T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/187 Esas
KARAR NO : 2025/46
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/07/2022
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın müvekkili ...nin 12/01/2017 tarihinde gerçekleştirilen 01/06/2015- 31/05/2016 faaliyet dönemi Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan karar ile iki yıl süre için şirket yönetimine seçilmiş yönetici olduğunu, yönetim kurulunun ... tarihli ve...nolu kararı ile davalı Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın şirket kaşesi veya unvanı altına atacağı münferit imzasıyla şirketi her hususta istisnasız olarak en geniş yetkiyle temsil ve ilzam etmesine karar verildiğini, yönetim kurulunun görev süresinin sona ermesi üzerine 09/01/2019 tarihinde gerçekleştirilen 01/06/2017- 31/05/2018 faaliyet dönemi olağan genel kurul toplantısında alanın karar ile davalının yeniden yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, yönetim kurulunun ... tarihinde altığı ... numaralı karar ile davalı yönetim kurulu başkanı ... ın münferit imzasıyla şirketi her hususta istisnasız olarak en geniş yetkiyle temsil ve ilzam etmesine karar verildiğini, davalı ...'ın yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı süre içinde görevini kötüye kullanmak ve özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle, futbolcu ... de ...'nın transferi sürecinde ... AŞ'nin menfaatleri aleyhine olarak arka arkaya imzaladığı sözleşme ve protokollerle büyük maddi zarara neden olduğunu, futbolcunun transferi sözleşmesinde şarta bağlı transfer ücreti belirtilmesine rağmen bu bedel doğmadan Alanyaspor adına çek düzenlenerek teslim edildiğini, sözleşme borçlarının zamanında ödenmemesi sebebiyle imzalanan ek protokoller kapsamında dava dışı ...AŞ'nin çek tazminatı, cezai şart ve fahiş ücreti vekalet ödemesine sebebiyet verdiğini, söz konusu protokoller kapsamında alacaklılar hesabına yapılan ödemeleri ilgili icra dosyalarına bildirmemesi sebebiyle ilgili icra dosyalarında fazla tahsilat oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalının özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kasten gerçekleştirdiği işlemler ile müvekkili nezdinde zarara sebebiyet verdiğini, bu nedenle oluşan zarardan sorumlu olduğunu, dava dışı ... AŞ nin 09/01/2019 tarihinde gerçekleştirilen 09/01/2019 tarihinde gerçekleştirilen 01/06/2017- 31/05/2018 faaliyet dönemine ilişkin alınan ibra kararını, dava konusu işlemlerin ayrıntılı bir şekilde görüşülmemiş olması sebebiyle geçersiz olduğunu, nitekim 09/01/2020 tarihinde gerçekleştirilen 01/06/2018 -31/05/2019 faaliyet dönemlerine ve 23/12/2020 tarihinde gerçekleştirilen 01/06/2019- 31/05/2020 faaliyet dönemlerine ilişkin genel kurul toplantılarında davalının ibra edilmemesine karar verildiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilerek davalının ağır kusurlu işlem ve eylemleri neticesinde ... 'ne verdiği zararın yargılama neticesinde kesin olarak belirlenerek şimdilik 138.437,26 TL ve 755.554,23 Euro nun zararın, zarar kaleminin gerçekleştiği tarihten itibaren uygulanacak en yüksek faiz oranı işletilerek zararın tazminat şeklinde ... Anonim Şirketine ödenmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya Cevabında :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı dernek ve bağılı ortaklığı ...AŞ'nin hisse sahibi olduğu birçok ticari ortaklık bulunduğunu, bu ticari ortaklıklar arasında huzurdaki husumeti ilgilendiren ... Tic AŞ nin hakim hissedarının davacı dernek yer aldığını, davacı derneğin spor kulübü olmakla birlikte ... nezdinde düzenlenen tüm futbol organizasyonlarına katılma ve yarışma hakları davacı dernek tarafından ... AŞ ye devredilmiş olup, futbol faaliyetlerinin tamamı dava dışı ... AŞ bünyesinde yürütüldüğünü, ... AŞ hisselerinin borsada işlem geren AŞ olup bu vasfı nedeniyle düzenli olarak bağımsız denetimlerle hesaplarının kontrol edildiğini, gerçekleşen işlemler ile şirketin bilançoları da düzenli olarak KAP da yayınlandığını, bu kapsamda futbol faaliyetleri kapsamında ortaya çıkan tüm gelir ve giderler ... AŞ bünyesinde oluşmakta olup davacı dernek in bu borç kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğu dönem içinde görevini başarılı bir şekilde yerine getirdiğini, görev yaptığı süre zarfında davacı ile dava dışı ... AŞ nin gelirlerini artırıp giderlerini azaltan müvekkilinin ... takımının kullandığı... nın yıkılması ve yerine daha değerlisi olan ... stadyumunun inşaatının tamamladığını ve dava dışı ... AŞ ye paha biçilmez bir stadyuma sahip olmasını sağladığını, görev süresi boyunda mali ve finansal anlamda davacı ve dava dışı ... AŞ yi başarılı bir şekilde yönettiğini, tüm bu süreçte davacı ve dava dışı AŞ'nin marka değerini kat ve kat arttırdığını, müvekkilinin tüm bu sürecin yönetimi sevk ve idaresi konusunda müvekkilinin ekibinde birçok yönetici ve profesyonel kişilerin yer aldığını, bu süreçte alınan karaların sadece müvekkili tarafından değil tüm ekibin inceleme, onay ve kabulü doğrultusunda hayata geçirildiğini, bu hususta müvekkilinin 20/12/2021 tarihli ... özel kapsamlı inceleme raporunun davacı tarafından dosyaya sunulmasını incelenmesini istediklerini, aksi taktirde dava tarihi itibarıyla müvekkilinin davacı şirket ve dernek yönetim kurulu başkanlığı görevinden ayrılalı yaklaşık üç yıl gibi uzun bir süre geçtiğini, kendisinde bu dönemlere ilişkin hiçbir bilgi belge bulunmadığını, müvekkilinin şahsını kötü niyetli olarak hedef olarak hazırlandığı bariz olan ... raporu kapsamında davacı denrek , yöneticeliri ve raporun hazırlanmasında dahili olan tüm kişiler hakkında hukuki ve cezai haklarını saklı tuttuklarını, futbolcu ... nın transferinin davacı dernek yönetim kurulu üyesi ve futbol transfer komitesi başkanı ... önderliğinde futbol suşe profesyonellerinin yaptığı incelemeler doğrultusunda ilgili tarihte bir şakka süper lig takımı olan ... adına tescilli yabancı futbolcunun o güne kadar süper lig de gösterdiği performansı, uluslararası tanınırlığı ve tecrübesi dikkate alınarak oynadığı pozisyon için en uygun transfer olduğuna karar verildiğini, ve transferin gerçekleştiğini, futbolcu ile imzalanan transfer sözleşmesinde futbolcunun nihai olarak transferi karşılığında dava dışı ...AŞ tarafından ...Derneğine ilave transfer ücretleri dahil toplam 3.750.000 Euro ödenmesine karar verildiğini, ödeme ve taksit miktarları ve tarihlerinin sözleşmede düzenlendiğini, bu sözleşmede 3.750.00 Euro transfer ücreti içinde 750.000 Eurdo nun futbolcunun 2017/2018 sezonu geri kalan beş veya daha fazla süper lig müsakabasında oynaması halinde 250.000 Euro, 2018/2019 sezonunda on veya daha fazla süper lig müsabakası oynaması halinde 500.000 Euro ödenmesi ayrıca sözleşmeye göre yazılı şartların gerçekleşmesi için belirlenen süreden önce sözleşmenin sona ermesi halinde ilgili maddelerde düzenlenen bedelin dava dışı ... AŞ tarafından ... derneğine ödeneceği düzenlendiğini, davacının iş bu maddenin futbol başarı bonusu uygulamasının temel mantığına aykırı olduğu iddiasının doğru olmadığını, bu sözleşmenin müvekkilinin tek taraflı tasarrufu ile imzalanmadığını söz konusu sözleşmeler ve şartları bu hususta yetkilendirilmiş olan yönetim kurulu üyelerinin yine bu konuda görevli olan davacı dernek ve bağlı ortaklıklarının hukuk, muhasebe finans vs gibi sayısız departman altında çalışan profesyonel çalışanların bilgi onay ve kabulü ile hayata geçirildiğini, kaldı ki davacının iddialarına konu 24/07/2019 tarihli yapılandırma protokolü müvekkili tarafından imzalanmadığını, bu kapsamda davacının müvekkiline karşı sorumluluk iddiası yöneltemeyeceğini, davacı derneğin müvekkiline atfetmeye çalıştığı sorumluluğun temelsiz olduğunu, ayrıca müvekkilinin dava dışı ... AŞ genel kurul tarafından ibra edildiğini, sorumluluk davası açma zamanaşımı süresinin dolduğunu, zamanaşımı itirazlarına itibar edilmemesi halinde temelinde müvekkilinin yönetimde bulunduğu döneme ilişkin ibra edilememe yönündeki aleyhine dava yoluna müracaat edilmekle hukuken kesinleşmemiş genel kurul kararı bulunun iş bu davaya temel ve dayanağını teşkil geden genel kurul kararı aleyhindeki dava neticelenmeden huzurdaki davanın devam edilmesinin hukuki olanağı bulunmadığını, bu nedenle genel kurul kararlarının iptali istemi ile açılan davaların huzurdaki davada bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyan ederek davacı dernek yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açmak ve her türlü hukuki , cezai ve idari müracaatta bulunma hakları ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarını saklı tutarak öncelikle hukuki neden ve sebebi ve nihayet dayanağı karşısında temelinde müvekkilinin yönetimde bulunduğu döneme ilişkin ibra edilmeme yönündeki aleyhine dava yoluna müracaat edilmekle hukuken kesinleşmemiş genel kurul kararı bulunan iş bu davaya temel ve dayanağını teşkil eden Genel Kurul Kararı aleyhine ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden açılan iptal davasının işbu dava bakımından bekletici mesele yapılmasını, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde zamanaşımı itirazlarının kabulü ile zamanaşımına uğramış olan davanın reddine, nihayetinde müvekkili aleyhine açılan haksız, dayanaksız ve kötün niyetli davanın esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER;
Genel Kurul tutanakları, bilirkişi raporları, davacı defter ve kayıtları, tarafların dilekçelerinde gösterdiği celp edilen ve taraflarca dosyaya sunulan delilleri, bilirkişi incelemesi, taraf vekillerinin açıklamaları ve tüm dosya kapsamı. Sunulan tutanak ve belgeler, bilirkişi incelemesi taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.
İstinaf ilamından sonra alınan bilirkişi heyet raporunda;
"TK md. 558 de öngörülen altı aylık hak düşürücü süre genel kurulun bilgisine ulaşan konular bakımdan işler, genel kurulun bilmediği bir hususta ibranın varlığı söz konusu olmayacağından hak düşürücü süre de başlamaz.
İbranın genel kurulun bilgisine ulaşan işlemleri kapsaması ile kastedilen, gerek genel kurula ulaşan belgelerden, gerekse sözlü açıklamalardan vasat (orta yetenekte) bir ortağın anlayabileceği hususlardır. Genel kurulun bilebilme veya değerlendirme ölçüsü Türk hukukunda benimsenen görüş doğrultusunda, orta yetenekli bir pay sahibi esas alınarak saptanır. Buna göre, vasat bir pay sahibinin gerekli özeni göstermesine rağmen anlayamayacağı hususlarda genel kurulun bildiği varsayılmaz (Akdağ Güney, s. 424vd). Somut olayda ise davalıya atfedilen sorumluluğa konu hususların, Bilançonun yanı sıra yıllık faaliyet raporu ve denetçi raporunda yer aldığı, KAP'da duyurulduğu anlaşılmaktadır. Davacı Derneğin orta yetenekte bir ortak olduğu kabul edilse dahi bu hususları faaliyet raporları, bilanço, denetim raporları ve Kap duyurularından anlayamayacağı söylenemez. O halde artık bu noktada genel kurulun bilgisine ulaşmayan ve ibranın kapsamı dışında kalan bir olgudan bahsedilmeyecektir.
Nitekim Davalı 1 Haziran 2018-31/05/2019 dönemine ilişkin 09/01/2020 tarihli Genel Kurul ve 1 Haziran 2019- 20/10/2019 dönemine ilişkin 23/12/2020 tarihli Genel Kurulda İBRA EDİLMEMİŞtir Bu durum karşısında davacı Dernek tarafından anılan 09.01.2020 ve 23.12.2020 tarihli genel kurullarda alınan ibra edilmeme kararından itibaren 6 ay içinde sorumluluk davası açılması gerektiği açıktır. Somut olayda ise her iki genel kurulda alınan ibra edilmeme kararlarının üzerinden TTK md. 558de öngörülen 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Davalı yönetim kurulu üyesi aleyhine ibrada olumsuz oy kullanan davacının ibra kararının üzerinden 6 ay geçtikten sonra sorumluluk davası açmadığı ve bu sürenin hak düşürücü niteliği de dikkate alındığında sorumluluğuna gidilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Diğer bir iddianın ve yapılması istenen tespitin "Davacı tarafın uyuşmazlıkta uzamış zamanaşımının (ceza zamanaşımın) uygulanması gerektiğine ilişkin iddiaları, genel kurula sunulan verilerin zararın ve sorumlunun öğrenilmesi hususundaki etkisi, davacı tarafın zararı ve sorumlusunu öğrenme tarihine ilişkin dosyada toplanan delilleri ile iddia ve savunmayı karşılar mahiyette değerlendirme yapılması, yine davalının ibra edildiği ve ibra edilmediği dönemlerin ve ibranın etkisine ilişkin TTK 558. Madde hükmünün tartışılması, somut olayda ceza zamanaşımının uygulanması gerekip gerekmediği, Zarar mevcut ise davacı tarafın öğrenme tarihi ve sorumluluk davasının TTK md. 560 uyarınca süresinde açılıp açılmadığına ... 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas, ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesi nin ... Esas ve anılan dosyaların birleştirildiği belirtilen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı, Zarar tespit edilmesi halinde davalının tazmin sorumluluğu bulunup bulunmadığına, Davalının yapılan harici ödemeleri İcra Dosyalarına bildirme yükümlülüğü ve görevi bulunup bulunmadığı," şeklinde olduğu, görülmüştür.
Yukarıda zamanaşımına ilişkin olarak yapılan açıklama dikkate alındığında TTKmd. 558 f.2 de yer alan 6 aylık dava açma süresinin hak düşürücü niteliği karşısında resen dikkate alınması gereken bu sürenin ceza zamanaşımı süresi ile uzamayacağı değerlendirilmiştir.
Sonuç
Davalıdan talep edilen Miktarların; Karşılıksız çıkan çeklere ilişkin Çek Tazminat Bedelleri sebebiyle oluşan zararlar, Cezai Şartlara ilişkin 16.09.2019 tarihinde ödemesi yapılan tutarlar ile 27.1 1.2019 tarihinde geri iade edilen tutarlar arasındaki farklar sebebiyle oluşan zararlar, 26.07.2019 tarihli protokol ile ödemesi yapılan 3.850.000 TL'ye ilişkin mahsuplaşmaların İcra Dosyalarında zamanında bildirilmemiş olması nedeniyle oluşan zararlar ve Sözleşme ile dava dışı...'e ödenen 62.500 EUR vekalet ücreti kaynaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davalıya yöneltilen sorumluluk bakımından TTK md. 553 de aranan zarar, illiyet bağı, kusur ve kanuna aykırılık şartlarının gerçekleştiği,
Davalının defi olarak ileri sürdüğü ve tazminat talebinin sona ermesi hallerinden biri olan zamanaşımı bakımından yapılan değerlendirmede davacının TTK md. 558 f. 2 de ibrada olumsuz oy kullanan pay sahipleri açısından öngörülen 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde sorumluluk davası açmadıkları, dolayısıyla davanın zamanaşımına uğradığı, bu nedenle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği,
TTK md. 558 f.2 de yer alan 6 aylık dava açma süresinin hak düşürücü niteliği karşısında resen dikkate alınması gereken bu sürenin ceza zamanaşımı süresi ile uzamayacağı,"
Tespitlerine yer verilmiştir.
GEREKÇE :
Dava anonim şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlık; davalının, ... Şirketi' ne vekalet görevini kötüye kullanmak, özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle futbolcu ...' nın transferi sürecinde imzalanan sözleşme ve protokollerle şirketin menfaatlerine aykırı davranarak şirketi zarara uğratıp uğramadığına (TTK 553), dava dilekçesinin 20-24 sayfalarında "...A.Ş.' nin Dava Konusu İşlemler Nedeniyle Uğradığı Zararların Somutlaştırılması" başlığı altında açıklanan ve iddia edilen zarar kalemleri nedeni ile şirketin zararı bulunup bulunmadığı, var ise davalının zararın oluşmasında kusuru ve tazmin sorumluluğunun bulunup bulunmadığına, davaya konu 01.06.2017-31.05.2018 faaliyet dönemi kapsamındaki işlemlerin Genel Kurul bilgisine sunulup sunulmadığı, işlemlere finansal tablolar ve faaliyet raporlarında yer verilip verilmediği bu doğrultuda 1 haziran 2017 - 31 mayıs 2018 faaliyet dönemi Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan (6) numaralı idari ve mali bakımdan ibra edilme kararının geçerli olup olmadığına, 24.07.2019 tarihli yapılandırma protokolü, 05.07.2019 tarihli protokolde davalının imzasının bulunup bulunmadığı, protokollerin futbolcu ...transferi/satışı dışındaki hususları da kapsayıp kapsamadığına, davalının yapılan harici ödemelerin İcra Dosyalarına bildirme yükümlülüğü ve görevi bulunup bulunmadığı, zarar mevcut ise davacı tarafın öğrenme tarihi ve sorumluluk davasının TTK md. 560 uyarınca süresinde açılıp açılmadığına, ... 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ve anılan dosyaların birleştirildiği belirtilen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağına, zarar tespit edilmesi halinde davalının tazmin sorumluluğu bulunup bulunmadığına, ilişkindir.
Anonim şirket yöneticilerinin sorumluluk halleri TTK’nın ikinci kitabının dördüncü kısmının sonunda, onbirinci bölümde m. 549 ilâ 561 arasında toplu olarak düzenlenmiş ve m. 549-555 de sorumluluk halleri altı başlık altında toplanmış bulunmaktadır.
Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa ait olup, böyle bir davanın açılabilmesi genel kurulun bu yönde bir karar alması koşuluna bağlıdır. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortak tarafından açılacak dava, ortaklığın dava açabilmesi için alınması gerekli genel kurul kararına bağlı da değildir. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir.
Davacı 20.10.2019 tarihine kadar Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmıştır. .... A.Ş.’nin 09.01.2020 tarihinde gerçekleştirilen Genel Kurulda davalının ibra edilmemesine karar verilmiştir. Davacı ... raporunun kendisine tebliğ edildiği 20.12.2021 tarihinde zararı öğrendiğini iddia etmektedir. Davalı ise zararın en son 09.01.2020 tarihli ibra edilmeme kararının alındığı Genel Kurul da öğrenildiğini ve davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını savunmaktadır. İş bu dava ise 06.07.2022 tarihinde açılmıştır.
Davalının 12 Ocak 2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan karar ile dava dışı şirket yönetimine 2 yıl süre ile yeniden seçildiği, 18 Ocak 2017 tarihli yönetim kurlu kararı ile Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendiği, davacı derneğin 20/10/2019 tarihinde yapılan genel kurulunda dernek yönetiminin değiştiği, dava dışı şirketin aldığı 31/10/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile de yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı görevine son verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce 2022/488 Esas 2023/538 sayılı karar ile, ...Tic. A.Ş.’nin dava konusu 2017-2020 dönemlerine ilişkin dava tarihi olan 06.07.2022 tarihinde iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımı nedeni ile reddine hükmedilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi...Esas... Karar sayılı kararında yer alan "konusunda uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı, spor hukuku uzmanı ve şirketler hukuku uzmanlarından oluşacak 3 kişilik heyetten oluşacak bilirkişi kurulundan tarafların iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar mahiyette rapor alınması, genel kurula sunulan verilerin zararın ve sorumlunun öğrenilmesi hususundaki etkisi, davacı tarafın zararı ve sorumlusunu öğrenme tarihine ilişkin dosyada toplanan delilleri ile iddia ve savunmayı karşılar mahiyette değerlendirme yapılması, yine davalının ibra edildiği ve ibra edilmediği dönemlerin ve ibranın etkisine ilişkin TTK 558. Madde hükmünün tartışılması, somut olayda ceza zamanaşımının uygulanması gerekip gerekmediği hususlarının tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır." gerekçeyle mahkememizden verilen kararın kaldırılmasına hükmetmiştir.
İstinaf ilamı uyarınca nitelikli hesaplama uzmanı, spor hukuku ve mali konularda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Yöneticinin ortaklığın mal varlığının azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar.
TTK'nın 558/2. maddesinde, "Şirket genel kurulunun, sorumluluktan ibraya ilişkin kararı, ibranın kapsadığı açıklanan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hakları ibra tarihinden itibaren geçmesiyle düşer." düzenlemesi bulunmaktadır.
TK md. 558 de öngörülen altı aylık hak düşürücü sürenin genel kurulun bilgisine ulaşan konular bakımdan işleyeceği, genel kurulun bilmediği bir hususta ibranın varlığının söz konusu olmayacağı ve hak düşürücü sürenin de başlamayacağı düzenlenmiştir.
İbranın genel kurulun bilgisine ulaşan işlemleri kapsaması ile kastedilen, gerek genel kurula ulaşan belgelerden, gerekse sözlü açıklamalardan orta yetenekte bir ortağın anlayabileceği hususlardır. Somut olayda bilançonun yanı sıra yıllık faaliyet raporu ve denetçi raporunda yer aldığı, KAP'da duyurulduğu anlaşılmaktadır. Davacı Derneğin orta yetenekte bir ortak olduğu kabul edilse dahi bu hususları faaliyet raporları, bilanço, denetim raporları ve Kap duyurularından anlayamayacağı söylenemez. O halde artık bu noktada genel kurulun bilgisine ulaşmayan ve ibranın kapsamı dışında kalan bir olgudan bahsedilmeyecektir.
Davalı 1 Haziran 2018-31/05/2019 dönemine ilişkin 09/01/2020 tarihli Genel Kurul ve 1 Haziran 2019- 20/10/2019 dönemine ilişkin 23/12/2020 tarihli Genel Kurulda ibra edilmemiştir Her iki genel kurulda alınan ibra edilmeme kararlarının üzerinden TTK md. 558de öngörülen 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Davalı yönetim kurulu üyesi aleyhine ibrada olumsuz oy kullanan davacının ibra kararının üzerinden 6 ay geçtikten sonra sorumluluk davası açmadığı ve bu sürenin hak düşürücü niteliği de dikkate alındığında sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine,
2- Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 228.907,72 TL harçtan mahsubu ile 228.292,32 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Kendisini vekille temsil eden davalı lehine AAÜT tarifesi uyarınca 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, .taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2025
Başkan ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Üye ...
(e-imza)
Katip ...
(e-imza)