T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/243
KARAR NO : 2024/667
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 06/04/2022
KARAR TARİHİ : 10/10/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının--- Kooperatifine 31.03.1986 gün ve ----- karar sıra numaralı kararıyla üye olarak alındığını, davacı tarafından, üyeliğinin gerçekleşmesinden itibaren tüm aidat borçlarını düzenli olarak ödendiğini, ancak, davacının 2018 yılında konulan meme kanseri teşhisi nedeniyle, 24.06.2019 tarihinde Sol vats parsiyel plörektomi ve HIPEC uygulaması yapıldığını ve 05.07.2019 yılında yapılan kontrol tetkilerinde hiperkalsemi keratin yüksekliği saptandığını, akut böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunu ve tetkikler amacıyla tekrar ---- Fakültesi Göğüs Cerrahisinde tedavi gördüğünü, 10.07.2019 tarihinde hastaneden taburcu olduğunu, bu rahatszılıkları nedeniyle, hiçbir işiyle ilgilenemeyecek durumda olduğundan, 150 TLlik bir aidat bedeli ödenemediğini, bu durum üzerine , davacının aranmadığını, kendisine veya bir yakınına ulaşılmaya çalışılmadığını, davacının geçirdiği ciddi rahatsızlık ve kontrolleri nedeniyle, o dönemde bakıma muhtaç olması nedeniyle , yan bina da kardeşinin yanında kaldığını, süreçlerde , ---Moterliğince , 28.11.2019 tarih ve ----- Yevmiye numarasıyla, davacıya bir ihtar çekildiğini, adresin kapalı olması ve komşuları apartman görevlisi tarafından ismen tanınmadığı, üzerinde kimlik numarası olmaması gerekçesiyle , tebliğ imkansızlığından iade edildiğini, yine o tarihlerde davacının rahatsızlıkları nedeniyle , 10.07.2019 tarihi devamı süreçte aralıklarla doktor kontrol ve çekimler yapıldığını, davacının adreste olmamış olsa dahi, kendisi uzun süredir aynı adreste ikame ettiğini ve ailesi de uzun süredir o çevrede yaşoıyor olmaları nedeniyle , çevrede de bilinen bir kişi olduğunu, ----- Gazetesinde, ilanen tebligat yoluyla davacının kooperatiften çıkarıldığını, ilanen tebliğ yapılabilmesi için, tebligatın yapılacağı kişinin adresinin meçhul olması gerektiğini, arz edilen nedenlerle davanın kabulü ile ---- Kooperatifinin, davacıya ilişkin usul ve yasaya aykırı üyelikten çıkarma kararının iptaline ve müvekkilin kooperatife üyeliğinin tespitine/iadesine , bu taleplerin kabul edilmemesi halinde , davacının kooperatife ödemiş olduğu tüm aidat bedellerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Huzurdaki dava Kooperatifler Kanunu’nda öngörülen 3 aylık hakdüşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu durum kanunun 16. Maddesinde yer aldığını, 3 aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak sureti ile itiraz edilmeyen çıkarılma kararlarının kesinleşeceğini, bu sebeple huzurdaki dava açısından davacının davası hakdüşürücü süre nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, davacı kooperatifin, 1984 yılından beri faaliyette olduğunu, üyelerden yılda 1 defa aidat alarak varlığını devam ettirdiğini, genel kurullarda alınan aidat kararları ödeme zamanı da belirlenerek üyelere bildirildiğini, Kooperatifler Kanunu 27. Madde gereği , parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyenin hangi koşullarda üyeliğinin düşeceği de izah edildiğini, huzurdaki davanın davacısı aidat borcunu ödemeyince , halihazırda huzurdaki davada da davacı adresi olarak yer alan adrese----Noterliğinin 28/11/2019 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile yasal süreç başlatıldığını, davacıya gönderilen ihtarnamenin tebligat mazbatası incelendiğinde tebligat adresinde muhatabın ismen tanınmadığını, Tebligat Kanunu gereği, adres değişikliğini bildirmek üyenin görevi olduğunu, ilgili dönemde adrese dayalı nüfus kayıt sistemi ve TC Kimlik Numarası uygulaması yürürlükte olmasına rağmen, davacı tarafından bu bilgiler üyesi olduğu kooperatife bildirilmediğinden, ihtarnamede yer almamakla birlikte, huzurdaki davada davacı adresinin ihtarnamedeki adres ile birebir aynı olmasından yola çıkarak, davacının TC Kimlik Numarası ile Tebligat Kanunu 21/2 maddesi gereği mernis adresine tebliğ şerhli olarak gönderilmesi durumunda dahi, tebligatın davalıya ulaşıp ulaşmayacağı muallak olduğunu, davacının içinde bulunduğu durumu bilmek, araştırmak , vakıf olmak bir tüzel kişilik olarak davalı kooperatiften beklenilmesi gereken bir husus olmadığını, arz edildiği üzere davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Davalı Kooperatifin 04/05/2020 tarih ----Kararı, Nüfus Kayıtları, Kooperatif kayıtları ve defterleri, Tebliğ Mazbatası ve Gazete ilanları, Bilirkişi Raporu, Tanık beyanları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ----; 'Ben davacı tarafı uzun yıllardır tanırım, zira ikimizde davalı kooperatife üyeyiz, ben davalı kooperatifin bütün toplantı ve genel kurullarına katılıyordum, davacı ise yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle toplantılara genelde katılamıyordu ve ben kendisini zaman zaman temsil ediyordum, ancak her toplantı sonrasında kendisine toplantıda olup bitenlere ilişkin bilgi paylaşıyordum, davacı uzun yıllardır, ----- bulunan adresinde ikamet etmektedir, o günden bugüne kadar hiç adres değişikliği yapmamıştır, bu nedenle kendisine tebligat yapılması mümkündür, kaldı ki kooperatifin üyelikten ihraç kararına gerekçe yaptığı aidat miktarı da düşük bir ücret olup kendisi bunu kolaylıkla ödeyebilecek durumdadır, bu işlemden haberi olsaydı kesinlikle bunu öderdi, kooperatif halan faal olup amaçlarını gerçekleştirmek için çalışmalarına devam etmektedir, inşaat yapılamamıştır, ancak kooperatifin arazisi bulunmaktadır ve arazinin satılması gündemdedir dedi.Davacı vekili tarafından soruldu: ben davacıyı 1976 yılından beri tanırım, evini de biliyorum, kendisine misafir olmuşluğum vardır, hatta ben kendisinin yönlendirmesiyle bu kooperatife üye olmuştum, davacı ikamet ettiği çevrede tanınan ve bilinen bir kişidir, zira yıllardır aynı adreste ve aynı mahallede oturan bir kişidir bu nedenle komşuların, muhtarın, mahalle halkının ve apartman görevlisinin kendisini tanıması gerektiğini düşünüyorum, benim her toplantıdan haberim oluyordu, kendisine de tebligat gönderilmesi gerekiyordu, biz her toplantı öncesi kendisiyle de konuşuyorduk ancak kendisi hasta olduğu için toplantılara gelemeyeceğini söylüyordu dedi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.' şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ----; 'Ben davacıyı çocukluğumdan beri tanıyorum, kendisiyle önce benim yukarıda belirttiğim adreste aynı apartmanda oturuyorduk, davacı yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 15 yıl önce burdan taşındı şimdiki adresine gitti, bu adresten ise hiç taşınmadı, o günden bugüne aynı yerde oturmaktadır, benim annem de aynı kooperatife üye olduğu için ben bu kooperatifi ve üyelerini de kısmen biliyorum, davacı da bu kooperatifin üyesidir, davacının aidat ödememesi söz konusu olamaz, kendisinin kooperatifin yaptığı işlemlerden haberi olsaydı aidatını mutlaka öderdi, kendisine tebligatların neden yapılamadığını bilemiyorum ancak sağlık sorunları nedeniyle 99 ve 2000 li yıllarda bir süre hastanede kaldığını hatırlıyorum, ben toplantıları çoğunlukla kooperatife üye olan kişilerin oluşturduğu ----- grubundan öğreniyordum ve bu kapsamda toplantılara da katılıyordum ancak bize de zaman zaman tebligatlar gelmiyordu, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.' şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVACI TANIĞI) -----; 'ben davacının kardeşi olurum, bu nedenle bana sormuş olduğunuz olayı iyi biliyorum, ben kardeşime bu kooperatifi tavsiye etmiştim ve üye olmuştum, kardeşimin kooperatiften çıkarılması haksızdır zira tebligatların yapıldığı sırada kardeşim hastanede olabilir kardeşim 30 yıldır aynı adreste ve apartmanda oturuyor, ben de bitişik apartmanda oturuyorum, ----- görevlileri ve muhtar, kapıcı mahalle esnafı bizi ve kardeşimi tanır, dolayısıyla tebligatın yapılamaması mümkün değildir benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. ' şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK (DAVALI TANIĞI) -----; 'Ben davalı kooperatifin üyesiyim, bu kooperatif yanlış hatırlamıyorsam 1984-1985 yıllarında kurulmuş ve halen faal olan tüzel kişiliktir, ben de bu kooperatifte 2 dönem yöneticilik yapmıştım, kooperatif eski bir kooperatif olduğu için üyeleri ve üyelerin bilgileri de eski olduğu için tebligat yapmakta zorlanıyorduk, zira çoğunun kooperatif kayıtlarında TC kimlik numaralı dahi yoktu, toplantıları da takip etmedikleri için çoğunun bilgilerini de güncelleyemiyorduk, bu nedenle üyeler adres değiştirdiği zaman da kooperatife bildirimde bulunmuyordu dolayısıyla kooparatif eldeki bilgilere ve adrese göre işlem yapmak zorunda kalıyordu, bana sormuş olduğunuz somut olaya ilişkin bir bilgim yoktur, huzurdaki davacıyı da tanımıyorum kendisiyle kooperatif merkezinde ya da toplantılarda karşılaştığımı hatırlamıyorum benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.
Davacı vekili tarafından soruldu: Ben banka dekontları üzerindeki adres, isimler ve TC kimlik bilgisi hakkında bilgim yoktur, bu konu genelde kooperatifin muhasebe biriminin işidir bu hususları yönetim muhasebe ve avukatlardan aldığı bilgilerle yapıyordu, bu şekilde kendilerine ulaşılamayan üyelerin bir çoğunun ihraç edildiğini biliyorum dedi.' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava; davalı ---- Kooperatifi yönetim kurulunun 04/05/2020 tarih ---- karar numaralı kararıyla ----- üye numaralı davacının üyelikten ihraç kararının iptali istemine ilişkidir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce işbu dosyada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen araştırmaya tabi HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları, sıfat ve harç, hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmaya katılan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Bilindiği üzere 1163 sayılı kooperatifler kanununun 1. maddesine göre; Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve kamu tüzel kişileri ile özel idareler, belediyeler, köyler, cemiyetler ve dernekler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküllere kooperatif denir. Kooperatiflerin esas amacı; yeterli derecede iktisadi güce sahip olmayan gerçek kişilerin meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle rasyonel bir şekilde ve ekonomik olarak karşılamak ve temin etmekten ibarettir.1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 27. maddesinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihraç prosedürü düzenlenmiştir. Bu tür davalarda mahkemece öncelikle, borcun 30 gün geciktirilmesinden sonra ilk ihtarın keşide edilip edilmediği, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki haklı ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda bir aylık sürenin verilip verilmediği, süre içinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun gösterilip gösterilmediği, ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık, anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir (Bkz. Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin 30/12/2015 tarih ---sayılı ilamları).Yukarıda anlan yasal düzenlemeler ,yapılan yargılama ve toplanan deliler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının davalı kooperatife 31/03/1986 tarihinden beri üye olduğu ve----- Kooperatifi yönetim kurulunun 04/05/2020 tarih ----- karar numaralı kararıyla aidat borcunun ödenmemesi gerekçesiyle ihraç edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraf vekillerince gösteriler deliller ve davanın niteliği gereği resen toplanması gereken bilgi, belge ve deliller dosyaya kazandırılmıştır. Akabinde tanıklar dinlenmiş ve sonrasında davanın niteliği gereği uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince davalı kooperatifin ticari defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve bu minvalde dosya ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen alanında yetkin bir SMMM ve bir Kooperatifler Hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişiler ----- tarafından verilen 21/08/2024 tarihli raporda özetle ve mealen ;1- Dava dosyası içerisinde mali hususlarda yapılan incelemede dava dilekçesinde davacının belirttiği sağlık koşulları nedeniyle 150 TL tutardaki bir aidatı ödeyemediğinin belirtildiği, buna mukabil davalı yanca dosyaya sunulan tebliğ yapılamadığı şerhini içeren ---.Noterliği 28.11.2019 tarih ve ----- nolu ihtarname kopyası içeriğinde davacı yanın 150 TL’lik aidat borcunun ödenmediğine ilişkin bir ibarenin yer aldığının görüldüğü bu cihetle yanlar arasında 150 TL’lik aidat borcunun bulunduğu hususunda bir uyuşmazlığın bulunmadığı,
2- Davacının davalı kooperatife 15.04.1986 yılında ortak olduğu, Sayın Mahkemece davacının davalı kooperatife ne kadar ödeme yaptığının tespitini istemesi durumunda
Kooperatifçe 1986 yılından bugüne kadar üyelerden tahsil edilen aidatlara ilişkin bir icmalin hazırlanması gerekeceği,
3- Noter kanalıyla gönderilen tebligatın Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ yapılmadığının varsayılabileceği,
4- Dava dosyasında Tebligat Kanunun 10.maddesi uyarınca adres kayıt sisteminde bulunan son adresine yapılan tebligat ile ilgili bir tebliğ mazbatası görülmediği,
5- Davalı vekilince dosyaya ibraz edilen ----- duyurusunu içerir kopyada “ 29.01.2020 tarihli ----- birinci ihtarnamenin , 04.03.2020 tarihinde ikinci ihtarnamenin” yapıldığı bildirilmesine rağmen ihtarnameler dava dosyası içerisinde görülmediği, 6- Tebligat Kanunu 10 ve 21.maddeler dikkate alındığında ilanen yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığının varsayılabileceği yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir.
Bu davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen aidat borcunun ödenmesine ilişkin ihtarname tebliğinin ve bu ihtara dayalı olarak verilen çıkarma kararının usulüne uygun olup olmadığının incelenmesi gerekecektir. Davacının adresinin -----.Noterliği tarafından 28/11/2019 tarihli birinci ihtarnameye havi tebliğatın gönderildiği ancak tebliğ memuru tarafından 03/12/2019 tarihinde mazbataya '' muhatabın adresi tevzi saatlerinde kapalı olup yönetici/ komşudan bilgi alınamadı ,muhatabın ismen tanınmadığı, T.C. Kimlik numarası olmadığından AKS'ye sorulamadı.Tebliğ imkansızlığından evrak merciine iade' şerhi yazılmak suretiyle mercine iade edildiği tespit edilmiştir. Bunun üzerine----- iki kez ilan yapıldığı ve 04/05/2020 tarihli YK kararı ile ihraç işleminin gerçekleştirildiği görülmüştür. Bilindiği üzere davalı kooperatif, Tebligat Kanunu ve tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi sayılan kurum ve kuruluşlardan değildir. (MADDE 2 - (1) Bu Yönetmelik; yargı mercileri, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile il özel idareleri, belediyeler, köy hükmi şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak tüm tebligat işlemlerine ilişkin usul ve esasları kapsar.) Bu nedenle Tebligat Kanunu'nun 28. maddesindeki adres araştırması ve sonucuna göre ilanen tebligat yaptırma yetkisi bulunmamaktadır. Mahkememizce davalı kooperatifçe, birinci ihtarnamenin kooperatifte bildirilen/bulunan adreste tebliğ edilememesi üzerine, Tebligat Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine göre resmi ve hususi müessese ve dairelerden ve zabıta vasıtasıyla adres araştırması yaptırmak ve sonucuna göre ilanen tebligat yapılması için Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapmak yetkisine sahip olanlardan biri olan yetkili noterlikten ilk ve ikinci ihtarnamenin tebliğinin istenmesi gerekirken usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemiş ihtarnameye dayalı olarak ihraç kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. ( Bkz. Yargıtay -----Hukuk Dairesinin ------sayılı ilamı). Binaenaleyh; dava dilekçesindeki açıklamalar ve bu hususları doğrulayan tanık beyanlarına göre davacının adresinin yıllardır aynı olduğu, davacının tebliğ sürecinde sağlık sorunları yaşadığı, noter tarafından gönderilen tebligatın iade edilmesinin davacının sorumluluğunda olmadığı, davalının tebliğatın iadesi üzerine davacının adresine yönelik hiçbir araştırma yapmadan ve yaptırmadan doğrudan gazete ilanı yoluna gittiği, böylece davacının ihraç kararının Kooperatifler Kanunun 16 ve 27.maddelerine uygun ve hukuken yerinde olmadığı, davacının davasını TMK'nin 6 ve HMK'nin 190 maddeleri gereğince bu şekilde ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile; davalı ---- yönetim kurulunun 04/05/2020 tarih ------ karar numaralı kararıyla ---- üye numaralı davacı ---- üyelikten ihraç kararının iptaline karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sorumlu tutulmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; davalı ---- yönetim kurulunun 04/05/2020 tarih ---- karar numaralı kararıyla ---- üye numaralı davacı ---- üyelikten ihraç kararının iptaline,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 417,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.589,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. II.Kısım, II.Bölüm 10.bendi gereğince hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.