1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2025/123 E., 2025/55 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 28.01.2025 Sayı: 2025/123 E. - 2025/55 K. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/123

KARAR NO: 2025/55

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16.12.2024 tarihli ara karar

NUMARASI: 2024/762 Esas

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı ... Sistemleri Ltd. Şti.nin talebi üzerine 18/12/2023 tarihinde tek bir mail kapsamında, fiyat teklif formlarını davalıya iletildiğini, fiyat teklif formlarında yer alan malların yurt dışından ithal edilecek olup ciddi derecede masraf ve emek gerektirdiğini, bu nedenle de tarafların avans ödemesi hususunda fiyat teklif formlarından ... başlıklı fiyat teklifinin "Ticari Şartlar" kısmı ile %50 avans ödemesi yapılacağı şartının kararlaştırıldığını, diğer fiyat tekliflerinin tamamının "Ticari Şartlar" kısmında işbu avans ödemesine atıf yapıldığını, dolayısı ile davalının ilk yükümlülüğünün ... fiyat teklifinde yer alan %50 avansa tekabül eden 6.500,00-EUR+KDV'yi müvekkili şirkete ödediğini, davalı/borçlunun söz konusu fiyat tekliflerini içerdiği şartlarla birlikte onayladığını 21.12.2023 tarihinde müvekkile ilettiği mail ile kabul etmiştiğini ve anlaşma sağlandığını, davaya konu olan ... numaralı fiyat teklifinde ise tarafların "birim fiyatı 8.750,00-EUR olan 1 adet R-1710 ısı değiştirici, birim fiyatı 6.750,00-EUR olan 3 adet R-1711 ısı değiştirici, birim fiyatı 7.000,00-EUR olan 1 adet R-1712 ısı değiştirici ve birim fiyatı 9.000,00-EUR olan 1 adet R--11713 ısı değiştirici" olmak üzere toplamda 45.000,00-EUR+KDV karşılığında fiyat teklif formunda yer alan şartlar kapsamında anlaştıklarını, davalının ilk yükümlülüğünün ... numaralı fiyat teklif formunda yer alan %50 avansa tekabül eden 6.500-EUR+KDV'nin müvekkile ödediğini, bununla birlikte, davalının işbu davaya konu ... numaralı fiyat teklifindeki malları teslime hazır olduğunda ayrıca işbu fiyat teklifindeki 45.000,00-EUR+KDV'yi de müvekkile ödemesi gerektiğini, söz konusu siparişlerin teslim süresinin ... numaralı fiyat teklifinde yer alan %50 avansın ödenmesi ile başlamakta olduğunu, ödemenin ardından 10-12 hafta olarak ve ürünlerin "teslime hazır olması" ile beraber 45.000,00-EUR+KDV ücretin peşin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, tarafların bu şartlar altında anlaştığını, dava konusu fiyat teklifindeki malları davalının tüm baskı ve ısrarları üzerine davalıya teslim ettiğini, müvekkili şirket tarafından 11.03.2024 tarihli 45.000.00 EUR+KDV dahil 54.000,00-EUR tutarında e-fatura düzenlendiğini, davalı tarafın yasal süresi içinde faturaya itiraz etmediğini ve faturayı kabul ettiğini, 11.03.2024 tarihli E-İrsaliye düzenlenerek ilgili ürünlerin davalı/borçlu şirkete teslim edildiğini, davalı tarafın malın tesliminden sonra e-irsaliye'ye de herhangi bir itirazda bulunmadığını ve hatta davalı şirketin çalışanı ... ın e-irsaliye'yi imzalayarak malı kabul ettiğini, fiyat teklif formuna göre, malların teslime hazır olduğunda davalının 45.000.00 EUR +KDV'yi ödeyeceğinin kararlaştırılmış olmasına rağmen, davalı tarafın fiyat teklif formunda yer alan %50 avansa tekabül eden 6.500-EUR+KDV'yi de 45.000.00 EUR + KDV'yi de müvekkile ödemediğini, ayrıca müvekkilinin söz konusu malları yurt dışından ithal ettiğini, söz konusu hususun ithalat beyannamesi, navlun bedeline dair e-fatura, ardiye ücretine dair e-fatura, ardiye ücreti ödeme dekontu, gümrük vergisi ödeme dekontu, nakliye ücreti ödeme dekontu ve nakliyat emtea sigorta poliçesi ile de sabit olduğunu, müvekkili şirketin fiyat teklifindeki malları teslim borcunun, davalı tarafça 6500 EUR+KDV avans ödemesinin yapılmamasına rağmen, müvekkili şirketin süresinden önce malları davalıya teslim ettiğini, davalının fiyat teklif formunu onayladığı tarih olan 21.12.2023 dikkate alındığında, taraflarca kararlaştırılan 10-12 haftalık ifa süresi içerisinde malların davalıya teslim edildiğinin açıkça görüldüğünü, davalı şirket yetkilisinin, müvekkili şirket yetkilisine gönderdiği mesajlarda borcunu ödeyeceğine dair müvekkilini sürekli oyaladığını, davalının müvekkili şirketi aylarca oyalaması ve herhangi bir ödeme yapmaması üzerine müvekkili şirket tarafından 45.000,00-EUR+KDV olmak üzere 54.000,00-EUR asıl alacak ve 1.175,57-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.175,57-EUR alacağın tahsili için takip tarihindeki döviz kuru harca esas alınarak (2.022.184,6405-TL) 12.08.2024 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı tarafça kabul edilen fiyat teklif formunun "Ticari Şartlar" kapsamında kabul edilen "Ödeme tarihindeki kur baz alınır" anlaşmasına göre takip tarihinden itibaren asıl alacağa bankalarca 1 yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz %4 ile fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden yapılmasını ve alacağın tahsili tarihine kadar %4 faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını, bu nedenlerle davalının malvarlığı üzerine öncelikle teminatsız, aksi takdirde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, davalının İstanbul ... İcra Dairesi ... E numaralı icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile takibin devamı ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa bankalarca 1 yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz EUR %4 ile fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden takibini ve alacağın tahsili tarihine kadar %4 faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsiliyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 16.12.2024 tarihli kararıyla; "...İİK 257. Maddesinde vadesi gelmiş ve rehin ile temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya 3. Şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği öngörülmüştür. İİK nun 258. Maddesinin 1. Fıkrasının 2. Cümlesinde " Alacaklı, alacağa ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü bulunmaktadır. Yaklaşık ispat kuralından hareketle ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delillerini dosyaya sunmamıştır. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, davacının haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden..." gerekçesiyle davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından ihtiyati haciz taleplerinin yaklaşık ispat kuralının mevcut olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, fiyat teklif formları ile düzenlenen şartların davalı tarafından kabul edildiğini, müvekkili ile davalı arasında mal alım satım hususunda anlaşma sağlandığını, davalının ilk yükümlülüğünün fiyat teklif formunda yer alan %50 avansa tekabül eden 6.500,00 EURO + KDV'nin müvekkiline ödenmesi olduğunu, ayrıca davalının fiyat teklifindeki malları teslime hazır olduğunda 45.000,00 EURO + KDV'yi müvekkiline ödemeyi kabul ettiğini ve bu çerçevede anlaşma sağlandığını, müvekkilinin anlaşmaya uygun şekilde ve süresinde malları teslim etmiş ise de davalı tarafça bir ödeme yapılmadığını, borca aykırı davranıldığını, müvekkilinin iyi niyet ve samimiyet ile davalı tarafın ödeme yapacağına dair verdiği sözlere ve beyanlara güvendiğini, avans ödemesi dahil herhangi bir ödeme yapılmadan dava konusu fiyat teklifindeki malların tüm baskı ve ısrarlar üzerine davalıya teslim ettiğini, e-fatura düzenlendiğini, faturaya itiraz edilmediğini, 11.03.2024 tarihli e-irsaliye düzenlenerek ilgili ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalının herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalı çalışanının malı kabul ettiğini, davalının ödeme yapacağı konusunda müvekkilini sürekli oyaladığını, herhangi bir ödemede bulunmayarak zarara uğrattığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, bu ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturaya bağlı alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, e-fatura ve e-irsaliye ile mail ve teklif formu gibi belgelere dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Davalı borçlu şirket tarafından icra takibine karşı yapılan itirazda, borca ve ferileri ile ödeme emrine dair tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürerek itiraz etmiştir.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delillerin dosyaya sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulunu sağlayan delil bulunmadığı, sunulu belgelerin bu konuda yeterli olmadığı gerekçeleriyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Fatura tek başına alacağı kanıtlayacak belgelerden değildir. Fatura konusu mal ve hizmetin davalı borçluya tesliminin de kanıtlanması gerekir. Buna göre, mahkeme gerekçesinde yer verilen alacağın yargılamayı gerektirir ifadeleri, talebin geçici hukuki koruma olması nedeniyle yasanın düzenleme şekline ve amacına uygun olmamakla birlikte sonuca etkili görülmemiştir ve sonuç olarak ilk derece mahkemesi kararının isabetli olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, istinaf başvurusunun İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca reddi gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.01.2025

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı