1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/607 E., 2025/714 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 10.09.2025 Sayı: 2025/607 E. - 2025/714 K. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/607 Esas

KARAR NO: 2025/714

DAVA: Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 11/07/2025

KARAR TARİHİ: 10/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işçilik alacaklarına ilişkin davasının ------ sayılı dosyasında görülmekte olduğunu, söz konusu mahkemenin ------ celsesinde taraflarına, ilgili şirket hakkında ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiğini, ihyası istenen şirketin, ---- tarihli genel kurul kararıyla tasfiye sürecine girdiğini, --- tarihli ticaret sicili işlemiyle terkin edildiğini, terkin ilânının aynı ------- yayımlandığını,iş kazası nedeniyle tazminat davasının hâlen derdest olduğunu;ancak ihyası istenen şirketin 08.05.2023’te tasfiye tamamlanmadan ticaret sicilinden terkin edildiğini, bu durumda müvekkilinin alacaklarını takip etmesinin fiilen imkânsız hâle geldiğini, ihya davasının şartlarının oluştuğunu, ------- sadece yasal hasım konumunda olduğundan, tasfiye sürecine ilişkin herhangi bir kusur ya da sorumluluğu bulunmadıkça, kendisine yargılama gideri yüklenemeyeceğinin kabul edildiğini, eldeki davada da, şirketin usule uygun şekilde tasfiye edilmeden terkin edilmesine sebebiyet veren davalı tasfiye memuru hakkında yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekmekte olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı ilgili tasfiye memurunun davalı olarak davaya dahil edilmesi amacıyla bilgilerinin temini için ----- müzekkere yazılmasını,tasfiye halindeki ----- ihyasını, şirketin----- yeniden tescil ve ilanını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davaya eklenmesinin ardından davalı tasfiye memuruna yükletilmesini, talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı --------cevap dilekçesinde özetle; davacının, husumetinin yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, usule ve ---- göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ------- yöneltilmesinin gerekeceğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kurallarının ve davacının iddialarını değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulmasının önemli olduğunu, ------- TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda ttk m. 547/2 gereğince tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını,tüm bu sebeplerden dolayı müvekkili müdürlük yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Tasfiye Memuru vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan ihya talebinin, ------- Hakkında açıldığını, İhya davasının, iflası veya tasfiyesi gerçekleşmiş olan bir şirketin yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla açılmakta olduğunu, ancak, bahse konu şirketin tasfiye sürecinin tamamlanmış, -------Kararıyla tescil edildiğini ve -------- Kanununa uygun olarak terkin edildiğini, bu nedenle şirketin mevcut durumu ve finansal yapısı dikkate alındığında, ihya talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunun izahtan vareste olduğunu, davalı ------- tasfiye sürecinin tamamlandığını, tasfiye işlemlerinin tüm yasal düzenlemelere uygun olarak yapıldığını, şirketin malvarlığının, borçları ve alacakları göz önünde bulundurularak yapılan tasfiye işlemlerinde herhangi bir usulsüzlüğün bulunmamakta olduğunu, şirketin ---------braz edilen belgelere istinaden ve Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edildiğini, davacı yanın ihya talebinin yasal bir dayanağının bulunmamakta olduğunu, davalı -------- malvarlığının tüketildiğini, aktif faaliyet gösterebilecek ekonomik potansiyelden yoksun olduğunu, bu nedenle davacının ihya talebinin reddinin gerektiğini, müvekkilinin tasfiye sürecindeki sorumluluğunun, şirketin yönetim ve temsil organı olarak tasfiye işlemleriyle sınırlı olduğunu, müvekkilinin tasfiye işlemlerinde kusurunun olmadığını, mahkemedeki bu davanın açılmasında da müvekkilinin kusurunun olmadığını ,bu nedenle davacı yanın ihya talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava konusu şirket hakkında dava dilekçesinde belirtilen dava davasının yürütülmesi, kesinleşmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.----- cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini ---- tarihinde yaptırdığı, şirket yetkilisinin ve tasfiye memurunun ---- olduğu, şirketin -- tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir.İhyası istenen şirket aleyhinde davacı yanca ---------yılında dava açmış ihyası istenen şirket vekille temsil edilmiştir. Bu davanın açıldığı tarihten 10 yıl sonra şirketin tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilmiştir. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir. --------TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. TTK 547 maddesi kapsamında açılan davada zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ---------- Sayılı ilamında "....TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir. Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. İhyası istenen şirket hakkında derdest dava olduğu bilinmesine rağmen tasfiye memurunca usul ve yasaya aykırı şekilde tasfiyenin tamamlandığından bahisle şirketi sicilden terkin ettirmiştir. Tasfiye memuru usulsüz tasfiye nedeni ile davacının yaptığı yargılama giderlerini ve vekalet ücretini ödemekle mesul tutulacaktır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında derdest dava olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son yetkilisi ve aynı zamanda tasfiye memuru olan davalının tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ------ yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. ------Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir."------ Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. -----Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.----Sayılı ilamında ------ Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği, açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtmiştir.--------- yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak; TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır. Somut olayda da davalı tasfiye memuru tarafından devam eden hukuki ihtilaflar olmasına rağmen şirket sicilden terkin ettirilmiştir.HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ------yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1-DAVANIN KABULÜNE, --------- sicil nosuna kayıtlı bulunup ----tarihinde sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE------ hakkında derdest olan ------- Esas sayılı dava doyasının yürütülmesi, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA,------- yeniden TESCİLİNE,

2-Tasfiye Memuru olarak ----------- atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,

3-Kararın ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesine,

4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maktu harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 502‬,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.732,8‬0 TL yargılama giderinin davalı Tasfiye Memuru ------ tahsiliyle davacıya verilmesine, davalı ------- hasım olması sebebiyle davacının işbu davalıyla ilgili yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davalı ---------- yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ----------- tahsiliyle davacıya verilmesine,

9-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------------ Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere,davacı ve davalı tasfiye memuru vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2025

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı