1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2025/807 E., 2025/994 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 03.06.2025 Sayı: 2025/807 E. - 2025/994 K. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/807

KARAR NO: 2025/994

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 28.01.2025

NUMARASI: 2024/874 Esas - 2025/91 Karar

BİRLEŞEN BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2025/19 ESAS

DAVA: Şirketin İhyası

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karara karşı, birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sicil Müdürlüğünce 29.01.2014 tarihinde, müvekkilinin çalıştığı ... Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti'nin terkin edilerek kararın 04.02.2014 tarihli sicil gazetesinde yayınlandığını şirketin son yerleşim yeri nedeniyle Bakırköy asliye ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu TTK'nın geçici 7/15. maddesinde ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların şirketin ihyasını talep edebileceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin sigorta kayıtlarındaki hataların düzeltilmesi ve sigortalılığın tespiti talebiyle Bakırköy 3.İş Mahkemesinin 2024/157 Esas sayılı dosyasında açtığı davada şirketin terkin edildiğinin öğrenildiğini, tasfiyenin davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından yapılması nedeniyle husumetin sadece sicil müdürlüğüne yöneltildiğini ileri sürerek, ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şirketinin Bakırköy 3.İş Mahkemesinin 2024/157Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTK'nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34.maddesine göre işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu ve davanın tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiğini, ek tasfiye kararı verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olan müvekkilinin davanın açılmasına neden olmaması nedeniyle yargılama giderinden sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çalıştığı ... Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti.'nin sicil müdürlüğünce tasfiye edilerek durumun 04.02.2014 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiğini, sicil müdürlüğüne karşı açılan davada mahkemece birleştirme talepli dava açılması için süre verdiğini bu nedenle tasfiye memuruna yönelik de dava açıldığını ileri sürerek, ...Ticaret Ltd Şirketinin Bakırköy 3.İş Mahkemesinin 2024/157Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı tasfiye memuru, süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen davada; şirketin tasfiyesinin sona erdiği 29/01/2014 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, ihyası istenilen şirketin ...'ın yetkilisi olduğu, Bakırköy 3.İş Mahkemesinin 2024/157 Esas sayılı dosyasına özgü olarak dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru ...'ın atanmasına, tasfiyeyi eksik olarak tamamlanması bakımından dava açmaya sebebiyet vermesi sebebiyle ücret takdirine yer olmadığı, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti'nin TTK 547.maddesi gereğince Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2024/157 Esas sayılı dosyasına özgü olarak taraf teşkilinin sağlanması için ihyasına, birleşen davada davalı eski tasfiye memuru ...'ın ek tasfiye için görevlendirilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Birleşen davada davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 29.01.2014 tarihinde tasfiye edilerek, terkin kaydı 04.02.2014 tarihinde ilan edilen ...Makina Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti’nin ihyası için TTK'nın geçici 7/15. maddesinde belirlenen beş yıllık sürenin dolduğunu ve davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının 2001 yılına ait çalışmasına ilişkin talepte bulunduğunu ve TBK'nın 146. maddesine göre bu taleplerin de beş yılda zamanaşımına uğradığını, yazılı yargılama usulüne tabi bir davanın basit yargılama usulü ile görülerek sonuçlandırılmasının hatalı olduğunu, ihya davasının HMK'nın 316. maddesinde sayılan işlerden olmadığını, Davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, hizmet tespitinin, SGK kayıtları, çalışma belgeleri ve tanık ifadeleri gibi delillerle çözülebileceğini, şirketin ancak ek tasfiye ile sınırlı olarak ihya edilebileceğini, ihyanın gerekliliğini kanıtlayacak somut delil sunulmadığını, talep konusunun ek tasfiyeyi gerektirmediğini, hizmet tespiti davası ile bu dava arasında nedensellik bağı kurulmadığını, ihyası davasının, hizmet tespiti davasının sonucunu etkileyecek bir unsur olmadığını, müvekkilinin ihya ve hizmet tespiti davasına ilişkin kusuru bulunmaması nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, iş mahkemesindeki tespit hükmünün karara bağlanmadan ihya davasının karara bağlanmasının hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili asıl davada sicil müdürlüğü aleyhine dava açmıştır. Mahkemece yasal hasım olan ve aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan şirketin son tasfiye memuruna da karşı dava açılması için süre verilmiş, tasfiye memuru aleyhine açılan dava asıl dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece davanın basit usule göre yürütülmesi TTK'nın 1521.maddesine uygun olup, istinaf başvurusunda sözü edilen kolektif şirkete ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/426-2531 E.K sayılı kararının somut olay ile ilgisi bulunmamaktadır. Kaldı ki birleşen dava dilekçesinin davalıya tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından, davalının ikinci cevap dilekçesi verme imkanı da bulunmamaktadır. Davalının uygulanan usul nedeniyle toplanmamış bir delili veya uygulanan usul nedeniyle savunma veya adil yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkin bir istinaf nedeni bulunmamaktadır. Bu durumda, yargılama usulüne ilişkin istinafta davalının hukuki yararı bulunmamaktadır. Kararın bu nedenle kaldırılmasının dosyaya sağlayacağı bir yarar bulunmamaktadır. Hukuki yarar bir dava şartı olmanın yanı sıra, mahkemeden yapılacak her türlü talepte bulunması gerektiğinden, bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 29.01.2024 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. Davacının, davalı şirket ve SGK aleyhine Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2024/157 Esas sayılı dosyasında, hizmet tespiti ve kayıt düzeltme talepli dava açtığı, iş bu davada taraf gösterilen şirketin sicilden terkin edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması veya hizmet tespiti davasının kesinleşmesi şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Davanın TTK'nın 547. maddesine göre açılması nedeniyle herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davacının açtığı hizmet tespiti davasına ilişkin zamanaşımı ve esasa ilişkin savunmaların, ihya davasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu talepler, ihya sonrası görülecek hizmet tespiti davasında ileri sürülmesi halinde değerlendirilecektir. Tasfiye işleminin usule uygun yapıldığının belirtilerek davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı savunulmuştur. HMK'nın 326. maddesi gereğince yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Davalı tasfiye memuru dava dilekçesinin tebliğinden sonra süresinde davayı kabul etmemiştir. Bu nedenle HMK'nın 312.maddesinin uygulama imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece bu nedenle irketin ihyasına karar verilmesi, birleşen davada davalı olan son tasfiye memurunun ek tasfiye için görevlendirilmesi, tasfiye memuru aleyhine hükmedilen yargılama giderlerinin ihya sonrası yapılacak tasfiye bilançosunda dikkate alınabileceği anlaşılmakla, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tasfiye memurunca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı