1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/792 E., 2026/91 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 03.02.2026 Sayı: 2023/792 E. - 2026/91 K. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C.

İSTANBUL

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/792 Esas

KARAR NO : 2026/91

DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Usulsüz Halka Arz Davaları)

DAVA TARİHİ : 07/12/2023

KARAR TARİHİ : 03/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Usulsüz Halka Arz Davaları) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sermaye Piyasası Kurulu kararı ile halka arz başvurusu onaylanan ... AŞ'nin hisselerinde talep toplama tarihi olarak 12-14 Ocak 2023 tarihlerinin belirlenmiş olduğu, halka arz işlemlerinde konsorsiyum lideri olarak ... AŞ. 'nin belirlenmiş olduğu, bu durumun SPK onaylı izahname ile ilan edildiği, davacı şirketin ... A.Ş. isimli şirket paylarının halka arzına yapılan telefon görüşmeleri ve mailleşmelerle “kurumsal yatırımcı” kategorisinde katılım yapılabileceğinin söylenmiş olduğu, kurumsal hesap açılmış ve kurumsal başvuru için tüm belgelerin davalı aracı kuruma teslim edildiği, söz konusu halka arza ilişkin başvurusunun kurumsal başvurular kapsamında değerlendirileceğinin farklı gün ve saatlerde karşı tarafın müşteri temsilcileri ile ... numaralar üzerinden yapılan telefon görüşmeleri ile başvurucu şirket yetkilisine bildirildiğini, ayrıca söz konusu başvurunun kurumsal başvuru olarak yapılacağının mail yoluyla Van şubesi üzerinden aracı şirkete bildirildiği, akabinde kurumsal yatırımcı kategorisinde halka arza başvuruda bulunulduğu, Ancak, halka arz işlemlerinin sonuçları kapsamında dağıtımı yapılan paylarına ilişkin sonuçların 16.01.2023 tarihinde açıklanması üzerine başvurucu şirkete ait başvurunun yurt içi bireysel başvuru kapsamında değerlendirildiği ve % 1,6 oranında pay tahsisatı yapıldığının tespiti üzerine aracı kurum ile görüşüldüğünü ancak herhangi bir neticeye varılamadığını, başvuruda şirketin yurtiçi kurumsal başvuru şartlarını taşımasına rağmen karşı taraf şirket tarafından başvurunun bireysel başvuru kapsamında yapılmasının doğru olmadığı, Karşı tarafın aracı kurum olarak başvurucuyu yanlış yönlendirmesi ve yanlış işlemi nedeniyle kurumsal başvuru neticesinde başvurucuya tahsisi yapılacak olan hisselerin gelirlerinden yoksun kalındığı, davacı şirketin davaya konu halka arza kurumsal başvuru şartlarını ihtiva ettiğinin açık olmasına rağmen halka arzda talep toplamaya yetkili olan davalı şirket tarafından yapılan hatalı yanlış işlem ile halka arz sonuçlarında davacı şirkete düşen halka arz paylarının “bireysel yatırımcı kategorisinden” değerlendirilmiş olduğu, Kurumsal başvuru kapsamında tahsisatı gereken paylar yerine müvekkile bireysel işlem kapsamında İşlem yapılması sebebiyle müvekkil şirketin ciddi şekilde zarara uğradığı, bu kapsamda Davanın kabulü ile öncelikli olarak müvekkil şirketin davaya konu halka arza kurumsal başvuru kapsamında başvurusunun kabulü ile yurtiçi bireysel başvuru kapsamında tahsisatı yapılan pay oranın belirlenerek söz konusu pay tahsisatının yapılmasına (halka arz kapsamında tahsisatı yapılması gereken payların tahsisi talep edilmektedir) söz konusu paylara karşılık gelmek üzere şimdilik 20.000-TL maddi zararın reeskont faiziyle beraber tazmini ile ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, Müvekkil şirkete ilettiği beyanında, çok yüksek riskli ve uzmanlık gerektiren ürünlerin hepsi hakkında yeterince bilgi sahibi olduğunu, çok yüksek riskli ve uzmanlık gerektiren ürünlerde sıklıkla (ayda 1-2 defa) 1,000.001 ve üzeri TL hacimle işlem yaptığını kabul ve taahhüt eden, aynı zamanda T.T.K. gereğince de basiretli davranma yükümlülüğü altında bulunan davacı şirketin, şirket kaşesi ve yetkili imzası ile birlikte "yurt içi bireysel başvuru formunu" müvekkil şirkete iletmek suretiyle yurt içi bireysel yatırım talebinde bulunmuş olduğu, Davacı şirketin müvekkil şirkete kaşeli ve imzalı formu ile ilettiği yurt içi bireysel başvuru talebi doğrultusunda kendisine halka arz sonuçları çerçevesinde yurt içi bireysel kategorisine esas kurallar kapsamında usulüne uygun şekilde dağıtım yapılmış olduğu, Halihazırda, ...A.Ş.'nin halka arz sonuçlarının kesinleşmesini takiben, yurt içi kurumsal kategorisinden başvuran toplam 386 yatırımcıdan sadece 302 yatırımcının talebinin kabul edilmiş olduğu, bu tercih yapılırken esas itibariyle 'Yatırım ve Emeklilik Fonlan'nın taleplerinin önceliklendirilmiş olduğu, Tüzel kişi olarak 52 şirket tarafından yapılan başvurularda, halka açık şirketler ve çoğunlukla kamu yararına faaliyet gösteren vakıf ve dernekler dışında kalan başvurulardan sadece 3 adet başvuruya şirket ve halka arz eden pay sahibinin önerisi çerçevesinde dağıtım yapılmış, bu dağıtım da sınırlı seviyede kalmış olduğu, halka arz kurumsal başvurularının dağıtım sürecinde, şirket ve halka arz eden pay sahibi, davacı şirkete dağıtım yapılması hususunda bir öneride bulunmamış olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin tabi bulunduğu yasal düzenleme, İzahname ve sözleşme içeriğinde de açıkça yazılı olduğu üzere, müvekkil şirket yurt içi kurumsal yatırımcı kategorisindeki talepleri kabul edip etmemekte serbest olduğu, davacı yan, iddia ettiği gibi kurumsal kategoride başvuru yapmış olsa idi dahi müvekkil şirketin, davacı yanın farazi kurumsal başvuru talebini kabul etmesi gibi zorunluluğunun bulunmadığı, İhraççı ... A.Ş.'nin kesinleşen halka arz dağıtım sonuçlarına bakıldığında ise kurumsal kategoride başvuruda bulunan 386 yatırımcıdan 302 yatırımcının başvurusu kabul edilmiş olup, dağıtımda tercihen yatırım ve emeklilik fonları, kamu yararına faaliyet gösteren vakıf ve dernekler ile halka açık şirketlere öncelik verilmiş olduğu, Emeklilik ve yatırım fonları, kamu yararına faaliyet gösteren vakıf ve dernekler ile halka açık şirketlerden olmayıp da başvurusu kabul edilen 3 kurumsal yatırım başvurusu bulunmakta olduğu, anılan bu üç kurumsal yatırımcı da şirket ve halka arz eden pay sahibinin önerisi ile dağıtımda yer almış olduğu, davacı yanın yazılı, kaşeli ve imzalı olarak kendisine ilettiği yurt içi bireysel yatırımcılar kategorisindeki talep formu doğrultusunda işlemi gerçekleştirmiş olup, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca da müvekkil şirketin yerine getirmediği herhangi bir yükümlülük bulunmadığı, davacı yanın kendi kusurundan faydalanarak tazminat talebinde bulunmasının hukuken kabul edilebilir olmadığı, Hisse bedelinin süregelen seyrinde dava tarihi itibari ile yükselmiş olması sebebine istinaden açılmış olan davanın hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, düşme ihtimali her zaman mevcut olan hisse bedelinin yüksek olduğu an esas alınıp da davaya konu edilmesi açıkça kötü niyetli olduğu, tüm bunlar sebebiyle, hakkın kötüye kullanılmasından ibaret olan davanın, kötü niyetli taleplerin reddine karar verilmesi arz ve talep edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, Yatırım hizmet ve faaliyetleri çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan ve zarar tazmini yasal şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.

Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış ve Mahkememizce 03/12/2024 tarihli ara karar ile dosyanın Taraflar arasındaki görüşme kayıtlarının dökümünün yapılması için dosyanın çözümleme uzmanı bilirkişiye tevdii ile dosya arasındaki CD içerisindeki görüşme kayıtlarının irdelenmesinin istenilmesi ile dökümünün yapılmasının istenilmesine, çözümleme raporu geldiğinde ve eksiklikler tamamlandığında dosyanın SPK uzmanı bilirkişiye tevdi ile alacak ve tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

26/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; .... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 03.12.2024 tarihli 5 nolu ara kararı gereğince taraflar arasındaki görüşme kayıtlarının dökümünün yapılması amacıyla tarafıma tevdi edilen dosya kapsamında dosya ekinde bulunan CD incelenmiştir. ...tarafından 07.06.2024 tarihinde ... Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosuna sunulan dilekçe ekindeki CD’nin bilgisayar ortamında incelenmesi neticesinde CD içerisinde sırasıyla 06.01.2023 09.53.38.wav, 06.01.2023 16.26.08.wav, 10.01.2023 12.32.18.wav, 11.01.2023 10.28.05.wav, 11.01.2023 10.37.18.wav, 11.01.2023 10.43.08.wav, 11.01.2023 14.40.39.wav, 16.01.2023 10.23.17.wav, 16.01.2023 13.19.56.wav, 16.01.2023 13.29.52.wav, 16.01.2023 14.38.07.wav ve 16.01.2023 14.43.26.wav isimleriyle kayıtlı toplam 12 adet ses kaydının bulunduğu görülmüştür. Söz konusu ses kayıtları tek tek dinlenmiş ve konuşma içerikleri, konuşmacıların kendilerine hitap edilme biçimleri ve kendi isimlerini ifade ettikleri şekliyle metne aktarılmıştır. İnceleme konusu kayıtların tamamı telefon görüşmelerine ilişkin olup, görüşmelerde ... yetkilisi olduğu anlaşılan ... ile müşteri temsilcileri ..., ... ve ... arasında geçen konuşmalar yer almaktadır. Görüşmelerde ağırlıklı olarak ... halka arzına ilişkin kurumsal başvuru süreci, ... bakiyelerinin kullanılıp kullanılamayacağı, yatırılan paraların hangi hesaplara aktarılacağı, kurumsal başvuru kapsamında lot tahsisi yapılıp yapılmadığı, başvurunun bireysel mi yoksa kurumsal mı değerlendirildiği, Sermaye Piyasası Kurulu’nun kurumsal yatırımcı tanımı, emeklilik fonları ve halka açık şirketler dışında kalan şirketlerin kurumsal kabul edilip edilmediği hususları konuşulmuştur. ... Bey tarafından yapılan başvurunun kurumsal olarak değerlendirileceği beklentisi dile getirilmiş, müşteri temsilcileri tarafından ise SPK düzenlemeleri gereği halka açık olmayan ve 500’den fazla ortağı bulunmayan şirketlerin kurumsal kategoride değerlendirilmediği, bu nedenle başvurunun bireysel statüde işlem gördüğü ifade edilmiştir. Görüşmeler boyunca ... Bey, kendisine sürecin başında yeterli bilgilendirme yapılmadığını, kurumsal olarak başvuramayacağını bilseydi şirket adına hesap açmayacağını, bireysel olarak da aynı başvuruyu yapabileceğini belirtmiş; müşteri temsilcileri ise dağıtımın SPK tarafından belirlendiğini ve bankanın bu hususta takdir yetkisinin bulunmadığını ifade etmiştir. CD içerisinde yer alan 12 adet ses kaydına ilişkin konuşma içerikleri yukarıda ayrıntılı şekilde yazıya aktarılmış olup, konuşmalarda geçen kişi isimleri kendilerine hitap edildiği ya da bizzat beyan ettikleri şekliyle metinde yer almıştır.

Akabinde bir kısım eksiklikler tamamlandığında dosyanın önceki ara karar gereğince SPK bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.

18/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyası muhteviyatından her ne kadar davacı müşterinin ...A.Ş. halka arzında Yurt İçi Bireysel Yatırımcı Başvuru Formunu imzaladığı anlaşılsa da davacının talebinin Yurt İçi Kurumsal Yatırımcı pay satışına ilişkin olduğunun davalı aracı kurum çalışanı ile yapılan telefon görüşmelerinde açık bir şekilde belli olduğu, görüşmelerde kurumsal yatırımcı kategorisinden başvuru talebine ilişkin beyan ve iradesinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitin, davalı aracı kurumca da SPK’ya gönderilen 13.02.2023 tarihli yazıda yer alan “Yapılan incelemelerde şikâyet sahibi müşterinin halka arz öncesinde müşteri temsilcilerimize kurumsal talepte bulunmak istediğini ifade ettiği ancak konuyla ilgili olarak açık ve net bir talebin de yer almadığı değerlendirilmiştir” şeklindeki ifadelerden de anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan çerçeve sözleşme kapsamında davalı aracı kurumca sözleşmeye konulan yazılı şartlar çerçevesinde aracılık hizmeti verileceğinin kararlaştırılmış olduğu, davacı müşterinin sözleşme kapsamında Yurt İçi Kurumsal Yatırımcı kategorisinden yararlanmak amacıyla davalı ...nezdinde hesap açtığı, gerekli belge ve bilgileri sunduğu ve 20 milyon TL nakdi yatırarak sözleşme hükümlerine uygun davrandığı belirlenmiştir. SPK mevzuatına göre aracı kurumların müşteri emirlerini yerine getirirken özen ve sadakat borcu altında olduğu, müşteri menfaatine uygun davranmak ve talepleri doğru şekilde değerlendirmek yükümlülüğünün bu borcun temelini oluşturduğu, taraflar arasında imzalanan çerçeve sözleşme kapsamında aracı kurum çalışanlarınca davacı müşterinin kurumsal yatırımcı kategorisindeki niyet ve iradesinin bireysel kategori olarak değerlendirildiği, davacı müşterinin formda kaşe üzerine imza atmasından önce davalı aracı kurum çalışanlarınca talebin sisteme bireysel olarak girildiği, akabinde müşteri talebini yansıtmayan ve sisteme girilen bireysel yatırımcı başvurusuna ilişkin Yurt İçi Bireysel Başvuru Formunun davacı müşterinin e-posta adresine imzalanmak üzere gönderildiği, sözleşme ve mevzuat hükümleri gereğince müşteri menfaatinin doğru şekilde saptanamadığı, müşteri talimatı ve iradesine uyma yükümlülüğünün müşteri menfaatine olacak biçimde yerine getirilemediği, bu kapsamda davacı müşteri talimatına ilişkin en iyi gayreti gösterme yükümlülüğünün de yerine getirilmediği, halka arz sonuçları sonrasında davacı müşteriye kurumsal yatırımcı kategorisine başvuramayacağının bildirildiği ancak buna ilişkin tam, yeterli, zamanında ve gerçeğe uygun bilgilendirmenin halka arz sürecinde davacı müşteriye yapılmadığı tespit edilmiştir. Davacı müşterinin kurumsal yatırımcı kategorisinde yer alma niyetinin doğru şekilde değerlendirilmemesi, aracı kurumun müşteri talimatına uygun hareket etmemesi ve bu süreçte müşteri menfaatini göz ardı etmesi SPK düzenlemelerine aykırılık teşkil etmektedir. Her ne kadar ihraççı ...A.Ş.’nin kesinleşen halka arz dağıtım sonuçlarına göre kurumsal kategoride başvuruda bulunan 386 yatırımcıdan 302’sinin başvurusunun kabul edildiği ve dağıtımda yatırım ve emeklilik fonları, kamu yararına faaliyet gösteren vakıf ve dernekler ile halka açık şirketlere öncelik verildiği anlaşılsa da davacı müşteri niteliğinde 3 adet firmanın tespit edildiği, bu 3 firmaya 34,5 kat fazla talep gelen halka arzda ihraççı ve halka arz eden pay sahibi önerisi ile %30 oranında yüksek bir paydan dağıtım yapılması önerisinin kabul edildiği görülmüştür. Halka arz sonuçlarının 16.01.2023 tarihinde açıklanması ve davacı müşteriye bireysel başvuru yapıldığının bildirilmesi üzerine davacı müşterinin aynı gün davalı aracı kurum çalışanlarına itirazlarını ilettiği tespit edilmiştir. Davacı müşterinin kurumsal yatırımcı kategorisindeki niyet ve iradesi açık ve belirgin olmasına rağmen ... halka arzı sürecinde davalı aracı kurum çalışanlarının, halka arza aracılık hizmetini yerine getirirken davacı müşteriye Yurt İçi Bireysel Yatırımcı Formu imzalatmak suretiyle yanıltıcı davranışta bulunduğu kanaatine varılmıştır. Yurt İçi Kurumsal Yatırımcı başvuruları arasında yer almayan davacı müşteri başvurusunun, başvuru sistemde görünmediğinden ihraççı ... ve halka arz eden pay sahibi tarafından kabul edilmesinin mümkün olamadığı, konuşma içeriklerinden davacı şirketin ihraççı şirketin ... distribütörü olduğu, bu nedenle talebinin kabul edilebilecek nitelikte olabileceği, davacı müşteri başvurusunun ihraççı ve halka arz eden pay sahibi tarafından kabul edilmeyeceğinin ispatlanması gerektiği, bu sebeple ihraççı ... A.Ş.’ye Van distribütörü olan davacı şirketin talebinin kabul edilip edilmeyeceğinin sorulmasının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine ulaşılmıştır. İnceleme kısmında ayrıntılı olarak belirtildiği üzere SPK tarafından sunulan listede ihraççı şirket ve halka arz edilen pay sahibinin önerisiyle dağıtım yapılan ve emsal teşkil eden 3 firma için izahnamede yer alan dağıtım kriterleri dikkate alındığında davacı müşteriye düşebilecek payın 9030 oran üzerinden 490.500 adet olacağı hesaplanmıştır. İhraççı firmanın ve halka arz eden pay sahibinin davacı müşteriye pay dağıtımı önerisinde bulunmuş olduğu varsayımı Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davacı şirketin ...'un ... distribütörü olduğu ve söz konusu payların davacı şirkete kurumsal nitelikli başvuru kapsamında dağıtılmasına ilişkin niyetin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla ... A.Ş.’ye müzekkere yazılmasının davacı vekili tarafından talep edildiği de anlaşılmaktadır. 490.500 adet pay, halka arzın sonuçlandığı 16.01.2023 tarihi itibarıyla 6.131.250 TL’ye tekabül etmektedir. Bu durumda davacı müşterinin 20 milyon TL’lik başvurusunun 6.131.250 TL’lik kısmının karşılanmış olabileceği kanaati oluşmakla birlikte nihai takdir Sayın Mahkemenindir. Aynı pay miktarı dava tarihi olan 07.12.2023 itibarıyla borsa piyasa değeri üzerinden hesaplandığında (490.500 x 104,95) 51.477.975 TL’ye karşılık gelmektedir. Bununla birlikte davacı müşterinin yükselen fiyatlar karşısında hangi fiyat kademesinde ... paylarını elden çıkarma niyetinde olduğu tespit edilemediğinden, 16.01.2023 ile 07.12.2023 tarihleri arasında herhangi bir tarihte bu payları satma ihtimali bulunmakla birlikte bu ihtimalin hesaplanamadığı değerlendirilmiştir. Diğer yandan davacı vekilinin talebinin, müvekkil şirketin davaya konu halka arza kurumsal başvuru kapsamında başvurusunun kabulü ile yurtiçi bireysel başvuru kapsamında tahsisatı yapılan pay oranının belirlenerek söz konusu pay tahsisatının yapılmasına, bu paylara karşılık gelmek üzere şimdilik 20.000 TL maddi zararın reeskont faiziyle birlikte tazminine yönelik olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince ödenecek toplam tutarın 23.343,70 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.

Mahkememizce 17/06/2025 tarihli ara karar ile dosyanın Mahkememizce aldırılan 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 06/05/2025 tarihli uzman görüşü arasında çelişki bulunduğundan dosyanın sermaye piyasası alanında uzman üçlü bilirkişi heyetine tevdi ile çelişki giderici nitelikte davacı yanın zararı bulunup bulunmadığı, zarar nedeniyle davalı yana kusur izafe edilip edilmeyeceği, zararın miktarı ile alacak ve dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

01/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Dava konusu olayda davacı taraf olan ... Ltd. Şti.'nin talebinin, ... A.Ş.'nin paylarının halka arz sürecine “kurumsal yatırımcı” olarak katılmak istediğini davalı aracı kurum olan ... A.Ş.'ye bildirmiş olmasına rağmen, davalı aracı kurumun işlem ve uygulamaları sonucunda “bireysel yatırımcı” kategorisinde talepte bulunmuş olarak gösterilmesi dolayısıyla “kurumsal yatırımcı olarak” tahsis edilmesi gereken miktarda pay senedi tahsis edilmediği, bu nedenle zarara uğradığı, şayet talebine uygun bir süreç işletilmiş olsaydı kendisine tahsis edilecek olan pay senetlerine karşılık gelen zararının tazminini talep ettiği, heyetimizden huzurda görülen davada uyuşmazlığın çözümü için davacının talep ettiği tazminat şartlarının dava konusu olayda oluşup oluşmadığının, davacı yanın zararının bulunup bulunmadığının, zarar nedeniyle davalı aracı kuruma kusur izafe edilip edilmeyeceği, varsa zararın miktarının tespiti konularının ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmesinden ve rapor düzenlenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Heyetimizce yapılan inceleme sonucunda ulaşılan tespitler ile bu tespitlerin değerlendirilmesi sonucunda ulaşılan sonuç ve kanaatlere işbu raporumuzun ilgili bölümlerinde gerekçeli şekilde yer verilmiş olup özetle; Davacı taraf olan .... Ltd. Şirketi ile davalı aracı kurum olan ... A.Ş. arasında “Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Sözleşmesi”nin imzalandığı, Müşteriyi Tanıma Formu'nda davacı tarafın ... Ticaret Siciline ... numarayla kayıtlı ... Şirketi olup, Yönetim Kurulu Başkanı'nın şirket paylarının %100'üne sahip olan...’ye ait olduğu ve bu haliyle davacı tarafın şirket ticaret ünvanı ve kaşesi altında imzası bulunan gerçek kişi ile temsil edilen “Tüzel Kişi Müşteri/Yatırımcı” niteliğini haiz olduğu, tüzel kişi müşteri olarak davalı aracı kurum nezdinde açılan hesaba Halka Arz İzahnamesi'nde kamuya açık olarak duyurulan usul ve esaslar dahilinde payları yatırımcı gruplarına tahsis yoluyla satılacak olan ...A.Ş. pay senetlerinden satın alabilmesi amacıyla nakit para yatırıldığı, Davacı şirket temsilcisi tarafından davalı aracı kurum çalışanları ile yapılan telefon işlemlerinde şirket adına “kurumsal hesap açıldığı”, pay talebinin “kurumsal olarak” yapıldığının sözlü talimat şeklinde iletilmiş olmakla birlikte davalı aracı kuruma şirketi temsilen imzalı ve kaşeli şekilde izahname ile halka arzda “Konsorsiyum Lideri olarak yetkilendirilmiş olan davalı aracı kuruma mail ile gönderdiği “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı Pay Tahsis Talep Formu”na istinaden talebinin bir kısmının “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı” kategorisinden karşılandığı, Halka Arz İzahnamesinde “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcılar” tanımları dışında kalan ve merkezi Türkiye'de bulunan tüm tüzel kişilerin (Anonim ve limited şirketler bu kategoriden başvurabilir) “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı” kategorisinden pay alım talebinde bulunabilecekleri hususunun belirtilmiş olduğu, Davacı şirket yetkilisi tarafından davalı aracı kurum çalışanları ile başvuruya ilişkin olarak yaptığı telefon görüşmelerinde şirket adına açılmış olan “Tüzel Kişi Müşteri Hesabı”ndan “Kurumsal Hesap” olarak pay tahsis talebinin niteliğini de “Kurumsal Pay Talebi” olarak ifade ettiği, ... Arz İzahnamesine göre “Yurt İçi Bireysel Yatırımcılar” ve “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcılar” şeklinde pay tahsis edilebilecek iki ayrı yatırımcı kategorisinin tanımlandığı, İzahnameye göre davacı “Tüzel Kişi Müşteri” olan şirketin, halka arz edilen ... A.Ş. paylarının tahsisinde “Yurtiçi Kurumsal Yatırımcı” sayılabilmesi için davacı şirketin aktif toplamının 50.000.000 Türk Lirası, yıllık net hasılatının 90.000.000 Türk Lirası, özsermayesinin 5.000.000 Türk Lirasının üzerinde olması koşullarından en az ikisini sağlayan mali yeterlilik belgelerinin hesap açılırken “Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Sözleşmesi” ekinde ve “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcı Pay Tahsis Talep Formu” ile birlikte talep anında davalı aracı kuruma iletilmesi gerektiği, Davacı tüzel kişi müşteri/yatırımcı ile davalı aracı kurum arasında imzalanmış olan “Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Sözleşmesi”nin ekleri arasında ve “davacı şirketi temsilen imzalanmış ve davalı aracı kuruma iletilmiş olan “Yurt İçi Bireysel Yatırımcılar Pay Tahsis Talep Formu” ekinde davacı şirketin mali durumunu gösteren herhangi bir “Bilanço, Gelir Tablosu ya da Kurumlar Vergisi Beyannamesi” fotokopisinin sunulmadığı, bu belgelere dava dosyasının UYAP üzerinden incelenmesiyle dosyaya taranmış belgeler arasında da rastlanmadığı, Dava dosyasına taranmış halde sunulan “...ŞİRKETİ” başlıklı Pay Alımı/Tahsisi “TALEP FORMU” ibaresinin altında “Yurt İçi Bireysel Şirket Çalışanları” yazısının yer aldığı, Tüzel kişi tacir sıfatını haiz olan davacı şirket yetkilisinin pay tahsis talebine ilişkin sözlü talimatını izahnameyi dikkatle okuyup inceledikten sonra, pay tahsis talebine ilişkin sözlü ya da yazılı talimatını davalı aracı kurum çalışanlarına izahnamede belirtilen kavramları kullanmak suretiyle iletmekle yükümlü olduğu, ancak davacı şirket yetkilisinin kullanmış olduğu “kurumsal hesap”, “kurumsal talep” ifadelerinin talimatı alan davalı aracı kurum temsilcilerinde talebin şirket tüzel kişiliği adına ve izahnamede belirtilen “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı” kategorisinden yapılacağı algısı oluşturabileceği, bu bağlamda müşteri tarafından davalı aracı kuruma verilmiş sözlü ve yazılı emir ve talimatların müşteri emrini alan açısından açık, net ve tereddütsüz şekilde anlaşılır olarak verilmesi gerektiği, Davacı şirket temsilcisinin telefonda davalı aracı kurum temsilcisine şirketi adına tüzel kişi yatırım hesabı açmış olduğunu ya da kurumsal talepte bulunduğunu sözlü olarak iletmiş olmasının müşteri emrine ilgili mevzuat kapsamında “açık bir talimat” niteliği kazandıramayacağı, davalı aracı kurum açısından talebin açık bir talimat niteliğine kavuşabilmesinin ise ancak “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcılar Pay Tahsis Talep Formu”nun ve izahnamede belirtilen mali yeterlilik belgelerinin bu forma eklenerek davalı aracı kuruma iletilmesi suretiyle mümkün olabileceği, Davacı şirket temsilcisinin ... Ltd. Şirketi adına “1 Kişi Müşteri” sıfatıyla davalı aracı kurum nezdinde hesap açtırmış olmasının “Kurumsal Yatırımcı” niteliğini kazanması için yeterli olduğunu kabul ve iddia ettiği, halka arz edilen şirketin yetkili bayii olduğu ve şirket yetkililerinin kendisine pay tahsisinde öncelik sağlanacağı hususunda teminat verildiği, kendisinin telefon konuşmalarında “Kurumsal Yatırımcı olarak talepte bulunduğunu” belirttiği ve tahsis talep formunu kaşe ile imzalayarak mail ile göndermiş olmasının kurumsal yatırımcı sayılması için yeterli olduğunu düşündüğü, Davacı şirket temsilcisinin izahnamede belirtilen mali yeterliliğe ilişkin belgelerle başvurusunu tamamlamadığı için izahname hükümlerine göre “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı” kategorisinde değerlendirileceği, nitekim davacı şirket yetkilisi tarafından tahsis talep formunun başlığında “Yurt İçi Bireysel Müşteriler” için olduğu açık olarak belirtilmiş olan formu temsilcisi olduğu şirket adına kaşe ve imza ile davalı aracı kuruma ilettiği, böylece emrinin davalı aracı kurum bakımından “açık bir talimat” niteliğine kavuştuğu ve davalı aracı kurum tarafından izahname hükümlerine uygun olarak “Yurt İçi Bireysel Yatırımcılar” yatırımcı grubundan pay tahsisinin yapılmış olduğu, Taraflar arasında imzalanmış olan dosyada sunulu “Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Sözleşmesi”nin ilgili hükümleri uyarınca davalı aracı kurum tarafından “Emir İletimine Aracılık Hizmeti” vermekle yükümlü olduğu, davalı aracı kurumun aynı zamanda izahname ile kendisine iletilmiş olan pay senedi taleplerini değerlendirip talep sahiplerinin niteliğine bağlı olarak (payları halka arz edilen şirketin ve pay sahibinin önerilerini dikkate alarak) kimlere ne kadar pay tahsis edileceğine karar vermeye “Konsorsiyum Lideri” sıfatıyla yetkilendirilmiş olduğu, davalı aracı kurumun Yurt İçi Kurumsal Yatırımcılara yapılacak tahsislerde hangi şirket/kurumlara, ne kadar/hangi oranda pay tahsis edileceği konusunda (pay ihraç eden şirket tarafından kimlere ne kadar pay tahsisi yapılması hususlarında tercih ya da öneri yapılmış olsa dahi) karar vermeye yetkili olduğu, Davalı aracı kurum tarafından dosyaya sunulu yazıdan pay ihraç eden ... A.Ş. tarafından davacı ... Ltd. Şti'ne “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcı” kategorisinden pay tahsis edilmesi konusunda davalı aracı kuruma herhangi bir talimat ya da tercih bildirilmediği ifade edildiği, Davalı şirket temsilcisinin temsil ettiği şirketi Kurumsal yatırımcı olduğu halde davalı aracı kurum çalışanları tarafından kendisine “Bireysel Yatırımcı” formu gönderilerek yanıltıldığını, bu şekilde kurumsal yatırımcı olarak şirketine daha fazla pay senedi tahsis edilebilecek iken bireysel yatırımcı sınıfına sokularak daha az pay senedi tahsis edildiği dolayısıyla, kendisine daha az pay senedi tahsis edilmek suretiyle mahrum kaldığı, tahsis edilip satılmış olsaydı sahip olacağı pay senetlerinin halka arzdan sonra borsada kazandığı değer artışından/getirisinden mahrum kaldığı, davalı aracı kurumun yanlış uygulaması sonucunda mahrum kaldığı kazançtan dolayı zararının karşılanması gerektiğini iddia ettiği, Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı aracı kurumun yükümlülüğünün “Emir İletimine Aracılık Hizmeti” olduğu, bu kapsamda davalı aracı kurum çalışanları tarafından davacı şirket yetkilisine halka arz başvurusunun ne şekilde yapılacağına ilişkin danışmanlık hizmeti ya da iletilen başvuru belgelerini ön incelemeye tabi tutarak eksik belgelerin tamamlatılması gibi bir hizmet sunma yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı aracı kurum bakımından sözlü olarak verilen talimatın, sonrasında davacı şirketi temsilen kaşeli ve imzalı şekilde yazılı olarak iletilen tahsis talep formu ile izahname kapsamında “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı Pay Tahsis Talebi” açık bir talimat niteliğini kazanmış olduğu ve buna uygun olarak en iyi şekilde yerine getirilmek suretiyle davacı şirkete pay tahsis edildiği dolayısıyla, müşteri emrinin yerine getirilmesi bakımından yapılan işlemde taraflarca imzalanan sözleşme hükümlerine, halka arz izahnamesinde belirtilen tahsis talep ve değerlendirmeye ilişkin hüküm ve koşullar ile ilgili sermaye piyasası mevzuatındaki düzenlemelere herhangi bir aykırılığa rastlanmadığı, Esas itibariyle davacı şirket temsilcisinin iddiasını, ... Ltd. Şti.'nin ... A.Ş.'nin ana bayii olması nedeniyle şirket yetkilileri tarafından kendisine pay tahsis edileceğine söz verildiği, davalı aracı kurum tarafından yanıltılmamış olsaydı başvurusunun “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcı” kategorisinden iletilmiş olması halinde en az 90/30 oranında ve mutlaka hali hazırda tahsis edilenden daha fazla pay tahsis edileceği varsayımına dayandırdığı, ancak izahname hükümlerine göre davacı şirkete “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcı” olarak başvurması halinde dahi talebinin davalı aracı kurum tarafından mutlaka karşılanacağı ve en az 90/30 oranında pay tahsis edileceği sonucuna varılmasının mümkün olmadığı, dosyaya sunulan önceki bilirkişi raporunda bu varsayıma dayalı olarak mahrum kalınan pay adedinin tahsis talebinin 90/30'u oranında 490.500 adet olarak hesaplandığı, devamında 490.500 adet payın halka arz fiyatı üzerinden (490.500*12,50 TL = 6.131.250 TL) tahsis edilmiş olsaydı, payların borsada değer kazanması ile dava tarihi olan 07.12.2023 tarihindeki borsa piyasa değeri üzerinden (490.500 adet * 104,95 TL = 51.477.975 TL) olacağı şeklinde değer hesaplaması yapılmak suretiyle mahrum kalınan kazancın hesaplanmaya çalışıldığı, sermaye piyasalarının ve borsanın doğası gereği halka arz edilen şirketin piyasa değeri halka arzdan sonraki tarihlerde çok yükselebileceği gibi aynı şekilde halka arz fiyatının altına da düşebileceği dikkate alındığında, bu şekilde varsayımlara dayalı olarak kazanç ya da zarar miktarının hesaplanmasının gerçekçi olmayacağından heyetimizce bu aşamada eksik pay tahsisinden kaynaklanan zarar ya da mahrum kalınan kazanç miktarına ilişkin herhangi bir hesaplama yapılmasına gerek görülmediği, diğer yandan gerek dosyaya sunulan telefon görüşme kayıtlarındaki ifadeler, gerekse ilgili mevzuat ve halka arz izahnamesi hükümleri kapsamında davalı şirket temsilcisi tarafından davacı şirket yetkilisinin kandırılmak, yanlış yönlendirilmek ya da yanıltılmak suretiyle iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı konusunda nihai hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Sayın Mahkemenize ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça, dava dışı ... A.Ş.'nin paylarının halka arzı sürecine “kurumsal yatırımcı” olarak katılmak istediğini davalı aracı kurum olan ... A.Ş.ye bu hususun bildirmiş olmasına rağmen, davalı aracı kurumun işlem ve uygulamaları sonucunda “bireysel yatırımcı” kategorisinde talepte bulunmuş olarak gösterilmesi dolayısıyla “kurumsal yatırımcı olarak” tahsis edilmesi gereken miktarda pay senedi tahsis edilmediği, bu nedenle zarara uğradığı, şayet talebine uygun bir süreç işletilmiş olsaydı kendisine tahsis edilecek olan pay senetlerine karşılık gelen zararının tazminini talep ettiği, davacı taraf ile davalı aracı kurum olan ... A.Ş. arasında Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Sözleşmesi imzalandığı, müşteriyi tanıma formu'unda davacı tarafın ... Ticaret Siciline ... numarayla kayıtlı ...Şirketi olup, Yönetim Kurulu Başkanı'nın şirket paylarının %100'üne sahip olan ...'ye ait olduğu ve bu haliyle davacı tarafın şirket ticaret ünvanı ve kaşesi altında imzası bulunan gerçek kişi ile temsil edilen “Tüzel Kişi Müşteri/Yatırımcı” niteliğini haiz olduğu, tüzel kişi müşteri olarak davalı aracı kurum nezdinde açılan hesaba Halka Arz İzahnamesi'nde kamuya açık olarak duyurulan usul ve esaslar dahilinde payları yatırımcı gruplarına tahsis yoluyla satılacak olan ...A.Ş. pay senetlerinden satın alabilmesi amacıyla nakit para yatırıldığı, davacı şirket temsilcisi tarafından davalı aracı kurum çalışanları ile yapılan telefon görüşmelerinde şirket adına “kurumsal hesap açıldığı”, pay talebinin “kurumsal olarak” yapıldığının sözlü talimat şeklinde iletilmiş olmakla birlikte davalı aracı kuruma şirketi temsilen imzalı ve kaşeli şekilde izahname ile halka arzda “Konsorsiyum Lideri” olarak yetkilendirilmiş olan davalı aracı kuruma mail ile gönderdiği “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı Pay Tahsis Talep Formu ”na istinaden talebinin bir kısmının “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı” kategorisinden karşılandığı, Halka Arz İzahnamesinde “Yurt içi Kurumsal Yatırımcılar” tanımları dışında kalan ve merkezi Türkiye'de bulunan tüm tüzel kişilerin parantez içi ifade olarak (Anonim ve limited şirketler bu kategoriden başvurabilir) denilmek suretiyle “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı” kategorisinden pay alım talebinde bulunabilecekleri hususunun belirtilmiş olduğu, davacı şirket yetkilisi tarafından davalı aracı kurum çalışanları ile başvuruya ilişkin olarak yaptığı telefon görüşmelerinde şirket adına açılmış olan “Tüzel Kişi Müşteri Hesabı "ndan “Kurumsal Hesap” olarak, pay tahsis talebinin niteliğini de “Kurumsal Pay Talebi” olarak ifade ettiği, ... Arz İzahnamesinde göre “Yurt İçi Bireysel Yatırımcılar” ve “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcılar” şeklinde pay tahsis edilebilecek iki ayrı yatırımcı kategorisinin tanımlanmış olduğu, izahnameye göre, davacı “Tüzel Kişi Müşteri” olan şirketin, halka arz edilen ... A.Ş. paylarının tahsisinde “Yurtiçi Kurumsal Yatırımcı” sayılabilmesi için, davacı şirketin aktif toplamının 50.000.000 Türk Lirası, yıllık net hasılatının 90.000.000 Türk Lirası, özsermayesinin 5.000.000 Türk Lirasının üzerinde olması koşullarından en az ikisini sağlayan mali yeterlilik belgelerin hesap açılırken “Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Sözleşmesi” ekinde ve “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcı Pay Tahsis Talep Formu” ile birlikte talep anında davalı aracı kuruma iletilmesi teslim gerektiği, davacı tüzel kişi müşteri/yatırımcı ile davalı aracı kurum arasında imzalanmış olan “Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Sözleşmesi”nin ekleri arasında ve “davacı şirketi temsilen imzalanmış ve davalı aracı kuruma iletilmiş olan “Yurt İçi Bireysel Yatırımcılar Pay Tahsis Talep Formu” ekinde davacı şirketin mali durumunu gösteren herhangi bir “Bilanço, Gelir Tablosu ya da Kurumlar Vergisi Beyannamesi” fotokopisinin sunulmamış olduğu, Dava dosyası kapsamında sunulan “astor Enerji Anonim Şirketi” başlıklı Pay Alımı/Tahsisi “TALEP FORMU” ibaresinin altında “Yurt İçi Bireysel Yatırımcılar ve Şirket Çalışanları” yazısının yer aldığı, Tüzel kişi tacir sıfatını haiz olan davacı şirket yetkilisinin pay tahsis talebine ilişkin Müşteri talimatını, izahnameyi dikkatle okuyup inceledikten sonra, pay tahsis talebine ilişkin sözlü ya da yazılı talimatını davalı aracı kurum çalışanlarına izahnamede belirtilen kavramları kullanmak suretiyle iletmekle yükümlü olduğu, ancak davacı şirket yetkilisinin kullanmış olduğu “kurumsal hesap ”, “kurumsal talep” ifadelerinin talimatı alan davalı aracı kurum temsilcilerine talebin şirket tüzel kişiliği adına ve izahnamede belirtilen “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı ” kategorisinden yapılacağı algısı oluşturabileceği, bu bağlamda müşteri tarafından davalı aracı kuruma verilmiş sözlü ve yazılı emir ve talimatların müşteri emrini alan ve yetine getiren açısından açık, net ve tereddütsüz yer olmayacak şekilde anlaşılır olarak verilmesi gerektiği, Davacı şirket temsilcisinin telefonda davalı aracı kurum temsilcisine şirketi adına tüzel kişi yatırım hesabı açmış olduğunu, ya da kurumsal talepte bulunduğunu sözlü olarak iletmiş olmasının müşteri emrine ilgili mevzuat kapsamında “açık bir talimat” niteliği kazandıramayacağı, davalı aracı kurum açısından talebin açık bir talimat niteliğine kavuşabilmesinin ise ancak “Yurt İçi Kurumsal Yatırımcılar Pay Tahsis Talep Formu "nun ve izahnamede belirtilen mali yeterlilik belgelerinin bu forma eklenerek davalı aracı kuruma iletilmesi suretiyle mümkün olabileceği, Davacı şirket temsilcisinin ... Ltd. Şirketi adına “Tüzel Kişi Müşteri” sıfatıyla davalı aracı kurum nezdinde hesap açtırmış olmasının “Kurumsal Yatırımcı ” niteliğini kazanması için yeterli olduğunu kabul ve iddia ettiği, halka arz edilen şirketin yetkili bayi olduğu ve şirket yetkililerinin kendisine pay tahsisinde öncelik sağlanacağı hususunda teminat verildiği, kendisinin telefon konuşmalarında “Kurumsal Yatırımcı olarak talepte bulunduğunu” belirttiği ve tahsis talep formunu kaşe ile imzalayarak mail ile göndermiş olmasının kurumsal yatırımcı sayılması için yeterli olduğunu, davacı şirket temsilcinin, izahnamede belirtilen mali yeterliliğe ilişkin belgelerle başvurusunu tamamlamadığı için izahname hükümlerine göre “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı” kategorisinde değerlendirileceği belirtilmiş olan “Tahsis Talep Formunu ” temsilcisi olduğu şirket adına kaşe ve imza ile davalı aracı kuruma ilettiği, böylece emrinin davalı aracı kurum bakımından “açık bir tali mat” niteliğine kavuştuğu ve davalı aracı kurum tarafından izahname hükümlerine uygun olarak “Yurt İçi Bireysel Yatırımcılar” yatırımcı grubundan pay tahsisinin yapılmış olduğu, bu hususun mahkememizce aldırılan ve hükme esas bilirkişi heyet raporuyla da sabit olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı aracı kurumun yükümlülüğünün “Emir İletimine Aracılık Hizmeti” olduğu, bu kapsamda davalı aracı kurum çalışanları tarafından davacı şirket yetkilisine halka arz başvurusunun ne şekilde yapılacağına ilişkin danışmanlık hizmeti, ya da iletilen başvuru belgelerini ön incelemeye tabi tutarak varsa eksik belgelerin tamamlatılması gibi bir hizmet sunma yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı aracı kurum bakımından, sözlü olarak verilen talimatın, sonrasında davacı şirketi temsilen kaşeli ve imzalı şekilde yazılı olarak iletilen tahsis talep formu ile, izahname kapsamında “Yurt İçi Bireysel Yatırımcı Pay Tahsis Talebi” açık bir talimat niteliğini kazanmış olduğu, basiretli tacir olan davacı yanın iletilen talep formunda bireysel yatırımcı talep formunu doldurmak suretiyle iş bu hususta seçimini yaptığı ve davalı yana bu nedenle kusur isnadı mümkün olmadığı görülmekle; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00-TL maktu red harcının peşin alınan 341,55-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 390,55- harcın davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 20.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı toplam 24.000,00-TL (Bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,

7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/02/2026

Katip

¸

Hakim

¸

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı