T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/733 Esas
KARAR NO : 2026/433
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2025
KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının edimini ifa etmediğini, müvekkilinin davalıdan alacağının bulunduğunu, davalının müvekkilinin alacağını engellemeye çalıştığını, müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü.
Mahkememiz dosyasının 28/01/2026 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 19/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının.... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın tutarı, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre;
Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2025 yılında düzenlenen ve davalı şirket tarafından ödemesi yapılmamış cari hesaba konu 9 adet 30.458,86.-TL tutarlı faturanın e-ticari fatura olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği,
Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2025 yılında düzenlenen ve davalı şirket tarafından ödemesi yapılmamış cari hesaba konu 9 adet 30.458,86.-TL tutarlı faturanın e-temel fatura olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği,
Bilindiği üzere e-temel faturaların fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı uygulaması üzerinden 8 gün içerisinde red/kabul etmeme hakkının bulunmadığı, e-temel faturalara itirazın; TTK 18/3 hükümler doğrultusunda yapılması ya da iade faturası düzenlenmesi gerektiği,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü 11.11.2025 tarih, ... sayılı yazısına ekli taraflara ait karşılaştırmalı Ba- Bs formlarına göre; davacı şirketin, davalı şirkete 2022 yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 66 belge karşılığı KDV hariç 131.632,70 .-TL, 2023 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 4 belge karşılığı KDV hariç 7.778,74.-TL, 2024 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 23 belge karşılığı KDV hariç 47.281,55.- TL, 2025 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 12 belge karşılığı KDV hariç 36.949,38.-TL mal/hizmet faturası düzenlediği,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü 20.10.2025 tarih, ... sayılı yazısına ekli taraflara ait karşılaştırmalı Ba- Bs formlarına göre; davalı şirketin, davacıdan 2022 yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 66 belge karşılığı KDV hariç 131.632,70 -TL, 2023 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 4 belge karşılığı KDV hariç 7.778,74.-TL, 2024 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 23 belge karşılığı KDV hariç 47.281,55.-TL, 2025 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 12 belge karşılığı KDV hariç 36.949,38.- TL mal/hizmet faturası aldığı,
Taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2025 yılında 12 belge düzenlendiği bu 12 belgenin de itiraza uğramadan tarafların ba-bs formuna yansıması ve davalının davacıya iade faturası düzenlememesi neticesinde; davalı şirket tarafından elektronik ortamda kabul edilip, kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiği,
Davacı şirketin 2024 ve 2025 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e-defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdikinin süresi içerisinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davacı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerinin HMK 222/2 hükümleri doğrultusunda delil teşkil ettiği,
28.01.2026 tarihli ön inceleme duruşma tutanağının 2. Bendinde “davalı tarafa 2 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtarına” karar verildiği, ön inceleme duruşma tutanağının davalı şirketin UETS adresine Elektronik tebligat yönetmeliğinin 9. Maddesinin 6. bendi gereği, 04.02.2026 tarihinde tebliğ edildiği halde verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı şirket ile ilgili herhangi bir ticari defter ve belgenin dosyaya sunulmadığı gibi yerinde inceleme için herhangi bir talepte de bulunulmadığı, bu nedenlerle davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenemediği,
Taraflar arasındaki ticari alışverişin 2025 yılı öncesine dayansa da; ihtilafın 2025 yılında başladığı, bu nedenle 2025 yılı ticari defterlerin incelenmesinin yeterli olacağı, davacı şirketin 2025 yılı ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davacı şirketin davalı şirkete 2025 yılında toplam 12 adet fatura düzenlediği, 28.03.2025 tarihine kadar düzenlenen, 3 adet faturanın (0,72.-TL hariç) davalı şirket tarafından ödendiği, bu tarihten sonra 29.05.2025 tarihine kadar davacı şirketin davalı şirkete 9 adet belge karşılığı 30.458,86.-TL tutarında fatura düzenlediği, ancak bu 9 adet fatura bedelinin davalı şirket tarafından ödenmediği, bu nedenlerle 29.05.2025 tarihinden itibaren davacı şirketin davalı şirketten (0,72.-TL + 30.459,58.-TL) 30.459,58.-TL tutarında 9 faturadan dolayı cari hesap alacağının olduğu,
Davacı şirket vekilinin, dava dilekçesinde takibin asıl alacak olan 30.459,58.-TL üzerinden devamına karar verilmesini talep etmesi neticesinde; temerrüt olgusunun tartışılmasına gerek olmadığı bu nedenle de takip öncesi faizin hesaplanmadığı,
Tüm bu nedenlerle;
Davalı şirket vekili tarafından, .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın, 28.07.2025 Takip tarihinden itibaren 30.459,58.-TL cari hesap alacağı üzerinden iptali, 28.07.2025 takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsil talebi ve icra inkar tazminatı hükmünün Yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacı tarafından cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan.... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Davalı taraf borca itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş ise de yetkili icra müdürlüğünü bildirmediğinden usulüne uygun bir yetki itirazında bulunulmadığı görülmüştür.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, vergi dairesi formları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından tanzim edilen 20/02/2026 tarihli raporda " Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2025 yılında düzenlenen ve davalı şirket tarafından ödemesi yapılmamış cari hesaba konu 9 adet 30.458,86.-TL tutarlı faturanın e-ticari fatura olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği,
Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2025 yılında düzenlenen ve davalı şirket tarafından ödemesi yapılmamış cari hesaba konu 9 adet 30.458,86.-TL tutarlı faturanın e-temel fatura olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği,
Bilindiği üzere e-temel faturaların fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı uygulaması üzerinden 8 gün içerisinde red/kabul etmeme hakkının bulunmadığı, e-temel faturalara itirazın; TTK 18/3 hükümler doğrultusunda yapılması ya da iade faturası düzenlenmesi gerektiği,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü 11.11.2025 tarih, ... sayılı yazısına ekli taraflara ait karşılaştırmalı Ba- Bs formlarına göre; davacı şirketin, davalı şirkete 2022 yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 66 belge karşılığı KDV hariç 131.632,70 .-TL, 2023 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 4 belge karşılığı KDV hariç 7.778,74.-TL, 2024 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 23 belge karşılığı KDV hariç 47.281,55.-TL, 2025 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 12 belge karşılığı KDV hariç 36.949,38.-TL mal/hizmet faturası düzenlediği,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü 20.10.2025 tarih, ... sayılı yazısına ekli taraflara ait karşılaştırmalı Ba- Bs formlarına göre; davalı şirketin, davacıdan 2022 yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 66 belge karşılığı KDV hariç 131.632,70 .-TL, 2023 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 4 belge karşılığı KDV hariç 7.778,74.-TL, 2024 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 23 belge karşılığı KDV hariç 47.281,55.-TL, 2025 Yılında aylık KDV hariç 5.000,00.-TL ve üzerinde 12 belge karşılığı KDV hariç 36.949,38.-TL mal/hizmet faturası aldığı,
Taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2025 yılında 12 belge düzenlendiği bu 12 belgenin de itiraza uğramadan tarafların ba-bs formuna yansıması ve davalının davacıya iade faturası düzenlememesi neticesinde; davalı şirket tarafından elektronik ortamda kabul edilip, kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiği,
Davacı şirketin 2024 ve 2025 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdikinin süresi içerisinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davacı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerinin HMK 222/2 hükümleri doğrultusunda delil teşkil ettiği,
28.01.2026 tarihli ön inceleme duruşma tutanağının 2. Bendinde “davalı tarafa 2 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtarına” karar verildiği, ön inceleme duruşma tutanağının davalı şirketin UETS adresine Elektronik tebligat yönetmeliğinin 9. Maddesinin 6. bendi gereği, 04.02.2026 tarihinde tebliğ edildiği halde verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı şirket ile ilgili herhangi bir ticari defter ve belgenin dosyaya sunulmadığı gibi yerinde inceleme için herhangi bir talepte de bulunulmadığı, bu nedenlerle davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenemediği,
Taraflar arasındaki ticari alışverişin 2025 yılı öncesine dayansa da; ihtilafın 2025 yılında başladığı, bu nedenle 2025 yılı ticari defterlerin incelenmesinin yeterli olacağı, davacı şirketin 2025 yılı ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davacı şirketin davalı şirkete 2025 yılında toplam 12 adet fatura düzenlediği, 28.03.2025 tarihine kadar düzenlenen, 3 adet faturanın (0,72.-TL hariç) davalı şirket tarafından ödendiği, bu tarihten sonra 29.05.2025 tarihine kadar davacı şirketin davalı şirkete 9 adet belge karşılığı 30.458,86.-TL tutarında fatura düzenlediği, ancak bu 9 adet fatura bedelinin davalı şirket tarafından ödenmediği, bu nedenlerle 29.05.2025 tarihinden itibaren davacı şirketin davalı şirketten (0,72.-TL +30.459,58.-TL) 30.459,58.-TL tutarında 9 faturadan dolayı cari hesap alacağının olduğu,
Davacı şirket vekilinin, dava dilekçesinde takibin asıl alacak olan 30.459,58.-TL üzerinden devamına karar verilmesini talep etmesi neticesinde; temerrüt olgusunun tartışılmasına gerek olmadığı bu nedenle de takip öncesi faizin hesaplanmadığı,
Tüm bu nedenlerle;
Davalı şirket vekili tarafından, .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın, 28.07.2025 Takip tarihinden itibaren 30.459,58.-TL cari hesap alacağı üzerinden iptali, 28.07.2025 takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsil talebi ve icra inkar tazminatı hükmünün Yüce mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının defterlerine göre davacının icra takibinde asıl alacak olarak bildirdiği tutar miktarınca davalıdan alacaklı olduğu, davalının kendisine verilen kesin ve ihtaratlı süreye rağmen defter ve belgelerini sunmadığı ancak dosya arasına celbedilen vergi dairesi kayıtları ve bilirkişi raporundan; davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiğinin tespit edildiği, ayrıca taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2025 yılında 12 belge düzenlendiği bu 12 belgenin de itiraza uğramadan tarafların ba-bs formuna yansıması ve davalının davacıya iade faturası düzenlememesi neticesinde; davalı şirket tarafından elektronik ortamda kabul edilip, kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiğinin bilirkişi raporu içeriğinden anlaşıldığı, bu sebeplerle; davacının takibe konu ettiği faturaların, davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği ve kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, tarafların vergi dairesi formlarının birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, dosyamız ile emsal mahiyetteki Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2013/17556 E., 2014/14166 K. Sayılı kararında " davacının gerek dava dilekçesinde ve gerekse delil listesinde açıkça “ticari defter ve kayıtlara” dayandığı görülmekle, adı geçen (BA) formunun da “dayanak belge” kapsamında mütalaa edilmesi gerektiği, bu belgenin merciinden getirtilmesinden sonra, ispat yükünün (vergi dairesine sunduğu form ile savunması arasındaki esaslı çelişki yaratan) davalıya geçtiği gözetilmeden.. " şeklindeki emsal ilamı da dikkate alınarak; davacının kendi defterlerine göre dava miktarınca alacaklı olduğu, davalının defter sunmadığı ancak vergi dairesi formlarında faturaları bildirdiğinin dosya içerisindeki bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalının , tarafına verilen ihtaratlı süreye rağmen bu delillerin aksi yönde bir delil de sunmadığı görülmekle davacının takibe konu edilen asıl alacak yönünden davasını ispatladığı kanaatine varılmışve talebin de bu yönde olduğu görülmekle davanın kabulüne karar verilmiş , mahkememizce kabul edilen alacak faturaya dayanıp likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen kısım üzerinden davacının icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının.... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile; takibin 30.459,58-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda kaldığı yerden devamına,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 30.459,58 TL 'nin %20'si oranında olan 6.091,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.080,69 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.465,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.459,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 97,90 TL müzekkere ve tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 8.800,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2026
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)