T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/114 Esas
KARAR NO: 2024/1135 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/06/2022
NUMARASI: 2021/272 Esas - 2022/695 Karar
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
KARAR TARİHİ: 12/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 16/10/2014 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davalıya 2 adet paletli ekskavatorun teslim edildiğini, sözleşmesinin sona ereceği tarihin 27/19/2017 olduğunu, 6361 sayılı yasanın 32.ci maddesinde sözleşme sona erdiğinden satın alma hakkının kullanılmayan kiracının kiralananı derhal geri vermekle yükümlü olduğunun açıkça düzenlendiğini, müvekkili tarafından yükümlülüğü altında bulunmamasına karşın ihtarname ile kiracıya satın alma hakkını kullanması için tekrar süre verildiğini ancak yine olumlu bir yanıt alamadığını, davalının rızaen kiralananı teslim etmediği gibi kiralananı saklama ve kaçırma girişimlerinde bulunduğundan ihtiyati tedbir kararı alındığını ileri sürerek, ... ve ... tescil plakalı paletli ekskavatorların müvekkil şirkete aynen iadesine, karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, finansal kiralama sözleşmesine konu kira bedellerinin tamamı ve devir bedelinin ödenmediğini, ilgili sözleşmenin fesh edilmediğini, sözleşmeye konu kira bedellerinin tamamının ödendiğini, alım hakkının kullanılacağının yazılı olarak kiralayana bildirilmemiş olmasının tek başına kiralayana malın iadesi davası açma ve mala tedbiren el koyma hakkı vermeyeceğinin açık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafından davalı aleyhine keşide edilen ihtarnamede 1. maddede, satın alma hakkının kullanılarak ekipmanların mülkiyetini devralması aksi halde satın alma hakkını kullanılmasından vazgeçilmiş sayılacağı hususunun ihtar edildiği, dolayısıyla davalı kiralayanın satın alma hakkına ilişkin şartların oluştuğunun bizzat davacı kiralayan tarafından kabul edildiği, bu haliyle sigorta primlerinin ödenmemesinin satın alma hakkını ortadan kaldırdığı yönündeki davacı iddiasının TMK 2. madde gereği hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı, yine sözleşmenin 38.maddesinde sigorta primlerinin ödenmemesi haklı fesih sebebi olarak düzenlenmiş ise de, söz konusu ihtarnamede bu fesih hakkının kullanılacağına dair bir ihtarın bulunmadığı, davalının devir bedelini ödediği, davacının kanunun 23/2. maddesi uyarınca tek taraflı bildirim ile sicilde işlem yapabileceği de gözetilerek, davalının satın alma hakkını kullanmaya hak kazandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Satın alma hakkının kullanılabilmesi için finansal kiralama sözleşmesinin süre dışındaki şartların davalı kiracı tarafından yerine getirilmediğini, -Satın alma hakkının kullanımına ilişkin olarak süre dışında gerçekleşmeyen birçok şart bulunduğunu, davalının müvekkiline 4.018,94-EURO sigorta prim borcu, 12.821-TL masraf borcu, zamanında ödenmeyen kira bedelleri ile sigorta primi ve masraf borçlarına ilişkin 12.684 Euro temmerrüt faizi borcu bulunduğunu, -Keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin 06.10.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile satın alma hakkına ilişkin şartların doğduğunun, müvekkili tarafından kabul edildiği şeklindeki değerlendirmenin tamamen hatalı olduğunu, -6361 sayılı yasanın 23/2 maddesinin kiraya veren açısından bir zorunluluk öngörmediği gibi müvekkilinin alacakları karşısında bu doğrultuda işlem yapmasını beklemenin mümkün olmadığını, -Müvekkilinin davalı kiracıdan gözardı edilemeyecek, talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyecek tutarlarda alacağı bulunduğunu, buna rağmen mülkiyetin tek taraflı olarak davalıya devretmesini beklemenin mümkün olmadığını,ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, finansal kiralama konusu malların iadesi talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 19/a.maddesinde, kiracının süre sonunda satın alma hakkını, kiralanan satın alma bedeli olarak gösterilen tutarı bir defa da nakden ödemek suretiyle kullanacağının kararlaştırıldığı, davalının söz konusu devir bedelini ödediği, dolayısıyla davalının sözleşmede kararlaştırılan şekilde satın alma hakkını kullandığı, davacının, davalının sözleşmeden kaynaklanan sigorta vd.borçları nedeniyle sözleşmeyi fesih hakkını kullanmayıp, mülkiyeti devir alma hakkını kullanması için de davalıya ihtarname çektikten ve ödenmediğini ileri sürdüğü alacak kalemleri için icra takibi başlattıktan sonra, malın iadesi için dava açmasının, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.