T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında mal alım satımına dayalı ticari ve cari bir ilişki bulunuduğunu, şirketler arasında yapılan ticaret faturalar ile bedellendirildiğini, müvekkilinin şirket tarafından 28.08.2023 tarihinde 43.612,55 TL bedelli fatura, 31.08.2023 tarihinde 8.541,48 TL bedelli fatura, 07.09.2023 tarihinde 27.619,52 TL bedelli fatura, 14.09.2023 tarihinde 20.779,19 TL bedelli fatura, 21.09.2023 tarihinde 19.767,68 TL bedelli fatura, 28.09.2023 tarihinde 4.918,44 TL bedelli fatura, 28.09.2023 tarihinde 14.688,82 TL bedelli fatura düzenlendiğini, fatura borçları ödenmediğini, bu sebeple .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nezdinde takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından 15.03.2024 tarihinde borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkin dava olduğunu, takibe konu faturaların müvekkilinin şirket tarafından alacaklıya satılan mallara ilişkin olarak düzenlendiğini, taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ve cari bir ilişki bulunduğunu, faturaların karşılığının müvekkiline ödenmediğini, müvekkili şirketin iyi niyetle ödeme yapılmasını beklemişse de bugüne kadar alacağını tahsil edemediğini, ticari defterler incelendiğinde satın alınan mal karşılığı ödemelerin yapılmadığı tespit edileceğini, bu sebeplerle davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava konusu faturalarda belirtilen ürünleri satın almadığını, müvekkil şirketin davacı şirket ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığı gibi, faturalarda belirtilen ürünlerin alım satımının yapıldığı iddiası da gerçek dışı olduğunu, icra takibine dayanak yapılan fatura içeriklerindeki ürünler müvekkil tarafından satın alınmadığı gibi, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu da bulunmadığını, davacı şirket tarafından faturalar müvekkili şirkete gönderilmediğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında hiçbir ticari ilişki olmadığı gibi, müvekkili davalı şirketten herhangi bir malda satın almadığını, borçlu olmadığı halde müvekkil şirkete icra takibi gönderilmesi kötü niyetli olup, davacı şirket aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, haksız ve yersiz davanın reddine, borçlu olmadığı halde müvekkil şirkete icra takibi başlatılması nedeniyle davacı şirket aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle; "1- Açılan davanın KABULÜNE, 2- Davalının ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takibine yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, 3- Hükmolunan alacağın %20'si oranında İcra İnkar Tazminatının Davalıdan Alınarak Davacıya Verilmesine," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Davaya cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, envanter defterini sunmayan davacı şirketin sunduğu yevmiye ve kebir defterleri HMK 222 kapsamında delil teşkil edemeyeceğini, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, işbu davada ispat yükü davacı şirkette olup araştırılması gereken fatura konusu ürünlerin teslim edilip edilmediği hususunda yerel mahkemece hiçbir inceleme yapılmamış olmasının yargılamadaki eksiklikleri açıkça gösterdiğini, davacı şirketin sunduğu ticari defterlerine kaydettiği alacak ve borçlar ne de müvekkil şirket adına düzenlenen fatura, ürünün satın alındığını, yani alacağın varlığını ispatlamayacağını, faturada belirtilen ürünlerin müvekkil şirkete teslim edildiğini ispat yükü davacı şirkette olduğunu, bu nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.10.2025 tarihli ... E. ...K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, ilk derece mahkemesince verilen karar dosya kapsamına, toplanan delillere ve yerleşik yargı içtihatlarına tamamen uygun olduğunu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defterleri celbedilmiş, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takibe konu faturaların defterlere işlendiği ve davalıdan olan alacağın açık şekilde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davalı taraf ise usulüne uygun ticari defter ibrazından imtina etmiş, yalnızca resmi niteliği bulunmayan yevmiye defteri görüntüsü sunmakla yetindiğini, bilirkişi tarafından müvekkili şirketin defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu ve BA-BS formları ile doğrulandığı açıkça tespit edildiğini, davalı taraf, fatura konusu hizmetlerin ifa edilmediğini ve ürünlerin teslim edilmediğini iddia etmekte ise de, bu iddialarını destekleyen herhangi bir yazılı delil sunamadığını, bu nedenler ile istinaf kanun yoluna başvuran davalının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin reddine, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ... Karar Sayılı ilamının onanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali davası olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafın davalı ile aralarında mal alım satımına dayalı ticari ve cari bir ilişki bulunmakla davacı şirket tarafından davalı adına 28.08.2023 tarihinde 43.612,55 TL bedelli fatura, 31.08.2023 tarihinde 8.541,48 TL bedelli fatura, 07.09.2023 tarihinde 27.619,52 TL bedelli fatura, 14.09.2023 tarihinde 20.779,19 TL bedelli fatura, 21.09.2023 tarihinde 19.767,68 TL bedelli fatura, 28.09.2023 tarihinde 4.918,44 TL bedelli fatura, 28.09.2023 tarihinde 14.688,82 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, fatura borçlarının ödenmemesi nedeni ile davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nezdinde takip başlatıldığını, davalı tarafından borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, takibin durması üzerine takibin devamı ve itirazın iptali için iş bu davanın açıldığını beyanla, davanın itirazının iptalini ve takibin devamını talep etmiş; davalı taraf ise akdi ilişkiyi inkar etmiş; faturaların kendisine tebliğ edilmediği gibi faturalara konu ürünlerine de kendisine teslim edilmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davaya konu .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; toplam 99.927,68 TL asıl alacak için davalı hakkında davacı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine geçildiği, takip dayanağının 28.08.2023 tarihli 43.612,55 TL bedelli fatura, 31.08.2023 tarihli 8.541,48 TL bedelli fatura, 07.09.2023 tarihli 27.619,52 TL bedelli fatura, 14.09.2023 tarihinde 20.779,19 TL bedelli fatura, 21.09.2023 tarihli 19.767,68 TL bedelli fatura, 28.09.2023 tarihli 4.918,44 TL bedelli fatura, 28.09.2023 tarihli 14.688,82 TL bedelli faturalar olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının yasal süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
TTK'nın 83/2. maddesinde, HMK'nın senetlerin ibrazı zorunluluğuna ilişkin hükümlerinin ticari işlerde de uygulanacağı düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 220. maddesinde genel olarak ticari belgelerin, 222. maddesinde (22.07.2020 T. ve 7251 S.K/Madde 23. maddesi ile değişik) ise özel olarak ticari defterlerin ibrazı ve delil olması hususları ayrıca hüküm altına alınmıştır.
HMK’nın 220. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece, ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse ilgili tarafa bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise kendisine yemin teklif edilmesi gerekir. Kendisinden ibraz istenilen tarafın bu hususta kendisine verilen kesin süreye rağmen bu süre içerisinde makul bir mazereti bulunmaksızın belgeyi ibraz etmemesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise bu hususta teklif olunan yemini kabul ve icra etmemesi halinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilecektir.
a-) Ticari defterlerin ibrazı:
HMK'nın 222/1. maddesi gereğince, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Yasa koyucu bu madde ile tacirlerin ticari işletmeleriyle ilgili işlemlerinden kaynaklanan davalarda tarafların delilleri arasında açıkça ticari defterlere dayanılmamış olsa dahi hakimin re'sen ticari defterleri inceleyebileceği ilkesini kabul etmiştir. Aynı ilke TTK'nın 85. maddesinde "Malvarlığı Hukukuna ilişkin olan özellikle de mirasa, mal ortaklığına ve şirket tasfiyesine ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme ticari defterlerin teslimine ve bütün içeriklerinin incelenmesine karar verebilir." denilmek suretiyle, HMK 222. madde hükümlerine paralel olacak şekilde teyit edilmiştir.
TTK'nın 83/2. maddesinde ticari defterlerin ibrazı hakkında HMK'ya atıf yapılmış ancak defterlerin ibrazından kaçınmanın yaptırımı düzenlenmemiştir. Yine HMK'nın 222/3. maddesinde tarafların ticari defterlerini mahkemeye ibraz usulü düzenlenmiş ancak ibraz edilmemesinin yaptırımı gösterilmemiştir. Bu nedenle doktrinde bu durumda belgelerin ibraz mecburiyetine ilişkin HMK 219 ve 220. maddelerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. (Hakan Pekcanıtez Medeni Usul Hukuku 15. Bası 2. Cilt s. 1826)
Diğer yandan HMK'nın 222/1. maddesi ve TTK'nın 85/2. maddesi gereğince ticari defterlerin mahkemece re'sen incelenebileceği yasa koyucu tarafından açıkça düzenlendiğine göre, yasa koyucunun defterleri ibraz etmeyen tarafla ilgili herhangi bir yaptırım öngörmediği düşünülemez zira ticari defterlerin resen ibrazına karar verilmesine rağmen tarafların defterlerin ibraz etmemeleri halinde mahkeme ara kararının yerine getirilmesi mümkün olamayacaktır. Bu nedenle kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği ilkesi gözönünde bulundurulmalıdır.
b-) Ticari defterlerin delil olması:
Tacirler ticari bir uyuşmazlıkta gerek kendi defterlerine gerekse karşı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayanabilirler. Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna uygun olarak tutulmuş açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
aa-) Ticari defterlerin sahibi lehine delil olması:
Ticari defterlerin ticari davalara delil olabilmesi için defter sahibinin defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırmış olması ve defterleri usulüne uygun tutulmuş olması defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutmuş bir başka deyişle usulüne uygun olarak tutulmuş defter kayıtlarına aykırı olmaması veya hiçbir kayıt içermemesi gerekir. Karşı taraf defterlerini usulüne uygun tutmuş olmasına rağmen ve her iki tarafın ticari defterleri birbirine aykırı kayıtlar içerdiği taktirde ispatla yükümlü olan taraf iddiasını başka delillerle ispat etmek zorunda kalacaktır.
Taraflardan biri ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmesine rağmen karşı taraf ticari defterleri ibrazdan kaçındığı taktirde mahkeme defter ibrazını TTK 85 ve HMK 222/1. Maddeye göre resen emredebileceğinden HMK'nın 220. maddesi gereğince ibrazdan kaçınan tarafa ticari defterlerini ibraz etmeme hakkındaki delil ve belgelerini sunması defterleri bulamadığı taktirde nerede olduğunu bilmediğine ilişkin yemin teklifinde bulunması defterleri ibrazına karar verilen tarafın kendisine verilen sürede defterleri ibraz etmez ve ibraz etmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemenin duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul etmek suretiyle karar verilebileceği kabul edilmiştir.
bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması:
TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir.
Somut olayda, Mahkemece taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmaları için süre verildiği; her iki tarafça da ticari defter ve kayıtların bulunduğu yerin dilekçe ile bildirildiği; yapılan bilirkişi incelemesine göre davacı tarafça 2023 yılı yevmiye ve kebir defterleri ibraz edilmesine rağmen, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tutulması ve ibrazı zorunlu olan 2023 yılına ait envanter defterinin ibraz edilmediği; 2024 yılı ticari defterlerinin ise eksiksiz ve usulünce ibraz edildiği; davalı tarafça ise ticari defterlerin ibraz edilmediği, sadece 2023 yılına ait yevmiye defteri görüntüsünün ibraz edildiği; bilirkişice BA-BS formları da incelenerek rapor tanzim edildiği; davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde 2023 yılı envanter defterinin bilirkişiye diğer defterler ile birlikte eksiksiz olarak sunulduğu, bilirkişice yerinde yapılan incelemede tutulan tutanakta bilirkişice talep edilen fakat davacı tarafça sunulmayan bilgi ve belge bulunduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, bilirkişinin bu yöndeki tespit ve beyanını kabul etmedikleri, Mahkemece talep edilmesi halinde ilgili envanter defterini Mahkemeye ibraz edeceklerinin beyan edildiği; Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı ve bilirkişi raporuna yapılan itirazlar reddedilerek nihai kararın verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda da yer verildiği gibi, HMK'nın 222/3. maddesi gereğince, HMK'nın 222/2. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, ticari defterlerin, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış ve dayanak belgelerinin de bulunması gerekli olup,diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açıklanan bu yönler gözetildiğinde, somut olayda, bilirkişice davacı tarafın 2023 yılı envanter defterinin ibraz edilmemesi nedeniyle incelenemediği yönünde rapor tanzim edilmesine ve bu hali ile davacı defterlerinin envanter defteri olmadan lehe delil olarak kabulü mümkün olmayacağından, davacı tarafın bu envanter defterini aslında bilirkişiye sunduğu ve bilirkişice sunulmadığı beyan edilerek maddi hata yapıldığı, defteri ibraza hazır olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itirazı dikkate alınmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş, davacı yanın 2023 yılına ait envanter defterinin ibrazının temini ile keza davacı tarafça sunulan sevk irsaliyeleri fotokopileri üzerinde de durularak bilirkişiden ek rapor alınıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı tarafından yatırılan 1.706,52 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.25/06/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.