T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1866
KARAR NO:2024/1898
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/03/2021
NUMARASI:2017/1082 Esas - 2021/159 Karar
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/12/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davacının davalı ...A.Ş.'de 26.05.2008 tarihinden 10.6.2015 tarihine kadar çalıştığını, bu şirket tarafından 03.09.2015 tarihinde devralınan ... AŞ'nin 06.05.2014 tarihinde Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirildiğini, 10.06.2015 tarihine kadar görev yaptığını, devralınan şirkette yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle birleşme sözleşmesinin 6. maddesi gözetilerek emek ve çalışmasının karşılığı olarak ücret alacağı olması gerektiğini, 06.05.2014 tarihinden 03.09.2015 tarihine kadar hiçbir ücret almadan çalıştığını ileri sürerek şimdilik 1.000-TL ücret alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP:Davalı vekili; yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının TTKnın 394.maddesi ile belirlenmiş olup, esas sözleşme ve genel kurul kararı ile belirlenmedikçe yönetim kurulu üyesinin ücret alacağı, huzur hakkı vs. talep edemeyeceğini, davacının ücret alacağı talep ettiği ... AŞ, nin kendilerine devredildiğini, birleşme sözleşmesi 3.8. maddesinde de görüleceği üzere, ...'nın tek ortağının ... olduğu, davacının ... AŞ'de 04.03.2014 tarihinde yönetim kurulu üyesi olup aynı zamanda genel müdür olarak çalışmaktayken, 6.5.2014 tarihinde ...'nun iştiraki olan ...'nın yönetim kurulu başkanlığı görevine getirildiğini, şirket birleşmesi Eylül 2015 tarihinde gerçekleşmiş olup, birleşme ile ...'nın tüzel kişiliğinin sona erdiğini, ...'da yaptığı yönetim kurulu üyeliğine ilişkin huzur hakkı almayacağına yönelik kendisi tarafından imzalı yönetim kurulu kararı olduğunu, Genel Müdürlük pozisyonu için almış olduğu ücretin 10.800-TL olduğunu ...'dan kendisine ne huzur hakkı ne de ücret ödeneceğine ilişkin esas sözleşmede hüküm bulunmadığı gibi bu yönde alınmış genel kurul veya yönetim kurulu kararının da olmadığını, Birleşme sözleşmesi 6. maddesinde devrolunan ve devredilen yönetim kurulu üyelerine, müdürlere ve yönetim hakkına sahip kişilere sırf birleşmeden dolayı herhangi bir özel menfaat sağlanamayacağının düzenlendiğini, davacının vekaleten görev yaptığını, görev süresi boyunca böyle bir alacak iddiasının olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; 20.04.2015 tarihli Birleşme Sözleşmesine göre, dava dışı ... Şirketinin davalı şirkete devredildiği, davalı ve dava dışı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede herhangi bir davacı alacağının görünmediği, davacının yönetim kurulu başkanlığına denk gelen dönemde devrolan şirkette genel müdür sıfatıyla ve devralan şirkette ise çalıştığı döneme denk gelen zaman içerisinde ücret aldığının tespit edildiği, angarya yasağının ihlalinin de söz konusu olmadığı ve dava dosyasında davalı tarafından devralınan dava dışı şirketin genel kurulunda yönetim kurulu üyelerine ücret, huzur hakkı vs. ödeneceğine ilişkin bir genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle, davacının, davalıdan bir ücret alacağının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; ... şirketinin davalı ... tarafından devralınması ve tüzel kişiliğini yitirmesi nedeniyle husumetin devralan şirkete yöneltildiğini, Birleşme Sözleşmesi'nin 6. maddesinde 3. paragrafta, "Yine devralan şirket ... tarafından, yönetim kurulu üyeleri, müdürleri ve yönetim hakkına sahip olan kişilere huzur hakkı, ücret, sosyal yardım, ikramiye, prim gibi kanun ve ana sözleşmesinden kaynaklanan hak edişlerinin yanında herhangi bir özel menfaat sağlanmamaktadır", 4.paragrafta; "Son olarak devrolunan şirket ... tarafından, yönetim kurulu üyeleri, müdürleri ve yönetim hakkına sahip olan kişilere huzur hakkı, ücret, sosyal yardım, ikramiye, prim gibi kanun ve ana sözleşmeden kaynaklanan hak edişlerinin yanında herhangi bir özel menfaat sağlanmamaktadır." Şeklindeki ibarelere istinaden davacının devralınan şirketten ücret alacağı olduğunu, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde ayrıca şirket ortağı olmadığını, devralan... bünyesinde 26.05.2008- 10.06.2015 tarihleri arasında çalıştığını, Devrolunan ... şirketinde 06.05.2014 tarihinde yönetim kurulu başkanlığı’na getirildiğini, 03.09.2015 tarihinde devre kadar hiç ücret almadan görev yaptığını, dava konusunun davacının davalı şirkette çalışması sebebi ile alamadığı ücret/maaş talebi olup hayatın olağan akışı gereği ücret almamasının kabul edilebilir olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:Dava; davalı şirket tarafından devir alınmak suretiyle birleşen ... şirketinin devirden evvel yönetim kurulu başkanlığını yapan davacının ücret alacağı istemine ilişkindir.Davacının anılan tarihlerde yönetim kurulu başkanlığı görevini ifa ettiği ,yönetim kuruluna ücret ödenmesine ilişkin bir genel kurul kararı alınmadığında ihtilaf yoktur.Davacının davalı ... şirketinde yönetim kurulu üyeliği nedeniyle İstanbul Anadolu 6 ATM nin 2015/851 esas ,2017/110 karar sayılı 14/02/2017 tarihli kararından anlaşıldığı üzere huzur hakkı talebinin "Davacının da katıldığı ve rızası ile imzaladığı 27.10.2014 tarihli yönetim kurulu kararında yönetim kurulu başkanı ..., yönetim kurulu üyesi... ve yönetim kurulu üyesi davacı ...'a herhangi bir huzur hakkı ücreti ödenmemesine, sadece bağımsız yönetim kurulu üyesi ...'e aylık 1.000-TL ile yine bağımsız yönetim kurulu üyesi ...'e ise 1.500-TL aylık huzur hakkı dağıtılmasına karar verildiği ,davalı şirketin 25.09.2014 tarihli genel kurul toplantısında davacının davalı şirketin yönetim kuruluna seçildiği, aynı toplantıda yönetim kurulu üyelerine 15.000- TL’sine kadar huzur hakkının yönetim kurulu kararıyla belirlenmesine karar alındığı,davacının da katıldığı ve imzası bulunan 27.10.2014 tarihli yönetim kurulu kararında davacıya huzur hakkı verilmemesi yönünden karar alındığı "gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar İstanbul BAM 14. HD'ninn 2017/310 esas /2017 341 karar sayılı 08.0.2017 tarihli karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiştir.Davalı tarafça davacının ... şirketinden aylık ücret aldığına ilişkin ücret bordroları sunulmuş ise de; davacının ...'nun ücretli çalışanı olduğu bellidir. Ancak davacının talebi ...'ya ilişkin değildir.Bu şirkette yönetim kurulu üyesi olarak ücret almayacağına ilişkin kararda imzası bulunması nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla birlikte anılan yönetim kurulu kararının ... şirketine de teşmil edileceği kabul edilemez. Aylık ücret ödenmesi konusunda bir genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararı olmadığı belirlenmekle birlikte davacının anılan görev için bir emek ve mesai sarf ettiği açıktır. Konuya ilişkin güncel emsal Yargıtay kararında; 6102 sayılı TTK'nın 394. maddesi gereğince tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı, ikramiye, prim, yıllık kârdan pay ve ücret ödenebilir.TTK'nın 370/2. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetim yetkisinin müdür olarak üçüncü kişilere devri mümkün olup, şirket yönetimince şirkete genel müdür atanması durumunda da, sözleşmede açıkça öngörülmese de şirket genel müdürlerine de aynı şekilde anılan mali hakların ödenmesi mümkündür. T.C. Anayasası’nın 18. maddesine göre angarya yasaktır. Böylece, yönetim ve temsile dair yetki ve görevlerini yerine getirirken şirket yöneticilerine emeklerine karşı ödeme ve kazandırmalarda bulunulmaktadır. O halde, davacının genel müdür olarak çalışmasından dolayı genel kurulca alınmış bir hüküm olmasa bile davacı için uygun bir ücret tayin ve takdir olunarak bu tutarın tahsiline karar verilmelidir (Yargıtay 11. HD. 04.03.1991 1991/9421 E.-1464 K., G. Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku, 3. Baskı, Cilt 2, s:1919 vd.). Bu durumda işin mahiyeti, sarf edilen emek ve mesai, genel müdürün vasıfları ve davalı şirketin koşulları da nazara alınarak emsale göre davacının ücret alacağının hesaplanması gerekirken, bölge adliye mahkemesince yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş,kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. " denilmiştir.Yargıtay 11 HD nin 2021/3181 esas 2022/8502 karar sayılı emsal kararı) Birleşme sözleşmesinin 4.maddesinde yazılı "Devrolunan şirket ... tarafından, yönetim kurulu üyeleri, müdürleri ve yönetim hakkına sahip olan kişilere huzur hakkı, ücret, sosyal yardım, ikramiye, prim gibi kanun ve ana sözleşmeden kaynaklanan hak edişlerinin yanında herhangi bir özel menfaat sağlanmamaktadır." ibaresi şirketin yönetim kurulu başkanına hiç ücret ödenmemesi gerektiği sonucuna varılmamaktadır. Davada ki talep özel menfaat değil ücret talebine ilişkindir. Açıklanan nedenlerle ; davacının talebinin ... şirketinde ifa ettiği yönetim kurulu başkanlığı görevi için ücret talebinde haklı olduğu halde ;genel kurul kararı alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş , davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2021 Tarih 2017/1082 Esas 2021/159 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2024