T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/549
KARAR NO: 2023/1224
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 5/10/2020
NUMARASI: 2017/620 (E) - 2020/555 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 26/9/2023
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın yönetimindeki tescilsiz traktör ile 1/9/2016 günü seyir halinde iken olay yeri kavşağa ters yönden girerek tescilsiz motosiklet sürücüsü ...'ya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 100,00 TL geçici ve kalıcı iş gücü kaybından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davacının zararının karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı iptal kararıyla Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna esas alınan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenemeyeceğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ışığında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin maluliyetin tespitinde esas alınması gerektiğini; maluliyet tespit süreci sona ermeden karar verildiğini, aktüerya raporunda hesaplama hatasının bulunduğunu, çünkü ödeme tarihi itibarıyla yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı hesaplanırken, fiilen emekli olduğu tarih değil, aktif dönem sonu olan 60 yaşın esas alınarak, AGİ'siz hesaplamanın bu yaştan sonra yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. Hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda; %15 oranında kusurlu, gelirinin ise asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilen davacı ...'nun trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararının, TRH 2010 yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün 22 olduğu ve 76 yaşına kadar yaşayacağı varsayımına dayanılarak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacının emekli olduğunun bildirildiği 1/9/2018 gününden itibaren asgari geçim indirimi dikkate alınmadan hesaplandığı anlaşılmıştır. Trafik kazasından kaynaklanan sürekli sakatlık tazminatı bakımından, özü itibarıyla varsayımlara dayanan gerçek zararın hesaplanmasında, en doğru sonuca ulaşılması için gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; sürekli sakatlık tazminatının davacının emekli olduğu 1/9/2018 gününden itibaren asgari geçim indirimi dikkate alınmadan hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargısal uygulamalarda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54'üncü maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/9/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 1/9/2013-1/6/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 1/6/2015-20/2/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/2/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir. Eldeki davada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyeleri tarafından düzenlenen 9/3/2020 tarihli raporda davacının maluliyet oranı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %13, iş göremezlik süresi ise 4 ay olarak belirlenmiş; aktüerya uzmanı hesap uzmanı bilirkişi raporuyla hesaplanan tazminat miktarı benimsenerek karar verilmiştir. Ancak; eldeki dava gibi, TBK'nin 54'üncü maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine yapmış olduğu etkinin ve bunun oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir. KTK'nin 90'ıncı maddesinde zorunu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar anılan kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olup ayrıca bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Eldeki davada, davacının sürekli sakatlık oranı davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olmakla birlikte, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3'üncü maddesinde; 5510 sayılı Kanun'un 107'nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2'nci maddesinin (1) nolu bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına, " ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmektedir. Diğer yandan, Yargıtayın yerleşik kararlarında kaza tarihi itibarıyla uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin "Dayanak" başlıklı 3'üncü maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5'inci maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan yönetmeliğin 2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup tazminat hesabında asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır. Diğer yandan Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla, KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci tümcesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci tümcesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu bağlamda somut olayda, davacının maluliyet durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu ya da Tıp Fakülteleri Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyelerinden 11/10/2008 gün ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması, açıklanan biçimde düzenlenecek raporda yer alan maluliyet durumu dikkate alınarak, davacının sürekli maluliyetinden kaynaklanan zararı ile zararının daha önce karşılanıp karşılanmadığının hesaplanması gerekirken, hükme elverişli olmayan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri tarafından düzenlenen rapor ile Aktüerya Hesap Bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/9/2023