T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/647 Esas
KARAR NO: 2024/897
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 24/08/2023
KARAR TARİHİ: 19/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirketin 300.000,00 TL, dava dışı ----------- ise 700.000,00 TL sermaye sahibi ortağı olduklarını, dava dışı ------------ münferiden müdür olarak görev yaptığını, şirketin dava dışı ---------- istekleri doğrultusunda yönetildiğini, müvekkiline hiçbir şekilde kâr payı ödemesi yapılmadığını, son zamanlarda şirketin faaliyetinin bulunmadığını, diğer ortak tarafından şirketin borca batık hale getirildiğini, fiili olarak şirketin faaliyette bulunmadığını, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlıklar meydana geldiğini, müvekkili tarafından diğer ortağa haber gönderilerek ortaklıktan çıkmak istemesi nedeniyle şirket hisselerinin devralınmasının istenmesine rağmen müvekkiline olumlu bir dönüş yapılmadığını iddia ederek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, dava süresince TTK 638/11 hükmü gereğince müvekkili yönünden koruyucu tedbirler alınmasını, davanın kabulü ile müvekkilinin haklı sebeple davalı şirketten çıkmasına, uygun görüldüğü takdirde diğer ortak veya davalı şirkete devredilmesine, müvekkilinin yıllardır ödenmeyen kar paylarının hesap edilmesi ile, kendisine ödenmesine, 18.09.2023 tarihli beyan dilekçesinde çıkma payı olarak 100.000,00 TL ödenmesini talep etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edildiği süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle davacının davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma talebine ilişkindir---------- Esas Sayılı Dosyası, --------- Esas Sayılı Dosyasının, ---------- D.İş sayılı dosyasının Uyap sureti dosyamız arasına alınmıştır.İlk celse dava dosyasının, mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesine ve davalı şirketin 2020-2023 yıllarına ait tüm ticari defterlerinin incelenerek bilirkişi raporu sunulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek, rapor alınmıştır. 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Haklı nedenle ortaklıktan ayrılma şartlarının mevcut olduğu, davalı şirketin temin edilen 2020..2023 aralığındaki dört yılda şirketin hiçbir faaliyetinin bulunmadığı, kaydi bilanço verilerine göre 31.12.2023 tarihi itibarıyla 438.451,71 TL pozitif öz kaynak bulunmuş olsa da şirketin mevcutları ve alacaklarının yıllardır aynı tutarda bakiyesinin devam ettiği, fiziki olarak mevcut bulunmadığı izleniminin oluştuğu, banka kredilerinin de yıllardır aynı rakamla hareketsiz devretmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şirketin rayiç değerlere göre varlığı bulunmadığından ayrılma akçesinin de hesaplanamadığı, tespitinde bulunmuştur. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Davacı vekili tarafından 09/07/2024 tarihli duruşma: önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, bilirkişi raporunda haklı sebeple ortaklıktan ayrıldığımız tespit edilmiştir, davamız kar payı yönünden talebimiz bu aşamada yoktur, saklı tutuyoruz, çıkma talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep ederim, şeklinde beyanda bulunulmuştur.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; şirket ortaklarının birbirlerine duydukları güven ortamının kaybolduğunu, müvekkilinin davalı şirket ortağı eşinden boşandığı, şirketin diğer ortak tarafından kötü yönetildiği, diğer ortağın evlilik ve boşanma sürecindeki davranışları sebebiyle müvekkilinin şirket işleyişine katılamadığını beyanla şirket ortaklığının bitirilmesini talep ettiğini belirtmiştir. -----------Ticaret Odası Başkanlığı nezdinde -----------sicil no ile kayıtlı davalı ...'nin 1.000.000,00 TL sermayeye sahip olduğu, şirket ana sözleşme tescil tarihinin 07.04.1993 olduğu görülmüştür.----------Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı şirkete ilişkin sicil kayıtları dosyaya celp edilmiştir. -----------Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün cevabına göre; ----------Ticaret Odası Başkanlığı nezdinde ----------- sicil no ile kayıtlı davalı ...'nin 1.000.000,00 TL sermayeye olduğu görülmüştür. Şirketin ortaklarının 700.000,00 TL sermaye ile----------- ve 300.000,00 TL sermaye ile ----------- oluştuğu, şirket ortağı-------- aynı zamanda münferiden müdür yetkisine sahip olduğu anlaşılmıştır.----------- Esas sayılı ceza dosyası celp edilmiştir. Söz konusu ceza dosyasında Mahkemenin ---------- Karar sayılı ve 29.09.2017 tarıhlı kararı ile Mahkümiyet kararı verildiği, Mahkeme kararına karşı sanık müdafisi tarafından yapılan istinaf başvurusunun ---------- sayılı ve 09.01.2018 tarihli ilamıyla esastan reddolunduğu, İstinaf Karar İlamı CMK'nin 286/2-a bendi uyarınca kesin olarak verildiğinden hükmün 09.01.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ---------- sayılı ve 19.03.2019 tarihli kararı ile; “Erkeğin kadına kötü söz ve muamelede bulunduğu, küçük düşürdüğü, şiddet uyguladığının Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla sabit olduğu, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı,--------- ile ----------- üzerinden samimi fotoğraflar paylaştığı, bu kadını sekreteri olarak yakınlarına tanıştırdığı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, kadının zina, cana kast ve pek fena muamele nedeniyle boşanma talebinin ispat edilememesi nedeniyle reddine, tarafların TMK m. 166/1 uyarınca boşanmalarına, birleşen davanın sübut bulmaması nedeniyle reddine, --------- doğumlu çocuğun velayetinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki tesisine, kadın için aylık 1.000 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 50.000'er TL maddi-manevi tazminata, erkeğin maddi-manevi tazminat talepleri ve çocuk için nafaka taleplerinin reddine, ...” karar verildiği, Mahkeme kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusu sonucunda ----------- sayılı ve 20.05.2022 tarihli ilamıyla; “Davacı-davalı kadının zina nedeniyle boşanma talebinin reddi ve lehine hükmedilen tazminat miktarlarına yönelik istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, kararın ilgili hüküm fikralarınca kaldırılmasına, bu konuda yeniden hüküm tesisine, davacı-davalı kadının konusuz kalan zina nedeniyle boşanma talebinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı-davalı kadın için boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden geçerli olmak üzere 100.000,00'er TL maddi-manevi tazminatın davalı-davacında tahsili ile davacı-davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı-davalı kadının diğer istinaf taleplerinin esastan reddine, davalı-davacı erkeğin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine,” karar verildiği görülmüştür.TTK'nın 638/2 maddesi uyarınca; her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir. Haklı sebep kavramının ne olduğu hususunda Kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Haklı sebep, ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortak açısından bu ilişkinin sürdürülmesinin kendisinden istenemeyeceği nedenlerdir. Bu nedenler, örneğin yeni vergiler yüzünden şirketin yaşama şansının kalmaması gibi nesnel nedenler olabileceği gibi, ortaklar arasında şiddetli geçimsizlik, güven temelinin çökmesi gibi öznel nedenler de olabilir. Tüm dosya kapsamı, toplanan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şirket ortaklığından çıkma talepli dosyada, özellikle davacı ile davalı şirketin diğer ortaklarından eşi arasında olmak üzere ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı (söz konusu ortaklar arasında boşanma davasının devam ettiği), 2020-2023 yılları arasında şirketin faaliyetinin bulunmadığı, belirli bir amacı gerçekleştirmek için bir araya gelen ortaklar arasındaki husumetin ortak amacın gerçekleştirilmesine artık imkan vermeyeceği, ortaklığın her iki taraf için de çekilmez hal aldığı anlaşılmıştır. Bu yönüyle şirket ortaklığından çıkmak için haklı sebeplerin oluştuğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacının ortaklıktan çıkma payı ve kar payı talebi bulunmadığından taleple bağlı kalınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE;
1-Davacı ...’un davalı ---------- sicil numurası ile kayıtlı ...’nin ortaklığından çıkmalarına izin verilmesine,
2-Kar payı talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar kesinleştiğinde bir suretinin ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğüne bildirilmesine,
4-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.977,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.550,00-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL. başvurma harcı, 269,85-TL peşin harcın toplamı olan 539,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen toplam 4.350,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı taraf için takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/11/2024