1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/22 E., 2024/790 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 19.11.2024 Sayı: 2023/22 E. - 2024/790 K. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/22 Esas

KARAR NO : 2024/790

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))

DAVA TARİHİ : 06/01/2023

KARAR TARİHİ : 19/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Anonim Şirketi'nin ... Anonim Şirketi'ni tüm aktif ve pasifleri ile birlikte devraldığını, ... Anonim Şirketi'nin faaliyetlerine ... Anonim Şirketi nezdindede devam ettiğini, müvekkili şirkete ... numaralı ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek refüj banket taşlarına çarpıp takla atarak petrol istasyonuna ait fiyat tabelasına çarpması nedeniyle ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, vefat eden sürücünün kaza anında alkollü olduğunun ATK Başkanlığı'nın 09/07/2020 tarihli raporunda tespit edildiğini, mirasçısının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğunu, mirasçı ...'a 175.000,00 TL poliçe limitinin tazminat olarak ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü araç kullanması sebebiyle ZMS Genel Şartları B.4.d maddesine aykırı davrandığını, genel şartlar uyarınca sigortacının sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, ödenen tazminatın rücuen talep edileceği aşamada borçlu şirket hakkında iflas kararı verildiğinin haricen öğrenildiğini, ... 1. İflas Müdürlüğü'nün ...iflas sayılı dosyasına alacağın 171 kayıt numarası ile kaydedildiğini, alacak kaydı yapılmasına rağmen talebin reddedildiğini, reddedilen ... kayıt numaralı alacağın iflas masasına kaydını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalının iflası nedeniyle Tasfiye Halinde ...Şirketi'nden alacağının var olduğunun tespit ve kabulü ile iflas idaresinin alacağının 171 nolu alacağının kayıt talebini reddeden kararlarının iptaline, alacağın iflas masasına kaydına, 175.000,00 TL'nin müflis-borçludan tahsiline, müvekkilinin alacağı nispetinde alacaklar toplantısına katılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 116.maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ettiklerini, mahkemenin yetkisiz ve görevsiz mahkeme olduğunu, davanın reddine talep ettiklerini, eksik harcın ikmal edilmesi gerektiğini, davalı asilin ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar 10/02/2022 tarihli ilamı ile iflas kararı verildiğini, kararın kesinleşmediğini, müflis şirketin iflasının ... 1. İflas Müdürlüğü'nün ...iflas sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, İİK 223.maddesi gereği alacaklılar için kayıt kabul dava açma süresinin tebliğ tarihinden itibaren 15 olduğunu, hak düşürücü mahiyette bir süre olduğunu, süre içinde dava açılmaması halinde alacaklanın kayıt kabul davası açma hakkının kaybedildiğini, alacaklının iflas süreci içerisinde hakkını bir daha ileri süremeyeceğini, süresi içerisinde açılmayan davanın usulden reddi gerektiğini, arabuluculuk şartı gerçekleşmeden açılan davanın reddi gerektiğini, dava konusu talebin zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, alacağın resmi bir hesaplama ve yargılama yapılmadan sadece davacının beyanı ile masaya alacak olarak kaydedilmesinin mümkün olmadığını, diğer masa alacaklarının hak kaybına sebebiyet vermediği için reddi gerektiğini, haksız ve dayanaktan yoksun davanın usulden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Toplanan Deliller:

... ve ... tarafından hazırlanan 01/07/2023 tarihli bilirkişi raporu,

... tarafından hazırlanan 27/11/2023 tarihli bilirkişi raporu,

... tarafından hazırlanan 17/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,

23/11/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu,

...'dan ... rücu ... (eski ergo ...) numaralı dosya belgeleri, raporlar, poliçe ve dekontlar,

... 1. İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasının dava dilekçesi ve ekleri , hedef süreyi gösteren tevzi formu, tensip zaptı ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dava, davacı sigortacı tarafından dava dışı kişilere yapılan destek ödemesinin kendi sigortalısından rücuen tahsili amacı ile davalı aleyhine açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 235.maddesi gereğince sıra cetveline itiraz (İflas Tasfiye Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasıdır.

2004 sayılı İİK'nın 235 maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. 2004 sayılı İİK'nın 166.maddesindeki gazetelerde yapılan ilanlardan, en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK m.223. Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından 06/11/2018 tarihinde iflasına karar verilen müflis ... A.Ş’nin tasfiye işlemlerinin ... 1.İflas Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile yürütülmekte iken; iflas kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 09/05/2019 tarihli ilamı ile; "Dosya kapsamı ve delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan HMK' nın 353/1.b.1 Maddesi gereğince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine" temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, istinaf ilamının taraflara tebliği sonrası temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... Esas... Karar sayılı 21/09/2021 tarihli ilamı ile "İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... esas, ...karar sayılı kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının resen bozulmasına" karar verildiği, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonununda, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı müflis şirketin ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı yazıları ile iflasına; iflasın 10/02/2022 günü saat 16:18'de açılmasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin ... Esas dosyası üzerinden yürütüldüğü, 171 kayıt numaralı davacı ... Anonim Şirketi'ne ait alacak kayıt başvurusunda alacak kayıt dilekçesi tebliğ için gerekli masrafın ödendiği, adi tasfiyede sıra cetveli ilanının ... Gazetesinde ...'de, Ticaret Sicili Gazetesinde ise ...tarihinde yayınlandığı, davacının talebinin mahkeme ilamı getirilmediği anlaşıldığından bu haliyle yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verildiği, davanın 06/01/2023 tarihinde, 15 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı, dava konusu alacağın 06/05/2020 tarihinde yapılan ödemenin rücu talebine ilişkin olduğu, ödeme tarihi itibariyle masaya başvurunun iki yıllık zamanaşımı süresinde olduğu ve zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta, 25/06/2010 tarihinde vefatından sonra alınan kan numunesi üzerinde Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Toksikoloji Laboratuvarı tarafından yapılan incelemesinde 81 mg/dI (0,81 promil) etanol tespit edilen sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı ...A.Ş. adına tescilli, davacı ... A.Ş. tarafından 17/03/2010-17/03/2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ölüm hallerinde kişi başına azami 175.000,00-TL limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka sayılı hususi otomobil ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini ve kontrolünü kaybederek yolun sağına doğru yönelerek petrol istasyonunun önünde bulunan yeşil alanın banket taşlarına çarptıktan sonra takla atarak tavan kesimi ile petrol istasyonuna ait fiyat tabelası direğine çarparak sol yan kesimleri üzerine devrilerek durması neticesinde tek taraflı taraflı trafik kazası meydana gelmiş, olay sürücü ...'ın ölümü, otomobil ile yol kesim levhası ve benzin istasyonunun fiyat tabelasında maddi hasar ile sonuçlanmış ve ...'ın desteği olan annesi ...'ın başvurusu üzerine kendisine 06/05/2020 tarihinde poliçe azami limiti dahilinde175.000,00-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasında düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin tanzim tarihinde yürürlükte olan ve poliçenin eki niteliğindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.

Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına yeterli olmayıp aracı güvenli sürme yeteneklerinin kaybetmiş olması gerekir. Böyle bir durumda rücu koşullarının oluştuğunu ispat yükü 6102 sayılı TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23/10/2022 tarih ...; YHGK 07/04/2004 tarih ...; YHGK 02/03/2005 tarih ...; YHGK 14/12/2005 tarih ...).

Somut olayda, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu ile, olayda fizyolojik (yorgunluk, uyku vb.) durumu bilinmemekle birlikte aksine davranarak yasal 0,50 üzerinde-teknik 1,0 promil alkol seviyesi altında olmasına rağmen sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı otomobil ile karayoluna çıkan, müteyakkız olmayan, su kanalı ile bölünmüş karayolunun sağ şeridinde düz seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, hızını ve direksiyon sapma açısını ıslak zeminli yolun ve trafiğin icap ve şartlarına, güvenle sevk ve idare edebileceği seviyelerde ayarlamayan, direksiyon hakimiyetini ve kontrolünü kaybederek ani ve kontrolsüz şekilde yolun sağ dışına doğru yönelmeye başladığın algılayıp zamanında etkili fren ve direksiyon manevra tedbiri uygulayarak kaplama üzerinde kalamayan, tehlike bölgesine kontrolsüz yönelip yolun sağ kenarında bulunan petrol istasyonunun önündeki çim alanın bordür taşlarına çarparak takla atmasına ve akabinde reklam panosunun direğine çarpan, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan sigortalı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde, ölümü ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu ; ayrıca kan numunesi incelemesinde tespit edilen 0,81 promil etanolün kaza anındaki değerinin hesaplanmasının, görüş ve güvenli sürüş melekelerine etkisinin, kazanın münhasıran (salt) alkol nedeniyle meydana gelip gelmediğinin nörolog görüşüne muhtaç olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

Tanzim edilen nöroloji bilirkişi kök ve ek raporu ile, müteveffa ...'ın kendi asli kusuru ile gerçekleştirdiği trafik kazasının münhasıran (sırf) güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek derecede alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği, sürücünün alkollü olması dışında dış faktörlerin de olduğu, genel bilimsel kabule göre kandaki alkol oranının ortalama olarak saatte 0,15 promil düşme durumunun ölümden sonra geçerli olmadığı, kazanın oluşumu sırasında, dış faktörler sıralandığında; vaktin gece olduğu, gece görüş zorluğunda artış, yorgunluk ve uykusuzluğun da etkisi ile yağışlı havada yerler kaygan durumda iken sürücülerin kendi asli kusurları ile benzer bir kazaya neden olabileceklerinin bilimsel bir gerçek olduğu; dava konusu trafik kazasının münhasıran (sırf) sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda ispat yükü üzerinde olan davacı sigorta şirketi tarafından, meydana gelen trafik kazasında sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunduğu, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleştiği, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynamadığı, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalmadığı hususları ispat edilemediğinden, düzenlenen raporların, dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu, kazanın oluşumuna uygun, ayrıntılı ve gerekçeli tanzim edilmekle denetimi mümkün olduğundan, davacı sigorta şirketinin sigortalısına rücu koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın başlangıçta peşin alınan 179,90-TL peşin harçtan mahsubu ile, eksik olan 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 6.943,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 20,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine,

Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024

Katip

Hakim

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı