T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/272 Esas
KARAR NO: 2024/580
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/10/2020
NUMARASI: 2019/366 Esas, 2020/582 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait araçların 01.09.2016-19.01.2018 tarihleri arasında müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu Yavuz Sultan Selim ve Kuzey Çevre Otoyolundan ihlalli geçiş yaptığını, geçiş ücreti, para cezası, KDV ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 193.229,35-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, bu miktarın 1.002,09-TL sinden icra dosyasında feragat edildiğini, 25.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7144 sayılı Kanunun 18.maddesi ile dört katı tutarı olarak değiştirildiğinden müvekkili şirketin takip tarihi itibariyle 192.227,26-TL alacağının bulunduğunu, davalının ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içinde ödeme imkanı varken geçiş ücretlerini süresinde ödemediğini, HGS hesabında ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalının sorumluluğunda olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait araçları ile 05.09.2016-19.01.2018 tarihleri arasında ücret ödemeksizin ihlal geçişler yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, herhangi bir uyarı yapmadan, bilgi vermeden aylar süren çok sayıda ihlali bir araya getirip tek bir tutanakla cezalandırılmasının şeklen yasaya uygun olduğu kabul edilse dahi, sosyal hukuk devleti ilkesi ile anayasanın 172. maddesinde ki tüketicinin korunması ilkesi ile bağdaşmadığı, müvekkilinin herhangi bir bildirim almadan doğrudan icra takibi ile karşılaştığını, doğal olarak da bu kadar yüksek meblağa itiraz ettiğini, 3. köprünün yeni açıldığı zamanlara denk gelen ihlal iddialarını müvekkilinin ilgili birimlerden sorguladığını fakat sistemleri tam çalışmadığı için herhangi bir yanıt alamadığını, ihlalli geçiş varsa onu öğrenip ödeme yapamadığını, dolayısı ile kanuni hakkı 15 günlük süreyi bile kullanmasının engellendiğini, karayollarında olduğu gibi HGS ve OGS cihazları okumadığında karayollarından farklı olarak uyarı sinyali çalıştırmadıklarını, kaçak geçiş sinyalleri olmadığını, böylece o güzergahları kullanan birçok kişinin teknik aksaklıktan dolayı HGS ve OGS cihazına sahip fakat sistem okumadığı için kaçak geçiş yaptırımına dahil edildiğini, oysa benzer durumlarda karayollarının işlettiği köprü ve otoyollarda uyarı sinyallerinin çalıştığını ve vatandaşın 15 gün içerisinde yatırdığı halde herhangi bir ceza ödemediğini, ilgili icra takibi asıl alacağının 174.378,00 TL olarak açıldığını, bununla birlikte 10 katı ceza uygulaması ile birlikte hesaplanmasının kabulünün mümkün olmadığı, ceza uygulamasının 10 katından 4 katına düşürülmüş olmakla birlikte söz konusu davayı bile hala 10 katı üzerinden açmış bulundukları, ihlal iddiaları vs kayıtlarının istenmesi üzerine net rakamın ortaya çıkacağını, ayrıca geçiş ihlalleri hesaplanırken dorselerden de hesaplama yapıldığını, ikinci kez dorselerden ücret alınmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı tarafa ait ... plakalı araçlarla davacıya ait otoyollardan ücret ödenmeksizin toplam 501 adet geçiş yapıldığı, bu geçişlerin toplam bedelinin 17.218,50 TL olduğu, davalı tarafından ücret ödemesi yapıldığına dair delil veya belge sunulmadığı anlaşılmakla davalının 6001 sayılı Kanun'un 30. Maddesinin (5) ve (7) numaralı bentleri uyarınca 17.218,50 TL tutarında geçiş ücretini ve bunun 4 katı tutarındaki 68.874,00 TL cezayı ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varıldığı, ancak davacı tarafından takibe konu edilen miktar 17.210,00 TL geçiş ücreti ve 62.006,00 TL gecikme cezası bedeli olarak açıklandığından takibe sıkı sıkıya bağlılık ve taleple bağlılık ilkeleri prensipleri gereği toplam 79.216,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verildiği, dava konusu geçiş ücretlerinin geçiş ihlalinin gerçekleştiği anda muaccel olduğu, geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmemesi halinde ceza kesileceğinin düzenleme konusu yapıldığı, davacının muaccel olan geçiş ihlali ve ceza bedeli alacaklarına ilişkin olarak faiz talebinde bulunabilmesi için davalıyı ayrıca bir ihtar ile temerrüte düşürmesi gerektiği, somut olayda temerrüte ilişkin ihtar bulunmadığından işlemiş faiz talebi ve buna bağlı KDV talebi reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketin yasal mevzuat gereği ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine ihlalli geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığını, bilirkişi raporunda ihlalli geçiş bedeli, gecikme bedeli, faiz bedeli ve KDV'nin toplam 88.306,77-TL olarak hesaplandığını, buna rağmen faiz ve KDV açısından aksi yönde kurulan hükmün kanuna aykırı olduğunu, icra takibinde değişen oranlarda ticari faiz talep edildiğini belirterek kararın aleyhe olan kısımlarının kaldırılmasını davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından her ne kadar ihlalli geçişlere ilişkin sorgulama yapılarak yasal takip aşamasına gelmeden borcun ödenebileceği beyan edilmiş ise de mahkemece bu yöndeki savunmaları incelenmeksizin karar verildiğini, müvekkili tarafından OGS/HGS kullanımını gerçekleştirmiş olduğu banka üzerinden sorgulamalar ve yüklemeler gerçekleştirilmiş ise da kendisine bir bakiye bildirilmediğini, ihlalli geçiş yapıldığı bilgisinin verilmediğini, olay tarihleri incelendiğinde geçiş güzergahının yeni kullanıma açıldığı ve kullanıcılara mevcut OGS/HGS sistemlerinden sorgulama yapılamayacağı, davacı işletme tarafından ödeme ve sorgulama için başkaca kanallar kullanması gerektiğinin bildirilmediğini, bu nedenle de söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu, ayrıca faize ve geçiş ücretine ek olarak düzenlenen ceza bedeline ilişkin de yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücretinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. takip dosyasında, takibin 174.378,00- TL geçiş ücreti+para cezası, 15.975,71-TL faiz (ticari yıllık), 2.875,63-TL KDV olmak üzere toplam 193.229,35- TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, işbu itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, 79.216,00 TL asıl alacak (729,05-TL ücret, 1.135,60-TL ceza ücreti olmak üzere) üzerinden takibin devamına karar verilmiş, davacı ve davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinde; dava değerinin sehven yanlış belirtildiği, 25.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7144 sayılı Kanun'un 18. Maddesi ile ceza bedelinin dört katı tutarı olarak değiştirildiğinden alacağının takip tarihi itibariyle 79.216,00 TL asıl alacak, 7.195,37 TL faiz, 1.295,16 TL KDV olmak üzere toplam 87.706,53 TL olduğunu beyan ederek dava değerinin bu şekilde düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, cevaba cevap dilekçesiyle talebin değiştirilmesinin mümkün olduğu, davacının cevaba cevap dilekçesi ile talebini daralttığından bahisle davacının talebinin kabul edildiği belirtilmiştir. Mahkemece, uyuşmazlık ile ilgili bilirkişiden rapor alındığı görülmüştür. 04/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda; icra takibine konu alacağın ... ait ... Plakalı 6 adet ticari aracın işletmesi davacı yana ait olan ücretli Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolundan ihlalli geçişlerinden kaynaklandığı, davacı şirkete ait 2016 - 2017 ve 2018 yılları yevmiye defteri Kebir ve Envanter defterlerinin 6102 sayılı veni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın iddiası; davalı yanın 6001 Sayılı Kanun uyarınca ihlalli geçiş tarihlerini izleyen 15 günlük geçiş ücretini cezasız ödeyebileceği süre içerisinde ödeme yapmadığı, davacının iddiasında haklı olduğuna karar verilir ise, ihlalli geçiş bedeli : 17.218,50 TL Gecikme bedeli : 62.040,00 TL Faiz bedeli : 7.667,54 TL, Faiz %18 KDV bedeli: 1.380,16 TL olmak üzere toplam 88.306,20 TL, davacının (asıl alacak-Faiz+KDV dahil) toplam 88.306,20 TL davalıdan alacaklı olduğu belirtilmiştir. 27/08/2020 tarihli ek raporunda; davacı şirkete ait 2016 - 2017 ve 2018 villan Yevmiye Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, icra takibine konu alacağın ... ait ... plakalı 6 adet ticari aracın işletmesi davacı yana ait olan ücretli Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolundan toplam 501 adet 17.218,50 TL tutar ihlalli geçişlerinden kaynaklandığı, raporumuzun incelemeler kısmında detaylı açıklamaları yapılan; davalı tarafından 6001 Sayılı Kanun uyarınca ihlalli geçiş tarihlerini izleyen 15 (onbeş) gün Geçiş Ücretini cezasız ödeyebileceği süre içerisinde 139,55 TL tutar ödeme yapıldığı, dolayısıyla tarafımızca yapılan hesaplamalara dahil edilmediği, 6001 Sayılı Kanun'da 16.05.2018 tarihinde 7144 Sayılı kanunla yapılan değişikliklerle ilgili olarak 30. Madde 5.'e göre cezaların 4 katı oranında yapılan hesaplama neticesinde gecikme bedeli 17.218,50 TL x 4= 68.874,00 TL olması gerektiği, ancak davacı şirket tarafından bazı ihlalli geçişlere gecikme cezası hesaplanmamış olduğu, bu nedenle tarafıma sunulu verilerde yapılan hesaplamalara göre ihlalli geçiş gecikme ceza bedeli 62.040,00 TL olarak davacı kayıtlarının esas alındığı, davalı tarafa ait ticari araçların ihlalli geçiş + gecikme cezası bedeli toplam 17.218,50 TL + 62.040,00 TL = 79.258,50 TL tutar olduğu, dava dosyasına sunulu ihlalli geçiş kayıtları üzerinde tarafımızca yapılan incelemeler neticesinde; çekici ve dorse plakalara ilişkin ayrı ayrı yani aynı geçişe mükerrer işlem yapılmadığı, ihlalli geçiş bedeli :17.218,50 TL Gecikme bedeli : 62.040,00 TL Faiz bedeli : 7.667,54 TL, Faiz %18 KDV bedeli: 1.380,16 TL, TOPLAM : 88.306,20 TL, davacının (asıl alacak+faiz+KDV dahil) toplam 88.306,20 TL tutar davalıdan alacaklı olduğu bildirilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir.. ..” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında ".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır....." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Mahkemece takip tarihinden önce davalı borçlunun temerrüde düşürüldüğünün belgelendirilmediği gerekçesiyle işlemiş faiz ve işlemiş faizin KDV'sine ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karar bu yönüyle davacı vekilince istinaf edilmiştir. 6001 sayılı Yasa gereğince ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrütün gerçekleştiği, bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde “ Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler” matraha dahil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan işlemiş faiz için KDV isteminin de yerinde bulunduğu, ancak geçiş ücretleri için uygulanan KDV oranının %8 olduğu dikkate alındığında geçiş ücretine uygulanan işlemiş faiz için de aynı oranda KDV hesaplanması gerektiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, davalıya ait araçların davacı şirketin işlettiği yolda ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davalının geçiş ücretini ödediğini ispatlayamadığı, davalının belirtilen araçlara ilişkin bir itirazının olmadığı, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, ihlalli geçiş halinde geçiş ücretinin mutlaka geçişi izleyen 15 (on beş) gün içerisinde ödenmesi gerektiği, davalı tarafından söz konusu ücretin 15 günlük yasal süresi içerisinde ödenmesine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davaya konu ihlalli geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin ödenmediği, buna göre takip tarihi itibari ile davacının 17.218,50 TL ihlalli geçiş bedeli , 62.040,00 TL Gecikme bedeli, 7.667,54 TL Faiz bedeli, 1.380,16 TL %18 faizin KDV bedeli olmak üzere toplam 88.306,20 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmüştür. Bu nedenle, davacı vekilinin 22.08.2019 tarihli dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak 79.216,00-TL TL. asıl alacak, 7.195,37- TL (yıllık % 9, 75 )Ticari yıllık faiz ve 1.295,16- TL KDV olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam 87.706,53- TL alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi ve hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek şekilde yıllık %9.75 oranını aşmayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken Mahkemece sadece asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/366 Esas, 2020/582 Karar sayılı ve 19/10/2020 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Yeniden Hüküm Tesisine,3-a)Davanın KABULÜ ile, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 79.216,00-TL TL. Asıl Alacak, 7.195,37- TL (yıllık % 9, 75 )Ticari Yıllık Faiz ve 1.295,16- TL KDV olmak üzere toplam 87.706,53- TL alacak yönünden DEVAMINA,b) Hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek şekilde yıllık %9.75 oranını aşmayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,c)Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.541,31 TL icra inkar tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 5.991,23 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.316,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.674,61 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,e)Davacı tarafından karşılanan 2.316,62 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı ve icra veznesine yatırılan 966,15 harç ile 1.347,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA,g)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,h)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.353,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 925,70 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 59,30 TL istinaf karar harcı ve 87,00 TL istinaf yargılama giderinden oluşan toplam 308,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,8-HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09/05/2024