1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/660 E., 2024/606 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 26.09.2024 Sayı: 2023/660 E. - 2024/606 K. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/660 Esas

KARAR NO : 2024/606

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 11/10/2023

KARAR TARİHİ : 26/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ... ve davalı ..., ...nce 14.05.2019 tarihinde ... Sicil Numarası ile tescil ve 20.05.2019 tarihinde ilan edilen ... Mersis Numaralı ...’ni kurduklarını, müvekkili şirket tescil edildiği tarihten beri kozmetik ve ilgili hizmetler üzerine faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacı şirket ile davalı birlikte ortağı oldukları ... 2019 yılında usulüne uygun olarak kurulmuş olup anonim bu kapsamda davalının şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olarak görevini yerine getirirken özenli davranma ve şirketin menfaatini koruma yükümlülüğü bulunduğunu, davalı davacı müvekkili ...’nin haberi dahi olmaksızın yaptığı ticari faaliyeti şirket ad ve hesabına yapabilecek iken; kendisine daha fazla maddi kazanç sağlamak amacı ile davacı müvekkil şirkete kötü niyetli bir şekilde zarar verdiğini, davacı şirket ile davalı arasında henüz ortaklık sona ermeden ve davalının Yönetim Kurulu üyeliği devam ederken, davalı tarafından neredeyse davacı şirket ile birebir isme sahip olan kendisinin tek ortak olduğu ... Limited Şirketi kurulduğunu, ilgili şirket davalı tarafından 22.06.2020 tarihinde tescil edildiğini, yeni kurulan şirket ile birlikte davalı alenen kanunlara aykırı bir şekilde rekabet yasağını ihlal ettiğini, https://....com/ internet sitesinde davacı müvekkil ile ortak oldukları şirketlere ait ürünlerin satışı yapılırken, davalı tarafından, müvekkil davacı şirket saf dışı bırakılarak işbu site üzerinden satmaya ve kendi site hesabını da siteye endeksleyerek yalnızca kendi kurduğu ... Ticaret Limited Şirketi'nin ürünlerini aynı site üzerinden satmaya devam etmekte olduğunu, Davalı tarafından, bu şekilde ortak olduğu davacı müvekkil şirketin ismi ve internet sitesi kullanılarak satış yapılması tamamen kötü niyeti olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/... Esas sayılı 12/08/2022 tarihli bilirkişi raporu ile "Davalı şirketin; 22.06.2020 - 31.12.2020 tarihleri arasındaki döneme ait net karının; 7.960,34 TL, 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasındaki döneme ait net karının; 95.104,93 TL, 01.01.2022 - 30.06.2022 tarihleri arasındaki döneme ait net karının; 452.570,35 TL olduğu ve toplamda Davalı şirketin incelenen dönemlerdeki net karının 555.635,62 TL olduğu" hususları tespit edildiğini, davalının 01.01.2021-30.06.2022 tarihleri aralığında davacı şirket adına ve hesabına yapması gerekirken kendi veya üçüncü kişi ve kurumlar ad ve hesabına yaptığı işlemler ve bu işlemlerden dolayı davacı müvekkilinin elde etmesi gerekip de elde edemediği gelirlerin, karların ve zararının tespit edilerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00-TL tazminatın davalı tarafından davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk görüşmesi yetkisiz arabuluculuk dairesinde yapıldığını, müvekkilin yerleşim yeri İzmir ilinde olup yetkili arabuluculuk dairesi ... Arabuluculuk dairesi olduğunu, taraflar arasında bulunan huzurdaki dava haksız rekabet nedeniyle alacağa ilişkin olup dava türü itibariyle kesin yetki hali söz konusu olmadığını, huzurdaki davada yetkiye itiraz ettiklerini, Davacı yan ile davalı arasında var olan ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... Esas 2023/... Karar numaralı dava ve kesinleşen kararıyla müvekkilinin davacı şirket yönetiminden çıkmasına karar verildiğini, anılan kararda müvekkilin yönetim kurulu üyeliği görevi 14.05.2022 tarihinde bitmiş olmasına ve 28.03.2023 ortaklıktan çıkarılmış olmasına rağmen huzurdaki dava için arabuluculuk bürosuna 28.09.2023 tarihinde başvurulduğunu, davalının yeni bir şirket bünyesinde faaliyette bulunduğunu bilen davacının huzurdaki dava kapsamındaki istemleri zaman aşımına uğradığını, davacı yan tarafından müvekkilinin başka bir şirket yönetiminde olduğu 2020 yılından bu yana bildiğini ve bu haliyle talep etmiş oldukları alacak TTK md.396/3 uyarınca zaman aşımına uğradığını, davacı şirket yönetiminden çıkarılma istemiyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/ ... Esas numaralı dosya ile dava açan ve davasının kabulüne karar verilen müvekkilin davacı şirket ortaklığından çıkarılmak istemesi sebepleri arasında, davacı şirketin diğer ortağı tarafından müvekkilin şahsına, vücut bütünlüğüne, itibarına ve markasına karşı tehdit ve hakaretlerde bulunulması sebepleri bulunduğunu, davacı yan tarafından aslı ibraz edilmeyen arabuluculuk tutanağında 547.675,28-TL bedeline ilişkin haksız rekabete dayalı tazminat taleplerinin görüşüldüğü imza altına alındığını, tutanağın aslının ibrazına müteakip detaylı açıklamalar sunulacak olup davacı yan tarafından belirlenebilen veya belirlenmesi mümkün olan bir alacağın belirsiz alacak davasına konu edilmesi mümkün olmadığını, yönetim kurulu üyeleri için öngörülen yasak, yönetim kurulu üyeliği sıfatına bağlı olduğundan, söz konusu rekabet yasağı yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin, davacı şirketle her türlü bağını sonlandırdığı 2020 yılından bu yana davacı şirket tarafından ticaretin hiçbir işletme konusu bulunmadığını, huzurdaki haksız dava hakkında mahkemenizin yetkisizliğine karar verilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın usul yönüyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, davalının davacı şirkette yönetici olduğu tarihte haksız rekabet eyleminde bulunması nedeniyle TTK 396/1 maddesine dayalı "...tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu" dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Somut olaya gelindiğinde; davalının davacı şirkette yönetici olduğu tarihte haksız rekabet eyleminde bulunması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talep edilmekte olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirkete karşı haksız rekabet eyleminde bulunup bulunmadığı, davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın miktarı ve talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

Ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... ile dava dışı ...'ın davacı şirketin yönetim kurulu üyesi oldukları, ... 'nun aynı zamanda davalı şirketin de yönetim kurulu üyesi olduğu, davalı şirketin davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiği ve davacı şirketten daha sonra kurulduğunun Ticaret Sicili kayıtları ile sabit olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça davacı şirket aleyhine rekabet yasağının ihlali hususunda davacı şirketin uğradığı zararların tazmini için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/ ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davanın şirket açısından pasif husumet yönünden reddine, davalı ... açısından 22.06.2020-31.12.2020 tarihleri arası dönem karı için kısmen kabulüne karar verildiği, kararın 02/05/023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasında davacı ...'nın Davalı şirketin haklı nedenle fesih koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla birlikte TTK 531 .maddesi hükmü gözetilerek fesih yerine davacı ortağın ...nün ... numarasında kayıtlı ... Aş'deki ortaklığından haklı nedenle çıkmasına izin verilmesine, (çıkartılmasına) karar verildiği, kararın 28.03.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Davalı tarafın yetki itirazı, haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinin yetkili olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Rekabet yasağına ilişkin TTK 396.maddede;

"(1) Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir.

(2) Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin dışındaki üyelere aittir.

(3) Bu haklar, söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zaman aşımına uğrar.

(4) Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümler saklıdır." denilmektedir.

Davacı tarafın davalı ...'nın haksız rekabetine ilişkin mahkememiz dosyasında Davacı tarafça her ne kadar evvelce dava açılmışsa da yargılama sırası ve sonrasında da davalının rekabet yasağını ihlal etmeye devam ettiğinden ve sonlandırmadığından dolayı 01.01.2021-30.06.2022 tarihleri arası dönem için ihlalden kaynaklı mahkememizden tazminat talebi bulunmaktadır. İş bu davamızda dava konusu yapılan 01.01.2021-30.06.2022 dönemi, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/ ... esas sayılı dosyasında talimat ile aldırılan 12.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan döneme ilişkindir.

İş bu davamızın tarihi 11.10.2023 olup, Arabuluculuk süresi 25.09.2023 tarihi ile 11.10.2023 tarihleri arasında 16 gün boyunca zamanaşımı durmuştur. Davalı ...'nın yönetim kurulu üyeliğinin 14.05.2022 tarihinde bittiği ve 28.03.2023 tarihi itibari ile davacı şirket ortaklığından çıkartıldığı anlaşılmıştır. TTK 396/3 uyarınca söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zaman aşımına uğrayacak olup, somut olayımızda yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiği öğrenilmiş ve bunun üzerinden 1 yıl geçmiş olsa bile bu bir yıllık süreden sonra haksız rekabete konu yeni ticari işlemlerin yapılması halinde bu eylemler için zamanaşımı süresi haksız rekabete konu yeni ticari işlemlerin yapıldığı söz konusu tarihten itibaren başlayacak olup, iş bu davamızda dava konusu yapılan haksız rekabete konu yeni ticari işlemlerin tarih aralığı 01.01.2021-30.06.2022 dönemi olup, bu eylemler için zamanaşımı süresi 30.06.2023 tarihi itibariyle sona erecektir. 16 günlük süre düşülse dahi davamızın açıldığı 11.10.2023 tarihi itibariyle TTK 396. Maddesindeki 1 yıllık zamanaşımının dolduğu açıktır tüm bu nedenlerle davanın zaman aşımı nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;

1-Davanın zaman aşımı nedeni ile REDDİNE;

2-Alınması gereken maktu 427,60-TL harcın, peşin alınan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.280,15‬-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı 26/09/2024

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı