekçedeki davalının farklı olması nedeniyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki bulunması nedeniyle HMK'nın 297. maddesine de aykırılığın mevcut bulunduğu, uyap sisteminden tefrik ile davalı kaydı yapılan ... Limited Şirketi yönünden verilmiş iflas kararı bulunmadığından davanın kayıt kabule dönüşmemesi nedeniyle kesin yetki halinin de mevcut olmaması nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan sebeplerle; mahkemenin uyap sistemine kayıtlı davalıya kaşı açtığı davası yönünden yetkili olmasına rağmen yetkisizlik kararı vermiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../11/2025 tarihli 2025/... E. 2025/... K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2026