1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/389 E., 2024/377 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 20.03.2024 Sayı: 2021/389 E. - 2024/377 K. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/389

KARAR NO: 2024/377

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/274

KARAR NO: 2020/789

KARAR TARİHİ: 30/11/2020

DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 20/03/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasından ... proje sunulması amacıyla sözleşme akdedildiğini, sözleşmeye göre projenin ... tarafından onay alınması durumunda destek bedelinin %5 + KDV tutarında miktarın müvekkiline ödeneceğinin hüküm altına alındığını, sözleşmenin 7.2 ve 7.3 maddelerine göre projeyi uygulamasa dahi sözleşmeden kaynaklı tutarı ödemekle yükümlü olduğunu, davalı için sunulan projenin ... tarafından onaylanmasına rağmen ödeme yapılmadığını, ... tarafından onaylanan projenin toplam bedeli 177.800,00 TL olup davalı merkezinin bulunduğu Elazığ İli teşvik kapsamında 4.Bölgede yer aldığı için davalının proje bedelinin %60'ına tekabül eden 106.680,00 TL alabileceğini, sözleşme kapsamında müvekkilinin hak kazandığını bedelin ise 106.680,00 TL'nin %5 + KDV'si olan 6.294,00 TL olduğunu, söz konusu tutar ödenmediği için müvekkilinin alacağına istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip başlattığını ancak davalının borca itirazı ile takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ortaklarından ... ile davalı arasında yapılan maillerden de anlaşılacağı üzere ... Ajansı ile KOSGEB Elazığ Müdürlüğünde ... Ajansı bünyesinde hibe programı ile ek işler için KOSGEB bünyesinde ancak iki projenin birbirini tamamlaması için anlaşmaya varıldığını, iki projenin ... tarafından yapılması gerektiğinin e-maillerden anlaşılacağını, davacının ... Ajansıyla ilgili projeyi zamanında ... Ajansına vermediğini davalının da destekleme parası almadığını, davacının sunduğu belgenin sözleşme olmayıp hizmet teklifi olduğunu, havalandırma makineleri imalatı için 700.000 TL hibe alımına ilişkin proje davacı tarafından zamanında ... Ajansına verilmediğinden KOSGEB projesinin uygulama alanı kalmadığını, davacının sözleşmede imzası dahi olmadığım sözleşmenin hükümsüz kaldığını belirterek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Taraflar arasında danışmanlık sözleşmesi bulunduğu, davalının teşviğe hak kazandığı, ancak kendi tercihi ile Kosgeb'den bu bedeli almadığı sabittir.Uyuşmazlık; davacı tarafından danışmanlık hizmeti verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispata elverişli bir belge değilidir, davacı danışmanlık hizmeti verildiğini, davalı ise bu hizmetin verilmediğini beyan etmektedir. Hal böyle iken uyuşmazlık miktarı da gözetildiğinde hizmetin verildiğini, davacının kesin delil ile ispatlaması gerekmektedir.Her ne kadar davalının teşvik almaya hak kazandığı belirli ise de, bu teşviği davacının verdiği hizmet ile hak ettiği davacı tarafından kesin bir delille ispatlanmamıştır. 30/11/2020 tarihli oturumda davacı yemin teklif etmeyeceğini de beyan ettiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, davacının takibi kötüniyetli açtığına dair delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı isteminin de reddi yönünde" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin m.7.2. ve 7.3.düzenlemesine göre müvekkilinin ücrete hak kazanması için projenin KOSGEB tarafından onaylanmasının yeterli olduğunu, projenin onaylandığının ise yargılama aşamasında yazılan müzekkerelerle teyit edildiğini, davalıya verilen hizmet açıkken ve davalı tarafından dahi bu reddedilemezken proje yapım işinin müvekkili tarafından yerine getirildiğinden emin olmayan yerel mahkeme kararının açık şekilde hukuka aykırı olduğunu, tarafların KOSGEB ve Kalkınma Ajansı projesi için ayrı ayrı anlaştıklarını, davalı tarafça her 2 sözleşmenin birlikte hüküm doğurması gerektiği gibi bir savunma yapmışsa da proje sözleşmelerinin ayrı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile; davacı tarafından 02/11/2015 tarih ve ... no.lu fatura alacağı olan 6.294,12 TL'nin tahsili istemiyle icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emrinin 01/12/2015 tarihinde tebliği üzerine davalı vekili tarafından 03/12/2015 tarihinde takibe itiraz edildiği, davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. 27/02/2015 tarihli "Hizmet Teklif Sözleşmesi" incelendiğinde; Sözleşmenin "Kapsam ve Tanımlar" başlıklı 2.maddesi; "Bu teklif, ... Tic. Ltd. Şti. için bundan böyle "Müşteri" olarak behsedilecektir. KOSKEB KOBİ Proje Destek Programı Projesi Hazırlama ve Takibi danışmanlığını kapsar.","Ücret/Ödeme Planı" başlıklı 7.maddesi; "7.1.Proje Dosya Hazırlama ve Takibi Ücreti - (1.250 TL + KDV ve proje başarılı olduğu taktirde KOSGEB'ten alınacak toplam destek miktarının %5'i + KDV), Toplam destek miktarının %5'i + KDV'lik kısmı projenin onaylanması durumda talep edilecektir. 7.2.Proje Dosya Hazırlama ve Takibi Ücreti - 1.250 TL + KDV bu sözleşmenin imzalanması ile birlikte 7 gün içerisinde Müşteri tarafından ... Hizmetleri'ne ödenecektir.Projenin KOSGEB tarafından onaylanmasının ardından, Müşteri tarafından ... Hizmetleri'ne ödenecek ve KOSGEB'ten almaya hak kazanacağı hibe tutarı üzerinden hesaplanacak %5 + KDV'lik kısım ise, Müşterinin KOSGEB ile imzalayacağı sözleşme ile belirlenmiş ödemelerle %5 orantılı olarak ... Hizmetleri tarafından faturalandırılacak ve Müşterinin her bir ödemeyi KOSGEB'ten almasına müteakip 7 gün içinde Müşteri tarafından ... Hizmetleri'ne ödenecektir. 7.3.Müşterinin, KOSGEB'in belirtmiş olduğu tarihlerde sözleşmeyi imzalamaması veya sözleşme şartlarını yerine getirmemesinden kaynaklanan sonuçlardan Müşteri sorumludur ve ... Hizmetleri sözleşmede belirtilen alacaklarını Müşteriden talep eder." şeklindedir.Sözleşmenin 3.maddesinde ... Hizmetleri'nin yükümlülükleri, 4.maddesinde Müşterinin yükümlülükleri düzenlenmiştir. KOSGEB Elazığ Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazıda; davalı tarafından yapılan başvurunun 22/05/2015 tarihinde kabul edildiği ancak başvuru kabul edilmesine rağmen davalı tarafından taahhütname verilmeyerek sürecin başlatılmadığı, bu nedenle herhangi bir destek ödemesi yapılmadığı bildirilmiştir. Cevap yazısı ekinde 2015-631-6 toplantı no.lu, 199 karar no.lu ve 22/05/2015 tarihli 5 sayfadan ibaret Kurul Karar Formu gönderilmiştir. Kurul Karar Formunda "Desteklenmeye uygun görülen gider grubu tutarı (KDV hariç TL): 177.800,00 TL", "Desteklemeye esas tutar (KDV hariç TL) : 149.000,00 TL", "KOSGEB destek tutarı (KDV hariç TL) : 89.400,00 TL" olarak belirtilmiştir. Davacı tarafından takibe konu edilen "danışmanlık hizmeti" açıklamalı, 02/11/2015 tarihli, ... no.lu, 5.334,00 TL + 960,12 TL (%18 KDV) = 6.294,12 TL bedelli fatura düzenlenmiştir. İşbu faturanın davalıya tebliğ edildiği ispatlanamadığı gibi bilirkişi incelemesi neticesinde faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Dava konusu alacağa dayanak teşkil eden faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edildiğinden, hizmetin verildiği hususunda ispat yükü davacı üzerindedir. Projenin KOSGEB tarafından onaylanması karşısında ise hizmetin verildiği ispatlanmıştır.Davalı, taraflar arasında ... Ajansı bünyesinde hibe programı için de sözleşme olduğunu, her iki sözleşmenin birbiriyle bağlantılı olduğunu, biri onaylanmadan diğerinin hüküm ifade etmeyeceğini, davacının ... Ajansı projesi yönünden yeterli desteği sağlamadığını, işleri takip etmediği için bu projeden destek alınamadığını ve dava konusu projenin de bu nedenle hükümsüz hale geldiğini savunmakta ise de, her iki projenin ayrılmaz şekilde bağlı olup birinden destek alınamaması halinde proje bedelinin ödenmeyeceğine dair sözleşmelerde bir hüküm yer almadığı gibi bu yönde başkaca bir delil de sunulamamıştır. Dilekçe ekinde sunulan mail yazışmalarında ise sadece her iki proje kapsamında gerekli evraklar davalıya bildirilmiş olup evrakların gönderilmesi istenilmiştir. Ancak sözleşmelerin birbiriyle bağlantılı olduğu birlikte hüküm ifade edeceğine dair bir ifadeye yer verilmemiştir. Dava konusu edilen sözleşmenin 7.maddesinde ise açıkça projenin onaylanması halinde davacının ücrete hak kazanacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin 7.2 maddesinde yer alan "KOSGEB'ten almaya hak kazanacağı hibe tutarı üzerinden hesaplanacak %5 + KDV'lik kısım ise, Müşterinin KOSGEB ile imzalayacağı sözleşme ile belirlenmiş ödemelerle %5 orantılı olarak ... Hizmetleri tarafından faturalandırılacak ve Müşterinin her bir ödemeyi KOSGEB'ten almasına müteakip 7 gün içinde Müşteri tarafından ... Hizmetleri'ne ödenecektir." ifadesi KOSGEB'den hibe bedelinin alınması halinde ödeme zamanını düzenlemekle birlikte, ödemenin yapılması KOSGEB'ten hibe bedelinin alınması şartına bağlanmamıştır. Zira sözleşmenin 7.3.maddesinde projenin onaylanmasına rağmen davalının KOSGEB ile sözleşme imzalamaması veya sözleşme şartlarını yerine getirmemesi halinin davacının işbu sözleşme konusu alacağını etkilemeyeceği açık bir şekilde düzenlenmiştir. Bu durumda davacı tarafça hizmetin verildiği sabit hale geldiğinden, mahkemece sözleşme hükümlerine göre alacak miktarının hesaplanması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. KOSGEB'ten gelen kayıtlara göre KOSGEB destek tutarı 89.400,00 TL'dir. Sözleşmenin 7.maddesinde göre davacıya ödenecek tutar ise bu bedelin %5'i + KDV'dir. Destek tutarının %5'i 89.400,00 TL X %5 = 4.470,00 TL, KDV'si ise 4.470,00 TL X %18 = 804,60 TL olup, davacının sözleşme uyarınca hak kazandığı tutar 4.470,00 TL + 804,60 TL = 5.274,60 TL hesap edilmiştir. İİK'nın 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır. İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, 2006/19-295 E. 2006/341 K. sayılı ilamı)Somut olayda; yukarıda hesap edilen alacağın sözleşmeye dayalı ve likit olduğu anlaşılmakla, 5.274,60 TL alacağın % 20'si oranında hesap edilen 1.054,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. Mahkemece kötüniyet tazminatı istemi reddedilmiş olup, davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığı için reddedilen kısma yönelik kötüniyet tazminatı yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilerek, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2020 tarihli 2016/274 E. 2020/789 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,a-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 5.274,60 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına,b-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE c-Alacak tutarı 5.274,60 TL'nin % 20'si oranında hesap edilen 1.054,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,ç-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE"2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 107,49 TL'nin mahsubu ile bakiye 320,11 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,b-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 107,49 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,c-Davacı tarafından başlangıçta yapılan 33,50 TL ile yargılama aşamasında tebligat masrafı ve bilirkişi ücreti olarak yapılan 2.102,40 TL olmak üzere toplam 2.135,90 TL yargılama giderinden, davanın kabul-red oranın göre hesaplanan 1.789,88 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 5.274,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 1.019,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-Yatırılan gider avansından artan miktar varsa ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,3-İstinaf yargılaması giderleri yönünden;a-Davacı tarafından yatırılan 148,60 istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafça yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c-Davacı tarafından sarfedilen 235,50 TL (istinaf harcı ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/03/2024

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı