1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2026/1043 E., 2026/979 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 14.07.2026 Sayı: 2026/1043 E. - 2026/979 K. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

T.C.

GAZİANTEP

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO :..

KARAR NO :..

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN :..

ÜYE : ..

ÜYE : ..

KATİP : ..

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİf : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :..

NUMARASI :..

DAVACI :..

VEKİLİ : Av. ..

DAVALI : ..

VEKİLİ : Av. ..

DAVALI : 2-..

VEKİLİ : Av..

DAVALI : 3-..

VEKİLİ : Av...

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : ..

GEREKÇE TARİHİ : ..

.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin..Esas sayılı ara kararı aleyhine davacı vekili istinaf başvurusunda bulunduğundan dosyanın yapılan incelemesi sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;

I. DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili . . . tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün hatalı şerit değiştirmesi sonucu ağır şekilde yaralandığını, yoğun bakımda tedavi gördüğünü ve çok sayıda ameliyat geçirdiğini, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün tam kusurlu bulunduğunu, araç işleteni ile ZMMS sigortacısının meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının doğduğunu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, zorunlu arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını, davalıların mal kaçırma ihtimali bulunduğundan araç üzerine ihtiyati tedbir, davalıların taşınır ve taşınmaz malvarlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ekonomik durumu nedeniyle adli yardım koşullarının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik . TL sürekli iş göremezlik, .. TL geçici iş göremezlik ve .. TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam .. TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, adli yardım kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP:

Davalı . . . vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini ve sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartlarının oluşmadığını, ceza dosyasındaki delillerin getirtilmesini ancak kusur yönünden hukuk mahkemesince yeniden inceleme yapılmasını, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, davacının motosikleti sol şeritte ve sinyal vermeden kullandığını, koruyucu ekipman takmadığını, müvekkilinin ise yasal hız sınırları içinde seyrettiğini, mobese görüntülerinin celbini, araçta bulunan tanığın dinlenmesini ve kusur raporunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi veya .. alınmasını talep ettiğini, maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının ve maluliyet oranının yürürlükteki mevzuata göre Adli Tıp tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının .. kayıtlarının getirtilmesini, poliçe limiti aşılmadıkça sorumluluğun sigorta şirketine ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı . . vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmasının zorunlu dava şartı olduğunu, sigorta şirketince ödeme yapılıp yapılmadığının ve varsa ödenen tutarın tazminattan mahsubunun gerektiğini, savcılık soruşturması aşamasında uzlaşma bulunup bulunmadığının araştırılmasını, uzlaşma sağlanmış ise davanın reddi gerektiğini, iddia edilen sakatlık ile kaza arasındaki illiyet bağının tedavi evrakları ve kaza tespit tutanağı ile belirlenmesini, kusur oranı ile tazminat miktarının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesini talep ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .. Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araca ilişkin ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluklarının sigortalının kusuru ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, aracın işleteni, sürücüsü ve .. davanın ihbar edilmesi gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, zamanaşımı ve derdestlik itirazında bulunduklarını, ceza soruşturmasında uzlaşma bulunması halinde davanın reddinin gerektiğini, maluliyet ve illiyet bağının Adli Tıp Kurumu raporuyla, kusur durumunun ise Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesini, geçici iş göremezlik tazminatının .. sorumluluğunda olduğunu, tazminat hesabının KTK m.90 ve ZMMS Genel Şartlarına göre TRH-2010 yaşam tablosu ve teknik faiz esas alınarak yapılmasını, olayın iş kazası olması halinde SGK ödemelerinin mahsubunu, gelirin belge yoksa asgari ücret üzerinden esas alınmasını, hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin uygulanmasını, faiz başlangıcının dava tarihi olması ve varsa önceki ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince 08/10/2025 tarihli ara karar ile; davacının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF:

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı . . vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız fiilden doğan tazminat alacağının olay tarihinde muaccel hale geldiğini ve ihtiyati haciz için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, dosyada bulunan kaza tespit tutanağı ile yaralanmaya ilişkin belgelerin bu şartı karşıladığını, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki .. plakalı aracın ani şerit değiştirmesi sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, yoğun bakımda tedavi gördüğünü ve birçok ameliyat geçirdiğini, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün tam kusurlu olarak belirlendiğini, bu nedenle kazaya karışan araç üzerine ihtiyati tedbir, sigorta şirketi dışındaki davalıların taşınır ve taşınmaz malvarlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ise dava miktarı üzerinden teminatsız, mümkün görülmezse uygun teminat karşılığında ihtiyati haciz konulması gerektiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Talep: Trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davasında, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin mahkemece reddedilmesine ilişkin ara kararı kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı TBK m. 49-55; 2918 sayılı KTK 85, 89, 90, 91; 2004 sayılı İİK m. 257-265, HMK 389 vd maddeleri,

3. Değerlendirme

HMK'nun 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;

3.1.2004 sayılı İcra İflas Kanununun 257. Maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." düzenlemesi mevcuttur.

3.2.2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.

3.3.Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Haksız eylem nedeniyle açılan maddi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür.

3.4.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve cevapların denetimi sağlayacak biçimde eksiksiz sergilenip, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta, bu aşamada davacı yönünden dava dilekçesinin ekinde yaralanmasına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı görülmekle bu aşamada ihtiyati haciz yönünüden davacı tarafça yaklaşık ispat koşulu sağlanamadığı; yine HMK'nın 389/1 maddesinde açıkça belirtildiği gibi, ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiil karşılığı tazminata yani para alacağına ilişkin olduğu, bu itibarla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebine konu ettiği davalının malvarlığının taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı hususu nazara alındığında davacı vekili tarafından yapılan istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve başvurunun HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı . . vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin ilgilisi üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Gider avansından harcanmayan kısmın talep halinde ilgilisine iadesine,

6-Kararın kesin olması nedeniyle tebligatların ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 14/07/2026

Başkan Üye Üye Katip e~imzalıdır. e~imzalıdır. e~imzalıdır. e~imzalıdır.

M.T.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı