1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2024/1304 E., 2025/25 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 02.01.2025 Sayı: 2024/1304 E. - 2025/25 K. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1304 Esas

KARAR NO: 2025/25

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/07/2024

NUMARASI: 2024/609 Esas, 2024/729 Karar

DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 02/01/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ...'ın ... Ticaret A.Ş. ve ... Denizcilik Tic. Ltd.şti.'nin ortakları olarak şirket ile ilgili verilen konkordato sürecinin başarılı olarak tamamlanması açısından ve kendi şahsi borçlarının da ödenebilmesi bakımından, şahsi olarak da konkordato talebinde bulunduklarını, ... Tic. Şirket ortağı ... ve ... Ticaret A.Ş.nin ortağı ...'ın asıl borçlu şirketlerinin bankalardan kullandığı krediler için müşterek borçlu ve müteselsil kefaletten kaynaklanan kefalet riskleri ile yine asıl borçlu şirketin mal aldığı satıcılar lehine vermiş oldukları ipoteklerin satılma riski bulunduğunu, ayrıca müvekkillerinin gerek senet ve gerekse açık hesap/fatura borçlarının da bulunduğunu, bu duruma göre borçlu şirketlerden alacaklı olan bütün kurum ve kişilerin ayrıntılı olarak sunulduğunu, alacaklılardan bankaların mevcut borçları, satıcı ve ticari borçlar konkordato tekliflerine göre konkordato mühletince, borçların tamamının ödenmesi suretiyle kapatılacağını bu nedenlerle konkordato taleplerinin kabulü ile tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bakırköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/608 esas ve 2023/1209 karar sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/78 esasını aldığı, bu mahkemenin 30/01/2024 tarihli kararı uyarınca mahkemelerinin yetkisizliğine karar verildiği anlaşılmıştır. Karar yasal süresinde davacılar vekili ve Asli Müdahil ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizin 2024/418 E-2024/581 K sayılı 09.05.2024 tarihli kararı ile;"... Somut olayda ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararında belirtildiği üzere, davacıların nüfusa kayıtlı yerleşim yerlerinin, Bakırköy/ İstanbul olduğu, bu nedenle davacı gercek kişilerin konkordato talebi yönünden Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin mutlak yetkili mahkeme olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü, İİK 285. maddede, yetkili ve görevli mahkeme ile ilgili atıf yapılan aynı yasanın 154. maddesinde düzenlenen yetki kamu düzenindedir. Yetki itirazında bulunulmamış olsa bile yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-ç bendinde, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasında bulunmaktadır. Aynı yasanın, 115/2. fıkrasında ise, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usülden reddine karar vereceğine yer verilmiştir. Her iki yasal düzenleme emredici niteliktedir. Davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığının bulunmadığı ve davacı gerçek kişiler yönünden yetkili mahkemenin Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmış ve Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile asli müdahil ile davacıların istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/609 E-2024/729 K sayılı kararı ile; Somut olayda ... , İstanbul Anadolu 1 Ticaret Mahkemesi 2023/295 E. Sayılı konkordato davası ile 27.04.2023 tarihinde Konkordato mühlet talebi kabul edilen şirketlerin ortakları olduğu, ... ve ...'ın, ... Denizcilik Ticaret Limited Şirketi ve ... Ticaret Anonim Şirketinin bazı banka kredi borçlarına müteselsil kefil olması dışında şahsi bir borç gösterilmediği, gerçek kişiler ... ve ...’ın kefil ve rehinli malın maliki sıfatıyla borç riski altında olduğu ve kefil olunan / lehine rehin tesis edilen şirketin borçlarını ödemesi halinde borçtan kurtulabileceği ve dolayısıyla şahsın konkordato teklifinin başarısının kefil olduğu / rehin tesis ettiği şirketin konkordato ön projesinin başarılı olmasına bağlı olduğu, 2. davacı gerçek kişilerin, kefaleten borçlu oldukları tutarların tamamını ödeyecek mal varlığına sahip olmadığı, dolayısıyla konkordato taleplerinin ve kefaleten borçlu oldukları tutarların ödenmesinin tamamen, borçlu şirketin konkordatosunun başarıya ulaşması ile sıkı sıkıya bağlı olduğu, davacı gerçek kişilerin ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynı olduğu, şirketin başarısına bağlı olan bu projelerin,ayrı bir kaynak ve özgün projeye dayanmadığı, dolayısıyla kesin süreye geçmek için inandırıcı bir projelerinin bulunmadığı, neticeten, davacı gerçek kişilerin ön projelerinin başarıya ulaşma imkânının bulunmadığı, bu itibarla davacı gerçek kişilere kesin mühletin devamının uygun olmadığı dikkate alınarak konkordato talebinin yukarıda anılan sebeplerle reddine, hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, bu hususta ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına, konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunmasına, komiserin görevine son verilmesine, konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserin karar tarihi itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na bildirilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; davacılarzhakkında kesin mühlet kararı verilmesi gerektiğini, zira hazırlanan konkordato projesinin başarıya ulaşacağını ve borçların fazlasıyla ( % 128 oranında) ödenebileceğini, Mahkeme kararında müvekkillerinin projesinin borçlu şirketin konkordatosunun başarıya ulaşması ile sıkı sıkıya bağlı olduğu red gerekçesi olarak belirtilmiş ise de ... Denizcilik ltd Şti ile ... A.Ş hakkında İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/295 E sayılı dosyasında önce 3 ay süre ile sonrasında da 9 aylık kesin mühlet kararı verildiğini, İlk derece Mahkemesi ilamında belirtilenin aksine, davacı müvekkillerinin tamamıyla kefalet borçlusu oldukları şirketleri hakkında konkordato kesin mühlet kararı verilmiş iken, kendi konkordato talepli davaları bakımından da sürecinin başarılı olarak tamamlanması da oldukça yüksek olduğunu, müvekkilleri şahışların iş bu davalarının haklı gerekçesinin zaten şirketin borçlarına karşı tümüyle müteselsil sorumluluklarından kaynaklandığını, müvekkilleri tarafından sunulan revize konkordato projesi çerçevesinde borçlarına tamamen ödeyebileceğini, Mahkeme ilamında belirtilenin aksine ancak bu halde alacaklıların alacaklarından fazlasına kavuşabileceğini, ilk derece Mahkemesinin hatalı değerlendirme yaparak projenin başarıya kavuşamayacağı ve borçlu şirketler ile benzer projeler olduğunu beyan etmesinin haksız ve hakkaniyetten uzak olduğunu, davacıların yetkilisi oldukları şirketlerin ekonomik sıkıntıya rağmen istihdam azaltmaya gitmediklerini, bu durumda dahi müvekkili şahıslar bakımından kesin mühlet verilmesinin zorunlu olduğunu, ayrıca müvekkillerinin konkordato projesinin ortağı oldukları şirketlerin konkordato projesi ile birbirinin aynısı olmadığını, yalnızca şirketler ile orantılı revize ön proje raporu hazırlanarak iş bu dosyaya sunulduğunu, dosyaya sunulan projelerinde davacı şahısların şahsi borçlarının bulunmadığını, şirket kefaletinden kaynaklı borçlu olduklarının defalarca bildirildiğini, dosyaya sunulan revize konkordato projesi ile borçların tamamen ödenebileceğinin de belirtildiğini, müvekkillerinin revize projesinde tüm alacaklılara tek bir teklif sunduğunu ve vade konkordatosu talep ettiğini, asıl borçlu şirketlerin konkordato sürecinin başarılı şekilde tamamlanması ve özellikle de teminatsız alacaklı taraflarının asıl borçlu şirketlerin konkordato sürecinden olumsuz olarak etkilenmemesi için davacı şirket ortaklarına da konkordato kesin mühleti verilmesinin gerekli ve yararlı görüldüğünü, davacıların yetkilisi olduğu şirketlerin alacaklılarının büyük bir çoğunluğunun, şirketler hakkında görülen konkordato davasında konkordatonun devamı yönünde muvafakat ettiklerini, iş bu davada yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, şirketler hakkında konkordato kesin mühlet kararı veren Mahkemenin iş bu davaya bakma yetkisine sahip olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davacılar hakkında kesin mühlet kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, şirket ortağı gerçek kişi olan davacılar hakkında, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, Dairemizin 2024/418 E-2024/581 K sayılı 09.05.2024 tarihli kesin kararı ile davacı gerçek kişiler yönünden yetkili mahkemenin Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verildiği, bu nedenle Mahkemenin yetkili olduğu ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacılar vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, Mahkemece konkordato talebinin reddine karar verilmiş karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 25.12.2023 tarihli kesin mühlet ara raporunda; "... Konkordato talep eden ..., ... Denizcilik Şirketi'nin münferiden yetkili müdürü olduğu, ... aynı zamanda, diğer şirket olan ... Ticaret Anonim Şirketi'nin Yönetim Kurulu başkanı olduğu, ...'ın ise emekli olduğu ve her iki şahsın borçlu iş bu şirketlerin borçları için müşterek ve müteselsil kefaletinin bulunduğu, konkordato talep eden ... ve ...'ın gayrimenkul niteliğinde mal varlığına sahip olduğu, bu gayrimenkulün rayiç değerinin bilirkişi raporuna göre 230.025.000,00 TL olarak belirlendiği kefalete ilişkin borç miktarının ise 653.452.363 TL olduğu ve dolayısıyla mal varlığının kefaleti olan borçları karşılayacak yeterlikte olmadığı, ... ve ...'ın borçları ve malvarlığı ile ilgili olarak rapor tarihi itibariyle bir değişim gerçekleşmediği, ... ve ...'ın konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin kefil olduğu asıl borçlunun projesinin başarıya ulaşma ihtimaline bağlı olduğu ve mevcut durum itibariyle şahısların kendilerine ait bütün borçları kapsayacak özgün bir projeleri olmadığından kesin mühlet sürecinin şahıslar yönünden devamının uygun olmayacağı..." bildirilmiştir.Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 08.11.2023 tarihli ve 16.07.2024 tarihli kesin mühlet ara raporlarında; Gerçek kişiler ... ve ...'ın kefil ve rehinli malın maliki sıfatıyla borç riski altında olduğu ve kefil olunan / lehine rehin tesis edilen şirketin borçlarını ödemesi halinde borçtan kurtulabileceği ve dolayısıyla şahsın konkordato teklifinin başarısının kefil olduğu / rehin tesis ettiği şirketin konkordatonun projesinin başarılı olmasına bağlı olduğu, davacı gerçek kişilerin, kefaleten borçlu oldukları tutarların tamamını ödeyecek mal varlığına sahip olmadığı, dolayısıyla konkordato taleplerinin ve kefaleten borçlu oldukları tutarların ödenmesinin tamamen, borçlu şirketin konkordatosunun başarıya ulaşması ile sıkı sıkıya bağlı olduğu, davacı gerçek kişilerin ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynı olduğu, şirketin başarısına bağlı olan bu projelerin ayrı bir kaynak ve özgün projeye dayanmadığı, dolayısıyla kesin süreye geçmek için inandırıcı bir projelerinin bulunmadığı, neticeten, davacı gerçek kişilerin ön projelerinin başarıya ulaşma imkânının bulunmadığı, bu itibarla davacı gerçek kişilere kesin mühlet verilmesinin uygun olmadığı bildirilmiştir. "..Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda, davacılar ... ve ... ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynıdır. Öte yandan davacı gerçek kişiler, davacı şirketin konkordato projesine nakit finansması sağlayarak ve alacaklarından vazgeçerek katkı sağlayacaklarını beyan etmektedir. Oysa kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/571 Esas 2022/4223 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, konkordato talep eden ..., ... Denizcilik Şirketi'nin % 99 hissesine sahip olduğu ve münferiden yetkili müdürü olduğu, ... aynı zamanda, diğer şirket olan ... Ticaret Anonim Şirketi'nin Yönetim Kurulu başkanı olduğu, ... da ... Ticaret A.Ş'nin % 100 hissesine sahip olduğu, davacıların birlikte borçlu şirketlerin borçları için müşterek ve müteselsil kefaletinin bulunduğu, davacıların konkordato teklifinin, ... Denizcilik Şirketi ve ... Ticaret Anonim Şirketi'nin borçlarına şahsi kefil olmalarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerinin aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için aranan şartların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekir. Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir. (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148) Somut uyuşmazlıkta, davacıların dosyaya sunulu ön projelerine göre, borçların ödenmesinin şahsi gayrimenkullerinin satışı ile planladıklarını, davacı gerçek kişilerin, kefaleten borçlu oldukları tutarların tamamını ödeyecek mal varlığına sahip olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, dolayısıyla davacıların konkordato taleplerinin ve kefaleten borçlu oldukları tutarların ödenmesinin tamamen, borçlu şirketin konkordatosunun başarıya ulaşması ile sıkı sıkıya bağlı olduğu, davacı gerçek kişilerin ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynı olduğu, şirketin başarısına bağlı olan bu projelerin ayrı bir kaynak ve özgün projeye dayanmadığı, davacı gerçek kişilerin kesin süreye geçmek için inandırıcı bir projelerinin bulunmadığı ve ön projelerinin başarıya ulaşma imkânının bulunmadığından Mahkemece, davacı borçlu gerçek kişilerin kesin mühlet verilmesi ve konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/609 Esas, 2024/729 Karar sayılı ve 18/07/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın bu davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın bu davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK’nun 293.maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.02/01/2025

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı